Hz Ebu Bekir Hulefa yi Raşidin Serisi 1 — Mahmut Kelpetin

Hz Ebu Bekir Hulefa yi Raşidin Serisi 1
Mahmut KelpetinM. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Hz Ebu Bekir Hulefa yi Raşidin Serisi 1
Mahmut KelpetinHz Peygamber müslümanların hem dinî hem de dünyevî lideri idi O bu vazifenin bir gereği olarak gelen vahyi müslümanlara tebliğ ettiği gibi bunları hayatında tatbik ederek müslümanlara örnek olmuştu Yine müslümanların dünyevî işlerini düzene koymuş liderlik sorumluluğunu yerine getirmiş ve siyasî birliği sağladıktan sonra da devlet başkanlığı görevini üstlenmişti Hiç şüphesiz vefatıyla birlikte müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı Hz Peygamber den sonra vahiy gelmeyeceği için peygamberlik görevi de sona ermişti Bununla birlikte toplumun idari işlerinin yürütülmesinde liderlik vazifesine ihtiyaç devam ediyordu Hz Peygamber in vefatıyla birlikte müslümanların çözmeleri gereken en önemli sorun da buydu Zira Allah Resûlü vefatından önce yerine kimseyi tayin etmediği için bu meselenin çözümü müslümanlara kalmıştı Nitekim müslümanlar bir yandan Hz Peygamber in vefatının getirdiği hüznü yaşamakla birlikte diğer yandan da toplumsal birliğin zedelenmemesi için liderlik sorununu çözmeleri gerektiğinin bilincindeydiler Aksi halde Hz Peygamber in yokluğunun getirdiği boşluğun da etkisiyle toplumda yeni gruplaşmaların özellikle asabiyete bağlı derin ayrılıkların yaşanacağının farkındaydılar Bu sebeple Hz Peygamber in vefatının hemen ardından müslümanlar devlet başkanı olarak Hz Ebû Bekir e biat ettiler Hz Ebû Bekir Hz Peygamber in en yakın arkadaşı ve sırdaşıydı Kısa süren halifeliği sırasında önemli işler gerçekleştirdi Devlet yönetiminde Hz Peygamber i kendine örnek alan Hz Ebû Bekir ridde hareketlerinin yarattığı siyasî belirsizliği ortadan kaldırdıktan sonra bölgenin iki büyük gücü olan Bizans ve Sasânî imparatorluklarıyla aynı anda mücadele etti Özellikle Irak ve Suriye fetihlerinde elde ettiği başarılar kendisinden sonra gelen halifeler için devletin sınırlarının genişlemesinde önemli bir adım oldu Müslümanların bu zor şartlarda Hz Ebû Bekir in liderliğinde kenetlenmeleri birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek yanında siyasî istikrara önemli bir katkı sağladı

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Hz Peygamber müslümanların hem dinî hem de dünyevî lideri idi O bu vazifenin bir gereği olarak gelen vahyi müslümanlara tebliğ ettiği gibi bunları hayatında tatbik ederek müslümanlara örnek olmuştu Yine müslümanların dünyevî işlerini düzene koymuş liderlik sorumluluğunu yerine getirmiş ve siyasî birliği sağladıktan sonra da devlet başkanlığı görevini üstlenmişti Hiç şüphesiz vefatıyla birlikte müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı Hz Peygamber den sonra vahiy gelmeyeceği için peygamberlik görevi de sona ermişti Bununla birlikte toplumun idari işlerinin yürütülmesinde liderlik vazifesine ihtiyaç devam ediyordu Hz Peygamber in vefatıyla birlikte müslümanların çözmeleri gereken en önemli sorun da buydu Zira Allah Resûlü vefatından önce yerine kimseyi tayin etmediği için bu meselenin çözümü müslümanlara kalmıştı Nitekim müslümanlar bir yandan Hz Peygamber in vefatının getirdiği hüznü yaşamakla birlikte diğer yandan da toplumsal birliğin zedelenmemesi için liderlik sorununu çözmeleri gerektiğinin bilincindeydiler Aksi halde Hz Peygamber in yokluğunun getirdiği boşluğun da etkisiyle toplumda yeni gruplaşmaların özellikle asabiyete bağlı derin ayrılıkların yaşanacağının farkındaydılar Bu sebeple Hz Peygamber in vefatının hemen ardından müslümanlar devlet başkanı olarak Hz Ebû Bekir e biat ettiler Hz Ebû Bekir Hz Peygamber in en yakın arkadaşı ve sırdaşıydı Kısa süren halifeliği sırasında önemli işler gerçekleştirdi Devlet yönetiminde Hz Peygamber i kendine örnek alan Hz Ebû Bekir ridde hareketlerinin yarattığı siyasî belirsizliği ortadan kaldırdıktan sonra bölgenin iki büyük gücü olan Bizans ve Sasânî imparatorluklarıyla aynı anda mücadele etti Özellikle Irak ve Suriye fetihlerinde elde ettiği başarılar kendisinden sonra gelen halifeler için devletin sınırlarının genişlemesinde önemli bir adım oldu Müslümanların bu zor şartlarda Hz Ebû Bekir in liderliğinde kenetlenmeleri birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek yanında siyasî istikrara önemli bir katkı sağladı

