Hz Şit — Cemalnur Sargut

Hz Şit
Cemalnur SargutNefes Yayıncılık
Hz Şit
Cemalnur SargutHiçbir canlı yoktur ki Allah onun alnından tutmuş olmasın Benim Rabb im kuşkusuz sırât ı müstakîm üzeredir Hûd 56 Bu fassta İbnü l Arabî Hazretleri Hûd kelimesini ahadiyet ismi ile açıklıyor Ahadiyet Allah ın zâtının İstedim ki bilineyim hadîs i kudsîsiyle ortaya çıkan ilmidir ki bunu akılla bilmeye değil gönülle hissetmeye izin verilmiştir Ahadiyet üç mertebe üzerinden anlatılıyor Birincisi zâtın ahadiyetidir Allah ın zâtında hiçbir bölünme olamayacağını O nun Tek ve Bir olduğunu açıklar İkincisi isimlerin ve sıfatların ahadiyetidir bütün isim ve sıfatlar zat içinde birdir Sadece aklî yönden bu isim ve sıfatlar farklı gibi gözükür Üçüncüsü herkesin fiili kendindeki Allah tecellîsinin neticesidir isminin neticesidir Sırât ı müstakîm herkesin kendi ismine doğru aldığı yoldur Herkes kendi hakîkatine doğru çekildiği ve kendi isminin yönünde gittiği için Rabbinin tesiri ile ahadiyete doğru yönelir

Nefes Yayıncılık
Görülüyor ki herkes kendi Rabb i olan isme tâbidir Bu yüzden de kimsenin Rabb i kimseye uymaz Herkes kendi ismine doğru yönelir ve kendi isminin öğretmenliğinde hareket eder Bunun aksine hareket eden mutlu olamaz Mutluluğu için kendi ismine yönelmesi mecburiyeti vardır Mutluluk ile kastedilen huzurdur Demek ki meşreplerimizden ve nefsimizin arzularından dolayı ismimizden uzaklaşırsak huzuru kaybederiz Bu da meşrepleri yenmek konusunda bizleri gayrete getirir Ancak hiçbir şeye önem vermeyen yalnız Allah a odaklanan kişiye kâmil insan denir Bunlar bütün isimleri anlar ve bilirler Ama onlarda da rahmet gazâbı örttüğü için cemâlî isimler celâlî isimlerin üzerini örtmüştür Böylece onlarda bütün isimler Allah a yönelmeleri için bir fırsat teşkil eder Biz de kâmile uyduğumuz ölçüde Allah a yaklaşır ve O nu daha çok sevmeye başlarız Hz İsmâil herkesin bir vazife üzere bu âleme geldiğini ve onu yapmakla yükümlü olduğunu kabul ederek yaratılmışa güzel nazarla bakmak derecesine ulaştı Bu da onu diğer nefislerden âli üstün kıldı

Nefes Yayıncılık
Görülüyor ki herkes kendi Rabb i olan isme tâbidir Bu yüzden de kimsenin Rabb i kimseye uymaz Herkes kendi ismine doğru yönelir ve kendi isminin öğretmenliğinde hareket eder Bunun aksine hareket eden mutlu olamaz Mutluluğu için kendi ismine yönelmesi mecburiyeti vardır Mutluluk ile kastedilen huzurdur Demek ki meşreplerimizden ve nefsimizin arzularından dolayı ismimizden uzaklaşırsak huzuru kaybederiz Bu da meşrepleri yenmek konusunda bizleri gayrete getirir Ancak hiçbir şeye önem vermeyen yalnız Allah a odaklanan kişiye kâmil insan denir Bunlar bütün isimleri anlar ve bilirler Ama onlarda da rahmet gazâbı örttüğü için cemâlî isimler celâlî isimlerin üzerini örtmüştür Böylece onlarda bütün isimler Allah a yönelmeleri için bir fırsat teşkil eder Biz de kâmile uyduğumuz ölçüde Allah a yaklaşır ve O nu daha çok sevmeye başlarız Hz İsmâil herkesin bir vazife üzere bu âleme geldiğini ve onu yapmakla yükümlü olduğunu kabul ederek yaratılmışa güzel nazarla bakmak derecesine ulaştı Bu da onu diğer nefislerden âli üstün kıldı

