MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Homo Ludens — Johan Huizinga

Homo Ludens
213,00
Araştırma İnceleme ReferansTürk Tarihi AraştırmalarıGenel

Homo Ludens

Johan Huizinga

Dorlion Yayınları

2018255 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Homo Ludens

Johan Huizinga

Oyun kültürden eski bir kavramdır Çünkü kültür her ne kadar yarım yamalak tanımlanmış haliyle daima insan toplumunun varlığını gerektirse de hayvanlar insanların oyun oynamayı kendilerine öğretmelernin beklememişlerdir Hatta insan medeniyetinin genel oyun düşüncesine esaslı hiçbir katkıda bulunmadığını rahatça öne sürebiliriz Hayvanlar aynen insanlar gibi oyun oynarlar İnsan oyununun bütün temellerinin mutlu mesut sıçrayışlarında bulunduğunu görmek için sadece yavru köpekleri izlememiz yeterlidir Birbirlerini belli tavır ve işaret merasimleriyle oyuna davet ederler Kardeşinin kulağını ısırmayacaksın ona zarar vermeyeceksin kuralına bağlı kalırlar Feci halde kızgın görünürler En önemlisi de bütün bu yaptıkları şeylerde açıkça muazzam bir eğlence ve haz yaşadıkları açıktır Yavru köpeklerin böyle boğuşmaları hayvan oyununun basit formlarından sadece biridir Başka daha gelişkin formlar da bulunmaktadır Hayranlık gösteren bir topluluk önünde yapılan düzgün karşılaşmalar ve güzel gösteriler gibi Burada çok önemli bir noktaya varmış bulunuyoruz Hayvan düzeyindeki en basit formlarında dahi oyun mutlak bir fizyolojik olgudan ya da refleksten fazlasıdır safi fiziksel veya biyolojik aktivitenin sınırlarınıaşar Önemli bir fonksiyondur yani bir mantığı vardır Oyun içinde hayatın acil gereksinimlerine baskın gelen ve manayı eyleme katan oyunda kavramını barındırır Tüm oyun bir şeyi ifade eder Oyunun özünü oluşturan etken kaideyi içgüdü olarak adlandırırsak hiçbir şey dememiş oluruz eğer buna akıl veya dilek dersek de abartmış oluruz Buna rağmen oyunun tam da kendi doğasındaki manevi bir niteliği çağrıştıran bir anlam içerdiği gerçeğini göz önüne alabiliriz

BKM Kitap
214,50

Alfa Yayınları

2023296 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois

Kitap Sepeti
214,50

Alfa Yayınları

2023296 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois

Alfa Kitap
214,50

Alfa Yayınları

2023296 sf.
Ciltsiz13,5 X 213. Hamur

çev. Orhan Düz

Alfa Kitap

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois

Şehadet Kitap
216,55

Dorlion Yayınevi

2018255 sf.
Şehadet Kitap

Oyun kültürden eski bir kavramdır Çünkü kültür her ne kadar yarım yamalak tanımlanmış haliyle daima insan toplumunun varlığını gerektirse de hayvanlar insanların oyun oynamayı kendilerine öğretmelernin beklememişlerdir Hatta insan medeniyetinin genel oyun düşüncesine esaslı hiçbir katkıda bulunmadığını rahatça öne sürebiliriz Hayvanlar aynen insanlar gibi oyun oynarlar İnsan oyununun bütün temellerinin mutlu mesut sıçrayışlarında bulunduğunu görmek için sadece yavru köpekleri izlememiz yeterlidir Birbirlerini belli tavır ve işaret merasimleriyle oyuna davet ederler Kardeşinin kulağını ısırmayacaksın ona zarar vermeyeceksin kuralına bağlı kalırlar Feci halde kızgın görünürler En önemlisi de bütün bu yaptıkları şeylerde açıkça muazzam bir eğlence ve haz yaşadıkları açıktır Yavru köpeklerin böyle boğuşmaları hayvan oyununun basit formlarından sadece biridir Başka daha gelişkin formlar da bulunmaktadır Hayranlık gösteren bir topluluk önünde yapılan düzgün karşılaşmalar ve güzel gösteriler gibi Burada çok önemli bir noktaya varmış bulunuyoruz Hayvan düzeyindeki en basit formlarında dahi oyun mutlak bir fizyolojik olgudan ya da refleksten fazlasıdır safi fiziksel veya biyolojik aktivitenin sınırlarınıaşar Önemli bir fonksiyondur yani bir mantığı vardır Oyun içinde hayatın acil gereksinimlerine baskın gelen ve manayı eyleme katan oyunda kavramını barındırır Tüm oyun bir şeyi ifade eder Oyunun özünü oluşturan etken kaideyi içgüdü olarak adlandırırsak hiçbir şey dememiş oluruz eğer buna akıl veya dilek dersek de abartmış oluruz Buna rağmen oyunun tam da kendi doğasındaki manevi bir niteliği çağrıştıran bir anlam içerdiği gerçeğini göz önüne alabiliriz