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
Hz Peygamber müslümanların hem dinî hem de dünyevî lideri idi O bu vazifenin bir gereği olarak gelen vahyi müslümanlara tebliğ ettiği gibi bunları hayatında tatbik ederek müslümanlara örnek olmuştu Yine müslümanların dünyevî işlerini düzene koymuş liderlik sorumluluğunu yerine getirmiş ve siyasî birliği sağladıktan sonra da devlet başkanlığı görevini üstlenmişti Hiç şüphesiz vefatıyla birlikte müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı Hz Peygamber den sonra vahiy gelmeyeceği için peygamberlik görevi de sona ermişti Bununla birlikte toplumun idari işlerinin yürütülmesinde liderlik vazifesine ihtiyaç devam ediyordu Hz Peygamber in vefatıyla birlikte müslümanların çözmeleri gereken en önemli sorun da buydu Zira Allah Resûlü vefatından önce yerine kimseyi tayin etmediği için bu meselenin çözümü müslümanlara kalmıştı Nitekim müslümanlar bir yandan Hz Peygamber in vefatının getirdiği hüznü yaşamakla birlikte diğer yandan da toplumsal birliğin zedelenmemesi için liderlik sorununu çözmeleri gerektiğinin bilincindeydiler Aksi halde Hz Peygamber in yokluğunun getirdiği boşluğun da etkisiyle toplumda yeni gruplaşmaların özellikle asabiyete bağlı derin ayrılıkların yaşanacağının farkındaydılar Bu sebeple Hz Peygamber in vefatının hemen ardından müslümanlar devlet başkanı olarak Hz Ebû Bekir e biat ettiler Hz Ebû Bekir Hz Peygamber in en yakın arkadaşı ve sırdaşıydı Kısa süren halifeliği sırasında önemli işler gerçekleştirdi Devlet yönetiminde Hz Peygamber i kendine örnek alan Hz Ebû Bekir ridde hareketlerinin yarattığı siyasî belirsizliği ortadan kaldırdıktan sonra bölgenin iki büyük gücü olan Bizans ve Sasânî imparatorluklarıyla aynı anda mücadele etti Özellikle Irak ve Suriye fetihlerinde elde ettiği başarılar kendisinden sonra gelen halifeler için devletin sınırlarının genişlemesinde önemli bir adım oldu Müslümanların bu zor şartlarda Hz Ebû Bekir in liderliğinde kenetlenmeleri birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek yanında siyasî istikrara önemli bir katkı sağladı Tanıtım Bülteninden

