Huzursuzluk — Paul Verhaeghe

Huzursuzluk
Paul VerhaegheHuzursuzluk
Paul VerhaegheKitap Hakkında Huzursuzluğun Psikanalitik Kökenleri Düzenli bir hayatın sığınılan bir liman gibi görünmesine rağmen insan zihninin derinlerinde bir huzursuzluk kaynağı bulundurduğunu ilk olarak Sigmund Freud ortaya koydu Uygarlığın Huzursuzluğu isimli kitabında insanı bu huzursuzluğun neden kaynaklandığına dair derinlemesine bir analiz sundu Freud un bulgularına göre insan uygarlaşmak için kişisel dürtülerini ve arzularını baskılamak zorunda kalıyor Bu ise medeniyetin getirdiği bir bedel olarak karşımıza çıkıyor Peter Verhaeghe Freud un bu konudaki araştırmalarının üzerine giderek toplumsal bağlamlarda huzursuzluğun kaynaklarını açıklıyor Verhaeghe son yirmi otuz yılda insan yaşamında meydana gelen temel iki tahribatın büyük bir rol oynadığını gözlemliyor özerklik ve insanlarla kurulan ilişkiler İnsan hem özerklik ister hem de bir gruba ait olmak isteyebilir Bu iki isteğin belirli bir gerilim içerisinde bulunduğunu Verhaeghe nin temel tezlerinden biri olarak kabul ediyor Son on yirmi yılda özerkliğin mutsuzluğa bağ kurmanın da yalnızlığa doğru evrildiğine tanık oluyoruz Verhaeghe bu durumun sorumlusunu neoliberalizmin yarattığı yıkım olarak görüyor Neoliberalizm insanları mutsuz yalnız ve korumasız hale sokarken onların bu olumsuzlukları ele alabilecekleri yolları da tıkıyor Sonuç olarak elimizde kalan işlerini kaybedebilecekleri korkusuyla yaşayan insanlar yalnız olarak hayatın dertleriyle başa çıkmak zorunda kalan insanlar toplumsal korumadan mahrum kalmış işçi sınıfı ve vahşi bir iş dünyası mantığıyla yüzleşiyor Elbette bu durumun çözümü eski güzel günler e dönmek değil Verhaeghe kitabında olası çözümler konusunda eşsiz içgörüler sunuyor Verhaeghe nin açıklamaları açık anlaşılır ve yalın bir üslupla sunulmuş Bu kitap bizi yalnızlığımıza umutlarımıza kimliğimize ve bağlılıklarımıza yeniden bir bakış atmamızı sağlayabilir Ürün Özellikleri Yayın Tarihi 07 10 2024 Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 272 Cilt Tipi Karton Kapak Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı Çevirmen Damla Atamer

Axis Yayınları
Psikanalitik camiada huzursuzluk meselesinden ilk bahseden Freud du Uygarlığın Huzursuzluğu adlı kitabında insanın neden acı çektiğine ve huzursuz olduğuna dair pek çok sav ortaya attıktan sonra ilerleme fikrinin aslında pek de istenen sonuçları vermediğini öne sürmüştü İnsan uygarlaşma uğruna kendisine kendi dürtülerine yabancılaşıyor ve bunları baskılamak zorunda kalıyordu Aslında bu medeni olmak için ödenen bedel demekti Verhaeghe Freud un bıraktığı yerden sorunu ele alarak huzursuzluğumuzu toplumsal bir bağlama yerleştiriyor Bunu yaparken son yirmi otuz yılda çok temel iki alanda büyük bir tahribat yaşandığına değiniyor özerklik ve başka insanlarla kurulan bağlar İnsan hem özerk olmak ister hem de bir gruba ait olmak Bu Verhaeghe nin en temel tezlerinden birisi ve bu ikisi belirli bir gerilim içindedir Son on yirmi yılda aşırı bir tahribat olduğunu özerkliğin mutsuzluğa bağ kurmanın da yalnızlığa doğru evrildiğini bize anlatıyor Bunun sorumlusunu ise neoliberalizmde ve onun yarattığı yıkımda tespit etmekte çekingen davranmıyor Neoliberalizm bir taraftan insanları mutsuz yalnız ve korumasız hale sokarken diğer taraftan da onların bütün bu olumsuzlukları ele alabilecekleri yolları da tıkıyor Sonuçta elimizde kalan ise hemen herkesin antidepresan ilaç kullandığı işini kaybetmekten korktuğu ama kaybederse de kendini suçladığı yalnız başına hayatın dertleriyle baş etmek sorunda kaldığı ve herhangi bir toplumsal korumadan mahrum olduğu vahşi bir iş dünyası mantığı Bu durumun çözümü eski güzel günler e dönmek değil elbette Verhaeghe bize olası çözümler konusunda da eşsiz içgörüler sunuyor bu kitabında Her zaman olduğu gibi açık anlaşılır ve yalın bir üslupla yapıyor bunu Bu kitap Yalnızlık Zamanında Aşk tan sonra yalnızlığımıza umutlarımıza kimliğimize bağlılıklarımıza yeniden bir bakış atmamızı sağlayabilir

