Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması — Rezan Epözdemir

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Rezan EpözdemirAdalet Yayınevi
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Rezan EpözdemirDeğişen ve gelişen ceza adaleti sisteminin etkisi ile ülkemiz mevzuatında yer edinen erteleme kurumlarından biri hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu hukukumuza ilk olarak 2005 yılında Çocuk Koruma Kanunu ile girmiş ve sadece çocuklar açısından uygulanmaya başlanmıştır Yetişkinler yönünden uygulama ise 2006 yılında 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle birlikte mümkün olmuştur En başta sınırlı olarak uygulanabilen bu kurum süregelen değişiklikler neticesinde geniş bir uygulama alanı bulmuştur Özellikle kurumun yetişkinler açısından uygulanabilir hale getirilmesi ve sadece şikayete tabi suçlarda uygulanacağına ilişkin normun kaldırılması müessesenin uygulama alanının genişlemesini sağlamıştır Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun temelinde belli şartları taşıyan sanığı mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden koruma amacı bulunmaktadır Bu bakımdan kurum sanık açısından bir şans olarak görülmüştür Bununla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının cezanın bireyselleştirilmesi aracı olması ve denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmemesi halinde hükmün açıklanacağı tehdidiyle cezanın caydırıcılık ve önleyicilik amacına hizmet etmesi kurumu vazgeçilmez kılmıştır Aynı zamanda müessesenin sanığa mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden kurtulma şansı tanıması ve mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesini sağlaması kurumun sıklıkla uygulanmasına etki eden önemli faktörlerdendir Ancak kurumun amacına uygun ve layıkıyla uygulanması hayati önem arz etmektedir Zira aksi durum sanıkta işlediği suçun cezasız kalacağı algısını uyandırabilecektir Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu mevzuatımızda yeni olması mahkemelerce yaygın bir şekilde uygulanması doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kurumun uygulaması ve sonuçlarına ilişkin ciddi tartışmaların bulunması ve kurumun ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin tespiti konunun tarafımızca seçilmesinde etken olmuştur Çalışmamızın amacı kurumun getiriliş gayesine uygun sonuç doğurup doğurmadığını tespit etmek ve uygulamada yaşanan tereddüt ve sorunlara cevap aramaktır Bu kapsamda doktrindeki eser ve görüşlerden faydalanılmış bu konuda Yargıtayın son dönem kararları da dâhil olmak üzere birçok önemli içtihada yer verilmiştir Çalışmamızda kurumun mukayeseli hukukta ortaya çıkışına ve düzenleniş şekline fikir oluşturması amacıyla sınırlı olarak yer verilmiş konu ile ilgili ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile doktrindeki görüşler etraflıca işlenmiş ve Yargıtay kararları ışığında kurumun ne şekilde uygulandığı açıklanmıştır Kurum açıklanırken yasal düzenlemeler doktrindeki görüşler ve uygulamadaki kararlar birlikte tahlil edilerek bir sonuca varılmaya çalışılmış örnekleme ve karşılaştırma yöntemlerine başvurulmuştur Bununla birlikte doktrindeki tartışmaların yargı kararlarına nasıl yansıdığı ve uygulamanın hangi doğrultuda şekillendiğini ortaya koymak adına Yargıtayın son dönem içtihatları dahil birçok karara yer verilmiş ve bu kararlarla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır Çalışma konumuz olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumunun getiriliş amacına uygun bir zeminde doğru anlaşılıp uygulanması ve bu alanda yararlanılan bir kaynak olması için siz değerli okurların beğenisine sunuyoruz

Adalet Yayınevi
