Hz Ya kub — Cemalnur Sargut

Hz Ya kub
Cemalnur SargutNefes Yayıncılık
Hz Ya kub
Cemalnur SargutDünyaya dair her rütbe ve her ilim geçici ve dünyada kalıcıdır Ezelî ilim ise Allah ın kullarında kendi kabiliyetlerine göre tecellî etmesidir Burada kullanılan tecellî kelimesine dikkat etmek gerekir Bu kelime bir aynada bir vasfın ortaya çıkması gibidir Hulûl değildir yani Allah kulun içine girmez Kulda gözüken mucizeler Allah a ait olup kulun kendinden zuhura gelmez Allah kulu ile aracıyla konuşmaz Sadece bu hakîkati öğretmek için görevlendirilen bazı kişiler vardır Ne yazık ki halk onları görür Halbuki yapan yaptıran Allah tır Kul kendisindeki Allah a ait hakîkati kimin vâsıtasıyla görmüşse onu Allah zannetmeye başlar Ondan görünen her mucizenin o kişinin kendisine ait olduğunu sanır Bu durumda Allah a değil aradaki kişiye tapmaya başlar Bu da şirke sebebiyet verir ki Kur an da affı olmayan günahlardan biridir Halbuki Hocam Kenan er Rifâî Allah ı kula öğreten öğretmen ile Allah arasındaki büyük farkı şu şiiriyle belirtmiştir Kulluğu müminlerin bir ulu Süphanedir Hizmeti dervişlerin er olan insânedir Bu durumda sen her kimden ne öğrenirsen öğren peygamberden dahi öğreten Allah tır Ama Allah ın bu Rab isminde tesirli kıldığı ve ondan aşikâr olduğu seçilmiş kişiye şükretmek ve hizmet etmek gerekir İşte ruhbanlık sınıfı böyle algılanırsa günah olmaktan çıkar Mürşide veya peygambere duyulan sevgi de bu sebepledir Buradaki hizmet kelimesinden maksat mürşidin öğrettiği ve gösterdiği ahlâk ı Muhammedî ile ahlâklanıp Kur an ve sünnete uymak demektir Bu ahlâkı anlatan kişi kendini Allah tan ayrı bir varlık olarak görürse veya biz onu böyle idrak edersek ruhbanlık oluşur ki bu da Allah tarafından reddedilir

Nefes Yayıncılık - Hz. Peygamber Dizisi
Dünyaya dair her rütbe ve her ilim geçici ve dünyada kalıcıdır Ezelî ilim ise Allah ın kullarında kendi kabiliyetlerine göre tecellî etmesidir Burada kullanılan tecellî kelimesine dikkat etmek gerekir Bu kelime bir aynada bir vasfın ortaya çıkması gibidir Hulûl değildir yani Allah kulun içine girmez Kulda gözüken mucizeler Allah a ait olup kulun kendinden zuhura gelmez Allah kulu ile aracıyla konuşmaz Sadece bu hakîkati öğretmek için görevlendirilen bazı kişiler vardır Ne yazık ki halk onları görür Halbuki yapan yaptıran Allah tır Kul kendisindeki Allah a ait hakîkati kimin vâsıtasıyla görmüşse onu Allah zannetmeye başlar Ondan görünen her mucizenin o kişinin kendisine ait olduğunu sanır Bu durumda Allah a değil aradaki kişiye tapmaya başlar Bu da şirke sebebiyet verir ki Kur an da affı olmayan günahlardan biridir Halbuki Hocam Kenan er Rifâî Allah ı kula öğreten öğretmen ile Allah arasındaki büyük farkı şu şiiriyle belirtmiştir Kulluğu müminlerin bir ulu Süphanedir Hizmeti dervişlerin er olan insânedir Bu durumda sen her kimden ne öğrenirsen öğren peygamberden dahi öğreten Allah tır Ama Allah ın bu Rab isminde tesirli kıldığı ve ondan aşikâr olduğu seçilmiş kişiye şükretmek ve hizmet etmek gerekir İşte ruhbanlık sınıfı böyle algılanırsa günah olmaktan çıkar Mürşide veya peygambere duyulan sevgi de bu sebepledir Buradaki hizmet kelimesinden maksat mürşidin öğrettiği ve gösterdiği ahlâk ı Muhammedî ile ahlâklanıp Kur an ve sünnete uymak demektir Bu ahlâkı anlatan kişi kendini Allah tan ayrı bir varlık olarak görürse veya biz onu böyle idrak edersek ruhbanlık oluşur ki bu da Allah tarafından reddedilir