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Hz Peygamber müslümanların hem dinî hem de dünyevî lideri idi O bu vazifenin bir gereği olarak gelen vahyi müslümanlara tebliğ ettiği gibi bunları hayatında tatbik ederek müslümanlara örnek olmuştu Yine müslümanların dünyevî işlerini düzene koymuş liderlik sorumluluğunu yerine getirmiş ve siyasî birliği sağladıktan sonra da devlet başkanlığı görevini üstlenmişti Hiç şüphesiz vefatıyla birlikte müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı Hz Peygamber den sonra vahiy gelmeyeceği için peygamberlik görevi de sona ermişti Bununla birlikte toplumun idari işlerinin yürütülmesinde liderlik vazifesine ihtiyaç devam ediyordu Hz Peygamber in vefatıyla birlikte müslümanların çözmeleri gereken en önemli sorun da buydu Zira Allah Resûlü vefatından önce yerine kimseyi tayin etmediği için bu meselenin çözümü müslümanlara kalmıştı Nitekim müslümanlar bir yandan Hz Peygamber in vefatının getirdiği hüznü yaşamakla birlikte diğer yandan da toplumsal birliğin zedelenmemesi için liderlik sorununu çözmeleri gerektiğinin bilincindeydiler Aksi halde Hz Peygamber in yokluğunun getirdiği boşluğun da etkisiyle toplumda yeni gruplaşmaların özellikle asabiyete bağlı derin ayrılıkların yaşanacağının farkındaydılar Bu sebeple Hz Peygamber in vefatının hemen ardından müslümanlar devlet başkanı olarak Hz Ebû Bekir e biat ettiler Hz Ebû Bekir Hz Peygamber in en yakın arkadaşı ve sırdaşıydı Kısa süren halifeliği sırasında önemli işler gerçekleştirdi Devlet yönetiminde Hz Peygamber i kendine örnek alan Hz Ebû Bekir ridde hareketlerinin yarattığı siyasî belirsizliği ortadan kaldırdıktan sonra bölgenin iki büyük gücü olan Bizans ve Sasânî imparatorluklarıyla aynı anda mücadele etti Özellikle Irak ve Suriye fetihlerinde elde ettiği başarılar kendisinden sonra gelen halifeler için devletin sınırlarının genişlemesinde önemli bir adım oldu Müslümanların bu zor şartlarda Hz Ebû Bekir in liderliğinde kenetlenmeleri birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek yanında siyasî istikrara önemli bir katkı sağladı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ VAKFI
Hz Peygamber müslümanların hem dinî hem de dünyevî lideri idi O bu vazifenin bir gereği olarak gelen vahyi müslümanlara tebliğ ettiği gibi bunları hayatında tatbik ederek müslümanlara örnek olmuştu Yine müslümanların dünyevî işlerini düzene koymuş liderlik sorumluluğunu yerine getirmiş ve siyasî birliği sağladıktan sonra da devlet başkanlığı görevini üstlenmişti Hiç şüphesiz vefatıyla birlikte müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı Hz Peygamber den sonra vahiy gelmeyeceği için peygamberlik görevi de sona ermişti Bununla birlikte toplumun idari işlerinin yürütülmesinde liderlik vazifesine ihtiyaç devam ediyordu Hz Peygamber in vefatıyla birlikte müslümanların çözmeleri gereken en önemli sorun da buydu Zira Allah Resûlü vefatından önce yerine kimseyi tayin etmediği için bu meselenin çözümü müslümanlara kalmıştı Nitekim müslümanlar bir yandan Hz Peygamber in vefatının getirdiği hüznü yaşamakla birlikte diğer yandan da toplumsal birliğin zedelenmemesi için liderlik sorununu çözmeleri gerektiğinin bilincindeydiler Aksi halde Hz Peygamber in yokluğunun getirdiği boşluğun da etkisiyle toplumda yeni gruplaşmaların özellikle asabiyete bağlı derin ayrılıkların yaşanacağının farkındaydılar Bu sebeple Hz Peygamber in vefatının hemen ardından müslümanlar devlet başkanı olarak Hz Ebû Bekir e biat ettiler Hz Ebû Bekir Hz Peygamber in en yakın arkadaşı ve sırdaşıydı Kısa süren halifeliği sırasında önemli işler gerçekleştirdi Devlet yönetiminde Hz Peygamber i kendine örnek alan Hz Ebû Bekir ridde hareketlerinin yarattığı siyasî belirsizliği ortadan kaldırdıktan sonra bölgenin iki büyük gücü olan Bizans ve Sasânî imparatorluklarıyla aynı anda mücadele etti Özellikle Irak ve Suriye fetihlerinde elde ettiği başarılar kendisinden sonra gelen halifeler için devletin sınırlarının genişlemesinde önemli bir adım oldu Müslümanların bu zor şartlarda Hz Ebû Bekir in liderliğinde kenetlenmeleri birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek yanında siyasî istikrara önemli bir katkı sağladı

