Hikayeleriyle Anadolu nun Anneanne Yemekleri — Mehmet Şimşek

Hikayeleriyle Anadolu nun Anneanne Yemekleri
Mehmet ŞimşekSinada Kitap
Hikayeleriyle Anadolu nun Anneanne Yemekleri
Mehmet ŞimşekNe Evvel ne ahir Ne geçmiş ne gelecek Zamanın olmadığı belirsiz bir an içinde var olmuş kahramanların hikayeleri bunlar Her biri kendi hırslarıyla umutlarıyla özlemleriyle yoğrulmuş Ati ile Mazi Mahir ile Tahir ve diğerleri Hepsi de kaderin ince ipliklerine tutunmuş zamanın derinliklerinde kaybolmuş Bu masallarda insan olmanın ne demek olduğunu keşfedeceksiniz Hayatın acımasız yüzünü görecek umutla beklenen geleceğin belirsizliğine dalacaksınız Kimi zaman bir kapı bekçisinin şüpheci bakışlarıyla karşılaşacak kimi zaman bir padişahın sarayında kıskançlık ateşiyle yanacaksınız Her sayfada geçmişin izlerini ve geleceğin gölgelerini takip edecek bir an durup düşünmeden edemeyeceksiniz Zamanın içinde ben neredeyim Bu kitap sizi sıradanlıktan alıp bambaşka diyarlara götürecek kalbinizi derinden sarsacak Masalların büyülü dünyasına adım atın ve onların her satırında kendi yolculuğunuzu keşfedin

Nobel Akademik Yayıncılık
Büyük özveri ve emekle hazırlanan bu kitabı okuyanların bir yandan hiç bilmedikleri yemekleri öğrenirken bir yandan da anneannelerimizin bazen komik bazen acıklı bazen de çileli anılarıyla zaman zaman eğlenecek zaman zaman duygulanacak zaman zaman da kızgınlıklarına engel olamayacaklarına inanıyoruz Okuyucuların çoğu Samsunlu Satu Teyze nin Nünükünü Karabüklü Hanife Teyze nin Kara Hevlesini Kayserili Bahriye Teyze nin Pırtımpırtını Şırnaklı Halime Teyze nin Kutılkını Aydınlı Aynur Teyze nin Maratasını Maraşlı Fatma Teyze nin Sulu Bezdirmecini Muşlu Fatma Teyze nin Çatçıngırını ve daha nicelerini belki de ilk defa duyacaklardır Öte yandan Erzurumlu Fatma Teyze nin Barbunyalı Kesme Aşını ilk yaptığında tuzunu abarttığı için kimsenin yememesi ve çöpe dökmesi Vanlı Fazilet Teyze nin Çorti Aşının dibini tutturduğu hâlde kabul etmemesi ancak kimseyi inandıramaması gülümsemelerine sebep olacaktır Hele Manisalı Hatice Teyze nin İlan Pancarını ilk yaptığında pancarın zehrini almadan pişirdiği için yemeği yiyenlerin dillerinin kabarması nedeniyle üç dört gün yemek yiyemez olmalarını ve Ordulu Ünsiye Teyze nin ısırgan toplarken ısırganların içine düşüp gün boyu kaşıntıdan her yerinin kabarmasını okuyunca sesli gülmelerine engel olamayacaklardır Ancak okuyucunun Çorumlu Müzeyyen Teyze nin on üç yaşında evlendirilmesi ve bu da yetmezmiş gibi genç yaşta eşini kaybedince yedi çocukla bir başına kalmasını Antalyalı Ayşe Teyze nin ömrü boyunca doğduğu köy olan Korkuteli Avanda dan hiç çıkmamasını Filibeli Saniye Teyze nin 1944 yılında zorunlu olarak Bulgaristan dan Bursa ya göç etmek zorunda kalmasını ve Urfalı Fehime Teyze ile Giresunlu Havva Teyze nin evlat acılarını okuyunca gözyaşlarına hâkim olamayacakları kanaatindeyiz İster gelenek görenek deyin ister görgüsüzlük ya da kabalık deyin Kayserili Bahriye Teyze nin öksüz diye kayınvalidesinden gördüğü zulmü Samsunlu Emine Teyze nin yazı pancarını ilk yaptığında baharatını çok koyduğu için babasından işittiği azarı ve Şırnaklı Halime Teyze nin daha on üç yaşındayken babası yaşında biriyle evlendirilmeye kalkışılması okuyucunun sinirlerini hoplatacaktır Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
