Hidayetü t Talibin Tercümesi — Fatih Yıldız

Hidayetü t Talibin Tercümesi
Fatih YıldızBüyüyenay Yayınları
Hidayetü t Talibin Tercümesi
Fatih YıldızMarifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir

Büyüyen Ay Yayınları
Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir

Büyüyenay Yayınları
Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir Tanıtım Bülteninden

Büyüyen Ay Yayınları
Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir

Büyüyen Ay Yayınları
Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir

Büyüyen Ay
Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir

Büyüyen Ay Yayınları
Fatih Yıldız tarafından kaleme alınan Hidayetüt Talibin Tercümesi Büyüyen Ay Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Hidayetüt Talibin Tercümesi Fatih Yıldız Kitap Özeti Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir Yayınevi Büyüyen Ay Yayınları Yazar Fatih Yıldız Sayfa 208 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2022 Barkod 9786257608787 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Büyüyen Ay Yayınları
Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza mari

Büyüyenay Yayınları
Marifetullah ilmi olan tasavvufun talim edildiği okullar tarikatlar istidat ve nasiplerine göre sâliklerine hakikate ulaşmayı vadederler Seyr u sülûk denilen manevî yolculukla hadîs i şerîfte ifade edilen Allah ın ahlâkıyla ahlâklanma veya varlık mertebelerinin hakka l yakîn katedilmesi ameliyesi gerçekleştirilir Arifler Allah ın ahlâkıyla ahlâklanmayı güzel ahlâk sahibi olmak yanında bunun hakikat düzlemindeki karşılığı olan Allah ın fiillerinin sıfatlarının ve Zât ının tecellilerine mazhar olmak şeklinde de anlamışlardır Bu yolda tecellilerin mazharı olan sâlik çeşitli enfüsî iç ve âfâkî dış tecrübeler yaşamaktadır Manevî tekâmül ve terakki insanın hislerinde algılarında ve idrakinde hakikate evrilen değişikliklere sebep olmaktadır Bu tecrübelerin zirvesi Allah a dair bilginin istidlâlî delil dayanaklı olmaktan çıkıp bedîhî apaçık hale gelmesidir Öte yandan bu olgunluğa ulaşıncaya dek sâlik kendi varlığı âlem ve Allah hakkında birçok tecrübelere şahit olmaktadır Hidâyetü t Tâlibîn 19 yüzyılın başında yaşamış büyük ariflerden Ebû Said Fârûkî v 1250 1835 nin seyr u sülûku esnasında yaşadığı manevî tecrübelerinden ve bunların kendisi tarafından yapılmış izahlarından müteşekkildir Ebû Said bulunduğumuz coğrafyanın tasavvufî hayatına ciddi tesirleri olmuş Nakşibendî Müceddidî yolunun büyüklerinden Abdullah Dehlevî v 1240 1824 nin haleflerindendir Nitekim kitap bir yönüyle mürşit mürit mihverinde Abdullah Dehlevî ile müellif arasındaki tasavvufî irşadın mahrem noktalarını da tabiri caizse müspet mânada ifşa etmektedir Bu iki mühim şahsın tasavvufî anlayışları ve şahsiyetleri hakkında mühim bilgiler vermektedir Eser bir yönüyle de bugün tasavvuf yollarına ilgi alaka ve bağlılık duyan kimseler için ideal bir yol mürşit ve müridin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğini sunmaktadır Maddileşen dünyaya benzer bir şekilde giderek zâhirîleşen kemiyetin keyfiyete toptancı yaklaşımın hususiliğe galip geldiği tasavvufî hayatımıza marifetullah merkezde olmak üzere ârif ve marifet talibinin vasıflarıyla alakalı numuneler arz etmektedir Tanıtım Bülteninden