Nefes Yayıncılık
Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun alnından tutmuş olmasın Benim Rabb im kuşkusuz sırât ı müstakîm üzeredir Hûd 56 Bu fassta İbnü l Arabî Hazretleri Hûd kelimesini ahadiyet ismi ile açıklıyor Ahadiyet Allah ın zâtının İstedim ki bilineyim hadîs i kudsîsiyle ortaya çıkan ilmidir ki bunu akılla bilmeye değil gönülle hissetmeye izin verilmiştir Ahadiyet üç mertebe üzerinden anlatılıyor Birincisi zâtın ahadiyetidir Allah ın zâtında hiçbir bölünme olamayacağını O nun Tek ve Bir olduğunu açıklar İkincisi isimlerin ve sıfatların ahadiyetidir bütün isim ve sıfatlar zat içinde birdir Sadece aklî yönden bu isim ve sıfatlar farklı gibi gözükür Üçüncüsü herkesin fiili kendindeki Allah tecellîsinin neticesidir isminin neticesidir Sırât ı müstakîm herkesin kendi ismine doğru aldığı yoldur Herkes kendi hakîkatine doğru çekildiği ve kendi isminin yönünde gittiği için Rabbinin tesiri ile ahadiyete doğru yönelir

Nefes Yayıncılık
Cemalnur Sargut tarafından kaleme alınan Hz İsmail Nefes Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Hz İsmail Cemalnur Sargut Kitap Özeti Görülüyor ki herkes kendi Rabb i olan isme tabidir Bu yüzden de kimsenin Rabb i kimseye uymaz Herkes kendi ismine doğru yönelir ve kendi isminin öğretmenliğinde hareket eder Bunun aksine hareket eden mutlu olamaz Mutluluğu için kendi ismine yönelmesi mecburiyeti vardır Mutluluk ile kastedilen huzurdur Demek ki meşreplerimizden ve nefsimizin arzularından dolayı ismimizden uzaklaşırsak huzuru kaybederiz Bu da meşrepleri yenmek konusunda bizleri gayrete getirir Ancak hiçbir şeye önem vermeyen yalnız Allah a odaklanan kişiye kamil insan denir Bunlar bütün isimleri anlar ve bilirler Ama onlarda da rahmet gazabı örttüğü için cemali isimler celali isimlerin üzerini örtmüştür Böylece onlarda bütün isimler Allah a yönelmeleri için bir fırsat teşkil eder Biz de kamile uyduğumuz ölçüde Allah a yaklaşır ve O nu daha çok sevmeye başlarız Hz İsmail herkesin bir vazife üzere bu aleme geldiğini ve onu yapmakla yükümlü olduğunu kabul ederek yaratılmışa güzel nazarla bakmak derecesine ulaştı Bu da onu diğer nefislerden ali üstün kıldı Yayınevi Nefes Yayıncılık Yazar Cemalnur Sargut Sayfa 113 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2015 Barkod 9786059901185 Kategori Biyografi Otobiyografi

Nefes Yayıncılık
Görülüyor ki herkes kendi Rabb i olan isme tabidir Bu yüzden de kimsenin Rabb i kimseye uymaz Herkes kendi ismine doğru yönelir ve kendi isminin öğretmenliğinde hareket eder Bunun aksine hareket eden mutlu olamaz Mutluluğu için kendi ismine yönelmesi mecburiyeti vardır Mutluluk ile kastedilen huzurdur Demek ki meşreplerimizden ve nefsimizin arzularından dolayı ismimizden uzaklaşırsak huzuru kaybederiz Bu da meşrepleri yenmek konusunda bizleri gayrete getirir Ancak hiçbir şeye önem vermeyen yalnız Allah a odaklanan kişiye kamil insan denir Bunlar bütün isimleri anlar ve bilirler Ama onlarda da rahmet gazabı örttüğü için cemali isimler celali isimlerin üzerini örtmüştür Böylece onlarda bütün isimler Allah a yönelmeleri için bir fırsat teşkil eder Biz de kamile uyduğumuz ölçüde Allah a yaklaşır ve O nu daha çok sevmeye başlarız Hz İsmail herkesin bir vazife üzere bu aleme geldiğini ve onu yapmakla yükümlü olduğunu kabul ederek yaratılmışa güzel nazarla bakmak derecesine ulaştı Bu da onu diğer nefislerden ali üstün kıldı

