Hüzün Defteri — Şükran Efe

Hüzün Defteri
Şükran EfeOzan Yayıncılık
Hüzün Defteri
Şükran EfeYaşam kaygısı olan insanların bir de yaşam kavgası vardır Bu kaygı ve kavga kentin bütün sokaklarına ayak izi bırakan Toplayıcılar için daha da bir çetrefillidir Bu hayatta kalma mücadelesi kadar toplumun değer yargılarına karşı da verilen bir mücadeledir İş edindikleri Toplayıcılık nasıl ortak paydaları ise sistemin önlerine çıkardığı açmazlar da verdikleri mücadele de ortak paydalarıdır Yani bu kitap toplayıcıları baktığınız ama göremediğiniz bildiğiniz ama anlayamadığınız tanımladığınız ama kavrayamadığınız varlık nedenlerini ilgiyle okuyacağınız özgün bir hikâye olarak önümüze koyuyor

OZAN YAYINCILIK
O gece hiç birimiz uyumamıştık İçimizde bir acı sabaha kadar kıvranıp durmuştuk Nasıl uyurduk Hâkim uzun zaman önce kalemini kırmış Pala yı ölüme mahkûm etmişti Sabaha karşı gün ağarmadan koğuşun kapısı büyük bir cızıltıyla açıldı Cellatlar onlara verilen görevi yerine getirmek için Pala yı almaya gelmişlerdi Pala çok soğukkanlıydı Yerinden kalktığında bütün koğuş da ayağa kalktı ama hiç kimseden çıt çıkmıyordu Herkes bir yandan Pala nın yüzüne bakıyor yüz ifadesini anlamaya çalışıyor bir yandan da başlarını göğüslerine düşürerek kimseye göstermek istemedikleri gözyaşlarını siliyorlardı Pala yatağının altından bir poşet çıkartıp bana uzattı Bunlar sende kalsın dedi Bu roman bende kalmasını istedikleri arasındaki yıpranmış sararmış ve pek de okunaklı olmayan hatıra defterindeki Pala nın hazin hikâyesidir

Ozan Yayıncılık
O gece hiç birimiz uyumamıştık İçimizde bir acı sabaha kadar kıvranıp durmuştuk Nasıl uyurduk Hâkim uzun zaman önce kalemini kırmış Pala yı ölüme mahkûm etmişti Sabaha karşı gün ağarmadan koğuşun kapısı büyük bir cızıltıyla açıldı Cellatlar onlara verilen görevi yerine getirmek için Pala yı almaya gelmişlerdi Pala çok soğukkanlıydı Yerinden kalktığında bütün koğuş da ayağa kalktı ama hiç kimseden çıt çıkmıyordu Herkes bir yandan Pala nın yüzüne bakıyor yüz ifadesini anlamaya çalışıyor bir yandan da başlarını göğüslerine düşürerek kimseye göstermek istemedikleri gözyaşlarını siliyorlardı Pala yatağının altından bir poşet çıkartıp bana uzattı Bunlar sende kalsın dedi Bu roman bende kalmasını istedikleri arasındaki yıpranmış sararmış ve pek de okunaklı olmayan hatıra defterindeki Pala nın hazin hikayesidir

Ozan Yayıncılık
O gece hiç birimiz uyumamıştık İçimizde bir acı sabaha kadar kıvranıp durmuştuk Nasıl uyurduk Hâkim uzun zaman önce kalemini kırmış Pala yı ölüme mahkûm etmişti Sabaha karşı gün ağarmadan koğuşun kapısı büyük bir cızıltıyla açıldı Cellatlar onlara verilen görevi yerine getirmek için Pala yı almaya gelmişlerdi Pala çok soğukkanlıydı Yerinden kalktığında bütün koğuş da ayağa kalktı ama hiç kimseden çıt çıkmıyordu Herkes bir yandan Pala nın yüzüne bakıyor yüz ifadesini anlamaya çalışıyor bir yandan da başlarını göğüslerine düşürerek kimseye göstermek istemedikleri gözyaşlarını siliyorlardı Pala yatağının altından bir poşet çıkartıp bana uzattı Bunlar sende kalsın dedi Bu roman bende kalmasını istedikleri arasındaki yıpranmış sararmış ve pek de okunaklı olmayan hatıra defterindeki Pala nın hazin hikâyesidir

Ozan Yayıncılık
O gece hiç birimiz uyumamıştık İçimizde bir acı sabaha kadar kıvranıp durmuştuk Nasıl uyurduk Hâkim uzun zaman önce kalemini kırmış Pala yı ölüme mahkûm etmişti Sabaha karşı gün ağarmadan koğuşun kapısı büyük bir cızıltıyla açıldı Cellatlar onlara verilen görevi yerine getirmek için Pala yı almaya gelmişlerdi Pala çok soğukkanlıydı Yerinden kalktığında bütün koğuş da ayağa kalktı ama hiç kimseden çıt çıkmıyordu Herkes bir yandan Pala nın yüzüne bakıyor yüz ifadesini anlamaya çalışıyor bir yandan da başlarını göğüslerine düşürerek kimseye göstermek istemedikleri gözyaşlarını siliyorlardı Pala yatağının altından bir poşet çıkartıp bana uzattı Bunlar sende kalsın dedi Bu roman bende kalmasını istedikleri arasındaki yıpranmış sararmış ve pek de okunaklı olmayan hatıra defterindeki Pala nın hazin hikayesidir

Ozan
O gece hiç birimiz uyumamıştık İçimizde bir acı sabaha kadar kıvranıp durmuştuk Nasıl uyurduk Hâkim uzun zaman önce kalemini kırmış Pala yı ölüme mahkûm etmişti Sabaha karşı gün ağarmadan koğuşun kapısı büyük bir cızıltıyla açıldı Cellatlar onlara verilen görevi yerine getirmek için Pala yı almaya gelmişlerdi Pala çok soğukkanlıydı Yerinden kalktığında bütün koğuş da ayağa kalktı ama hiç kimseden çıt çıkmıyordu Herkes bir yandan Pala nın yüzüne bakıyor yüz ifadesini anlamaya çalışıyor bir yandan da başlarını göğüslerine düşürerek kimseye göstermek istemedikleri gözyaşlarını siliyorlardı Pala yatağının altından bir poşet çıkartıp bana uzattı Bunlar sende kalsın dedi Bu roman bende kalmasını istedikleri arasındaki yıpranmış sararmış ve pek de okunaklı olmayan hatıra defterindeki Pala nın hazin hikâyesidir