Değişen ve gelişen ceza adaleti sisteminin etkisi ile ülkemiz mevzuatında yer edinen erteleme kurumlarından biri hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu hukukumuza ilk olarak 2005 yılında Çocuk Koruma Kanunu ile girmiş ve sadece çocuklar açısından uygulanmaya başlanmıştır Yetişkinler yönünden uygulama ise 2006 yılında 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle birlikte mümkün olmuştur En başta sınırlı olarak uygulanabilen bu kurum süregelen değişiklikler neticesinde geniş bir uygulama alanı bulmuştur Özellikle kurumun yetişkinler açısından uygulanabilir hale getirilmesi ve sadece şikayete tabi suçlarda uygulanacağına ilişkin normun kaldırılması müessesenin uygulama alanının genişlemesini sağlamıştır Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun temelinde belli şartları taşıyan sanığı mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden koruma amacı bulunmaktadır Bu bakımdan kurum sanık açısından bir şans olarak görülmüştür Bununla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının cezanın bireyselleştirilmesi aracı olması ve denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmemesi halinde hükmün açıklanacağı tehdidiyle cezanın caydırıcılık ve önleyicilik amacına hizmet etmesi kurumu vazgeçilmez kılmıştır Aynı zamanda müessesenin sanığa mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden kurtulma şansı tanıması ve mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesini sağlaması kurumun sıklıkla uygulanmasına etki eden önemli faktörlerdendir Ancak kurumun amacına uygun ve layıkıyla uygulanması hayati önem arz etmektedir Zira aksi durum sanıkta işlediği suçun cezasız kalacağı algısını uyandırabilecektir Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu mevzuatımızda yeni olması mahkemelerce yaygın bir şekilde uygulanması doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kurumun uygulaması ve sonuçlarına ilişkin ciddi tartışmaların bulunması ve kurumun ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin tespiti konunun tarafımızca seçilmesinde etken olmuştur Çalışmamızın amacı kurumun getiriliş gayesine uygun sonuç doğurup doğurmadığını tespit etmek ve uygulamada yaşanan tereddüt ve sorunlara cevap aramaktır Bu kapsamda doktrindeki eser ve görüşlerden faydalanılmış bu konuda Yargıtay ın son dönem kararları da dâhil olmak üzere birçok önemli içtihada yer verilmiştir Çalışmamızda kurumun mukayeseli hukukta ortaya çıkışına ve düzenleniş şekline fikir oluşturması amacıyla sınırlı olarak yer verilmiş konu ile ilgili ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile doktrindeki görüşler etraflıca işlenmiş ve Yargıtay kararları ışığında kurumun ne şekilde uygulandığı açıklanmıştır Kurum açıklanırken yasal düzenlemeler doktrindeki görüşler ve uygulamadaki kararlar birlikte tahlil edilerek bir sonuca varılmaya çalışılmış örnekleme ve karşılaştırma yöntemlerine başvurulmuştur Bununla birlikte doktrindeki tartışmaların yargı kararlarına nasıl yansıdığı ve uygulamanın hangi doğrultuda şekillendiğini ortaya koymak adına Yargıtay ın son dönem içtihatları dâhil birçok karara yer verilmiş ve bu kararlarla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır Çalışma konumuz olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumunun getiriliş amacına uygun bir zeminde doğru anlaşılıp uygulanması ve bu alanda yararlanılan bir kaynak olması için siz değerli okurların beğenisine sunuyoruz

Adalet Yayınevi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun temelinde belli şartları taşıyan sanığı mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden koruma amacı bulunmaktadır Bu bakımdan kurum sanık açısından bir şans olarak görülmüştür Bununla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının cezanın bireyselleştirilmesi aracı olması ve denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmemesi halinde hükmün açıklanacağı tehdidiyle cezanın caydırıcılık ve önleyicilik amacına hizmet etmesi kurumu vazgeçilmez kılmıştır Aynı zamanda müessesenin sanığa mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden kurtulma şansı tanıması ve mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesini sağlaması kurumun sıklıkla uygulanmasına etki eden önemli faktörlerdendir Ancak kurumun amacına uygun ve layıkıyla uygulanması hayati önem arz etmektedir Zira aksi durum sanıkta işlediği suçun cezasız kalacağı algısını uyandırabilecektir Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu mevzuatımızda yeni olması mahkemelerce yaygın bir şekilde uygulanması doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kurumun uygulaması ve sonuçlarına ilişkin ciddi tartışmaların bulunması ve kurumun ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin tespiti konunun tarafımızca seçilmesinde etken olmuştur Çalışmamızın amacı kurumun getiriliş gayesine uygun sonuç doğurup doğurmadığını