Nefes Yayıncılık
Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun alnından tutmuş olmasın Benim Rabb im kuşkusuz sırât ı müstakîm üzeredir Hûd 56 Bu fassta İbnü l Arabî Hazretleri Hûd kelimesini ahadiyet ismi ile açıklıyor Ahadiyet Allah ın zâtının İstedim ki bilineyim hadîs i kudsîsiyle ortaya çıkan ilmidir ki bunu akılla bilmeye değil gönülle hissetmeye izin verilmiştir Ahadiyet üç mertebe üzerinden anlatılıyor Birincisi zâtın ahadiyetidir Allah ın zâtında hiçbir bölünme olamayacağını O nun Tek ve Bir olduğunu açıklar İkincisi isimlerin ve sıfatların ahadiyetidir bütün isim ve sıfatlar zat içinde birdir Sadece aklî yönden bu isim ve sıfatlar farklı gibi gözükür Üçüncüsü herkesin fiili kendindeki Allah tecellîsinin neticesidir isminin neticesidir Sırât ı müstakîm herkesin kendi ismine doğru aldığı yoldur Herkes kendi hakîkatine doğru çekildiği ve kendi isminin yönünde gittiği için Rabbinin tesiri ile ahadiyete doğru yönelir

Nefes Yayınevi
Görülüyor ki herkes kendi Rabb i olan isme tâbidir Bu yüzden de kimsenin Rabb i kimseye uymaz Herkes kendi ismine doğru yönelir ve kendi isminin öğretmenliğinde hareket eder Bunun aksine hareket eden mutlu olamaz Mutluluğu için kendi ismine yönelmesi mecburiyeti vardır Mutluluk ile kastedilen huzurdur Demek ki meşreplerimizden ve nefsimizin arzularından dolayı ismimizden uzaklaşırsak huzuru kaybederiz Bu da meşrepleri yenmek konusunda bizleri gayrete getirir Ancak hiçbir şeye önem vermeyen yalnız Allah a odaklanan kişiye kâmil insan denir Bunlar bütün isimleri anlar ve bilirler Ama onlarda da rahmet gazâbı örttüğü için cemâlî isimler celâlî isimlerin üzerini örtmüştür Böylece onlarda bütün isimler Allah a yönelmeleri için bir fırsat teşkil eder Biz de kâmile uyduğumuz ölçüde Allah a yaklaşır ve O nu daha çok sevmeye başlarız Hz İsmâil herkesin bir vazife üzere bu âleme geldiğini ve onu yapmakla yükümlü olduğunu kabul ederek yaratılmışa güzel nazarla bakmak derecesine ulaştı Bu da onu diğer nefislerden âli üstün kıldı

Nefes Yayınevi
Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun alnından tutmuş olmasın Benim Rabb im kuşkusuz sırât ı müstakîm üzeredir Hûd 56 Bu fassta İbnü l Arabî Hazretleri Hûd kelimesini ahadiyet ismi ile açıklıyor Ahadiyet Allah ın zâtının İstedim ki bilineyim hadîs i kudsîsiyle ortaya çıkan ilmidir ki bunu akılla bilmeye değil gönülle hissetmeye izin verilmiştir Ahadiyet üç mertebe üzerinden anlatılıyor Birincisi zâtın ahadiyetidir Allah ın zâtında hiçbir bölünme olamayacağını O nun Tek ve Bir olduğunu açıklar İkincisi isimlerin ve sıfatların ahadiyetidir bütün isim ve sıfatlar zat içinde birdir Sadece aklî yönden bu isim ve sıfatlar farklı gibi gözükür Üçüncüsü herkesin fiili kendindeki Allah tecellîsinin neticesidir isminin neticesidir Sırât ı müstakîm herkesin kendi ismine doğru aldığı yoldur Herkes kendi hakîkatine doğru çekildiği ve kendi isminin yönünde gittiği için Rabbinin tesiri ile ahadiyete doğru yönelir