Axis Yayınları
Psikanalitik camiada huzursuzluk meselesinden ilk bahseden Freud du Uygarlığın Huzursuzluğu adlı kitabında insanın neden acı çektiğine ve huzursuz olduğuna dair pek çok sav ortaya attıktan sonra ilerleme fikrinin aslında pek de istenen sonuçları vermediğini öne sürmüştü İnsan uygarlaşma uğruna kendisine kendi dürtülerine yabancılaşıyor ve bunları baskılamak zorunda kalıyordu Aslında bu medeni olmak için ödenen bedel demekti Verhaeghe Freud un bıraktığı yerden sorunu ele alarak huzursuzluğumuzu toplumsal bir bağlama yerleştiriyor Bunu yaparken son yirmi otuz yılda çok temel iki alanda büyük bir tahribat yaşandığına değiniyor özerklik ve başka insanlarla kurulan bağlar İnsan hem özerk olmak ister hem de bir gruba ait olmak Bu Verhaeghe nin en temel tezlerinden birisi ve bu ikisi belirli bir gerilim içindedir Son on yirmi yılda aşırı bir tahribat olduğunu özerkliğin mutsuzluğa bağ kurmanın da yalnızlığa doğru evrildiğini bize anlatıyor Bunun sorumlusunu ise neoliberalizmde ve onun yarattığı yıkımda tespit etmekte çekingen davranmıyor Neoliberalizm bir taraftan insanları mutsuz yalnız ve korumasız hale sokarken diğer taraftan da onların bütün bu olumsuzlukları ele alabilecekleri yolları da tıkıyor Sonuçta elimizde kalan ise hemen herkesin antidepresan ilaç kullandığı işini kaybetmekten korktuğu ama kaybederse de kendini suçladığı yalnız başına hayatın dertleriyle baş etmek sorunda kaldığı ve herhangi bir toplumsal korumadan mahrum olduğu vahşi bir iş dünyası mantığı Bu durumun çözümü eski güzel günler e dönmek değil elbette Verhaeghe bize olası çözümler konusunda da eşsiz içgörüler sunuyor bu kitabında Her zaman olduğu gibi açık anlaşılır ve yalın bir üslupla yapıyor bunu Bu kitap Yalnızlık Zamanında Aşk tan sonra yalnızlığımıza umutlarımıza kimliğimize bağlılıklarımıza yeniden bir bakış atmamızı sağlayabilir

Axis Yayınları
Psikanalitik camiada huzursuzluk meselesinden ilk bahseden Freud du Uygarlığın Huzursuzluğu adlı kitabında insanın neden acı çektiğine ve huzursuz olduğuna dair pek çok sav ortaya attıktan sonra ilerleme fikrinin aslında pek de istenen sonuçları vermediğini öne sürmüştü İnsan uygarlaşma uğruna kendisine kendi dürtülerine yabancılaşıyor ve bunları baskılamak zorunda kalıyordu Aslında bu medeni olmak için ödenen bedel demekti Verhaeghe Freud un bıraktığı yerden sorunu ele alarak huzursuzluğumuzu toplumsal bir bağlama yerleştiriyor Bunu yaparken son yirmi otuz yılda çok temel iki alanda büyük bir tahribat yaşandığına değiniyor özerklik ve başka insanlarla kurulan bağlar İnsan hem özerk olmak ister hem de bir gruba ait olmak Bu Verhaeghe nin en temel tezlerinden birisi ve bu ikisi belirli bir gerilim içindedir Son on yirmi yılda aşırı bir tahribat olduğunu özerkliğin mutsuzluğa bağ kurmanın da yalnızlığa doğru evrildiğini bize anlatıyor Bunun sorumlusunu ise neoliberalizmde ve onun yarattığı yıkımda tespit etmekte çekingen davranmıyor Neoliberalizm bir taraftan insanları mutsuz yalnız ve korumasız hale sokarken diğer taraftan da onların bütün bu olumsuzlukları ele alabilecekleri yolları da tıkıyor Sonuçta elimizde kalan ise hemen herkesin antidepresan ilaç kullandığı işini kaybetmekten korktuğu ama kaybederse de kendini suçladığı yalnız başına hayatın dertleriyle baş etmek sorunda kaldığı ve herhangi bir toplumsal korumadan mahrum olduğu vahşi bir iş dünyası mantığı Bu durumun çözümü eski güzel günler e dönmek değil elbette Verhaeghe bize olası çözümler konusunda da eşsiz içgörüler sunuyor bu kitabında Her zaman olduğu gibi açık anlaşılır ve yalın bir üslupla yapıyor bunu Bu kitap Yalnızlık Zamanında Aşk tan sonra yalnızlığımıza umutlarımıza kimliğimize bağlılıklarımıza yeniden bir bakış atmamızı sağlayabilir