Kitap Ambarı
217,80

Alfa Yayıncılık

2018
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
221,10

Alfa Basım Yayım Dağıtım

2018296 sf.
Şehadet Kitap

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois

Kitap Ekspres
237,60
Ağustos 2023296 sf.
13X212. HamurTÜRKÇE

çev. Orhan Düz

Kitap Ekspres

Homo Ludens Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois Yazar Johan Huizinga Sayfa Sayısı 296 Çeviri Orhan Düz Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kitap Ambarı
238,00

Doğu Batı Yayınları

2023304 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Homo Ludens Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme

Tamadres
241,20

Ayrıntı Yayınları

Ocak 2013272 sf.
Ciltsiz

çev. Mehmet Ali Kılıçbay

Tamadres

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı Birçok hayvanın da alet yapabildiği dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü Peki biz kimiz İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens i oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız Johan Huizinga Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor Önce oyun vardı Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan oyun tarih boyunca hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz yavan ve kuru yarar duygusu burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor Oyuna toplumlarımızda artık yer yok hayatın bütünlüğünden dışlanıp sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğunu belirtmek isterim Bunlardan birincisi bu kitabın esinlendiği Hollandalı tarihçi J Huizinga nın Homo Ludens idir 1950 lerde bu kitabı okuduktan sonra bütün bir yaşam boyu ne yapacağımın da kararını vermiştim Metin And Oyun ve Büyü

Şehadet Kitap
241,40

Doğu Batı Yayınları

2023304 sf.
Şehadet Kitap

Homo Ludens oyun oynayan insan geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır Evet dünya bir tiyatro sahnesi dir ve oyunla başlamıştır her şey Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik ifadesine canlılık ruhuna dirilik katar Bir ruh hali olarak oyun bir coşkunun yansımasıdır Bununla birlikte oyunda ciddiyet asla elden bırakılmaz Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar Bir oyunun sonunda kazanmak üstünlüğünü belli etmektir Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar kişiye itibar ve onur verir Huizinga ya göre hukuk bilim şiir bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır Oyun aşkın kalbindedir Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır Şiir oyundan doğmuş farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza Hukuk toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir Silahlı çatışmaların kurala bağlanması aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir Festivaller yarışmalar bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın oyunu maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder

D&R
244,44

Ayrıntı Yayınları

202210. baskı
13 x 19,52. HamurTürkçe

çev. Mehmet Ali Kılıçbay

D&R

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı Birçok hayvanın alet yapabildiği dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü Peki biz kimiz İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens i yani oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız Johan Huizinga Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor Önce oyun vardı Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak olan bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan oyun tarih boyunca hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz yavan ve kuru yarar duygusu burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor Oyuna toplumlarımızda artık yer yok hayatın bütünlüğünden dışlanıp sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğunu belirtmek isterim Bunlardan birincisi bu kitabın esinlendiği Hollandalı tarihçi J Huizinga nın Homo Ludens idir 1950 lerde bu kitabı okuduktan sonra bütün bir yaşam boyu ne yapacağımın da kararını vermiştim Metin And Oyun ve Büyü Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
244,80