Nefes Yayıncılık
Hz İdrîs Allah a olan büyük aşkıyla güneş makamına yükseltilmiş ve bu makamın daim temsilcisi olmuştur İlk kez kalem ile yazı yazan remil kehanet ilminin sahibi hesap kâinat ve felek ilmini ilk bilen hey et tıp ve bitkilerin sırrını ilk bilen ilk elbise diken ilk kez ibâdethâne yapıp orada ibâdet eden ulvî ve arzî şeyler hakkında ilk vezinli kaside ve şiir yazan şehircilik yöntemini iyi bilen ölçü ve tartı âletlerini ilk kullanan ve insan cinsinin genel kutbu olan yüce peygamberdir Sonra Cebrâil beni dördüncü semâya çıkardı Kapının açılmasını istedi Kim o denildi Cibril dedi Beraberindeki kim denildi Muhammed dedi Ona dâvet iletildi mi denildi Evet dedi O na merhaba bu geliş ne güzel bir geliş denildi Kapı açıldı İdrîs ile karşılaştığımda Cebrâil Bu İdrîs tir ona selâm ver dedi Selâm verdim o da selâmımı aldı Sonra bana Merhaba sâlih kardeş ve sâlih peygamber dedi Taklitten tahkike ve Cemâl e yürüyen iman ehlinin yolculuğu asırlar evvel yaşanmış ehl i hâl hikâyeleri ve ifadelerinden ibaretse mesele yok eserler ortada ama Ya dem bu demdir sırrı devam ediyorsa diyenlerdensek CemalnurSargut bu yakıcı yolculuğun taliplerine Fusûsu l Hikem ufkundan ses veriyor Bu çalışma bahsi geçen o sese kulak verecek Cemâl yolcuları için

Nefes Yayıncılık
Hz Peygamber in Ben gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim hadis i şerifindeki bilinmeyi istedim kısmını mutasavvıflar aşk ettim olarak yorumlamışlar ve kâinatın aşktan meydana geldiğini ifade etmişlerdir Buna göre ilk yaratılan ve Allah ın sonsuz birliğinin görünümü olan Hz Adem dir Fakat aşk için ikilik gerektir zira bir âşık ve bir mâşûka ihtiyaç vardır İşte birliğin mâşûkun kendisini göstermek için çokluk âşık olarak görünümü Hz Şit te ortaya çıkmıştır Cemalnur Sargut un Hz Adem ile başlayan kendi yorumları ile insan ı kamillerin düşüncelerini biraraya getirdiği Fusûsu l Hikem çalışmaları Hz Şit ile devam ediyor Hz Şit fassında açıklananlar nefsin insan için Allah ın lûtfettiği ilâhî bir hediye olduğu manasındadır Zira hadis i şerifte buyurulduğu gibi Nefsini bilen Rabbini bilir Her şeyin zıddı ile bilindiği gerçeğine göre mutlak varlık olan Allah da ancak mutlak yok olan nefs ile idrak edilebilir

Nefes Yayıncılık - Hz. Peygamber Dizisi
Hz İdrîs Allah a olan büyük aşkıyla güneş makamına yükseltilmiş ve bu makamın daim temsilcisi olmuştur İlk kez kalem ile yazı yazan remil kehanet ilminin sahibi hesap kâinat ve felek ilmini ilk bilen hey et tıp ve bitkilerin sırrını ilk bilen ilk elbise diken ilk kez ibâdethâne yapıp orada ibâdet eden ulvî ve arzî şeyler hakkında ilk vezinli kaside ve şiir yazan şehircilik yöntemini iyi bilen ölçü ve tartı âletlerini ilk kullanan ve insan cinsinin genel kutbu olan yüce peygamberdir Sonra Cebrâil beni dördüncü semâya çıkardı Kapının açılmasını istedi Kim o denildi Cibril dedi Beraberindeki kim denildi Muhammed dedi Ona dâvet iletildi mi denildi Evet dedi O na merhaba bu geliş ne güzel bir geliş denildi Kapı açıldı İdrîs ile karşılaştığımda Cebrâil Bu İdrîs tir ona selâm ver dedi Selâm verdim o da selâmımı aldı Sonra bana Merhaba sâlih kardeş ve sâlih peygamber dedi Taklitten tahkike ve Cemâl e yürüyen iman ehlinin yolculuğu asırlar evvel yaşanmış ehl i hâl hikâyeleri ve ifadelerinden ibaretse mesele yok eserler ortada ama Ya dem bu demdir sırrı devam ediyorsa diyenlerdensek CemalnurSargut bu yakıcı yolculuğun taliplerine Fusûsu l Hikem ufkundan ses veriyor Bu çalışma bahsi geçen o sese kulak verecek Cemâl yolcuları için

