Hodgam Efendi ve O — Recep Boz

Hodgam Efendi ve O
Recep Bozİkinci Adam Yayınları
Hodgam Efendi ve O
Recep BozGündüzlerin koşturmaya zerk edilmiş saat zembereğinde bir Mevlevi gi bi dönen insanlara zaman kaygısından yoksun olan her şey hayretle bakmalıydı Fakat burada o meşhur düalite körleşiyor zıtlık denen kendine kaim burada işlemiyordu Zaman kimse için gereksiz değildi çünkü Akış denen fenomen görünmese bile herkes bunu tüm kılcal damarlarıyla ve tüm duyu organlarıyla görüyor işitiyor ve daha onlarca şey ile farkına varıyordu Fakat bir kesimi ise bu akış fenomeninin sadece karanlığını ve aydınlığını idrak edebiliyordu Bazıları ise daha ileri gidip yıldızların güneşten daha farklı olduğunun ayırdına varabiliyor bir kesimi ise okunan ezanları dinleyip o akan şeyin ne olduğunu neye benzediğini biraz olsun anlamlandırabiliyorlardı İşte o an insanoğlu ölüme koşarcasına giderken bir acının içinde bir yerde coşarcasına kanatlandığını hissediyor ve asıl gerçek olanın ölüm değil de zaman olduğunu anlıyordu Bu zaman ise yek nesaklığın getirdiği bir alışılmışlık varsayımıydı Alışmış da kudurmuştan beterdi Ve alışan için gündüzler gözlerin gördüğü kadar kötü geceler karanlığın öngördüğü kadar vesveseliydi Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
Gündüzlerin koşturmaya zerk edilmiş saat zembereğinde bir Mevlevi gibi dönen insanlara zaman kaygısından yoksun olan her şey hayretle bakmalıydı Fakat burada o meşhur düalitekörleşiyor zıtlık denen kendine kaim burada işlemiyordu Zaman kimse için gereksiz değildi çünkü Akış denen fenomen görünmese bile herkes bunu tüm kılcal damarlarıyla ve tüm duyu organlarıyla görüyor işitiyor ve daha onlarca şey ile farkına varıyordu Fakat bir kesimi ise bu akış fenomeninin sadece karanlığını ve aydınlığını idrak edebiliyordu Bazıları ise daha ileri gidip yıldızların güneşten daha farklı olduğunun ayırdına varabiliyor bir kesimi ise okunan ezanları dinleyip o akan şeyin ne olduğunu neye benzediğini biraz olsun anlamlandırabiliyorlardı İşte o an insanoğlu ölüme koşarcasına giderken bir acının içinde bir yerde coşarcasına kanatlandığını hissediyor ve asıl gerçek olanın ölüm değil de zaman olduğunu anlıyordu Bu zaman ise yeknesaklığın getirdiği bir alışılmışlık varsayımıydı Alışmış da kudurmuştan beterdi Ve alışan için gündüzler gözlerin gördüğü kadar kötü geceler karanlığın öngördüğü kadar vesveseliydi

İkinci Adam Yayınları
Gündüzlerin koşturmaya zerk edilmiş saat zembereğinde bir Mevlevi gi bi dönen insanlara zaman kaygısından yoksun olan her şey hayretle bakmalıydı Fakat burada o meşhur düalite körleşiyor zıtlık denen kendine kaim burada işlemiyordu Zaman kimse için gereksiz değildi çünkü Akış denen fenomen görünmese bile herkes bunu tüm kılcal damarlarıyla ve tüm duyu organlarıyla görüyor işitiyor ve daha onlarca şey ile farkına varıyordu Fakat bir kesimi ise bu akış fenomeninin sadece karanlığını ve aydınlığını idrak edebiliyordu Bazıları ise daha ileri gidip yıldızların güneşten daha farklı olduğunun ayırdına varabiliyor bir kesimi ise okunan ezanları dinleyip o akan şeyin ne olduğunu neye benzediğini biraz olsun anlamlandırabiliyorlardı İşte o an insanoğlu ölüme koşarcasına giderken bir acının içinde bir yerde coşarcasına kanatlandığını hissediyor ve asıl gerçek olanın ölüm değil de zaman olduğunu anlıyordu Bu zaman ise yek nesaklığın getirdiği bir alışılmışlık varsayımıydı Alışmış da kudurmuştan beterdi Ve alışan için gündüzler gözlerin gördüğü kadar kötü geceler karanlığın öngördüğü kadar vesveseliydi

İkinci Adam Yayınları
Gündüzlerin koşturmaya zerk edilmiş saat zembereğinde bir Mevlevi gibi dönen insanlara zaman kaygısından yoksun olan her şey hayretle bakmalıydı Fakat burada o meşhur düalitekörleşiyor zıtlık denen kendine kaim burada işlemiyordu Zaman kimse için gereksiz değildi çünkü Akış denen fenomen görünmese bile herkes bunu tüm kılcal damarlarıyla ve tüm duyu organlarıyla görüyor işitiyor ve daha onlarca şey ile farkına varıyordu Fakat bir kesimi ise bu akış fenomeninin sadece karanlığını ve aydınlığını idrak edebiliyordu Bazıları ise daha ileri gidip yıldızların güneşten daha farklı olduğunun ayırdına varabiliyor bir kesimi ise okunan ezanları dinleyip o akan şeyin ne olduğunu neye benzediğini biraz olsun anlamlandırabiliyorlardı İşte o an insanoğlu ölüme koşarcasına giderken bir acının içinde bir yerde coşarcasına kanatlandığını hissediyor ve asıl gerçek olanın ölüm değil de zaman olduğunu anlıyordu Bu zaman ise yeknesaklığın getirdiği bir alışılmışlık varsayımıydı Alışmış da kudurmuştan beterdi Ve alışan için gündüzler gözlerin gördüğü kadar kötü geceler karanlığın öngördüğü kadar vesveseliydi

İkinci Adam
Gündüzlerin koşturmaya zerk edilmiş saat zembereğinde bir Mevlevi gibi dönen insanlara zaman kaygısından yoksun olan her şey hayretle bakmalıydı Fakat burada o meşhur düalite körleşiyor zıtlık denen kendine kaim burada işlemiyordu Zaman kimse için gereksiz değildi çünkü Akış denen fenomen görünmese bile herkes bunu tüm kılcal damarlarıyla ve tüm duyu organlarıyla görüyor işitiyor ve daha onlarca şey ile farkına varıyordu Fakat bir kesimi ise bu akış fenomeninin sadece karanlığını ve aydınlığını idrak edebiliyordu Bazıları ise daha ileri gidip yıldızların güneşten daha farklı olduğunun ayırdına varabiliyor bir kesimi ise okunan ezanları dinleyip o akan şeyin ne olduğunu neye benzediğini biraz olsun anlamlandırabiliyorlardı İşte o an insanoğlu ölüme koşarcasına giderken bir acının içinde bir yerde coşarcasına kanatlandığını hissediyor ve asıl gerçek olanın ölüm değil de zaman olduğunu anlıyordu Bu zaman ise yek nesaklığın getirdiği bir alışılmışlık varsayımıydı Alışmış da kudurmuştan beterdi Ve alışan için gündüzler gözlerin gördüğü kadar kötü geceler karanlığın öngördüğü kadar vesveseliydi