Honneth in Tanınma Teorisinde Sevgi ve Bakım Alanında Emeğin Tanınması Sorunu — Serpil Durğun

Honneth in Tanınma Teorisinde Sevgi ve Bakım Alanında Emeğin Tanınması Sorunu
Serpil DurğunÇizgi Kitabevi Yayınları
Honneth in Tanınma Teorisinde Sevgi ve Bakım Alanında Emeğin Tanınması Sorunu
Serpil DurğunToplumsal cinsiyet adaletsizliğinin ve ailenin ataerkil yapısının farkında olan düşünürler bile aile yaşamının özünün adaletin üstünde veya ötesinde olduğu gerekçesiyle adaleti sevgi dolu ilişkiye yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir Aile içi yaşamda adalet talebinin aileleri kendilerine özgü sevgi dolu karakterinden mahrum bırakacağına inanılmıştır Müzakere edilmiş düzenlemelerin soğuk egoizminin aileyi ayakta tutan sevgi bağlarının yerini alması durumunda ailenin dağılacağı iddia edilmiştir Ailede adaletten ziyade sevgi şefkat ve yardımseverlik gibi nitelikler arandığından adalet ile sevgi arasında keskin bir karşıtlık ya da bir gerilim olduğu düşünülmüş ve adaletin aile hayatını yönetmesi gereken değerler arasında yer alamayacağı savunulmuştur Bunun yanı sıra devletin aile kurumunun iç işlerine müdahale etme iç yaşamını yönetme gibi bir hakkı olmadığı öne sürülmüştür Ayrıca ailelerin de aile ve bakım işlerine dair meselelerin bir adalet meselesi olarak ele alınması konusunda isteksiz olacağı varsayılmıştır Bu düşünceleri savunarak aile kurumunu adalet teorilerinin merkezine dahil etmeyen liberal adalet teorileri cinsiyetler arasında büyük yapısal eşitsizlikler içeren cinsiyete dayalı ayrımlar üzerine teorilerini inşa ettikleri gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştirilmiştir Peki liberal bireyci adalet paradigmalarının karşısında konumlanan eşitlik ve dağıtım yerine farklılıkların tanınmasına vurgu yapan Axel Honneth in tanınma teorisinde tarihsel olarak süregelen ataerkil ve cinsiyetçi kabul ve uygulamalardan türeyen adaletsizlikler acaba göz önünde bulundurulmuş mudur yoksa liberal adalet teorilerinde olduğu gibi yine göz ardı mı edilmiştir Onun tanınma teorisi acaba toplumsal cinsiyet adaletsizliğini bertaraf etmeye yönelik bir kapı aralıyor mudur Elinizdeki kitap bu soruların cevabının aranması amacıyla kaleme alınmıştır Bu soruların cevapları Frankfurt Okulu nun günümüzdeki temsilcilerinden olan Alman düşünür Axel Honneth in tanınma teorisi ve Amerikalı siyaset teorisyeni Iris Marion Young ın yapısal adaletsizlik yaklaşımı üzerinden aranmıştır

ÇİZGİ KİTABEVİ
Toplumsal cinsiyet adaletsizliğinin ve ailenin ataerkil yapısının farkında olan düşünürler bile aile yaşamının özünün adaletin üstünde veya ötesinde olduğu gerekçesiyle adaleti sevgi dolu ilişkiye yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir Aile içi yaşamda adalet talebinin aileleri kendilerine özgü sevgi dolu karakterinden mahrum bırakacağına inanılmıştır Müzakere edilmiş düzenlemelerin soğuk egoizminin aileyi ayakta tutan sevgi bağlarının yerini alması durumunda ailenin dağılacağı iddia edilmiştir Ailede adaletten ziyade sevgi şefkat ve yardımseverlik gibi nitelikler arandığından adalet ile sevgi arasında keskin bir karşıtlık ya da bir gerilim olduğu düşünülmüş ve adaletin aile hayatını yönetmesi gereken değerler arasında yer alamayacağı savunulmuştur Bunun yanı sıra devletin aile kurumunun iç işlerine müdahale etme iç yaşamını yönetme gibi bir hakkı olmadığı öne sürülmüştür Ayrıca ailelerin de aile ve