Nefes Yayıncılık - Tasavvuf Dizisi
Hz Peygamber in Ben gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim hadis i şerifindeki bilinmeyi istedim kısmını mutasavvıflar aşk ettim olarak yorumlamışlar ve kâinatın aşktan meydana geldiğini ifade etmişlerdir Buna göre ilk yaratılan ve Allah ın sonsuz birliğinin görünümü olan Hz Adem dir Fakat aşk için ikilik gerektir zira bir âşık ve bir mâşûka ihtiyaç vardır İşte birliğin mâşûkun kendisini göstermek için çokluk âşık olarak görünümü Hz Şit te ortaya çıkmıştır Cemalnur Sargut un Hz Adem ile başlayan kendi yorumları ile insan ı kamillerin düşüncelerini biraraya getirdiği Fusûsu l Hikem çalışmaları Hz Şit ile devam ediyor Hz Şit fassında açıklananlar nefsin insan için Allah ın lûtfettiği ilâhî bir hediye olduğu manasındadır Zira hadis i şerifte buyurulduğu gibi Nefsini bilen Rabbini bilir Her şeyin zıddı ile bilindiği gerçeğine göre mutlak varlık olan Allah da ancak mutlak yok olan nefs ile idrak edilebilir

Nefes
Görülüyor ki herkes kendi Rabb i olan isme tabidir Bu yüzden de kimsenin Rabb i kimseye uymaz Herkes kendi ismine doğru yönelir ve kendi isminin öğretmenliğinde hareket eder Bunun aksine hareket eden mutlu olamaz Mutluluğu için kendi ismine yönelmesi mecburiyeti vardır Mutluluk ile kastedilen huzurdur Demek ki meşreplerimizden ve nefsimizin arzularından dolayı ismimizden uzaklaşırsak huzuru kaybederiz Bu da meşrepleri yenmek konusunda bizleri gayrete getirir Ancak hiçbir şeye önem vermeyen yalnız Allah a odaklanan kişiye kamil insan denir Bunlar bütün isimleri anlar ve bilirler Ama onlarda da rahmet gazabı örttüğü için cemali isimler celali isimlerin üzerini örtmüştür Böylece onlarda bütün isimler Allah a yönelmeleri için bir fırsat teşkil eder Biz de kamile uyduğumuz ölçüde Allah a yaklaşır ve O nu daha çok sevmeye başlarız Hz İsmail herkesin bir vazife üzere bu aleme geldiğini ve onu yapmakla yükümlü olduğunu kabul ederek yaratılmışa güzel nazarla bakmak derecesine ulaştı Bu da onu diğer nefislerden ali üstün kıldı

Nefes
Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun alnından tutmuş olmasın Benim Rabb im kuşkusuz sırât ı müstakîm üzeredir Hûd 56 Bu fassta İbnü l Arabî Hazretleri Hûd kelimesini ahadiyet ismi ile açıklıyor Ahadiyet Allah ın zâtının İstedim ki bilineyim hadîs i kudsîsiyle ortaya çıkan ilmidir ki bunu akılla bilmeye değil gönülle hissetmeye izin verilmiştir Ahadiyet üç mertebe üzerinden anlatılıyor Birincisi zâtın ahadiyetidir Allah ın zâtında hiçbir bölünme olamayacağını O nun Tek ve Bir olduğunu açıklar İkincisi isimlerin ve sıfatların ahadiyetidir bütün isim ve sıfatlar zat içinde birdir Sadece aklî yönden bu isim ve sıfatlar farklı gibi gözükür Üçüncüsü herkesin fiili kendindeki Allah tecellîsinin neticesidir isminin neticesidir Sırât ı müstakîm herkesin kendi ismine doğru aldığı yoldur Herkes kendi hakîkatine doğru çekildiği ve kendi isminin yönünde gittiği için Rabbinin tesiri ile ahadiyete doğru yönelir