tespit etmek ve uygulamada yaşanan tereddüt ve sorunlara cevap aramaktır Bu kapsamda doktrindeki eser ve görüşlerden faydalanılmış bu konuda Yargıtay ın son dönem kararları da dâhil olmak üzere birçok önemli içtihada yer verilmiştir Çalışmamızda kurumun mukayeseli hukukta ortaya çıkışına ve düzenleniş şekline fikir oluşturması amacıyla sınırlı olarak yer verilmiş konu ile ilgili ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile doktrindeki görüşler etraflıca işlenmiş ve Yargıtay kararları ışığında kurumun ne şekilde uygulandığı açıklanmıştır Kurum açıklanırken yasal düzenlemeler doktrindeki görüşler ve uygulamadaki kararlar birlikte tahlil edilerek bir sonuca varılmaya çalışılmış örnekleme ve karşılaştırma yöntemlerine başvurulmuştur Bununla birlikte doktrindeki tartışmaların yargı kararlarına nasıl yansıdığı ve uygulamanın hangi doğrultuda şekillendiğini ortaya koymak adına Yargıtay ın son dönem içtihatları dâhil birçok karara yer verilmiş ve bu kararlarla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır Çalışma konumuz olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumunun getiriliş amacına uygun bir zeminde doğru anlaşılıp uygulanması ve bu alanda yararlanılan bir kaynak olması için siz değerli okurların beğenisine sunuyoruz

Adalet Yayınevi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun temelinde belli şartları taşıyan sanığı mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden koruma amacı bulunmaktadır Bu bakımdan kurum sanık açısından bir şans olarak görülmüştür Bununla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının cezanın bireyselleştirilmesi aracı olması ve denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmemesi halinde hükmün açıklanacağı tehdidiyle cezanın caydırıcılık ve önleyicilik amacına hizmet etmesi kurumu vazgeçilmez kılmıştır Aynı zamanda müessesenin sanığa mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden kurtulma şansı tanıması ve mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesini sağlaması kurumun sıklıkla uygulanmasına etki eden önemli faktörlerdendir Ancak kurumun amacına uygun ve layıkıyla uygulanması hayati önem arz etmektedir Zira aksi durum sanıkta işlediği suçun cezasız kalacağı algısını uyandırabilecektir Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun mahkemelerce yaygın bir şekilde uygulanması doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kurumun uygulaması ve sonuçlarına ilişkin ciddi tartışmaların bulunması ve kurumun ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin tespiti konunun tarafımızca seçilmesinde etken olmuştur Çalışmamızın amacı kurumun getiriliş gayesine uygun sonuç doğurup doğurmadığını tespit etmek ve uygulamada yaşanan tereddüt ve sorunlara cevap aramaktır Bu kapsamda doktrindeki eser ve görüşlerden faydalanılmış bu konuda Yargıtay ın son dönem kararları da dâhil olmak üzere birçok önemli içtihada yer verilmiştir Çalışmamızda kurumun mukayeseli hukukta ortaya çıkışına ve düzenleniş şekline fikir oluşturması amacıyla sınırlı olarak yer verilmiş konu ile ilgili ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile doktrindeki görüşler etraflıca işlenmiş ve Yargıtay kararları ışığında kurumun ne şekilde uygulandığı açıklanmıştır Kurum açıklanırken yasal düzenlemeler doktrindeki görüşler ve uygulamadaki kararlar birlikte tahlil edilerek bir sonuca varılmaya çalışılmış örnekleme ve karşılaştırma yöntemlerine başvurulmuştur Ayrıca mevzuat değişiklikleri ve bu değişikliklerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına etkileri çalışmamıza eklenmiştir Bununla birlikte doktrindeki tartışmaların yargı kararlarına nasıl yansıdığı ve uygulamanın hangi doğrultuda şekillendiğini ortaya koymak adına Yargıtay ın son dönem içtihatları dâhil birçok karara yer verilmiş ve bu kararlarla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır

Adalet Yayınevi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun temelinde belli şartları taşıyan sanığı mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden koruma amacı bulunmaktadır Bu bakımdan kurum sanık açısından bir şans olarak görülmüştür Bununla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının cezanın bireyselleştirilmesi aracı olması ve denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmemesi halinde hükmün açıklanacağı tehdidiyle cezanın caydırıcılık ve önleyicilik amacına hizmet etmesi kurumu vazgeçilmez kılmıştır Aynı zamanda müessesenin sanığa mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden kurtulma şansı tanıması ve mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesini sağlaması kurumun sıklıkla uygulanmasına etki eden önemli faktörlerdendir Ancak kurumun amacına uygun ve layıkıyla uygulanması hayati önem arz etmektedir Zira aksi durum sanıkta işlediği suçun cezasız kalacağı algısını uyandırabilecektir Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun mahkemelerce yaygın bir şekilde uygulanması doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kurumun uygulaması ve sonuçlarına ilişkin ciddi tartışmaların bulunması ve kurumun ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin tespiti konunun tarafımızca seçilmesinde etken olmuştur Çalışmamızın amacı kurumun getiriliş gayesine uygun sonuç doğurup doğurmadığını tespit etmek ve uygulamada yaşanan tereddüt ve sorunlara cevap aramaktır Bu kapsamda doktrindeki eser ve görüşlerden faydalanılmış bu konuda Yargıtay ın son dönem kararları da dâhil olmak üzere birçok önemli içtihada yer verilmiştir Çalışmamızda kurumun mukayeseli hukukta ortaya çıkışına ve düzenleniş şekline fikir oluşturması amacıyla sınırlı olarak yer verilmiş konu ile ilgili ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile doktrindeki görüşler etraflıca işlenmiş ve Yargıtay kararları ışığında kurumun ne şekilde uygulandığı açıklanmıştır Kurum açıklanırken yasal düzenlemeler doktrindeki görüşler ve uygulamadaki kararlar birlikte tahlil edilerek bir sonuca varılmaya çalışılmı

Adalet Yayınevi
Rezan Epözdemir tarafından kaleme alınan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Rezan Epözdemir Kitap Özeti Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun temelinde belli şartları taşıyan sanığı mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden koruma amacı bulunmaktadır Bu bakımdan kurum sanık açısından bir şans olarak görülmüştür Bununla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının cezanın bireyselleştirilmesi aracı olması ve denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmemesi halinde hükmün açıklanacağı tehdidiyle cezanın caydırıcılık ve önleyicilik amacına hizmet etmesi kurumu vazgeçilmez kılmıştır Aynı zamanda müessesenin sanığa mahkûmiyet hükmünün olumsuz etkilerinden kurtulma şansı tanıması ve mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesini sağlaması kurumun sıklıkla uygulanmasına etki eden önemli faktörlerdendir Ancak kurumun amacına uygun ve layıkıyla uygulanması hayati önem arz etmektedir Zira aksi durum sanıkta işlediği suçun cezasız kalacağı algısını uyandırabilecektir Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun mahkemelerce yaygın bir şekilde uygulanması doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kurumun uygulaması ve sonuçlarına ilişkin ciddi tartışmaların bulunması ve kurumun ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin tespiti konunun tarafımızca seçilmesinde etken olmuştur Çalışmamızın amacı kurumun getiriliş gayesine uygun sonuç doğurup doğurmadığını tespit etmek ve uygulamada yaşanan tereddüt ve sorunlara cevap aramaktır Bu kapsamda doktrindeki eser ve görüşlerden faydalanılmış bu konuda Yargıtay ın son dönem kararları da dâhil olmak üzere birçok önemli içtihada yer verilmiştir Çalışmamızda kurumun mukayeseli hukukta ortaya çıkışına ve düzenleniş şekline fikir oluşturması amacıyla sınırlı olarak yer verilmiş konu ile ilgili ülkemizdeki yasal düzenlemeler ile doktrindeki görüşler etraflıca işlenmiş ve Yargıtay kararları ışığında kurumun ne şekilde uygulandığı açıklanmıştır Kurum açıklanırken yasal düzenlemeler doktrindeki görüşler ve uygulamadaki kararlar birlikte tahlil edilerek bir sonuca varılmaya çalışılmış örnekleme ve karşılaştırma yöntemlerine başvurulmuştur Ayrıca mevzuat değişiklikleri ve bu değişikliklerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına etkileri çalışmamıza eklenmiştir Bununla birlikte doktrindeki tartışmaların yargı kararlarına nasıl yansıdığı ve uygulamanın hangi doğrultuda şekillendiğini ortaya koymak adına Yargıtay ın son dönem içtihatları dâhil birçok karara yer verilmiş ve bu kararlarla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Rezan Epözdemir Sayfa 415 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 17 00x25 00 cm Basım Yılı Ağustos 2021 Barkod 9786257595995 Kategori Ceza Hukuku