bakım işlerine dair meselelerin bir adalet meselesi olarak ele alınması konusunda isteksiz olacağı varsayılmıştır Bu düşünceleri savunarak aile kurumunu adalet teorilerinin merkezine dahil etmeyen liberal adalet teorileri cinsiyetler arasında büyük yapısal eşitsizlikler içeren cinsiyete dayalı ayrımlar üzerine teorilerini inşa ettikleri gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştirilmiştir Peki liberal bireyci adalet paradigmalarının karşısında konumlanan eşitlik ve dağıtım yerine farklılıkların tanınmasına vurgu yapan Axel Honneth in tanınma teorisinde tarihsel olarak süregelen ataerkil ve cinsiyetçi kabul ve uygulamalardan türeyen adaletsizlikler acaba göz önünde bulundurulmuş mudur yoksa liberal adalet teorilerinde olduğu gibi yine göz ardı mı edilmiştir Onun tanınma teorisi acaba toplumsal cinsiyet adaletsizliğini bertaraf etmeye yönelik bir kapı aralıyor mudur Elinizdeki kitap bu soruların cevabının aranması amacıyla kaleme alınmıştır Bu soruların cevapları Frankfurt Okulu nun günümüzdeki temsilcilerinden olan Alman düşünür Axel Honneth in tanınma teorisi ve Amerikalı siyaset teorisyeni Iris Marion Young ın yapısal adaletsizlik yaklaşımı üzerinden aranmıştır

Çizgi Kitabevi Yayınları
Serpil Durğun tarafından kaleme alınan Honnethin Tanınma Teorisinde Sevgi ve Bakım Alanında Emeğin Tanınması Sorunu Çizgi Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Honnethin Tanınma Teorisinde Sevgi ve Bakım Alanında Emeğin Tanınması Sorunu Serpil Durğun Kitap Özeti Toplumsal cinsiyet adaletsizliğinin ve ailenin ataerkil yapısının farkında olan düşünürler bile aile yaşamının özünün adaletin üstünde veya ötesinde olduğu gerekçesiyle adaleti sevgi dolu ilişkiye yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir Aile içi yaşamda adalet talebinin aileleri kendilerine özgü sevgi dolu karakterinden mahrum bırakacağına inanılmıştır Müzakere edilmiş düzenlemelerin soğuk egoizminin aileyi ayakta tutan sevgi bağlarının yerini alması durumunda ailenin dağılacağı iddia edilmiştir Ailede adaletten ziyade sevgi şefkat ve yardımseverlik gibi nitelikler arandığından adalet ile sevgi arasında keskin bir karşıtlık ya da bir gerilim olduğu düşünülmüş ve adaletin aile hayatını yönetmesi gereken değerler arasında yer alamayacağı savunulmuştur Bunun yanı sıra devletin aile kurumunun iç işlerine müdahale etme iç yaşamını yönetme gibi bir hakkı olmadığı öne sürülmüştür Ayrıca ailelerin de aile ve bakım işlerine dair meselelerin bir adalet meselesi olarak ele alınması konusunda isteksiz olacağı varsayılmıştır Bu düşünceleri savunarak aile kurumunu adalet teorilerinin merkezine dahil etmeyen liberal adalet teorileri cinsiyetler arasında büyük yapısal eşitsizlikler içeren cinsiyete dayalı ayrımlar üzerine teorilerini inşa ettikleri gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştirilmiştir Peki liberal bireyci adalet paradigmalarının karşısında konumlanan eşitlik ve dağıtım yerine farklılıkların tanınmasına vurgu yapan Axel Honnethin tanınma teorisinde tarihsel olarak süregelen ataerkil ve cinsiyetçi kabul ve uygulamalardan türeyen adaletsizlikler acaba göz önünde bulundurulmuş mudur yoksa liberal adalet teorilerinde olduğu gibi yine göz ardı mı edilmiştir Onun tanınma teorisi acaba toplumsal cinsiyet adaletsizliğini bertaraf etmeye yönelik bir kapı aralıyor mudur Elinizdeki kitap bu soruların cevabının aranması amacıyla kaleme alınmıştır Bu soruların cevapları Frankfurt Okulunun günümüzdeki temsilcilerinden olan Alman düşünür Axel Honnethin tanınma teorisi ve Amerikalı siyaset teorisyeni Iris Marion Youngın yapısal adaletsizlik yaklaşımı üzerinden aranmıştır Yayınevi Çizgi Kitabevi Yayınları Yazar Serpil Durğun Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Ocak 2023 Barkod 9786051969695 Kategori Araştıma İnceleme Referans Diğer Felsefe Kitapları