Ayrıntı Yayınları

2022
İnce Kapak13 x 19,5
Kitap Ambarı

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı Birçok hayvanın alet yapabildiği dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü Peki biz kimiz İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens i yani oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız Johan Huizinga Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor Önce oyun vardı Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak olan bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan oyun tarih boyunca hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz yavan ve kuru yarar duygusu burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor Oyuna toplumlarımızda artık yer yok hayatın bütünlüğünden dışlanıp sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğunu belirtmek isterim Bunlardan birincisi bu kitabın esinlendiği Hollandalı tarihçi J Huizinga nın Homo Ludens idir 1950 lerde bu kitabı okuduktan sonra bütün bir yaşam boyu ne yapacağımın da kararını vermiştim Metin And Oyun ve Büyü Tanıtım Bülteninden

BKM Kitap
255,00

Doğu Batı Yayınları

2023304 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Homo Ludens oyun oynayan insan geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır Evet dünya bir tiyatro sahnesi dir ve oyunla başlamıştır her şey Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik ifadesine canlılık ruhuna dirilik katar Bir ruh hali olarak oyun bir coşkunun yansımasıdır Bununla birlikte oyunda ciddiyet asla elden bırakılmaz Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar Bir oyunun sonunda kazanmak üstünlüğünü belli etmektir Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar kişiye itibar ve onur verir Huizinga ya göre hukuk bilim şiir bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır Oyun aşkın kalbindedir Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır Şiir oyundan doğmuş farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza Hukuk toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir Silahlı çatışmaların kurala bağlanması aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir Festivaller yarışmalar bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın oyunu maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder

Kitap Sepeti
255,00

Doğu Batı Yayınları

2023304 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Homo Ludens oyun oynayan insan geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır Evet dünya bir tiyatro sahnesi dir ve oyunla başlamıştır her şey Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik ifadesine canlılık ruhuna dirilik katar Bir ruh hali olarak oyun bir coşkunun yansımasıdır Bununla birlikte oyunda ciddiyet asla elden bırakılmaz Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar Bir oyunun sonunda kazanmak üstünlüğünü belli etmektir Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar kişiye itibar ve onur verir Huizinga ya göre hukuk bilim şiir bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır Oyun aşkın kalbindedir Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır Şiir oyundan doğmuş farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza Hukuk toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir Silahlı çatışmaların kurala bağlanması aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir Festivaller yarışmalar bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın oyunu maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder

Nobel Kitap
264,00

Alfa Yayınları

2023296 sf.
Nobel Kitap

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois

Kitapsan
264,00

ALFA YAYINCILIK

20181. baskı296 sf.
TÜRKÇE
Kitapsan

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois Yayınevi ALFA YAYINCILIK Yazar JOHAN HUIZINGA Baskı 1 BASKI Çevirmen ORHAN DÜZ Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 296 SAYFA Yıl 2018

Ucuz Kitap Al
264,00

Alfa Yayınları

Mart 2020296 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Johan Huizinga tarafından kaleme alınan Homo Ludens Alfa Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Homo Ludens Johan Huizinga Kitap Özeti Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois Yayınevi Alfa Yayınları Yazar Johan Huizinga Sayfa 296 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2020 Barkod 9786051068329 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Dünya Tarihi Kültür ve Bilim

