Hint Felsefesinin Temelleri — Korhan Kaya

Hint Felsefesinin Temelleri
Korhan KayaDoğu Batı Yayınları
Hint Felsefesinin Temelleri
Korhan KayaHint felsefesinin temellerine inildiğinde belki de diğer toplumlarda hiç olmadığı kadar uygarlığın başlangıcına her bakımdan temas ederiz Kurban âyin ve tören bilgisi Brahmanlar krallar savaşçılar toprağa bağlı yaşayanlar Kadim zamanlardan bu yana toplumsal düzeni siyasi çalkantıları dinsel tasavvurları ile metafizik düşünceleri felsefi algıları iç içe geçmiş âdeta birlikte örülmüş bir dünyanın doğal izleri takip edilir Hint tecrübesinde Rigveda dan başlayarak Vedalarda daha sonra Upanishadlar da ve diğer bağımsız düşünce sistemlerinde felsefe ve teoloji mitoloji ve metafizik arasında net ayırımlar yapmak mümkün değildir Hintli buna gerek bile duymamıştır Çünkü zaman ve koşullar değişse de sanki aynı kalanın kesin bilgisine sahip gibidirler En eski zamanlardaki kurban bilgisi ve ilahileriyle Upanishadlar döneminin daha karmaşık toplumlarına ait içinden çıkılmaz güncel ontolojik ve metafizik problemlerine aynı derinlikte ve ustalıkta yaklaşabilme becerisini gösterirler Bu haliyle dünyanın en eski felsefesini ortaya koyduğu da söylenebilir ki neredeyse bütün Uzak Doğu ve çevresi buradan neşet eden manevi ve düşünsel zenginliklerle felsefi ve dinsel yönelimlerini önemli ölçüde belirlemişlerdir Gene özellikle Schopenhauer dan başlayarak Batı düşüncesinin gözü de artık Hint felsefesi üzerindedir Hint felsefesinde en temel metafizik ve ontolojik konuların ele alınma biçimleri birörnek değildir bu yüzden birbirleriyle ters düşen ve ciddi anlamda mücadele eden çok çeşitli düşünce ekolleri ve sistemleri ortaya çıkmıştır Ve belki düşünce tarihi açısından eşsiz olan da bu süreçte Hint felsefesinin kavramları bu mücadeleler içinde yetkinliğine kavuşurken aynı zamanda insanlığın ilksel tecrübelerinin canlı birer tanıkları olan mitolojinin ve mitolojik kavramsallaştırmaların bu düşüncenin özünü belirliyor oluşudur Böylece âdeta insanlık tarihinin kesintisiz sürdüğü bir zenginliği içinde barındırıyor Hint felsefesi Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 181 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Doğu Batı Yayınları

Doğu Batı Yayınları

DOĞU BATI YAYINLARI
Hint felsefesinin temellerine inildiğinde belki de diğer toplumlarda hiç olmadığı kadar uygarlığın başlangıcına her bakımdan temas ederiz Kurban âyin ve tören bilgisi Brahmanlar krallar savaşçılar toprağa bağlı yaşayanlar Kadim zamanlardan bu yana toplumsal düzeni siyasi çalkantıları dinsel tasavvurları ile metafizik düşünceleri felsefi algıları iç içe geçmiş âdeta birlikte örülmüş bir dünyanın doğal izleri takip edilir Hint tecrübesinde Rigveda dan başlayarak Vedalarda daha sonra Upanishadlar da ve diğer bağımsız düşünce sistemlerinde felsefe ve teoloji mitoloji ve metafizik arasında net ayırımlar yapmak mümkün değildir Hintli buna gerek bile duymamıştır Çünkü zaman ve koşullar değişse de sanki aynı kalanın kesin bilgisine sahip gibidirler En eski zamanlardaki kurban bilgisi ve ilahileriyle Upanishadlar döneminin daha karmaşık toplumlarına ait içinden çıkılmaz güncel ontolojik ve metafizik problemlerine aynı derinlikte ve ustalıkta yaklaşabilme becerisini gösterirler Bu haliyle dünyanın en eski felsefesini ortaya koyduğu da söylenebilir ki neredeyse bütün Uzak Doğu ve çevresi buradan neşet eden manevi ve düşünsel zenginliklerle felsefi ve dinsel yönelimlerini önemli ölçüde belirlemişlerdir Gene özellikle Schopenhauer dan başlayarak Batı düşüncesinin gözü de artık Hint felsefesi üzerindedir Hint felsefesinde en temel metafizik ve ontolojik konuların ele alınma biçimleri birörnek değildir bu yüzden birbirleriyle ters düşen ve ciddi anlamda mücadele eden çok çeşitli düşünce ekolleri ve sistemleri ortaya çıkmıştır Ve belki düşünce tarihi açısından eşsiz olan da bu süreçte Hint felsefesinin kavramları bu mücadeleler içinde yetkinliğine kavuşurken aynı zamanda insanlığın ilksel tecrübelerinin canlı birer tanıkları olan mitolojinin ve mitolojik kavramsallaştırmaların bu düşüncenin özünü belirliyor oluşudur Böylece âdeta insanlık tarihinin kesintisiz sürdüğü bir zenginliği içinde barındırıyor Hint felsefesi