Çizgi Kitabevi Yayınları
Toplumsal cinsiyet adaletsizliğinin ve ailenin ataerkil yapısının farkında olan düşünürler bile aile yaşamının özünün adaletin üstünde veya ötesinde olduğu gerekçesiyle adaleti sevgi dolu ilişkiye yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir Aile içi yaşamda adalet talebinin aileleri kendilerine özgü sevgi dolu karakterinden mahrum bırakacağına inanılmıştır Müzakere edilmiş düzenlemelerin soğuk egoizminin aileyi ayakta tutan sevgi bağlarının yerini alması durumunda ailenin dağılacağı iddia edilmiştir Ailede adaletten ziyade sevgi şefkat ve yardımseverlik gibi nitelikler arandığından adalet ile sevgi arasında keskin bir karşıtlık ya da bir gerilim olduğu düşünülmüş ve adaletin aile hayatını yönetmesi gereken değerler arasında yer alamayacağı savunulmuştur Bunun yanı sıra devletin aile kurumunun iç işlerine müdahale etme iç yaşamını yönetme gibi bir hakkı olmadığı öne sürülmüştür Ayrıca ailelerin de aile ve bakım işlerine dair meselelerin bir adalet meselesi olarak ele alınması konusunda isteksiz olacağı varsayılmıştır Bu düşünceleri savunarak aile kurumunu adalet teorilerinin merkezine dahil etmeyen liberal adalet teorileri cinsiyetler arasında büyük yapısal eşitsizlikler içeren cinsiyete dayalı ayrımlar üzerine teorilerini inşa ettikleri gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştirilmiştir Peki liberal bireyci adalet paradigmalarının karşısında konumlanan eşitlik ve dağıtım yerine farklılıkların tanınmasına vurgu yapan Axel Honneth in tanınma teorisinde tarihsel olarak süregelen ataerkil ve cinsiyetçi kabul ve uygulamalardan türeyen adaletsizlikler acaba göz önünde bulundurulmuş mudur yoksa liberal adalet teorilerinde olduğu gibi yine göz ardı mı edilmiştir Onun tanınma teorisi acaba toplumsal cinsiyet adaletsizliğini bertaraf etmeye yönelik bir kapı aralıyor mudur Elinizdeki kitap bu soruların cevabının aranması amacıyla kaleme alınmıştır Bu soruların cevapları Frankfurt Okulu nun günümüzdeki temsilcilerinden olan Alman düşünür Axel Honneth in tanınma te

Çizgi Kitabevi
Toplumsal cinsiyet adaletsizliğinin ve ailenin ataerkil yapısının farkında olan düşünürler bile aile yaşamının özünün adaletin üstünde veya ötesinde olduğu gerekçesiyle adaleti sevgi dolu ilişkiye yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir Aile içi yaşamda adalet talebinin aileleri kendilerine özgü sevgi dolu karakterinden mahrum bırakacağına inanılmıştır Müzakere edilmiş düzenlemelerin soğuk egoizminin aileyi ayakta tutan sevgi bağlarının yerini alması durumunda ailenin dağılacağı iddia edilmiştir Ailede adaletten ziyade sevgi şefkat ve yardımseverlik gibi nitelikler arandığından adalet ile sevgi arasında keskin bir karşıtlık ya da bir gerilim olduğu düşünülmüş ve adaletin aile hayatını yönetmesi gereken değerler arasında yer alamayacağı savunulmuştur Bunun yanı sıra devletin aile kurumunun iç işlerine müdahale etme iç yaşamını yönetme gibi bir hakkı