Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti ne Anadolu Uygarlıklarında Yönetim — Hüseyin Metin

Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti ne Anadolu Uygarlıklarında Yönetim
Hüseyin MetinORİON KİTABEVİ AKADEMİK KİTAPLAR
Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti ne Anadolu Uygarlıklarında Yönetim
Hüseyin MetinAnadolu nun doğu ile batı arasında bir köprü görevi üstlendiği söylenir Ancak bunun yerine uygarlıkların kavşağı ifadesini kullanmak daha uygun olacaktır Çünkü Anadolu farklı coğrafyalardan gelen etnik farklılıklara sahip birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır Jeopolitik konumu verimli ovaları ve zengin maden yataklarına sahip olması nedeniyle çoğu zaman istilalara büyük kıyımlara maruz kalmıştır Anadolu bir bakıma uygarlıklar mezarlığıdır Uygarlıklar tarih sahnesinden çekilirken kültürel miraslarının yanında yönetim geleneklerini de bir sonraki devlete aktarmışlardır Biriken bu devlet geleneğiyle tarihin büyük imparatorlukları bu topraklarda kök salmıştır Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti neAnadolu Uygarlıklarında Yönetim başlıklı çalışmayı meydana getirmemizdeki esas itici güç Anadolu da hüküm sürmüş imparatorluklar devletler ve kralıkların yönetim düzenleri arasındaki ortak ve farklı yönleri tespit etmek ve birbirlerini etkileyip etkilemediklerini ortaya koymaktır Çünkü tarihin değeri yanlızca tarihsel bilgileri toplamakla değil aynı zamanda bu bilgiler üzerine düşünmekle ortaya çıkar Çalışma Anadolu da ilk siyasi birliği oluşturan Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti nin başlangıcına kadar olan dönemde ortaya çıkan uygarlıkların yönetim sistemlerini kapsamaktadır Takdir edersinizki geniş bir dönemi içine alan bir çalışmanın büyük zorlukları bulunmaktadır Her bir dönem ayrı bir uzmanlık gerektirir Devlet yönetiminde meydana gelen değişiklikleri etkileyen sosyal siyasal ekonomik birçok unsur vardır Bütün bunları tek tek kaleme almak konu bütünlüğünü bozacağı için çalışmada ayrıntılardan mümkün olduğunca kaçınılmıştır Ayrıca Anadolu uygarlıklarını farklı açılardan kaleme alan birçok bilim insanına karşı da saygısızlık olacaktır

Orion Kitabevi
Anadolu nun doğu ile batı arasında bir köprü görevi üstlendiği söylenir Ancak bunun yerine uygarlıkların kavşağı ifadesini kullanmak daha uygun olacaktır Çünkü Anadolu farklı coğrafyalardan gelen etnik farklılıklara sahip birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır Jeopolitik konumu verimli ovaları ve zengin maden yataklarına sahip olması nedeniyle çoğu zaman istilalara büyük kıyımlara maruz kalmıştır Anadolu bir bakıma uygarlıklar mezarlığıdır Uygarlıklar tarih sahnesinden çekilirken kültürel miraslarının yanında yönetim geleneklerini de bir sonraki devlete aktarmışlardır Biriken bu devlet geleneğiyle tarihin büyük imparatorlukları bu topraklarda kök salmıştır Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti ne Anadolu Uygarlıklarında Yönetim başlıklı çalışmayı meydana getirmemizdeki esas itici güç Anadolu da hüküm sürmüş imparatorluklar devletler ve kralıkların yönetim düzenleri arasındaki ortak ve farklı yönleri tespit etmek ve birbirlerini etkileyip etkilemediklerini ortaya koymaktır Çünkü tarihin değeri yalnızca tarihsel bilgileri toplamakla değil aynı zamanda bu bilgiler üzerine düşünmekle ortaya çıkar Çalışma Anadolu da ilk siyasi birliği oluşturan Hititlerden Türkiye Cumhuriyeti nin başlangıcına kadar olan dönemde ortaya çıkan uygarlıkların yönetim sistemlerini kapsamaktadır Takdir edersiniz ki geniş bir dönemi içine alan bir çalışmanın büyük zorlukları bulunmaktadır Her bir dönem ayrı bir uzmanlık gerektirir Devlet yönetiminde meydana gelen değişiklikleri etkileyen sosyal siyasal ekonomik birçok unsur vardır Bütün bunları tek tek kaleme almak konu bütünlüğünü bozacağı için çalışmada ayrıntılardan mümkün olduğunca kaçınılmıştır Ayrıca Anadolu uygarlıklarını farklı açılardan kaleme alan birçok bilim insanına karşı da saygısızlık olacaktır