Adalet Yayınevi
Çalışmanın ilk baskısı üzerinden oldukça uzun bir zaman geçti Bu çalışmadan sonra cinsel suçlarla ilgili çok sayıda tez makale ve kitap çalışmaları çıktı Bu çalışmaların gözden geçirilmesi gerekliydi Ancak çalışmanın cinsel suçlarda delillerle sınırlanmış olması nedeniyle Yargıtay ve ilk derece mahkemesi kararlarına ağırlık verildi Kavramsal ve gereksiz tartışmalardan kaçınıldı Gereklilik ölçüsünde diğer kaynaklara yer verildi Bu çalışmanın çıkış noktası Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Bölüm başkanlığının yapmış olduğu sunumdu Ancak sunucu heyet başkanlığının çalışmanın ilk yayına çıkışında söz verilen desteğinin ulaşmaması nedeniyle ilk baskı ulaşılan kitap makale ve tez çalışmalarına göre hazırlandı Söz konusu durum adli tıbbın adli uygulamalardan bağımsız çalışma çabası olarak değerlendirildi Bu çalışma uygulamada hakim ve savcı olarak çalışan bizzat yer alan bizlerin gerek ilk derece gerekse kanun yolu aşamasında delilleri değerlendirmesine ilişkindir İkinci baskıda Yargıtay kararlarında kullanılan ölçütlerin ayrı ayrı değerlendirmesine yer verilmiştir Ceza hukuku alanında delillere ilişkin çalışmaların çok sınırlı olduğu bilinmektedir Üstelik cinsel suçlara ilişkin delil değerlendirme çalışmaları konusunda çalışma ilktir Bu çalışmanın her iki baskısı da bu amaca yönelmiştir Uygulamada cinsel suçlar suçun tarafları dışında duruşmayı yöneten hakim açısından da pek çok zorluğu beraberinde getirir Duruşma öncesinde ve sırasında taraflar oldukça gergindir Bu davranışlar duruşmaya ve duruşma sırası beklentisi sırasında yaşanan olaylara yansır Ayrıca olayın hemen sonrasında yaşanan olaylar kolluk sağlık birimleri ya da yakın çevrenin yaklaşımları suçun ortaya çıkması delillerin toplanması ve değerlendirilmesi açısından çok fazla soruna neden olmaktadır 18 yaşından küçük olan mağdur intihara teşebbüs etmiş hastanede bulunduğu sırada beyanlarını alan polis memuru mağdurun kendisiyle evleneceğini söyleyen ve oral yoldan cinsel davranışlarda bulunan arkadaşının arkadaşlıklarının bittiğini söylemesi üzerine bu yola başvurduğunu tespit etmişti Cumhuriyet savcılığı eylemlerin mağdur rızası ile gerçekleşmesi nedeniyle TCK m 104 te düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kamu davası açmıştı Duruşma sırasında mağdura re sen müdafi tayin edildi İlk duruşmaya sanık ve mağdurun babası ile mağdur müdafi dışında katılan olmamıştı Oldukça masum görünen sanık suçlamaları kabul etmemişti Mağdur babasının ifadesi alındı Olayı görmemişti Olayı kızından öğrenmemiş hastane polisinin tutmuş olduğu tutanaklardan ve iddianamenin tebliği üzerine öğrenmişti Duruşma bitirilirken mağdurenin usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen hazır olmadığı görüldü İhzaren celp edilecekti Bunu anlayan mağdurenin babası ayağa kalktı ve Kızımı yeniden çağırmayın hakim bey Benim kızım bu olayları bir kez daha anlatmak zorunda kalırsa yine intihar eder ve bu defa kendisini kurtaramam dedi Mağdur müdafi olayın aydınlatılması açısından mağdurun ihzaren celbini talep etti ve mahkeme sanığın üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından beraat yönünde hüküm kurdu Esasen belirtilen eylem TCK kapsamında suç teşkil eden bir eylem değildi İkinci olayda mağdur bir sağlık çalışanıydı Sanık sürekli olarak mağdura ait ayakkabı ya da terliklere ayaklarının ne kadar güzel olduğu konusunda notlar bırakıyordu Bir gün mağdur eve geldiğinde sanığın evine girdiğini ve yine notlar bıraktığını farketti Eşi kolluğa telefon açtı ve olay mahalline gelerek parmak izi tespiti yapılmasını istedi Kolluk mesai saatleri olmaması nedeniyle ertesi gün aranılması halinde yardımcı olunacağını iletti Ertesi gün yeniden aranan kolluk görevlileri bu defa başka bir olay mahalline gitmeleri nedeniyle eve gelmelerinin mümkün olmadığını iletti Üçüncü gün aranan kolluk görevlisi olayın üzerinden ne kadar zaman geçtiğini sordu Üç gün olduğu cevabını aldığında olayın üzerinden çok zaman geçtiğini artık parmak izi tespitinin çok fazla anlamlı