Nefes Yayıncılık
Hz Peygamber in Ben gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim hadis i şerifindeki bilinmeyi istedim kısmını mutasavvıflar aşk ettim olarak yorumlamışlar ve kâinatın aşktan meydana geldiğini ifade etmişlerdir Buna göre ilk yaratılan ve Allah ın sonsuz birliğinin görünümü olan Hz Adem dir Fakat aşk için ikilik gerektir zira bir âşık ve bir mâşûka ihtiyaç vardır İşte birliğin mâşûkun kendisini göstermek için çokluk âşık olarak görünümü Hz Şit te ortaya çıkmıştır Cemalnur Sargut un Hz Adem ile başlayan kendi yorumları ile insan ı kamillerin düşüncelerini biraraya getirdiği Fusûsu l Hikem çalışmaları Hz Şit ile devam ediyor Hz Şit fassında açıklananlar nefsin insan için Allah ın lûtfettiği ilâhî bir hediye olduğu manasındadır Zira hadis i şerifte buyurulduğu gibi Nefsini bilen Rabbini bilir Her şeyin zıddı ile bilindiği gerçeğine göre mutlak varlık olan Allah da ancak mutlak yok olan nefs ile idrak edilebilir

Nefes Yayıncılık
Hz İdris Allah a olan büyük aşkıyla güneş makamına yükseltilmiş ve bu makamın daim temsilcisi olmuştur İlk kez kalem ile yazı yazan remil kehanet ilminin sahibi hesap kainat ve felek ilmini ilk bilen hey et tıp ve bitkilerin sırrını ilk bilen ilk elbise diken ilk kez ibadethane yapıp orada ibadet eden ulvi ve arzi şeyler hakkında ilk vezinli kaside ve şiir yazan şehircilik yöntemini iyi bilen ölçü ve tartı aletlerini ilk kullanan ve insan cinsinin genel kutbu olan yüce peygamberdir Sonra Cebrail beni dördüncü semaya çıkardı Kapının açılmasını istedi Kim o denildi Cibril dedi Beraberindeki kim denildi Muhammed dedi Ona davet iletildi mi denildi Evet dedi O na merhaba bu geliş ne güzel bir geliş denildi Kapı açıldı İdrîs ile karşılaştığımda Cebrail Bu İdrîs tir ona selam ver dedi Selâm verdim o da selamımı aldı Sonra bana Merhaba salih kardeş ve salih peygamber dedi Taklitten tahkike ve Cemal e yürüyen iman ehlinin yolculuğu asırlar evvel yaşanmış ehl i hal hikayeleri ve ifadelerinden ibaretse mesele yok eserler ortada ama Ya dem bu demdir sırrı devam ediyorsa diyenlerdensek CemalnurSargut bu yakıcı yolculuğun taliplerine Fususu l Hikem ufkundan ses veriyor Bu çalışma bahsi geçen o sese kulak verecek Cemal yolcuları için