Büyük özveri ve emekle hazırlanan bu kitabı okuyanların bir yandan hiç bilmedikleri yemekleri öğrenirken bir yandan da anneannelerimizin bazen komik bazen acıklı bazen de çileli anılarıyla zaman zaman eğlenecek zaman zaman duygulanacak zaman zaman da kızgınlıklarına engel olamayacaklarına inanıyoruz Okuyucuların çoğu Samsunlu Satu Teyze nin Nünükünü Karabüklü Hanife Teyze nin Kara Hevlesini Kayserili Bahriye Teyze nin Pırtımpırtını Şırnaklı Halime Teyze nin Kutılkını Aydınlı Aynur Teyze nin Maratasını Maraşlı Fatma Teyze nin Sulu Bezdirmecini Muşlu Fatma Teyze nin Çatçıngırını ve daha nicelerini belki de ilk defa duyacaklardır Öte yandan Erzurumlu Fatma Teyze nin Barbunyalı Kesme Aşını ilk yaptığında tuzunu abarttığı için kimsenin yememesi ve çöpe dökmesi Vanlı Fazilet Teyze nin Çorti Aşının dibini tutturduğu hâlde kabul etmemesi ancak kimseyi inandıramaması gülümsemelerine sebep olacaktır Hele Manisalı Hatice Teyze nin İlan Pancarını ilk yaptığında pancarın zehrini almadan pişirdiği için yemeği yiyenlerin dillerinin kabarması nedeniyle üç dört gün yemek yiyemez olmalarını ve Ordulu Ünsiye Teyze nin ısırgan toplarken ısırganların içine düşüp gün boyu kaşıntıdan her yerinin kabarmasını okuyunca sesli gülmelerine engel olamayacaklardır Ancak okuyucunun Çorumlu Müzeyyen Teyze nin on üç yaşında evlendirilmesi ve bu da yetmezmiş gibi genç yaşta eşini kaybedince yedi çocukla bir başına kalmasını Antalyalı Ayşe Teyze nin ömrü boyunca doğduğu köy olan Korkuteli Avanda dan hiç çıkmamasını Filibeli Saniye Teyze nin 1944 yılında zorunlu olarak Bulgaristan dan Bursa ya göç etmek zorunda kalmasını ve Urfalı Fehime Teyze ile Giresunlu Havva Teyze nin evlat acılarını okuyunca gözyaşlarına hâkim olamayacakları kanaatindeyiz İster gelenek görenek deyin ister görgüsüzlük ya da kabalık deyin Kayserili Bahriye Teyze nin öksüz diye kayınvalidesinden gördüğü zulmü Samsunlu Emine Teyze nin yazı pancarını ilk yaptığında baharatını çok koyduğu için babasından işittiği azarı ve Şırnaklı Halime Teyze nin daha on üç yaşındayken babası yaşında biriyle evlendirilmeye kalkışılması okuyucunun sinirlerini hoplatacaktır

Nobel Akademik Yayıncılık
Büyük özveri ve emekle hazırlanan bu kitabı okuyanların bir yandan hiç bilmedikleri yemekleri öğrenirken bir yandan da anneannelerimizin bazen komik bazen acıklı bazen de çileli anılarıyla zaman zaman eğlenecek zaman zaman duygulanacak zaman zaman da kızgınlıklarına engel olamayacaklarına inanıyoruz Okuyucuların çoğu Samsunlu Satu Teyze nin Nünükünü Karabüklü Hanife Teyze nin Kara Hevlesini Kayserili Bahriye Teyze nin Pırtımpırtını Şırnaklı Halime Teyze nin Kutılkını Aydınlı Aynur Teyze nin Maratasını Maraşlı Fatma Teyze nin Sulu Bezdirmecini Muşlu Fatma Teyze nin Çatçıngırını ve daha nicelerini belki de ilk defa duyacaklardır Öte yandan Erzurumlu Fatma Teyze nin Barbunyalı Kesme Aşını ilk yaptığında tuzunu abarttığı için kimsenin yememesi ve çöpe dökmesi Vanlı Fazilet Teyze nin Çorti Aşının dibini tutturduğu hâlde kabul etmemesi ancak kimseyi inandıramaması gülümsemelerine sebep olacaktır Hele Manisalı Hatice Teyze nin İlan Pancarını ilk yaptığında pancarın zehrini almadan pişirdiği için yemeği yiyenlerin dillerinin kabarması