Doğu Batı Yayınları
Hint felsefesinin temellerine inildiğinde belki de diğer toplumlarda hiç olmadığı kadar uygarlığın başlangıcına her bakımdan temas ederiz Kurban ayin ve tören bilgisi Brahmanlar krallar savaşçılar toprağa bağlı yaşayanlar Kadim zamanlardan bu yana toplumsal düzeni siyasi çalkantıları dinsel tasavvurları ile metafizik düşünceleri felsefi algıları iç içe geçmiş adeta birlikte örülmüş bir dünyanın doğal izleri takip edilir Hint tecrübesinde Rigveda dan başlayarak Vedalarda daha sonra Upanishadlar da ve diğer bağımsız düşünce sistemlerinde felsefe ve teoloji mitoloji ve metafizik arasında net ayırımlar yapmak mümkün değildir Hintli buna gerek bile duymamıştır Çünkü zaman ve koşullar değişse de sanki aynı kalanın kesin bilgisine sahip gibidirler En eski zamanlardaki kurban bilgisi ve ilahileriyle Upanishadlar döneminin daha karmaşık toplumlarına ait içinden çıkılmaz güncel ontolojik ve metafizik problemlerine aynı derinlikte ve ustalıkta yaklaşabilme becerisini gösterirler Bu haliyle dünyanın en eski felsefesini ortaya koyduğu da söylenebilir ki neredeyse bütün Uzak Doğu ve çevresi buradan neşet eden manevi ve düşünsel zenginliklerle felsefi ve dinsel yönelimlerini önemli ölçüde belirlemişlerdir Gene özellikle Schopenhauer dan başlayarak Batı düşüncesinin gözü de artık Hint felsefesi üzerindedir Hint felsefesinde en temel metafizik ve ontolojik konuların ele alınma biçimleri birörnek değildir bu yüzden birbirleriyle ters düşen ve ciddi anlamda mücadele eden çok çeşitli düşünce ekolleri ve sistemleri ortaya çıkmıştır Ve belki düşünce tarihi açısından eşsiz olan da bu süreçte Hint felsefesinin kavramları bu mücadeleler içinde yetkinliğine kavuşurken aynı zamanda insanlığın ilksel tecrübelerinin canlı birer tanıkları olan mitolojinin ve mitolojik kavramsallaştırmaların bu düşüncenin özünü belirliyor oluşudur Böylece âdeta insanlık tarihinin kesintisiz sürdüğü bir zenginliği içinde barındırıyor Hint felsefesi