Nefes Yayıncılık
Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun alnından tutmuş olmasın Benim Rabb im kuşkusuz sırât ı müstakîm üzeredir Hûd 56 Bu fassta İbnü l Arabî Hazretleri Hûd kelimesini ahadiyet ismi ile açıklıyor Ahadiyet Allah ın zâtının İstedim ki bilineyim hadîs i kudsîsiyle ortaya çıkan ilmidir ki bunu akılla bilmeye değil gönülle hissetmeye izin verilmiştir Ahadiyet üç mertebe üzerinden anlatılıyor Birincisi zâtın ahadiyetidir Allah ın zâtında hiçbir bölünme olamayacağını O nun Tek ve Bir olduğunu açıklar İkincisi isimlerin ve sıfatların ahadiyetidir bütün isim ve sıfatlar zat içinde birdir Sadece aklî yönden bu isim ve sıfatlar farklı gibi gözükür Üçüncüsü herkesin fiili kendindeki Allah tecellîsinin neticesidir isminin neticesidir Sırât ı müstakîm herkesin kendi ismine doğru aldığı yoldur Herkes kendi hakîkatine doğru çekildiği ve kendi isminin yönünde gittiği için Rabbinin tesiri ile ahadiyete doğru yönelir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nefes Yayıncılık
Görülüyor ki herkes kendi Rabb i olan isme tabidir Bu yüzden de kimsenin Rabb i kimseye uymaz Herkes kendi ismine doğru yönelir ve kendi isminin öğretmenliğinde hareket eder Bunun aksine hareket eden mutlu olamaz Mutluluğu için kendi ismine yönelmesi mecburiyeti vardır Mutluluk ile kastedilen huzurdur Demek ki meşreplerimizden ve nefsimizin arzularından dolayı ismimizden uzaklaşırsak huzuru kaybederiz Bu da meşrepleri yenmek konusunda bizleri gayrete getirir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nefes Yayınevi
Hz İdrîs Allah a olan büyük aşkıyla güneş makamına yükseltilmiş ve bu makamın daim temsilcisi olmuştur İlk kez kalem ile yazı yazan remil kehanet ilminin sahibi hesap kâinat ve felek ilmini ilk bilen hey et tıp ve bitkilerin sırrını ilk bilen ilk elbise diken ilk kez ibâdethâne yapıp orada ibâdet eden ulvî ve arzî şeyler hakkında ilk vezinli kaside ve şiir yazan şehircilik yöntemini iyi bilen ölçü ve tartı âletlerini ilk kullanan ve insan cinsinin genel kutbu olan yüce peygamberdir Sonra Cebrâil beni dördüncü semâya çıkardı Kapının açılmasını istedi Kim o denildi Cibril dedi Beraberindeki kim denildi Muhammed dedi Ona dâvet iletildi mi denildi Evet dedi O na merhaba bu geliş ne güzel bir geliş denildi Kapı açıldı İdrîs ile karşılaştığımda Cebrâil Bu İdrîs tir ona selâm ver dedi Selâm verdim o da selâmımı aldı Sonra bana Merhaba sâlih kardeş ve sâlih peygamber dedi Taklitten tahkike ve Cemâl e yürüyen iman ehlinin yolculuğu asırlar evvel yaşanmış ehl i hâl hikâyeleri ve ifadelerinden ibaretse mesele yok eserler ortada ama Ya dem bu demdir sırrı devam ediyorsa diyenlerdensek CemalnurSargut bu yakıcı yolculuğun taliplerine Fusûsu l Hikem ufkundan ses veriyor Bu çalışma bahsi geçen o sese kulak verecek Cemâl yolcuları için

