Hz Muhammed ve Arap İslam Kültürü — August Bebel

Hz Muhammed ve Arap İslam Kültürü
August BebelArya Yayıncılık
Hz Muhammed ve Arap İslam Kültürü
August BebelBugün Avrupada hala yaygın olan ve İslamiyetin inanmayanlara başka dinden olanlara karşı fanatik bir tahammülsüzlükle yaklaştığı sanısına karşı bunun tam tersinin doğru olduğunu göstermek gerekmektedir Hıristiyanlar Museviler ve öteki dinlerden olanlar Müslüman dinin ilk doğduğu günden itibaren aynı dönemde ki Hıristiyan Avrupada akılların ucundan bile geçmeyecek bir rahatlık ve güven içinde yaşamışlardır Neden sonra 11 ve 13 yüzyıllar arasında Hıristiyan Avrupa Haçlı seferleri adı altında haydutluğa soyunmuş talancı ve istilacı ordularını doğuya gönderip burada barbarlık ve zulümleriyle İslam fanatiklerini ve fanatikliğini de çığırından çıkarınca başka dinden olanlara gösterilen hoşgörünün yerini katı bir düşmanlık almıştır Yinede bu dönemlerde bile İslam savaş önderleri Haçlı ordularının Hıristiyan prenslerine ve soylularına gösterdikleri mertlik ve saygıyla onlar sık sık utandırmaktan geri kalmamışlardır Üst kademelerdeki bu manevi ahlaksal zihinsel ve fiziksel çöküntülere alternatif oluşturacak bir kitle ağırlığının halk tarafından meydana getirilmesi söz konusu değildi Doğu insanı gayretli ılımlı ve azla yetinen insandır ve bu azla yetinme çok şükür deme huyu onun felaketini hazırlayan etmenlerin başında yer alır O en azla yetinirken tepesindeki despotların emeğinin ürününü elinden nasıl çaldıklarını seyretmektedir yalnızca Buna bir tepki göstermez İkliminde etkisiyle yoğun güçten sert tepkilerden yoksun düşünmeye çok az istekli doğu halkı kuşaklar boyunca atalarından bu yana despotizm ile birlikte yaşamaya alışmış baskıyı önü alınmaz karşısında tamamen güçsüz kaldığı bir doğa gücü gibi algılama alışkanlığını üstünden atamamıştır İslamiyet ile Hıristiyanlık arasındaki önemli bir fark şudur Araplar kendilerine boyun eğdirdikleri halkların ya da ulusların incelenmesinde ve bunlara ilişkin bilgilerde kendilerine yararlı olabilecek yapıtları özenle toplarlardı Oysa Hıristiyanlar kendi öğretilerini yayarlarken benzeri kültür yapıtlarını ve anıtlarını iblisin işi ve dinsizliğin belirtisi sayıp iyi bir Hıristiyanın bunları hemen yok etmesi gerektiğine inanarak yok etmekten geri kalmamışlardır Ozan Ebul Alanın şu sözleri ünlüdür İnsanlar iki sınıfa ayırırlar ya akılları vardır inançtan yoksundurlar ya da inançları vardır akıldan yoksundurlar

Arya Yayıncılık
Bugün Avrupa da hala yaygın olan ve İslamiyet in inanmayanlara başka dinden olanlara karşı fanatik bir tahammülsüzlükle yaklaştığı sanısına karşı bunun tam tersinin doğru olduğunu göstermek gerekmektedir Hıristiyanlar Museviler ve öteki dinlerden olanlar Müslüman dinin ilk doğduğu günden itibaren aynı dönemde ki Hıristiyan Avrupa da akılların ucundan bile geçmeyecek bir rahatlık ve güven içinde yaşamışlardır Neden sonra 11 ve 13 yüzyıllar arasında Hıristiyan Avrupa Haçlı seferleri adı altında haydutluğa soyunmuş talancı ve istilacı ordularını doğuya gönderip burada barbarlık ve zulümleriyle İslam fanatiklerini ve fanatikliğini de çığırından çıkarınca başka dinden olanlara gösterilen hoşgörünün yerini katı bir düşmanlık almıştır Yinede bu dönemlerde bile İslam savaş önderleri Haçlı ordularının Hıristiyan prenslerine ve soylularına gösterdikleri mertlik ve saygıyla onlar sık sık utandırmaktan geri kalmamışlardır Üst kademelerdeki bu manevi ahlaksal zihinsel ve fiziksel çöküntülere alternatif oluşturacak bir kitle ağırlığının halk tarafından meydana getirilmesi söz konusu değildi Doğu insanı gayretli ılımlı ve azla yetinen insandır ve bu azla yetinme çok şükür deme huyu onun felaketini hazırlayan etmenlerin başında yer alır O en azla yetinirken tepesindeki despotların emeğinin ürününü elinden nasıl çaldıklarını seyretmektedir yalnızca Buna bir tepki göstermez İkliminde etkisiyle yoğun güçten sert tepkilerden yoksun düşünmeye çok az istekli doğu halkı kuşaklar boyunca atalarından bu yana despotizm ile birlikte yaşamaya alışmış baskıyı önü alınmaz karşısında tamamen güçsüz kaldığı bir doğa gücü gibi algılama alışkanlığını üstünden atamamıştır İslamiyet ile Hıristiyanlık arasındaki önemli bir fark şudur Araplar kendilerine boyun eğdirdikleri halkların ya da ulusların incelenmesinde ve bunlara ilişkin bilgilerde kendilerine yararlı olabilecek yapıtları özenle toplarlardı Oysa Hıristiyanlar kendi öğretilerini yayarlarken benzeri kü

Arya
çev. Çelik, Sıdık
Bugün Avrupa da hala yaygın olan ve İslamiyet in inanmayanlara başka dinden olanlara karşı fanatik bir tahammülsüzlükle yaklaştığı sanısına karşı bunun tam tersinin doğru olduğunu göstermek gerekmektedir Hıristiyanlar Museviler ve öteki dinlerden olanlar Müslüman dinin ilk doğduğu günden itibaren aynı dönemde ki Hıristiyan Avrupa da akılların ucundan bile geçmeyecek bir rahatlık ve güven içinde yaşamışlardır