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
Hz Peygamber müslümanların hem dinî hem de dünyevî lideri idi O bu vazifenin bir gereği olarak gelen vahyi müslümanlara tebliğ ettiği gibi bunları hayatında tatbik ederek müslümanlara örnek olmuştu Yine müslümanların dünyevî işlerini düzene koymuş liderlik sorumluluğunu yerine getirmiş ve siyasî birliği sağladıktan sonra da devlet başkanlığı görevini üstlenmişti Hiç şüphesiz vefatıyla birlikte müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı Hz Peygamber den sonra vahiy gelmeyeceği için peygamberlik görevi de sona ermişti Bununla birlikte toplumun idari işlerinin yürütülmesinde liderlik vazifesine ihtiyaç devam ediyordu Hz Peygamber in vefatıyla birlikte müslümanların çözmeleri gereken en önemli sorun da buydu Zira Allah Resûlü vefatından önce yerine kimseyi tayin etmediği için bu meselenin çözümü müslümanlara kalmıştı Nitekim müslümanlar bir yandan Hz Peygamber in vefatının getirdiği hüznü yaşamakla birlikte diğer yandan da toplumsal birliğin zedelenmemesi için liderlik sorununu çözmeleri gerektiğinin bilincindeydiler Aksi halde Hz Peygamber in yokluğunun getirdiği boşluğun da etkisiyle toplumda yeni gruplaşmaların özellikle asabiyete bağlı derin ayrılıkların yaşanacağının farkındaydılar Bu sebeple Hz Peygamber in vefatının hemen ardından müslümanlar devlet başkanı olarak Hz Ebû Bekir e biat ettiler Hz Ebû Bekir Hz Peygamber in en yakın arkadaşı ve sırdaşıydı Kısa süren halifeliği sırasında önemli işler gerçekleştirdi Devlet yönetiminde Hz Peygamber i kendine örnek alan Hz Ebû Bekir ridde hareketlerinin yarattığı siyasî belirsizliği ortadan kaldırdıktan sonra bölgenin iki büyük gücü olan Bizans ve Sasânî imparatorluklarıyla aynı anda mücadele etti Özellikle Irak ve Suriye fetihlerinde elde ettiği başarılar kendisinden sonra gelen halifeler için devletin sınırlarının genişlemesinde önemli bir adım oldu Müslümanların bu zor şartlarda Hz Ebû Bekir in liderliğinde kenetlenmeleri birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek yanında siyasî istikrara önemli bir katkı sağladı Yayınevi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yazar Mahmut Kelpetin Sayfa 90 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ocak 2021 Barkod 9789755485355 Kategori İslam Kitapları Biyografi Otobiyografi

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Hz Ömer Hz Ebû Bekir le birlikte Allah Resûlü nün en yakın dostu ve yardımcısıydı İslâmî tebliğin en sıkıntılı dönemlerinde Hz Peygamber in İslâmiyet i kabul etmeleri için adlarını anarak dua ettiği iki kişiden biriydi Müslüman olduğu andan itibaren Hz Peygamber in yanında yer aldığı gibi hicretten sonra Medine döneminde de katıldığı seriyyeler dışında Hz Peygamber i yalnız bırakmadı Başta Bedir Uhud ve Hendek savaşları olmak üzere Allah Resûlü nün iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı Hayatı boyunca Allah Resûlü ne karşı maddî ve manevi desteğini sürdürdü Hz Ebû Bekir döneminde de halifeye yardımcı olmaya devam etti Görüşleri ve düşünceleriyle ona müşavirlik yaptı Hz Ömer Hz Ebû Bekir den sonra on yıllık hilâfeti döneminde de İslâm tarihi açısından çok önemli icraatlara imza atmıştır Bu dönemde gerçekleştirilen Irak Suriye el Cezîre ve Mısır fetihleri imar ve iskân faaliyetleri idarî malî ve adlî düzenlemeler daha sonraki yüzyıllarda İslâm devlet ve toplumlarının gerek devlet yönetimi gerekse sosyo kültürel alanlarda örnek olarak dikkate aldıkları hususlar arasında yer almaktadır