Pandora
266,25

Dorlion

2018255 sf.
Pandora

Oyun kültürden eski bir kavramdır Çünkü kültür her ne kadar yarım yamalak tanımlanmış haliyle daima insan toplumunun varlığını gerektirse de hayvanlar insanların oyun oynamayı kendilerine öğretmelernin beklememişlerdir Hatta insan medeniyetinin genel oyun düşüncesine esaslı hiçbir katkıda bulunmadığını rahatça öne sürebiliriz Hayvanlar aynen insanlar gibi oyun oynarlar İnsan oyununun bütün temellerinin mutlu mesut sıçrayışlarında bulunduğunu görmek için sadece yavru köpekleri izlememiz yeterlidir Birbirlerini belli tavır ve işaret merasimleriyle oyuna davet ederler Kardeşinin kulağını ısırmayacaksın ona zarar vermeyeceksin kuralına bağlı kalırlar Feci halde kızgın görünürler En önemlisi de bütün bu yaptıkları şeylerde açıkça muazzam bir eğlence ve haz yaşadıkları açıktır Yavru köpeklerin böyle boğuşmaları hayvan oyununun basit formlarından sadece biridir Başka daha gelişkin formlar da bulunmaktadır Hayranlık gösteren bir topluluk önünde yapılan düzgün karşılaşmalar ve güzel gösteriler gibi Burada çok önemli bir noktaya varmış bulunuyoruz Hayvan düzeyindeki en basit formlarında dahi oyun mutlak bir fizyolojik olgudan ya da refleksten fazlasıdır safi fiziksel veya biyolojik aktivitenin sınırlarınıaşar Önemli bir fonksiyondur yani bir mantığı vardır Oyun içinde hayatın acil gereksinimlerine baskın gelen ve manayı eyleme katan oyunda kavramını barındırır Tüm oyun bir şeyi ifade eder Oyunun özünü oluşturan etken kaideyi içgüdü olarak adlandırırsak hiçbir şey dememiş oluruz eğer buna akıl veya dilek dersek de abartmış oluruz Buna rağmen oyunun tam da kendi doğasındaki manevi bir niteliği çağrıştıran bir anlam içerdiği gerçeğini göz önüne alabiliriz

Ayrıntı Yayınları
270,00

Ayrıntı Yayınları

272 sf.

çev. Aslı Önal

Ayrıntı Yayınları

Henüz 1938 yılında kaleme alındığı halde oyun kavramı üzerine yazılmış en kapsamlı ve zihin açıcı metinlerden biri olma özelliğini günümüze dek korumayı başaran Homo Ludens in temel önermesi insan medeniyetinin oyun içinde ve oyun olarak ortaya çıktığı bir başka deyişle savaştan hukuka felsefeden sanata dilden şiire mitten dine her türlü insan faaliyetinin temelinde oyunun yattığıdır Huizinga ya göre özgür gündelik hayatın dışında kendine ait bir düzen inşa eden ve herhangi bir maddi çıkar gözetmeyen oyun oynama edimi tıpkı medeniyet gibi bir yapının ve belirli sınırlar dahilinde bir şeyler yaratmaya hevesli katılımcıların varlığını gerektirir Homo Ludens in yani oyun oynayan insan ın medeniyete yaptığı sayısız katkının izini Platon dan başlayıp ortaçağ Rönesans ve modern çağ boyunca süren yazarın sunduğu zengin teorik arka plan spordan dile kıyafetten siyasete destanlardan ticarete birçok farklı alandan ilgi çekici örnekle somutlaşır Huizinga ya göre yaşadığımız dönemde medeniyetin karşı karşıya olduğu yozlaşma yahut çöküşün en önemli sebeplerinden biri insanların başlangıçta sahip oldukları o kirlenmemiş oyuncu ruhu yitirmiş ideal oyunun tanımlayıcı nitelikteki soylu ilkelerinden uzaklaşmış olmalarıdır Dolayısıyla insanlığın kurtuluşu oyunun o özgürleştirici çıkar gözetmeyen orijinal ruhuna bir kez daha kucak açmaktan geçiyor olabilir JOHAN HUIZINGA Hollanda nın en önemli tarihçileri arasında gösterilen Johan Huizinga 1872 yılında Groningen de dünyaya geldi İlk akademik eğitimini Groningen ve Leipzig üniversitelerinde sırasıyla Hint Cermen dilleri ve karşılaştırmalı dilbilimi alanlarında tamamlayan Huizinga Hint tiyatrosunda soytarının rolünü konu alan teziyle 1897 yılında doktor unvanını aldı Takip eden yıllarda akademik ilgisi tarih alanına özellikle de Jacob Burckhardt ın öncülük ettiği kültürel tarih çalışmaları ekolüne kaydı Haarlem ve Amsterdam da tarih dersleri vererek geçirdiği yılların ardından 1905 yılında Groningen Üniversitesi nde tarih profesörü olarak çalışmaya başladı 1915 yılından itibaren aynı görevi karısını kaybettikten sonra taşındığı Leiden kentinde 1942 yılına kadar sürdürdü