DOĞU BATI YAYINLARI
Hint felsefesinin temellerine inildiğinde belki de diğer toplumlarda hiç olmadığı kadar uygarlığın başlangıcına her bakımdan temas ederiz Kurban ayin ve tören bilgisi Brahmanlar krallar savaşçılar toprağa bağlı yaşayanlar Kadim zamanlardan bu yana toplumsal düzeni siyasi çalkantıları dinsel tasavvurları ile metafizik düşünceleri felsefi algıları iç içe geçmiş adeta birlikte örülmüş bir dünyanın doğal izleri takip edilir Hint tecrübesinde Rigveda dan başlayarak Vedalarda daha sonra Upanishadlar da ve diğer bağımsız düşünce sistemlerinde felsefe ve teoloji mitoloji ve metafizik arasında net ayırımlar yapmak mümkün değildir Hintli buna gerek bile duymamıştır Çünkü zaman ve koşullar değişse de sanki aynı kalanın kesin bilgisine sahip gibidirler En eski zamanlardaki kurban bilgisi ve ilahileriyle Upanishadlar döneminin daha karmaşık toplumlarına ait içinden çıkılmaz güncel ontolojik ve metafizik problemlerine aynı derinlikte ve ustalıkta yaklaşabilme becerisini gösterirler Bu haliyle dünyanın en eski felsefesini ortaya koyduğu da söylenebilir ki neredeyse bütün Uzak Doğu ve çevresi buradan neşet eden manevi ve düşünsel zenginliklerle felsefi ve dinsel yönelimlerini önemli ölçüde belirlemişlerdir Gene özellikle Schopenhauer dan başlayarak Batı düşüncesinin gözü de artık Hint felsefesi üzerindedir Hint felsefesinde en temel metafizik ve ontolojik konuların ele alınma biçimleri birörnek değildir bu yüzden birbirleriyle ters düşen ve ciddi anlamda mücadele eden çok çeşitli düşünce ekolleri ve sistemleri ortaya çıkmıştır Ve belki düşünce tarihi açısından eşsiz olan da bu süreçte Hint felsefesinin kavramları bu mücadeleler içinde yetkinliğine kavuşurken aynı zamanda insanlığın ilksel tecrübelerinin canlı birer tanıkları olan mitolojinin ve mitolojik kavramsallaştırmaların bu düşüncenin özünü belirliyor oluşudur Böylece âdeta insanlık tarihinin kesintisiz sürdüğü bir zenginliği içinde barındırıyor Hint felsefesi

Doğu-Batı
Hint felsefesinin temellerine inildiğinde belki de diğer toplumlarda hiç olmadığı kadar uygarlığın başlangıcına her bakımdan temas ederiz Kurban âyin ve tören bilgisi Brahmanlar krallar savaşçılar toprağa bağlı yaşayanlar Kadim zamanlardan bu yana toplumsal düzeni siyasi çalkantıları dinsel tasavvurları ile metafizik düşünceleri felsefi algıları iç içe geçmiş âdeta birlikte örülmüş bir dünyanın doğal izleri takip edilir Hint tecrübesinde Rigveda dan başlayarak Vedalarda daha sonra Upanishadlar da ve diğer bağımsız düşünce sistemlerinde felsefe ve teoloji mitoloji ve metafizik arasında net ayırımlar yapmak mümkün değildir Hintli buna gerek bile duymamıştır Çünkü zaman ve koşullar değişse de sanki aynı kalanın kesin bilgisine sahip gibidirler En eski zamanlardaki kurban bilgisi ve ilahileriyle Upanishadlar döneminin daha karmaşık toplumlarına ait içinden çıkılmaz güncel ontolojik ve metafizik problemlerine aynı derinlikte ve ustalıkta yaklaşabilme becerisini gösterirler Bu haliyle dünyanın en eski felsefesini ortaya koyduğu da söylenebilir ki neredeyse bütün Uzak Doğu ve çevresi buradan neşet eden manevi ve düşünsel zenginliklerle felsefi ve dinsel yönelimlerini önemli ölçüde belirlemişlerdir Gene özellikle Schopenhauer dan başlayarak Batı düşüncesinin gözü de artık Hint felsefesi üzerindedir Hint felsefesinde en temel metafizik ve ontolojik konuların ele alınma biçimleri birörnek değildir bu yüzden birbirleriyle ters düşen ve ciddi anlamda mücadele eden çok çeşitli düşünce ekolleri ve sistemleri ortaya çıkmıştır Ve belki düşünce tarihi açısından eşsiz olan da bu süreçte Hint felsefesinin kavramları bu mücadeleler içinde yetkinliğine kavuşurken aynı zamanda insanlığın ilksel tecrübelerinin canlı birer tanıkları olan mitolojinin ve mitolojik kavramsallaştırmaların bu düşüncenin özünü belirliyor oluşudur Böylece âdeta insanlık tarihinin kesintisiz sürdüğü bir zenginliği içinde barındırıyor Hint felsefesi