Axis Yayınları
Psikanalitik camiada huzursuzluk meselesinden ilk bahseden Freud du Uygarlığın Huzursuzluğu adlı kitabında insanın neden acı çektiğine ve huzursuz olduğuna dair pek çok sav ortaya attıktan sonra ilerleme fikrinin aslında pek de istenen sonuçları vermediğini öne sürmüştü İnsan uygarlaşma uğruna kendisine kendi dürtülerine yabancılaşıyor ve bunları baskılamak zorunda kalıyordu Aslında bu medeni olmak için ödenen bedel demekti Verhaeghe Freud un bıraktığı yerden sorunu ele alarak huzursuzluğumuzu toplumsal bir bağlama yerleştiriyor Bunu yaparken son yirmi otuz yılda çok temel iki alanda büyük bir tahribat yaşandığına değiniyor özerklik ve başka insanlarla kurulan bağlar İnsan hem özerk olmak ister hem de bir gruba ait olmak Bu Verhaeghe nin en temel tezlerinden birisi ve bu ikisi belirli bir gerilim içindedir Son on yirmi yılda aşırı bir tahribat olduğunu özerkliğin mutsuzluğa bağ kurmanın da yalnızlığa doğru evrildiğini bize anlatıyor Bunun sorumlusunu ise neoliberalizmde ve onun yarattığı yıkımda tespit etmekte çekingen davranmıyor Neoliberalizm bir taraftan insanları mutsuz yalnız ve korumasız hale sokarken diğer taraftan da onların bütün bu olumsuzlukları ele alabilecekleri yolları da tıkıyor Sonuçta elimizde kalan ise hemen herkesin antidepresan ilaç kullandığı işini kaybetmekten korktuğu ama kaybederse de kendini suçladığı yalnız başına hayatın dertleriyle baş etmek sorunda kaldığı ve herhangi bir toplumsal korumadan mahrum olduğu vahşi bir iş dünyası mantığı Bu durumun çözümü eski güzel günler e dönmek değil elbette Verhaeghe bize olası çözümler konusunda da eşsiz içgörüler sunuyor bu kitabında Her zaman olduğu gibi açık anlaşılır ve yalın bir üslupla yapıyor bunu Bu kitap Yalnızlık Zamanında Aşk tan sonra yalnızlığımıza umutlarımıza kimliğimize bağlılıklarımıza yeniden bir bakış atmamızı sağlayabilir

Axis
çev. Atamer, Damla
Psikanalitik camiada huzursuzluk meselesinden ilk bahseden Freud du Uygarlığın Huzursuzluğu adlı kitabında insanın neden acı çektiğine ve huzursuz olduğuna dair pek çok sav ortaya attıktan sonra ilerleme fikrinin aslında pek de istenen sonuçları vermediğini öne sürmüştü İnsan uygarlaşma uğruna kendisine kendi dürtülerine yabancılaşıyor ve bunları baskılamak zorunda kalıyordu Aslında bu medeni olmak için ödenen bedel demekti Verhaeghe Freud un bıraktığı yerden sorunu ele alarak huzursuzluğumuzu toplumsal bir bağlama yerleştiriyor Bunu yaparken son yirmi otuz yılda çok temel iki alanda büyük bir tahribat yaşandığına değiniyor özerklik ve başka insanlarla kurulan bağlar İnsan hem özerk olmak ister hem de bir gruba ait olmak Bu Verhaeghe nin en temel tezlerinden birisi ve bu ikisi belirli bir gerilim içindedir Son on yirmi yılda aşırı bir tahribat olduğunu özerkliğin mutsuzluğa bağ kurmanın da yalnızlığa doğru evrildiğini bize anlatıyor Bunun sorumlusunu ise neoliberalizmde ve onun yarattığı yıkımda tespit etmekte çekingen davranmıyor Neoliberalizm bir taraftan insanları mutsuz yalnız ve korumasız hale sokarken diğer taraftan da onların bütün bu olumsuzlukları ele alabilecekleri yolları da tıkıyor Sonuçta elimizde kalan ise hemen herkesin antidepresan ilaç kullandığı işini kaybetmekten korktuğu ama kaybederse de kendini suçladığı yalnız başına hayatın dertleriyle baş etmek sorunda kaldığı ve herhangi bir toplumsal korumadan mahrum olduğu vahşi bir iş dünyası mantığı Bu durumun çözümü eski güzel günler e dönmek değil elbette Verhaeghe bize olası çözümler konusunda da eşsiz içgörüler sunuyor bu kitabında Her zaman olduğu gibi açık anlaşılır ve yalın bir üslupla yapıyor bunu Bu kitap Yalnızlık Zamanında Aşk tan sonra yalnızlığımıza umutlarımıza kimliğimize bağlılıklarımıza yeniden bir bakış atmamızı sağlayabilir