BKM Kitap
270,00

Ayrıntı Yayınları

2023288 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak olan bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan oyun tarih boyunca hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz yavan ve kuru yarar duygusu burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor Oyuna toplumlarımızda artık yer yok hayatın bütünlüğünden dışlanıp sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı

Kitap Sepeti
270,00

Ayrıntı Yayınları

2023288 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Henüz 1938 yılında kaleme alındığı halde oyun kavramı üzerine yazılmış en kapsamlı ve zihin açıcı metinlerden biri olma özelliğini günümüze dek korumayı başaran Homo Ludens in temel önermesi insan medeniyetinin oyun içinde ve oyun olarak ortaya çıktığı bir başka deyişle savaştan hukuka felsefeden sanata dilden şiire mitten dine her türlü insan faaliyetinin temelinde oyunun yattığıdır Huizinga ya göre özgür gündelik hayatın dışında kendine ait bir düzen inşa eden ve herhangi bir maddi çıkar gözetmeyen oyun oynama edimi tıpkı medeniyet gibi bir yapının ve belirli sınırlar dahilinde bir şeyler yaratmaya hevesli katılımcıların varlığını gerektirir Homo Ludens in yani oyun oynayan insan ın medeniyete yaptığı sayısız katkının izini Platon dan başlayıp ortaçağ Rönesans ve modern çağ boyunca süren yazarın sunduğu zengin teorik arka plan spordan dile kıyafetten siyasete destanlardan ticarete birçok farklı alandan ilgi çekici örnekle somutlaşır Huizinga ya göre yaşadığımız dönemde medeniyetin karşı karşıya olduğu yozlaşma yahut çöküşün en önemli sebeplerinden biri insanların başlangıçta sahip oldukları o kirlenmemiş oyuncu ruhu yitirmiş ideal oyunun tanımlayıcı nitelikteki soylu ilkelerinden uzaklaşmış olmalarıdır Dolayısıyla insanlığın kurtuluşu oyunun o özgürleştirici çıkar gözetmeyen orijinal ruhuna bir kez daha kucak açmaktan geçiyor olabilir

Kitapsan
270,00

AYRINTI YAYINLARI

2010288 sf.
Kitapsan

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı Birçok hayvanın da alet yapabildiği dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü Peki biz kimiz İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens i oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız Johan Huizinga Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor Önce oyun vardı Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan oyun tarih boyunca hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz yavan ve kuru yarar duygusu burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor Oyuna toplumlarımızda artık yer yok hayatın bütünlüğünden dışlanıp sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğunu belirtmek isterim Bunlardan birincisi bu kitabın esinlendiği Hollandalı tarihçi J Huizinga nın Homo Ludens idir 1950 lerde bu kitabı okuduktan sonra bütün bir yaşam boyu ne yapacağımın da kararını vermiştim Metin And Oyun ve Bügü Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar JOHAN HUIZINGA Sayfa Sayısı 288 Yıl 2010

Yaykoop
270,00

Ayrıntı Yayınları

272 sf.
272Kitap Kağıdı

çev. Mehmet Ali Kılıçbay

Yaykoop

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı Birçok hayvanın da alet yapabildiği dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü Peki biz kimiz İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens i oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız Johan Huizinga Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor Önce oyun vardı Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bununla birlikte oyuncuyu da tamamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekân içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan oyun tarih boyunca hayatın her alanında kültürün temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya başladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz Ekonomik güç ve çıkarların dünyanın gidişatını belirleyeceğine utanç verici biçimde inanıyoruz ibadet eder gibi çalışıyor ve üretiyoruz yavan ve kuru yarar duygusu burjuva rahatlığı ideali zihniyetlerimizi etkiliyor Oyuna toplumlarımızda artık yer yok hayatın bütünlüğünden dışlanıp sanayiye malzeme olsun diye bir köşeye atıldı Yeniden oyun oynayan insan olmayı isteyenler için Pek çok insanın yaşamında dönüm noktası olan kitapların bulunduğunu kendi özyaşam çizgimde de iki kitabın önemli yeri olduğunu belirtmek isterim Bunlardan birincisi bu kitabın esinlendiği Hollandalı tarihçi J Huizinga nın Homo Ludens idir 1950 lerde bu kitabı okuduktan sonra bütün bir yaşam boyu ne yapacağımın da kararını vermiştim Metin And Oyun ve Bügü

Pandora
272,00

Doğu-Batı

2023304 sf.

