Hz Muhammed S A V İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Numaralı Özel Basım — İskender Pala

Hz Muhammed S A V İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Numaralı Özel Basım
İskender PalaKapı Yayınları
Hz Muhammed S A V İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Numaralı Özel Basım
İskender PalaSelamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Hz Muhammed SAV İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Midi Boy Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Yazar İskender Pala Sayfa Sayısı 591 Çeviri Ebat 11X18 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2022 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Yayınevi Kapı Yayınları Yazar Osman Sevim Sayfa 591 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 11 00x18 00 cm Basım Yılı Mart 2022 Barkod 9789752448896 Kategori Edebiyat Roman

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
RAMAZAN DA SİYER OKUNUR Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
RAMAZAN DA SİYER OKUNUR Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Hz Muhammed S A V İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Gönüllere şifa bir hayat hikayesi Hazret i Muhammed Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki aşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzun ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkumdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargahına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekan öyle bir mekandı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kabe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevza ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zaman o gül gibi gül görmedi zaman olalı Gülün güzelliği dillerde dasitan olalı Peygamber Efendimizin hayat hikayesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Yazar İskender Pala Sayfa Sayısı 590 Çeviri Ebat 14X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ekim 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Hz Muhammed Sav İçin Ve Bülbülün Kırk Şarkısı Kapı Yayınları

Kapı Yayınları
Gönüllere şifa bir hayat hikayesi Hazret i Muhammed Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki aşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzun ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkumdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargahına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekan öyle bir mekandı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kabe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevza ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zaman o gül gibi gül görmedi zaman olalı Gülün güzelliği dillerde dasitan olalı Peygamber Efendimizin hayat hikayesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
Hz Muhammed Sav İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Kapı YayınlarıSelamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalıGülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

KAPI YAYINLARI
Gönüllere şifa bir hayat hikayesi Hazret i Muhammed Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki aşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzun ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkumdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargahına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekan öyle bir mekandı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kabe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevza ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zaman o gül gibi gül görmedi zaman olalı Gülün güzelliği dillerde dasitan olalı Peygamber Efendimizin hayat hikayesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Yayınevi KAPI YAYINLARI Yazar İSKENDER PALA Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 589 SAYFA Yıl 2017

Kapı Yayınları
İskender Pala tarafından kaleme alınan Hz Muhammed S A V İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Kapı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Hz Muhammed S A V İçin Bülbülün Kırk Şarkısı İskender Pala Kitap Özeti Gönüllere şifa bir hayat hikayesi Hazret i Muhammed Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki aşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzun ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkumdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargahına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekan öyle bir mekandı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kabe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevza ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zaman o gül gibi gül görmedi zaman olalı Gülün güzelliği dillerde dasitan olalı Peygamber Efendimizin hayat hikayesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Yayınevi Kapı Yayınları Yazar İskender Pala Sayfa 590 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x20 00 cm Basım Yılı Ocak 2022 Barkod 9786055147945 Kategori Edebiyat Roman

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Yazar İskender Pala Sayfa Sayısı 590 Çeviri Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2026 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Hz Muhammed Sav İçin Bülbülün Kırk Şarkısı Ciltli Özel Baskı Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

KAPI YAYINLARI
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden Yayınevi KAPI YAYINLARI Yazar İSKENDER PALA Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 590 SAYFA Yıl 2026

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böceklerinin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kelebekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden

Kapı Yayınları
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir elbette onadır Hasretler ki âşıkların avazı kadar yanıktır elbette onadır Övgüler ki özlem sözlerince füzûn ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun ona hep ona hep onadır O ki güldür o ki sevgilidir bütün mecburiyetler onadır Çölde alevlerle küfürler kavururken insanlığı ve bir gün ortasında kızıl kayalara çarparken vahşetlerin tutuşturduğu dalga dalga nefesler bir melek adını andı onun Sözcükler henüz yetim sevgiler hançer sokumlarına mahkûmdu Goncalardan kan damlıyordu gülistanlara ve çırçır böcekleri nin rüya aralığında cinayetler işleniyor babalar kızlarını toprağa diri diri gömüyordu Cinnet karargâhına dönen yüreklerde hep aynı boşluk vardı ve masum kele bekler çarmıha geriliyordu yalnızca masum oldukları için Zaman öyle bir zaman mekân öyle bir mekândı Ebabiller kara yere kararken Ebrehe nin fillerini gonca ana rahminde yetim kalıverdi Kâbe nin duvarını bir kırlangıç kucaklamıştı oysa çığlık çığlığa Ardından bir şair kollarını açıp haykırmıştı Yaklaşıyor yaklaş makta olan Yaklaşıyor yaklaşmakta olan Yaklaşıyor yaklaş Avizesi cevzâ ışığı dolunay idi gecenin Yaklaşmakta olan bir gül olup açtı ve yeminler edildi ömrüne Gül açınca taşırdı insanlığın sevinç ırmaklarını ve dünya ilk kez dünya olduğunu hissetti Bir bülbül gülün aşkına yanmış yanmaktan kana boyanmıştı Anlatıyordu Zamân o gül gibi gül görmedi zamân olalı Gülün güzelliği dillerde dâsitân olalı Peygamber Efendimizin hayat hikâyesi İskender Pala nın güçlü kaleminden