nedeniyle üç dört gün yemek yiyemez olmalarını ve Ordulu Ünsiye Teyze nin ısırgan toplarken ısırganların içine düşüp gün boyu kaşıntıdan her yerinin kabarmasını okuyunca sesli gülmelerine engel olamayacaklardır Ancak okuyucunun Çorumlu Müzeyyen Teyze nin on üç yaşında evlendirilmesi ve bu da yetmezmiş gibi genç yaşta eşini kaybedince yedi çocukla bir başına kalmasını Antalyalı Ayşe Teyze nin ömrü boyunca doğduğu köy olan Korkuteli Avandadan hiç çıkmamasını Filibeli Saniye Teyze nin 1944 yılında zorunlu olarak Bulgaristandan Bursaya göç etmek zorunda kalmasını ve Urfalı Fehime Teyze ile Giresunlu Havva Teyze nin evlat acılarını okuyunca gözyaşlarına hâkim olamayacakları kanaatindeyiz İster gelenek görenek deyin ister görgüsüzlük ya da kabalık deyin Kayserili Bahriye Teyze nin öksüz diye kayınvalidesinden gördüğü zulmü Samsunlu Emine Teyze nin yazı pancarını ilk yaptığında baharatını çok koyduğu için babasından işittiği azarı ve Şırnaklı Halime Teyze nin daha on üç yaşındayken babası yaşında biriyle evlendirilmeye kalkışılması okuyucunun sinirlerini hoplatacaktır

NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK
Büyük özveri ve emekle hazırlanan bu kitabı okuyanların bir yandan hiç bilmedikleri yemekleri öğrenirken bir yandan da anneannelerimizin bazen komik bazen acıklı bazen de çileli anılarıyla zaman zaman eğlenecek zaman zaman duygulanacak zaman zaman da kızgınlıklarına engel olamayacaklarına inanıyoruz Okuyucuların çoğu Samsunlu Satu Teyze nin Nünükünü Karabüklü Hanife Teyze nin Kara Hevlesini Kayserili Bahriye Teyze nin Pırtımpırtını Şırnaklı Halime Teyze nin Kutılkını Aydınlı Aynur Teyze nin Maratasını Maraşlı Fatma Teyze nin Sulu Bezdirmecini Muşlu Fatma Teyze nin Çatçıngırını ve daha nicelerini belki de ilk defa duyacaklardır Öte yandan Erzurumlu Fatma Teyze nin Barbunyalı Kesme Aşını ilk yaptığında tuzunu abarttığı için kimsenin yememesi ve çöpe dökmesi Vanlı Fazilet Teyze nin Çorti Aşının dibini tutturduğu hâlde kabul etmemesi ancak kimseyi inandıramaması gülümsemelerine sebep olacaktır Hele Manisalı Hatice Teyze nin İlan Pancarını ilk yaptığında pancarın zehrini almadan pişirdiği için yemeği yiyenlerin dillerinin kabarması nedeniyle üç dört gün yemek yiyemez olmalarını ve Ordulu Ünsiye Teyze nin ısırgan toplarken ısırganların içine düşüp gün boyu kaşıntıdan her yerinin kabarmasını okuyunca sesli gülmelerine engel olamayacaklardır Ancak okuyucunun Çorumlu Müzeyyen Teyze nin on üç yaşında evlendirilmesi ve bu da yetmezmiş gibi genç yaşta eşini kaybedince yedi çocukla bir başına kalmasını Antalyalı Ayşe Teyze nin ömrü boyunca doğduğu köy olan Korkuteli Avanda dan hiç çıkmamasını Filibeli Saniye Teyze nin 1944 yılında zorunlu olarak Bulgaristan dan Bursa ya göç etmek zorunda kalmasını ve Urfalı Fehime Teyze ile Giresunlu Havva Teyze nin evlat acılarını okuyunca gözyaşlarına hâkim olamayacakları kanaatindeyiz İster gelenek görenek deyin ister görgüsüzlük ya da kabalık deyin Kayserili Bahriye Teyze nin öksüz diye kayınvalidesinden gördüğü zulmü Samsunlu Emine Teyze nin yazı pancarını ilk yaptığında baharatını çok koyduğu için babasından işittiği azarı ve Şırnaklı Halime Teyze nin daha on üç yaşındayken babası yaşında biriyle evlendirilmeye kalkışılması okuyucunun sinirlerini hoplatacaktır

