Hüzün Baz Şiirler — Betül Karakeçi

Hüzün Baz Şiirler
Betül KarakeçiÇıra Yayınları
Hüzün Baz Şiirler
Betül KarakeçiBir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz Tanıtım Bülteninden

ÇIRA YAYINLARI
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz

ÇIRA EDEBİYAT
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz

Çıra Yayınları
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirkenSesin ve sözlerinGecenin yüzündeki yıldızlarIşıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz

Çıra Yayınları
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz

Çıra Yayınları
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz

Çıra
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık etsen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz

Çıra Yayınları
Betül Karakeçi tarafından kaleme alınan Hüzün Baz Şiirler Çıra Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Hüzün Baz Şiirler Betül Karakeçi Kitap Özeti Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz Yayınevi Çıra Yayınları Yazar Betül Karakeçi Sayfa 88 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2025 Barkod 9786256252714 Kategori Şiir

Çıra Yayınları
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirkenSesin ve sözlerinGecenin yüzündeki yıldızlarIşıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz

Çıra Kültür
Bir martının bembeyaz kanadında saklı ellerin Biraz soğuk çokça beyaz hafif büyülü Sonbahar güneşinde kızaran narçiçeğinden pembe Uzattığında uzun ve sonsuz bir yolculuğun habercisi Bir tutsam ellerini geçmişimi unutmaktan korkarım Seninle çıktığım her yolculuk sürprizlere gebe Umut var sevinç var huzur var alınma ama çok da öfke var içinde Ruhuma dantel dantel işlenirken Sesin ve sözlerin Gecenin yüzündeki yıldızlar Işıldar bir bir Aklımda sen kokun ellerin Ve yine sen Ne güzel Bende hep böyle kalabalık et sen Bozuk bir pusulaymış rehberimiz Kırk deve yükü dert yüklenip sırtımızda bir hırka bohçamızda bir somun ekmekle yollara düşmüşüz ağır aksak Derviş desen derviş değiliz âşık desen âşık değil Zaten çıktığımız yolculuk tam da bundan değil mi Neyiz kimiz nereden geldik nereye gidiyoruz ya da gerçekten gidiyor mu duruyor muyuz