Hüzünbaz Sevgiliye Mektuplar — Arif Toprak

Hüzünbaz Sevgiliye Mektuplar
Arif ToprakKALDIRIM YAYINLARI
Hüzünbaz Sevgiliye Mektuplar
Arif ToprakGözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Sarımtırak rengi lamba altında acıyı hüznü kederi yalnızlığı ve umutsuzluğu konuşuyorduk ve o kalleş ayrılığı

Kaldırım Yayınları
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Sarımtırak rengi lamba altında acıyı hüznü kederi yalnızlığı ve umutsuzluğu konuşuyorduk ve o kalleş ayrılığı

Kaldırım Yayınları
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında İçeride sarımtırak bir hava vardı ve dışarısı zifiri karanlıktı Gizliden gözlerine bakmıştım yakıcı bir soğukluk vardı etrafta Sessizlik işgal etmişti her bir yanımızı susuyorduk gözlerimiz konuşuyordu sadece Acıyı hüznü kederi yalnızlığı ve umutsuzluğu konuşuyorduk ve o kalleş ayrılığı Gözlerindeki sağanağı gördükten sonra gözlerimi sana adamaya karar vermiştim ve kendimi Ne kadar acı versem kendime o kadar mutlu oluyordum Ellerimi duvarlara vurup kanatmak koparmak istiyordum bedenimden duvarları yumrukluyordum Sesimi duyan yoktu otel çalışanları da kendi köşelerine çekilmişlerdi Ellerinden bir şey gelmiyordu ki zaten Geceydi soğuktu Yalnızlığımızı ki bize en çok yakışan yanımızdı sırtımıza yükleyip dışarıda tüm hırçınlığıyla yağan yağmura aldırmadan ele ele göz göze yürümeyi istiyorduk Karanlıktan korkmuyorduk soğuk etkilemiyordu bizi

Kaldırım Yayınları
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Sarımtırak rengi lamba altında acıyı hüznü kederi yalnızlığı ve umutsuzluğu konuşuyorduk ve o kalleş ayrılığı

Kaldırım Yayınları
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Sarımtırak rengi lamba altında acıyı hüznü kederi yalnızlığı ve umutsuzluğu konuşuyorduk ve o kalleş ayrılığı

Erguvan Yayınevi
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Gözlerindeki sağanağı gördükten sonra gözlerimi sana adamaya karar vermiştim ve kendimi Ne kadar acı versem kendime o kadar mutlu oluyordum Ellerimi duvarlara vurup kanatmak koparmak istiyordum bedenimden duvarları yumrukluyordum Herhangi bir senfoni ile tenlerimizin dans etmesini istiyorduk birbirine karışsın istiyorduk Acımız aynıydı çünkü yaralıydık yan yanaydık seninle Yine de özlüyorduk birbirimizi Bu özlem ağır basınca yüreğimize sarılıyorduk birbirimize heyecanla Yaralarımızı sarıyorduk gülüşlerimizle öpüşlerimizle

Erguvan Yayınevi
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Gözlerindeki sağanağı gördükten sonra gözlerimi sana adamaya karar vermiştim ve kendimi Ne kadar acı versem kendime o kadar mutlu oluyordum Ellerimi duvarlara vurup kanatmak koparmak istiyordum bedenimden duvarları yumrukluyordum Herhangi bir senfoni ile tenlerimizin dans etmesini istiyorduk birbirine karışsın istiyorduk Acımız aynıydı çünkü yaralıydık yan yanaydık seninle Yine de özlüyorduk birbirimizi Bu özlem ağır basınca yüreğimize sarılıyorduk birbirimize heyecanla Yaralarımızı sarıyorduk gülüşlerimizle öpüşlerimizle

Erguvan Yayınevi
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Gözlerindeki sağanağı gördükten sonra gözlerimi sana adamaya karar vermiştim ve kendimi Ne kadar acı versem kendime o kadar mutlu oluyordum Ellerimi duvarlara vurup kanatmak koparmak istiyordum bedenimden duvarları yumrukluyordum Herhangi bir senfoni ile tenlerimizin dans etmesini istiyorduk birbirine karışsın istiyorduk Acımız aynıydı çünkü yaralıydık yan yanaydık seninle Yine de özlüyorduk birbirimizi Bu özlem ağır basınca yüreğimize sarılıyorduk birbirimize heyecanla Yaralarımızı sarıyorduk gülüşlerimizle öpüşlerimizle

Erguvan
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Gözlerindeki sağanağı gördükten sonra gözlerimi sana adamaya karar vermiştim ve kendimi Ne kadar acı versem kendime o kadar mutlu oluyordum Ellerimi duvarlara vurup kanatmak koparmak istiyordum bedenimden duvarları yumrukluyordum Herhangi bir senfoni ile tenlerimizin dans etmesini istiyorduk birbirine karışsın istiyorduk Acımız aynıydı çünkü yaralıydık yan yanaydık seninle Yine de özlüyorduk birbirimizi Bu özlem ağır basınca yüreğimize sarılıyorduk birbirimize heyecanla Yaralarımızı sarıyorduk gülüşlerimizle öpüşlerimizle

Kaldırım Yayınları
Gözlerinden dökülüp yanaklarında soluklanan ve aşağılara doğru nazlana nazlana yol alan en sonunda da o iki şaheser çukurda yani gamzelerinde biriken gözyaşlarında boğulmuştum o otel odasında Sarımtırak rengi lamba altında acıyı hüznü kederi yalnızlığı ve umutsuzluğu konuşuyorduk ve o kalleş ayrılığı