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
Hz Peygamber müslümanların hem dinî hem de dünyevî lideri idi O bu vazifenin bir gereği olarak gelen vahyi müslümanlara tebliğ ettiği gibi bunları hayatında tatbik ederek müslümanlara örnek olmuştu Yine müslümanların dünyevî işlerini düzene koymuş liderlik sorumluluğunu yerine getirmiş ve siyasî birliği sağladıktan sonra da devlet başkanlığı görevini üstlenmişti Hiç şüphesiz vefatıyla birlikte müslümanlar için yeni bir dönem başlamıştı Hz Peygamber den sonra vahiy gelmeyeceği için peygamberlik görevi de sona ermişti Bununla birlikte toplumun idari işlerinin yürütülmesinde liderlik vazifesine ihtiyaç devam ediyordu Hz Peygamber in vefatıyla birlikte müslümanların çözmeleri gereken en önemli sorun da buydu Zira Allah Resûlü vefatından önce yerine kimseyi tayin etmediği için bu meselenin çözümü müslümanlara kalmıştı Nitekim müslümanlar bir yandan Hz Peygamber in vefatının getirdiği hüznü yaşamakla birlikte diğer yandan da toplumsal birliğin zedelenmemesi için liderlik sorununu çözmeleri gerektiğinin bilincindeydiler Aksi halde Hz Peygamber in yokluğunun getirdiği boşluğun da etkisiyle toplumda yeni gruplaşmaların özellikle asabiyete bağlı derin ayrılıkların yaşanacağının farkındaydılar Bu sebeple Hz Peygamber in vefatının hemen ardından müslümanlar devlet başkanı olarak Hz Ebû Bekir e biat ettiler Hz Ebû Bekir Hz Peygamber in en yakın arkadaşı ve sırdaşıydı Kısa süren halifeliği sırasında önemli işler gerçekleştirdi Devlet yönetiminde Hz Peygamber i kendine örnek alan Hz Ebû Bekir ridde hareketlerinin yarattığı siyasî belirsizliği ortadan kaldırdıktan sonra bölgenin iki büyük gücü olan Bizans ve Sasânî imparatorluklarıyla aynı anda mücadele etti Özellikle Irak ve Suriye fetihlerinde elde ettiği başarılar kendisinden sonra gelen halifeler için devletin sınırlarının genişlemesinde önemli bir adım oldu Müslümanların bu zor şartlarda Hz Ebû Bekir in liderliğinde kenetlenmeleri birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek yanında siyasî istikra

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Hz Ömer Hz Ebû Bekir le birlikte Allah Resûlü nün en yakın dostu ve yardımcısıydı İslâmî tebliğin en sıkıntılı dönemlerinde Hz Peygamber in İslâmiyet i kabul etmeleri için adlarını anarak dua ettiği iki kişiden biriydi Müslüman olduğu andan itibaren Hz Peygamber in yanında yer aldığı gibi hicretten sonra Medine döneminde de katıldığı seriyyeler dışında Hz Peygamber i yalnız bırakmadı Başta Bedir Uhud ve Hendek savaşları olmak üzere Allah Resûlü nün iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı Hayatı boyunca Allah Resûlü ne karşı maddî ve manevi desteğini sürdürdü Hz Ebû Bekir döneminde de halifeye yardımcı olmaya devam etti Görüşleri ve düşünceleriyle ona müşavirlik yaptı Hz Ömer Hz Ebû Bekir den sonra on yıllık hilâfeti döneminde de İslâm tarihi açısından çok önemli icraatlara imza atmıştır Bu dönemde gerçekleştirilen Irak Suriye el Cezîre ve Mısır fetihleri imar ve iskân faaliyetleri idarî malî ve adlî düzenlemeler daha sonraki yüzyıllarda İslâm devlet ve toplumlarının gerek devlet yönetimi gerekse sosyo kültürel alanlarda örnek olarak dikkate aldıkları hususlar arasında yer almaktadır