Nobel Akademik Yayıncılık
Büyük özveri ve emekle hazırlanan bu kitabı okuyanların bir yandan hiç bilmedikleri yemekleri öğrenirken bir yandan da anneannelerimizin bazen komik bazen acıklı bazen de çileli anılarıyla zaman zaman eğlenecek zaman zaman duygulanacak zaman zaman da kızgınlıklarına engel olamayacaklarına inanıyoruz Okuyucuların çoğu Samsunlu Satu Teyze nin Nünükünü Karabüklü Hanife Teyze nin Kara Hevlesini Kayserili Bahriye Teyze nin Pırtımpırtını Şırnaklı Halime Teyze nin Kutılkını Aydınlı Aynur Teyze nin Maratasını Maraşlı Fatma Teyze nin Sulu Bezdirmecini Muşlu Fatma Teyze nin Çatçıngırını ve daha nicelerini belki de ilk defa duyacaklardır Öte yandan Erzurumlu Fatma Teyze nin Barbunyalı Kesme Aşını ilk yaptığında tuzunu abarttığı için kimsenin yememesi ve çöpe dökmesi Vanlı Fazilet Teyze nin Çorti Aşının dibini tutturduğu hâlde kabul etmemesi ancak kimseyi inandıramaması gülümsemelerine sebep olacaktır Hele Manisalı Hatice Teyze nin İlan Pancarını ilk yaptığında pancarın zehrini almadan pişirdiği için yemeği yiyenlerin dillerinin kabarması nedeniyle üç dört gün yemek yiyemez olmalarını ve Ordulu Ünsiye Teyze nin ısırgan toplarken ısırganların içine düşüp gün boyu kaşıntıdan her yerinin kabarmasını okuyunca sesli gülmelerine engel olamayacaklardır Ancak okuyucunun Çorumlu Müzeyyen Teyze nin on üç yaşında evlendirilmesi ve bu da yetmezmiş gibi genç yaşta eşini kaybedince yedi çocukla bir başına kalmasını Antalyalı Ayşe Teyze nin ömrü boyunca doğduğu köy olan Korkuteli Avanda dan hiç çıkmamasını Filibeli Saniye Teyze nin 1944 yılında zorunlu olarak Bulgaristan dan Bursa ya göç etmek zorunda kalmasını ve Urfalı Fehime Teyze ile Giresunlu Havva Teyze nin evlat acılarını okuyunca gözyaşlarına hâkim olamayacakları kanaatindeyiz İster gelenek görenek deyin ister görgüsüzlük ya da kabalık deyin Kayserili Bahriye Teyze nin öksüz diye kayınvalidesinden gördüğü zulmü Samsunlu Emine Teyze nin yazı pancarını ilk yaptığında baharatını çok koyduğu için babasından işittiği azarı ve Şırnaklı Halime Teyze nin daha on üç yaşındayken babası yaşında biriyle evlendirilmeye kalkışılması okuyucunun sinirlerini hoplatacaktır

Nobel Akademik Yayıncılık
Büyük özveri ve emekle hazırlanan bu kitabı okuyanların bir yandan hiç bilmedikleri yemekleri öğrenirken bir yandan da anneannelerimizin bazen komik bazen acıklı bazen de çileli anılarıyla zaman zaman eğlenecek zaman zaman duygulanacak zaman zaman da kızgınlıklarına engel olamayacaklarına inanıyoruz Okuyucuların çoğu Samsunlu Satu Teyze nin Nünükünü Karabüklü Hanife Teyze nin Kara Hevlesini Kayserili Bahriye Teyze nin Pırtımpırtını Şırnaklı Halime Teyze nin Kutılkını Aydınlı Aynur Teyze nin Maratasını Maraşlı Fatma Teyze nin Sulu Bezdirmecini Muşlu Fatma Teyze nin Çatçıngırını ve daha nicelerini belki de ilk defa duyacaklardır Öte yandan Erzurumlu Fatma Teyze nin Barbunyalı Kesme Aşını ilk yaptığında tuzunu abarttığı için kimsenin yememesi ve çöpe dökmesi Vanlı Fazilet Teyze nin Çorti Aşının dibini tutturduğu hâlde kabul etmemesi ancak kimseyi inandıramaması gülümsemelerine sebep olacaktır Hele Manisalı Hatice Teyze nin İlan Pancarını ilk yaptığında pancarın zehrini almadan pişirdiği için yemeği yiyenlerin dillerinin kabarması nedeniyle üç dört