olmadığı öne sürülmüştür Ayrıca ailelerin de aile ve bakım işlerine dair meselelerin bir adalet meselesi olarak ele alınması konusunda isteksiz olacağı varsayılmıştır Bu düşünceleri savunarak aile kurumunu adalet teorilerinin merkezine dahil etmeyen liberal adalet teorileri cinsiyetler arasında büyük yapısal eşitsizlikler içeren cinsiyete dayalı ayrımlar üzerine teorilerini inşa ettikleri gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştirilmiştir Peki liberal bireyci adalet paradigmalarının karşısında konumlanan eşitlik ve dağıtım yerine farklılıkların tanınmasına vurgu yapan Axel Honneth in tanınma teorisinde tarihsel olarak süregelen ataerkil ve cinsiyetçi kabul ve uygulamalardan türeyen adaletsizlikler acaba göz önünde bulundurulmuş mudur yoksa liberal adalet teorilerinde olduğu gibi yine göz ardı mı edilmiştir Onun tanınma teorisi acaba toplumsal cinsiyet adaletsizliğini bertaraf etmeye yönelik bir kapı aralıyor mudur Elinizdeki kitap bu soruların cevabının aranması amacıyla kaleme alınmıştır Bu soruların cevapları Frankfurt Okulu nun günümüzdeki temsilcilerinden olan Alman düşünür Axel Honneth in tanınma teorisi ve Amerikalı siyaset teorisyeni Iris Marion Young ın yapısal adaletsizlik yaklaşımı üzerinden aranmıştır

Çizgi
Toplumsal cinsiyet adaletsizliğinin ve ailenin ataerkil yapısının farkında olan düşünürler bile aile yaşamının özünün adaletin üstünde veya ötesinde olduğu gerekçesiyle adaleti sevgi dolu ilişkiye yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir Aile içi yaşamda adalet talebinin aileleri kendilerine özgü sevgi dolu karakterinden mahrum bırakacağına inanılmıştır Müzakere edilmiş düzenlemelerin soğuk egoizminin aileyi ayakta tutan sevgi bağlarının yerini alması durumunda ailenin dağılacağı iddia edilmiştir Ailede adaletten ziyade sevgi şefkat ve yardımseverlik gibi nitelikler arandığından adalet ile sevgi arasında keskin bir karşıtlık ya da bir gerilim olduğu düşünülmüş ve adaletin aile hayatını yönetmesi gereken değerler arasında yer alamayacağı savunulmuştur Bunun yanı sıra devletin aile kurumunun iç işlerine müdahale etme iç yaşamını yönetme gibi bir hakkı olmadığı öne sürülmüştür Ayrıca ailelerin de aile ve bakım işlerine dair meselelerin bir adalet meselesi olarak ele alınması konusunda isteksiz olacağı varsayılmıştır Bu düşünceleri savunarak aile kurumunu adalet teorilerinin merkezine dahil etmeyen liberal adalet teorileri cinsiyetler arasında büyük yapısal eşitsizlikler içeren cinsiyete dayalı ayrımlar üzerine teorilerini inşa ettikleri gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştirilmiştir Peki liberal bireyci adalet paradigmalarının karşısında konumlanan eşitlik ve dağıtım yerine farklılıkların tanınmasına vurgu yapan Axel Honneth in tanınma teorisinde tarihsel olarak süregelen ataerkil ve cinsiyetçi kabul ve uygulamalardan türeyen adaletsizlikler acaba göz önünde bulundurulmuş mudur yoksa liberal adalet teorilerinde olduğu gibi yine göz ardı mı edilmiştir Onun tanınma teorisi acaba toplumsal cinsiyet adaletsizliğini bertaraf etmeye yönelik bir kapı aralıyor mudur Elinizdeki kitap bu soruların cevabının aranması amacıyla kaleme alınmıştır Bu soruların cevapları Frankfurt Okulu nun günümüzdeki temsilcilerinden olan Alman düşünür Axel Honneth in tanınma teorisi ve Amerikalı siyaset teorisyeni Iris Marion Young ın yapısal adaletsizlik yaklaşımı üzerinden aranmıştır