Doğu Batı Yayınları
Hint felsefesinin temellerine inildiğinde belki de diğer toplumlarda hiç olmadığı kadar uygarlığın başlangıcına her bakımdan temas ederiz Kurban ayin ve tören bilgisi Brahmanlar krallar savaşçılar toprağa bağlı yaşayanlar Kadim zamanlardan bu yana toplumsal düzeni siyasi çalkantıları dinsel tasavvurları ile metafizik düşünceleri felsefi algıları iç içe geçmiş adeta birlikte örülmüş bir dünyanın doğal izleri takip edilir Hint tecrübesinde Rigveda dan başlayarak Vedalarda daha sonra Upanishadlar da ve diğer bağımsız düşünce sistemlerinde felsefe ve teoloji mitoloji ve metafizik arasında net ayırımlar yapmak mümkün değildir Hintli buna gerek bile duymamıştır Çünkü zaman ve koşullar değişse de sanki aynı kalanın kesin bilgisine sahip gibidirler En eski zamanlardaki kurban bilgisi ve ilahileriyle Upanishadlar döneminin daha karmaşık toplumlarına ait içinden çıkılmaz güncel ontolojik ve metafizik problemlerine aynı derinlikte ve ustalıkta yaklaşabilme becerisini gösterirler Bu haliyle dünyanın en eski felsefesini ortaya koyduğu da söylenebilir ki neredeyse bütün Uzak Doğu ve çevresi buradan neşet eden manevi ve düşünsel zenginliklerle felsefi ve dinsel yönelimlerini önemli ölçüde belirlemişlerdir Gene özellikle Schopenhauer dan başlayarak Batı düşüncesinin gözü de artık Hint felsefesi üzerindedir Hint felsefesinde en temel metafizik ve ontolojik konuların ele alınma biçimleri birörnek değildir bu yüzden birbirleriyle ters düşen ve ciddi anlamda mücadele eden çok çeşitli düşünce ekolleri ve sistemleri ortaya çıkmıştır Ve belki düşünce tarihi açısından eşsiz olan da bu süreçte Hint felsefesinin kavramları bu mücadeleler içinde yetkinliğine kavuşurken aynı zamanda insanlığın ilksel tecrübelerinin canlı birer tanıkları olan mitolojinin ve mitolojik kavramsallaştırmaların bu düşüncenin özünü belirliyor oluşudur Böylece âdeta insanlık tarihinin kesintisiz sürdüğü bir zenginliği içinde barındırıyor Hint felsefesi

Doğu Batı Yayınları - Yayınevi Genel Dizisi
Hint felsefesinin temellerine inildiğinde belki de diğer toplumlarda hiç olmadığı kadar uygarlığın başlangıcına her bakımdan temas ederiz Kurban âyin ve tören bilgisi Brahmanlar krallar savaşçılar toprağa bağlı yaşayanlar Kadim zamanlardan bu yana toplumsal düzeni siyasi çalkantıları dinsel tasavvurları ile metafizik düşünceleri felsefi algıları iç içe geçmiş âdeta birlikte örülmüş bir dünyanın doğal izleri takip edilir Hint tecrübesinde Rigveda dan başlayarak Vedalarda daha sonra Upanishadlar da ve diğer bağımsız düşünce sistemlerinde felsefe ve teoloji mitoloji ve metafizik arasında net ayırımlar yapmak mümkün değildir Hintli buna gerek bile duymamıştır Çünkü zaman ve koşullar değişse de sanki aynı kalanın kesin bilgisine sahip gibidirler En eski zamanlardaki kurban bilgisi ve ilahileriyle Upanishadlar döneminin daha karmaşık toplumlarına ait içinden çıkılmaz güncel ontolojik ve metafizik problemlerine aynı derinlikte ve ustalıkta yaklaşabilme becerisini gösterirler Bu haliyle dünyanın en eski felsefesini ortaya koyduğu da söylenebilir ki neredeyse bütün Uzak Doğu ve çevresi buradan neşet eden manevi ve düşünsel zenginliklerle felsefi ve dinsel yönelimlerini önemli ölçüde belirlemişlerdir Gene özellikle Schopenhauer dan başlayarak Batı düşüncesinin gözü de artık Hint felsefesi üzerindedir Hint felsefesinde en temel metafizik ve ontolojik konuların ele alınma biçimleri birörnek değildir bu yüzden birbirleriyle ters düşen ve ciddi anlamda mücadele eden çok çeşitli düşünce ekolleri ve sistemleri ortaya çıkmıştır Ve belki düşünce tarihi açısından eşsiz olan da bu süreçte Hint felsefesinin kavramları bu mücadeleler içinde yetkinliğine kavuşurken aynı zamanda insanlığın ilksel tecrübelerinin canlı birer tanıkları olan mitolojinin ve mitolojik kavramsallaştırmaların bu düşüncenin özünü belirliyor oluşudur Böylece âdeta insanlık tarihinin kesintisiz sürdüğü bir zenginliği içinde barındırıyor Hint felsefesi Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 181Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Doğu Batı Yayınları