gün yemek yiyemez olmalarını ve Ordulu Ünsiye Teyze nin ısırgan toplarken ısırganların içine düşüp gün boyu kaşıntıdan her yerinin kabarmasını okuyunca sesli gülmelerine engel olamayacaklardır Ancak okuyucunun Çorumlu Müzeyyen Teyze nin on üç yaşında evlendirilmesi ve bu da yetmezmiş gibi genç yaşta eşini kaybedince yedi çocukla bir başına kalmasını Antalyalı Ayşe Teyze nin ömrü boyunca doğduğu köy olan Korkuteli Avanda dan hiç çıkmamasını Filibeli Saniye Teyze nin 1944 yılında zorunlu olarak Bulgaristan dan Bursa ya göç etmek zorunda kalmasını ve Urfalı Fehime Teyze ile Giresunlu Havva Teyze nin evlat acılarını okuyunca gözyaşlarına hâkim olamayacakları kanaatindeyiz İster gelenek görenek deyin ister görgüsüzlük ya da kabalık deyin Kayserili Bahriye Teyze nin öksüz diye kayınvalidesinden gördüğü zulmü Samsunlu Emine Teyze nin yazı pancarını ilk yaptığında baharatını çok koyduğu için babasından işittiği azarı ve Şırnaklı Halime Teyze nin daha on üç yaşındayken babası yaşında biriyle evlendirilmeye kalkışılması okuyucunun sinirlerini hoplatacaktır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nobel
Büyük özveri ve emekle hazırlanan bu kitabı okuyanların bir yandan hiç bilmedikleri yemekleri öğrenirken bir yandan da anneannelerimizin bazen komik bazen acıklı bazen de çileli anılarıyla zaman zaman eğlenecek zaman zaman duygulanacak zaman zaman da kızgınlıklarına engel olamayacaklarına inanıyoruz Okuyucuların çoğu Samsunlu Satu Teyze nin Nünükünü Karabüklü Hanife Teyze nin Kara Hevlesini Kayserili Bahriye Teyze nin Pırtımpırtını Şırnaklı Halime Teyze nin Kutılkını Aydınlı Aynur Teyze nin Maratasını Maraşlı Fatma Teyze nin Sulu Bezdirmecini Muşlu Fatma Teyze nin Çatçıngırını ve daha nicelerini belki de ilk defa duyacaklardır Öte yandan Erzurumlu Fatma Teyze nin Barbunyalı Kesme Aşını ilk yaptığında tuzunu abarttığı için kimsenin yememesi ve çöpe dökmesi Vanlı Fazilet Teyze nin Çorti Aşının dibini tutturduğu hâlde kabul etmemesi ancak kimseyi inandıramaması gülümsemelerine sebep olacaktır Hele Manisalı Hatice Teyze nin İlan Pancarını ilk yaptığında pancarın zehrini almadan pişirdiği için yemeği yiyenlerin dillerinin kabarması nedeniyle üç dört gün yemek yiyemez olmalarını ve Ordulu Ünsiye Teyze nin ısırgan toplarken ısırganların içine düşüp gün boyu kaşıntıdan her yerinin kabarmasını okuyunca sesli gülmelerine engel olamayacaklardır Ancak okuyucunun Çorumlu Müzeyyen Teyze nin on üç yaşında evlendirilmesi ve bu da yetmezmiş gibi genç yaşta eşini kaybedince yedi çocukla bir başına kalmasını Antalyalı Ayşe Teyze nin ömrü boyunca doğduğu köy olan Korkuteli Avanda dan hiç çıkmamasını Filibeli Saniye Teyze nin 1944 yılında zorunlu olarak Bulgaristan dan Bursa ya göç etmek zorunda kalmasını ve Urfalı Fehime Teyze ile Giresunlu Havva Teyze nin evlat acılarını okuyunca gözyaşlarına hâkim olamayacakları kanaatindeyiz İster gelenek görenek deyin ister görgüsüzlük ya da kabalık deyin Kayserili Bahriye Teyze nin öksüz diye kayınvalidesinden gördüğü zulmü Samsunlu Emine Teyze nin yazı pancarını ilk yaptığında baharatını çok koyduğu için babasından işittiği azarı ve Şırnaklı Halime Teyze nin daha on üç yaşındayken babası yaşında biriyle evlendirilmeye kalkışılması okuyucunun sinirlerini hoplatacaktır