çev. Kılıçbay, Mehmet Ali

Pandora

Homo Ludens oyun oynayan insan geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır Evet dünya bir tiyatro sahnesi dir ve oyunla başlamıştır her şey Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik ifadesine canlılık ruhuna dirilik katar Bir ruh hali olarak oyun bir coşkunun yansımasıdır Bununla birlikte oyunda ciddiyet asla elden bırakılmaz Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar Bir oyunun sonunda kazanmak üstünlüğünü belli etmektir Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar kişiye itibar ve onur verir Huizinga ya göre hukuk bilim şiir bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır Oyun aşkın kalbindedir Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır Şiir oyundan doğmuş farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza Hukuk toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir Silahlı çatışmaların kurala bağlanması aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir Festivaller yarışmalar bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın oyunu maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder

Nobel Kitap
273,35

Dorlion Yayınları

2018255 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Oyun kültürden eski bir kavramdır Çünkü kültür her ne kadar yarım yamalak tanımlanmış haliyle daima insan toplumunun varlığını gerektirse de hayvanlar insanların oyun oynamayı kendilerine öğretmelernin beklememişlerdir Hatta insan medeniyetinin genel oyun düşüncesine esaslı hiçbir katkıda bulunmadığını rahatça öne sürebiliriz Hayvanlar aynen insanlar gibi oyun oynarlar İnsan oyununun bütün temellerinin mutlu mesut sıçrayışlarında bulunduğunu görmek için sadece yavru köpekleri izlememiz yeterlidir Birbirlerini belli tavır ve işaret merasimleriyle oyuna davet ederler Kardeşinin kulağını ısırmayacaksın ona zarar vermeyeceksin kuralına bağlı kalırlar Feci halde kızgın görünürler En önemlisi de bütün bu yaptıkları şeylerde açıkça muazzam bir eğlence ve haz yaşadıkları açıktır Yavru köpeklerin böyle boğuşmaları hayvan oyununun basit formlarından sadece biridir Başka daha gelişkin formlar da bulunmaktadır Hayranlık gösteren bir topluluk önünde yapılan düzgün karşılaşmalar ve güzel gösteriler gibi Burada çok önemli bir noktaya varmış bulunuyoruz Hayvan düzeyindeki en basit formlarında dahi oyun mutlak bir fizyolojik olgudan ya da refleksten fazlasıdır safi fiziksel veya biyolojik aktivitenin sınırlarınıaşar Önemli bir fonksiyondur yani bir mantığı vardır Oyun içinde hayatın acil gereksinimlerine baskın gelen ve manayı eyleme katan oyunda kavramını barındırır Tüm oyun bir şeyi ifade eder Oyunun özünü oluşturan etken kaideyi içgüdü olarak adlandırırsak hiçbir şey dememiş oluruz eğer buna akıl veya dilek dersek de abartmış oluruz Buna rağmen oyunun tam da kendi doğasındaki manevi bir niteliği çağrıştıran bir anlam içerdiği gerçeğini göz önüne alabiliriz

Pandora
283,80

Alfa

2018296 sf.