Nefes
Hz Peygamber in Ben gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim hadis i şerifindeki bilinmeyi istedim kısmını mutasavvıflar aşk ettim olarak yorumlamışlar ve kâinatın aşktan meydana geldiğini ifade etmişlerdir Buna göre ilk yaratılan ve Allah ın sonsuz birliğinin görünümü olan Hz Adem dir Fakat aşk için ikilik gerektir zira bir âşık ve bir mâşûka ihtiyaç vardır İşte birliğin mâşûkun kendisini göstermek için çokluk âşık olarak görünümü Hz Şit te ortaya çıkmıştır Cemalnur Sargut un Hz Adem ile başlayan kendi yorumları ile insan ı kamillerin düşüncelerini biraraya getirdiği Fusûsu l Hikem çalışmaları Hz Şit ile devam ediyor Hz Şit fassında açıklananlar nefsin insan için Allah ın lûtfettiği ilâhî bir hediye olduğu manasındadır Zira hadis i şerifte buyurulduğu gibi Nefsini bilen Rabbini bilir Her şeyin zıddı ile bilindiği gerçeğine göre mutlak varlık olan Allah da ancak mutlak yok olan nefs ile idrak edilebilir Tanıtım Bülteninden Yazar Hakkında Cemâlnur Sargut d 1952 İstanbul Türk yazar Türk Kadınlar Kültür Derneği nin İstanbul şubesi başkanı Tasavvufun insanlığın ortak dili olabileceği inancında olup bu konuda uluslararası sempozyumlar düzenlemektedir Cemâlnur Sargut 1952 de İstanbul da mutasavvıf bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi Üniversite eğitimini kimya mühendisliği dalında tamamlamıştır Gençliğinde felsefeye ilgi duyan Sargut büyük felsefecilerin hayâtını incelemişse de bu ilmin yaşanamayan bir ilim olduğu kanaatına varınca Mevlânâ ya yönelmiştir Hocası Sâmiha Ayverdi nin etkisinde kalarak Kur ân ı Kerîm ve karşılaştırmalı Mesnevî çalışmalarına başlamış 24 yaşında gençlerle başladığı Mesnevî çalışmalarıyla geniş çevreye hitâp etmiştir Araştırmacı yazar Sadık Yalsızuçanlar ın ifâdesiyle bugün bir modern zamanlar Râbia sı olan Cemâlnur Sargut tasavvuf ilimine vakıftır Tasavvufî geleneğin Ahmed er Rifâî Ken an Rifâî Meşkûre Sargut ve Sâmiha Ayverdi etkisinde kalan Sargut tasavvuf araştırmalarının yanı sıra Mevlânâ Abdülkâdir Geylânî İbn i Arabî Mısri Niyâzî Cîlî Şems ve Sultan Veled gibi büyük mutasavvıfların yorumlarıyla Kur an ı Kerîm sûrelerini açıklayan eserler yazmıştır Ayrıca halka açık Mesnevî Füsusu l Hikem ve Tasavvuf dersleri ve sohbetleri yapmaya devam etmektedir İnsanların kadın erkek din mezhep meşrep kıyafet farkı gözetmeden farklı olanı değiştirmeye çalışmadan birlikte hoşgörü içinde yaşamayı ve yaşatmayı hedefler

Nefes
Hz İdris Allah a olan büyük aşkıyla güneş makamına yükseltilmiş ve bu makamın daim temsilcisi olmuştur Taklitten tahkike ve Cemal e yürüyen iman ehlinin yolculuğu asırlar evvel yaşanmış ehl i hal hikayeleri ve ifadelerinden ibaretse mesele yok eserler ortada ama Ya dem bu demdir sırrı devam ediyorsa diyenlerdensek Cemalnur Sargut bu yakıcı yolculuğun taliplerine Fususu l Hikem ufkundan ses veriyor Bu çalışma bahsi geçen o sese kulak verecek Cemal Yolcuları için

Nefes Yayınevi
Hz Peygamber in Ben gizli bir hazine idim bilinmeyi istedim hadis i şerifindeki bilinmeyi istedim kısmını mutasavvıflar aşk ettim olarak yorumlamışlar ve kâinatın aşktan meydana geldiğini ifade etmişlerdir Buna göre ilk yaratılan ve Allah ın sonsuz birliğinin görünümü olan Hz Adem dir Fakat aşk için ikilik gerektir zira bir âşık ve bir mâşûka ihtiyaç vardır İşte birliğin mâşûkun kendisini göstermek için çokluk âşık olarak görünümü Hz Şit te ortaya çıkmıştır Cemalnur Sargut un Hz Adem ile başlayan kendi yorumları ile insan ı kamillerin düşüncelerini biraraya getirdiği Fusûsu l Hikem çalışmaları Hz Şit ile devam ediyor Hz Şit fassında açıklananlar nefsin insan için Allah ın lûtfettiği ilâhî bir hediye olduğu manasındadır Zira hadis i şerifte buyurulduğu gibi Nefsini bilen Rabbini bilir Her şeyin zıddı ile bilindiği gerçeğine göre mutlak varlık olan Allah da ancak mutlak yok olan nefs ile idrak edilebilir