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
Hz Ömer Hz Ebû Bekir le birlikte Allah Resûlü nün en yakın dostu ve yardımcısıydı İslâmî tebliğin en sıkıntılı dönemlerinde Hz Peygamber in İslâmiyet i kabul etmeleri için adlarını anarak dua ettiği iki kişiden biriydi Müslüman olduğu andan itibaren Hz Peygamber in yanında yer aldığı gibi hicretten sonra Medine döneminde de katıldığı seriyyeler dışında Hz Peygamber i yalnız bırakmadı Başta Bedir Uhud ve Hendek savaşları olmak üzere Allah Resûlü nün iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı Hayatı boyunca Allah Resûlü ne karşı maddî ve manevi desteğini sürdürdü Hz Ebû Bekir döneminde de halifeye yardımcı olmaya devam etti Görüşleri ve düşünceleriyle ona müşavirlik yaptı Hz Ömer Hz Ebû Bekir den sonra on yıllık hilâfeti döneminde de İslâm tarihi açısından çok önemli icraatlara imza atmıştır Bu dönemde gerçekleştirilen Irak Suriye el Cezîre ve Mısır fetihleri imar ve iskân faaliyetleri idarî malî ve adlî düzenlemeler daha sonraki yüzyıllarda İslâm devlet ve toplumlarının gerek devlet yönetimi gerekse sosyo kültürel alanlarda örnek olarak dikkate aldıkları hususlar arasında yer almaktadır Tanıtım Bülteninden

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Hz Ömer Hz Ebû Bekir le birlikte Allah Resûlü nün en yakın dostu ve yardımcısıydı İslâmî tebliğin en sıkıntılı dönemlerinde Hz Peygamber in İslâmiyet i kabul etmeleri için adlarını anarak dua ettiği iki kişiden biriydi Müslüman olduğu andan itibaren Hz Peygamber in yanında yer aldığı gibi hicretten sonra Medine döneminde de katıldığı seriyyeler dışında Hz Peygamber i yalnız bırakmadı Başta Bedir Uhud ve Hendek savaşları olmak üzere Allah Resûlü nün iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı Hayatı boyunca Allah Resûlü ne karşı maddî ve manevi desteğini sürdürdü Hz Ebû Bekir döneminde de halifeye yardımcı olmaya devam etti Görüşleri ve düşünceleriyle ona müşavirlik yaptı Hz Ömer Hz Ebû Bekir den sonra on yıllık hilâfeti döneminde de İslâm tarihi açısından çok önemli icraatlara imza atmıştır Bu dönemde gerçekleştirilen Irak Suriye el Cezîre ve Mısır fetihleri imar ve iskân faaliyetleri idarî malî ve adlî düzenlemeler daha sonraki yüzyıllarda İslâm devlet ve toplumlarının gerek devlet yönetimi gerekse sosyo kültürel alanlarda örnek olarak dikkate aldıkları hususlar arasında yer almaktadır

MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ VAKFI
Hz Ömer Hz Ebû Bekir le birlikte Allah Resûlü nün en yakın dostu ve yardımcısıydı İslâmî tebliğin en sıkıntılı dönemlerinde Hz Peygamber in İslâmiyet i kabul etmeleri için adlarını anarak dua ettiği iki kişiden biriydi Müslüman olduğu andan itibaren Hz Peygamber in yanında yer aldığı gibi hicretten sonra Medine döneminde de katıldığı seriyyeler dışında Hz Peygamber i yalnız bırakmadı Başta Bedir Uhud ve Hendek savaşları olmak üzere Allah Resûlü nün iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı Hayatı boyunca Allah Resûlü ne karşı maddî ve manevi desteğini sürdürdü Hz Ebû Bekir döneminde de halifeye yardımcı olmaya devam etti Görüşleri ve düşünceleriyle ona müşavirlik yaptı Hz Ömer Hz Ebû Bekir den sonra on yıllık hilâfeti döneminde de İslâm tarihi açısından çok önemli icraatlara imza atmıştır Bu dönemde gerçekleştirilen Irak Suriye el Cezîre ve Mısır fetihleri imar ve iskân faaliyetleri idarî malî ve adlî düzenlemeler daha sonraki yüzyıllarda İslâm devlet ve toplumlarının gerek devlet yönetimi gerekse sosyo kültürel alanlarda örnek olarak dikkate aldıkları hususlar arasında yer almaktadır

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
Hz Ömer Hz Ebû Bekir le birlikte Allah Resûlü nün en yakın dostu ve yardımcısıydı İslâmî tebliğin en sıkıntılı dönemlerinde Hz Peygamber in İslâmiyet i kabul etmeleri için adlarını anarak dua ettiği iki kişiden biriydi Müslüman olduğu andan itibaren Hz Peygamber in yanında yer aldığı gibi hicretten sonra Medine döneminde de katıldığı seriyyeler dışında Hz Peygamber i yalnız bırakmadı Başta Bedir Uhud ve Hendek savaşları olmak üzere Allah Resûlü nün iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı Hayatı boyunca Allah Resûlü ne karşı maddî ve manevi desteğini sürdürdü Hz Ebû Bekir döneminde de halifeye yardımcı olmaya devam etti Görüşleri ve düşünceleriyle ona müşavirlik yaptı Hz Ömer Hz Ebû Bekir den sonra on yıllık hilâfeti döneminde de İslâm tarihi açısından çok önemli icraatlara imza atmıştır Bu dönemde gerçekleştirilen Irak Suriye el Cezîre ve Mısır fetihleri imar ve iskân faaliyetleri idarî malî ve adlî düzenlemeler daha sonraki yüzyıllarda İslâm devlet ve toplumlarının gerek devlet yönetimi gerekse sosyo kültürel alanlarda örnek olarak dikkate aldıkları hususlar arasında yer almaktadır Yayınevi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yazar Mahmut Kelpetin Sayfa 127 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Şubat 2021 Barkod 9789755485409 Kategori İslam Kitapları Biyografi Otobiyografi

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
Hz Ömer Hz Ebû Bekir le birlikte Allah Resûlü nün en yakın dostu ve yardımcısıydı İslâmî tebliğin en sıkıntılı dönemlerinde Hz Peygamber in İslâmiyet i kabul etmeleri için adlarını anarak dua ettiği iki kişiden biriydi Müslüman olduğu andan itibaren Hz Peygamber in yanında yer aldığı gibi hicretten sonra Medine döneminde de katıldığı seriyyeler dışında Hz Peygamber i yalnız bırakmadı Başta Bedir Uhud ve Hendek savaşları olmak üzere Allah Resûlü nün iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı Hayatı boyunca Allah Resûlü ne karşı maddî ve manevi desteğini sürdürdü Hz Ebû Bekir döneminde de halifeye yardımcı olmaya devam etti Görüşleri ve düşünceleriyle ona müşavirlik yaptı Hz Ömer Hz Ebû Bekir den sonra on yıllık hilâfeti döneminde de İslâm tarihi açısından çok önemli icraatlara imza atmıştır Bu dönemde gerçekleştirilen Irak Suriye el Cezîre ve Mısır fetihleri imar ve iskân faaliyetleri idarî malî ve adlî düzenlemeler daha sonraki yüzyıllarda İslâm devlet ve toplumlarının gerek devlet yönetimi gerekse sosyo kültürel alanlarda örnek olarak dikkate aldıkları hususlar arasında yer almaktadır