Homo Viator Yürüyen İnsan — Gabriel Marcel

Homo Viator Yürüyen İnsan
Gabriel MarcelFol Kitap
Homo Viator Yürüyen İnsan
Gabriel MarcelModern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol Kitap
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol Kitap
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor Tanıtım Bülteninden

FOL KİTAP
çev. Kenan Sarıalioğlu
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol Kitap
çev. Kenan Sarıalioğlu
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol Kitap
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol Kitap
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol
çev. Sarıalioğlu, Kenan
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol Kitap
çev. Kenan Sarıalioğlu
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor Tanıtım Bülteninden

Fol Kitap
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor

Fol Kitap
çev. Kenan Sarıalioğlu
Modern çağ insanı çoğu zaman işlevlerine ürettiklerine ve sabit kimliklerine indirger rutinlerin istatistiklerin ve bürokratik yapıların içinde kaybolan bireyi kendi varoluşuna yabancılaştırır Fransız varoluşçuluğunun en özgün seslerinden Gabriel Marcel Homo Viator ile bu indirgemeci ve mekanik insan imgesine karşı sarsıcı bir itiraz yükseltiyor Marcel e göre insan tamamlanmış ve sınırları çizilmiş bir varlık değil bitimsizce yolda olan bir varlıktır Varoluş ise bir sahip olma ya da duraklama hâli değil sürekli kendini aşma ve yeniden kurma eylemidir Bu eylemin kalbinde yer alan umut edilgin bir teselli değil anlamsızlık ve çözülme karşısında varoluşu inatla açık tutan etkin bir yöneliştir Bu çerçevede sadakat sevgi aile ve değerlerin kırılganlığı gibi temaların izini süren Marcel modern zihnin dünyayı çözülecek bir problem olarak kavrama takıntısını dünyayı içine dâhil olunacak bir gizem olarak deneyimleme fikriyle yüzleştiriyor Bu köklü ayrımdan hareketle teknik aklın kapattığı alanı yeniden düşünmeye açıyor Anlamı nesnelerde değil yürünen yolun kendisinde ve kurulan bağlarda arayan felsefi bir pusula görevi gören Homo Viator modern insana unuttuğu o asıl yolculuğu hatırlatan gür bir uyanış çağrısı olarak etkisini bugün de koruyor