Orion Kitabevi
Yönetim insanların birlikte yaşama arzularının ortaya çıkardığı bir ihtiyaç olarak kabul edilmiştir Bu arzu insanların tarihinin ilk dönemlerinden itibaren birbirlerine benzeyen ya da farklılıklar gösteren irili ufaklı çok sayıda örgüt kurmalarına ve bunları yönetmelerinde etkili olmuştur Anadolu toprakları tarihte bilinen en eski yerleşimlere ev sahipliği yapmıştır İki farklı kültürü temsil eden Doğu ile Batının kesişme noktasında bulunan Anadoluda çok sayıda uygarlık hüküm sürmüştür Bu uygarlıklar araştırmacılara yönetim tarihi bakımından önemli veriler sağlanmaktadır Kitapta Anadolu da siyasi birliği sağlayan ilk devlet olan Hititlerden Türkiye Cumhuriyetine kadar kurulan uygarlıkların devlet ve yönetim yapıları incelenmiştir Uygarlıkların yönetim anlayışlarının ve yönetsel yapılarının geçmişten günümüze kadar nasıl bir değişim geçirdiği etkileşimler ve yansımaları devlet teşkilatları ile aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar kronolojik sıraya göre akıcı bir dille okuyucuya aktarılmaya çalışılmıştır Kitapta doğrudan yönetim yapılarına odaklanıldığı için mümkün olduğunca tarihsel olaylara ve kişilere yer verilmiştir Yönetim tarihi ve kamu yönetimine ilgi duyan akademisyen öğrenci bürokrat ve her kesimden okuyucunun yararlanabileceği bu kitabın yönetim tarihi ve karşılaştırmalı yönetim derslerinde de önemli bir kaynak olabileceği düşüncesindeyiz

Orion Kitabevi
Yönetim insanların birlikte yaşama arzularının ortaya çıkardığı bir ihtiyaç olarak kabul edilmiştir Bu arzu insanların tarihinin ilk dönemlerinden itibaren birbirlerine benzeyen ya da farklılıklar gösteren irili ufaklı çok sayıda örgüt kurmalarına ve bunları yönetmelerinde etkili olmuştur Anadolu toprakları tarihte bilinen en eski yerleşimlere ev sahipliği yapmıştır İki farklı kültürü temsil eden Doğu ile Batının kesişme noktasında bulunan Anadoluda çok sayıda uygarlık hüküm sürmüştür Bu uygarlıklar araştırmacılara yönetim tarihi bakımından önemli veriler sağlanmaktadır Kitapta Anadolu da siyasi birliği sağlayan ilk devlet olan Hititlerden Türkiye Cumhuriyetine kadar kurulan uygarlıkların devlet ve yönetim yapıları incelenmiştir Uygarlıkların yönetim anlayışlarının ve yönetsel yapılarının geçmişten günümüze kadar nasıl bir değişim geçirdiği etkileşimler ve yansımaları devlet teşkilatları ile aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar kronolojik sıraya göre akıcı bir dille okuyucuya aktarılmaya çalışılmıştır Kitapta doğrudan yönetim yapılarına odaklanıldığı için mümkün olduğunca tarihsel olaylara ve kişilere yer verilmiştir Yönetim tarihi ve kamu yönetimine ilgi duyan akademisyen öğrenci bürokrat ve her kesimden okuyucunun yararlanabileceği bu kitabın yönetim tarihi ve karşılaştırmalı yönetim derslerinde de önemli bir kaynak olabileceği düşüncesindeyiz