çev. Düz, Orhan

Pandora

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois

Nobel Kitap
288,00

Ayrıntı Yayınları

2023288 sf.
Nobel Kitap

Henüz 1938 yılında kaleme alındığı halde oyun kavramı üzerine yazılmış en kapsamlı ve zihin açıcı metinlerden biri olma özelliğini günümüze dek korumayı başaran Homo Ludens in temel önermesi insan medeniyetinin oyun içinde ve oyun olarak ortaya çıktığı bir başka deyişle savaştan hukuka felsefeden sanata dilden şiire mitten dine her türlü insan faaliyetinin temelinde oyunun yattığıdır Huizinga ya göre özgür gündelik hayatın dışında kendine ait bir düzen inşa eden ve herhangi bir maddi çıkar gözetmeyen oyun oynama edimi tıpkı medeniyet gibi bir yapının ve belirli sınırlar dahilinde bir şeyler yaratmaya hevesli katılımcıların varlığını gerektirir Homo Ludens in yani oyun oynayan insan ın medeniyete yaptığı sayısız katkının izini Platon dan başlayıp ortaçağ Rönesans ve modern çağ boyunca süren yazarın sunduğu zengin teorik arka plan spordan dile kıyafetten siyasete destanlardan ticarete birçok farklı alandan ilgi çekici örnekle somutlaşır Huizinga ya göre yaşadığımız dönemde medeniyetin karşı karşıya olduğu yozlaşma yahut çöküşün en önemli sebeplerinden biri insanların başlangıçta sahip oldukları o kirlenmemiş oyuncu ruhu yitirmiş ideal oyunun tanımlayıcı nitelikteki soylu ilkelerinden uzaklaşmış olmalarıdır Dolayısıyla insanlığın kurtuluşu oyunun o özgürleştirici çıkar gözetmeyen orijinal ruhuna bir kez daha kucak açmaktan geçiyor olabilir

Şehadet Kitap
288,00

Ayrıntı Yayınları

2017272 sf.
Şehadet Kitap

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı Birçok hayvanın da alet yapabildiği dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü Peki biz kimiz İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens i oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız Johan Huizinga Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor Önce oyun vardı Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bunula birlikte oyuncu da temamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekan içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya bağladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz

Pandora
288,00

Ayrıntı

1995288 sf.

çev. Kılıçbay, Mehmet Ali

Pandora

Biz insanların Homo Sapiens nitelemesini hak edecek kadar akıllı olmadığımız anlaşıldı Birçok hayvanın da alet yapabildiği dolayısıyla insana Homo Faber demenin de anlamsız olduğu görüldü Peki biz kimiz İnsana özgü üçüncü bir özellik olarak Homo Ludens i oyun oynayan insanı bu nitelemeler arasına katamaz mıyız Johan Huizinga Homo Ludens adlı bu temel eserinde yeryüzünde insana ait her şeyin başlangıcının oyun olduğunu gösteriyor Önce oyun vardı Oyun kurgusal olduğu bilinen ve gündelik hayatın dışında yer alan bunula birlikte oyuncu da temamen içine çeken gönüllü özgür bir eylemdir Sınırları özellikle belirlenmiş zaman ve mekan içinde gerçekleşen her türlü maddi çıkardan ve yarardan uzak bu eylem verili kurallara göre belli bir düzen içinde yerine getirilir Oyuncu ve kimi zaman da seyirci kendinden geçer coşar Bu şekilde tanımlanan temel öğesi olarak varlığını sürdürmüştür Huizinga kolektif hayatın bütün önemli biçimlerinin ibadet şiir müzik dans bilgelik bilim hukuk mücadele ve savaş ortaya çıkışında oyunun son derece etkin bir rol oynadığını Doğu ve Batı dünyasına ilişkin zengin tarihsel bilgi ve belgelere dayanarak gösteriyor Fakat modern çağlarla birlikte oyun hayatı zenginleştiren bir unsur olmaktan çıkıp bugünkü dar anlamına kapanınca katlanılması daha güç renksiz ve tekdüze hayatlar yaşamaya bağladığımızı da Huizinga dan öğreniyoruz

Nobel Kitap
295,80

Doğu Batı Yayınları

2023304 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Homo Ludens oyun oynayan insan geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır Evet dünya bir tiyatro sahnesi dir ve oyunla başlamıştır her şey Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik ifadesine canlılık ruhuna dirilik katar Bir ruh hali olarak oyun bir coşkunun yansımasıdır Bununla birlikte oyunda ciddiyet asla elden bırakılmaz Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar Bir oyunun sonunda kazanmak üstünlüğünü belli etmektir Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar kişiye itibar ve onur verir Huizinga ya göre hukuk bilim şiir bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır Oyun aşkın kalbindedir Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır Şiir oyundan doğmuş farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza Hukuk toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir Silahlı çatışmaların kurala bağlanması aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir Festivaller yarışmalar bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın oyunu maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder

Benli Kitap
297,00

Alfa Basım Yayım Dağıtım

2018-05-073. baskı296 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe

çev. Orhan Düz

Benli Kitap

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois

Pan Kitap
306,00

Pan Kitap

Mayıs 2023304 sf.
13,5 x 21 cm

çev. Mehmet Ali Kılıçbay

Pan Kitap

Homo Ludens oyun oynayan insan geçmişe ve kişinin kendisini tanımasına yönelik son derece renkli ve benzerine az rastlanır bir kültür tarihi okumasıdır Evet dünya bir tiyatro sahnesi dir ve oyunla başlamıştır her şey Oyun bir algılama yeteneği aynı zamanda bir estetik kavrayış düzeyidir Oyun ile güzellik arasında yakın bir bağ vardır Hareket halindeki insan oynadığı oyunla eylemine güzellik ifadesine canlılık ruhuna dirilik katar Bir ruh hali olarak oyun bir coşkunun yansımasıdır Bununla birlikte oyunda ciddiyet asla elden bırakılmaz Önceden belirlenmiş kurallara büyük bir dikkatle riayet edilir Çocuklar ve yetişkinler oyuna tam bir ciddiyet içinde dâhil olurlar Bir oyunun sonunda kazanmak üstünlüğünü belli etmektir Ve bu yüzden de kazanmak bizatihi oyunun sınırlarını aşar kişiye itibar ve onur verir Huizinga ya göre hukuk bilim şiir bilgelik ve felsefe sahaları oyunun ruhuna sahip olmakla zenginleşmiş ve anlam kazanmıştır Oyun aşkın kalbindedir Oyun zevkini yitiren heyecanını da yitirmiş sayılır Şiir oyundan doğmuş farklı formlar sayesinde varlığını korumuştur Müzik ve dans saf oyun olarak çıkar karşımıza Hukuk toplumsal oyunun kurallarını gözeterek gelişme kaydetmiştir Silahlı çatışmaların kurala bağlanması aristokratik hayatın ritüelleri oyunsal biçimler üzerinde temellenmiştir Festivaller yarışmalar bayramlar ve âyinler oyun düşüncesinin hep farklı tezahürleridir Huizinga geçmişteki zenginliğe kıyasla oyun oynama yeteneğini giderek yitiren insanın oyunu maddi ve mekanik bir etkinliğe indirgeyen günümüz toplumlarının yaratıcılık ve hayal gücünü yitirdiğinden ise hüzünle söz eder

D&R
306,00

Doğu Batı Yayınları

20231. baskı304 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Homo Ludens Oyunun Toplumsal İşlevi Üzerine Bir Deneme

Kita Kitap
330,00

Alfa Yayınları

Ağustos 20233. baskı296 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm3. HamurTürkçe

çev. Orhan Düz

Kita Kitap

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

D&R
330,00

Alfa Yayıncılık

20181. baskı
13,5 x 212. HamurTürkçe

çev. Orhan Düz

D&R

Huizinga ya göre oyun toplumların gelişmesini sağlayan merkezi bir etkinliktir Oyunun beş özelliği vardır Oyun özgürdür oyun sıradan veya gündelik hayat değildir hem yerelliği hem de süresi bakımından sıradan hayattan ayrılır oyun düzen yaratır maddi çıkarla bir ilgisi yoktur ve oyundan bir kazanç elde edilemez Platon la söze başlayan Huizinga oyun oynayan insan ın ortaçağ Rönesans ve erken modern dünya sürecinde uygarlığa katkılarının izini sürüyor Oyun oynayan insan ve oyunun uygarlığa katkısı üzerine büyüleyici bir çalışma Harper s Keskin parlak bir zekâ ve çok ender rastlanan bir ifade gücüyle Huizinga insan kültürünün en temel unsurlarından birisini oyun içgüdüsünü etraflıca ele alıp yorumluyor Bu kitabı okuyan kişi hukuk bilim yoksulluk savaş felsefe ve sanattaki gelişmelerde oyun içgdüsünün ne denli köklü bir rol oynadığını kolayca fark edecektir Roger Caillois Tanıtım Bülteninden