Nefes Yayıncılık
Dünyaya dair her rütbe ve her ilim geçici ve dünyada kalıcıdır Ezelî ilim ise Allah ın kullarında kendi kabiliyetlerine göre tecelli etmesidir Burada kullanılan tecelli kelimesine dikkat etmek gerekir Bu kelime bir aynada bir vasfın ortaya çıkması gibidir Hulul değildir yani Allah kulun içine girmez Kulda gözüken mucizeler Allah a ait olup kulun kendinden zuhura gelmez Allah kulu ile aracıyla konuşmaz Sadece bu hakîkati öğretmek için görevlendirilen bazı kişiler vardır Ne yazık ki halk onları görür Halbuki yapan yaptıran Allah tır Kul kendisindeki Allah a ait hakikati kimin vasıtasıyla görmüşse onu Allah zannetmeye başlar Ondan görünen her mucizenin o kişinin kendisine ait olduğunu sanır Bu durumda Allah a değil aradaki kişiye tapmaya başlar Bu da şirke sebebiyet verir ki Kur an da affı olmayan günahlardan biridir Halbuki Hocam Kenan er Rifâî Allah ı kula öğreten öğretmen ile Allah arasındaki büyük farkı şu şiiriyle belirtmiştir Kulluğu müminlerin bir ulu Süphanedir Hizmeti dervişlerin er olan insanedir Bu durumda sen her kimden ne öğrenirsen öğren peygamberden dahi öğreten Allah tır Ama Allah ın bu Rab isminde tesirli kıldığı ve ondan aşikar olduğu seçilmiş kişiye şükretmek ve hizmet etmek gerekir İşte ruhbanlık sınıfı böyle algılanırsa günah olmaktan çıkar Mürşide veya peygambere duyulan sevgi de bu sebepledir Buradaki hizmet kelimesinden maksat mürşidin öğrettiği ve gösterdiği ahlak ı Muhammedî ile ahlaklanıp Kur an ve sünnete uymak demektir Bu ahlakı anlatan kişi kendini Allah tan ayrı bir varlık olarak görürse veya biz onu böyle idrak edersek ruhbanlık oluşur ki bu da Allah tarafından reddedilir

Nefes Yayıncılık
Dünyaya dair her rütbe ve her ilim geçici ve dünyada kalıcıdır Ezelî ilim ise Allah ın kullarında kendi kabiliyetlerine göre tecelli etmesidir Burada kullanılan tecelli kelimesine dikkat etmek gerekir Bu kelime bir aynada bir vasfın ortaya çıkması gibidir Hulul değildir yani Allah kulun içine girmez Kulda gözüken mucizeler Allah a ait olup kulun kendinden zuhura gelmez Allah kulu ile aracıyla konuşmaz Sadece bu hakîkati öğretmek için görevlendirilen bazı kişiler vardır Ne yazık ki halk onları görür Halbuki yapan yaptıran Allah tır Kul kendisindeki Allah a ait hakikati kimin vasıtasıyla görmüşse onu Allah zannetmeye başlar Ondan görünen her mucizenin o kişinin kendisine ait olduğunu sanır Bu durumda Allah a değil aradaki kişiye tapmaya başlar Bu da şirke sebebiyet verir ki Kur an da affı olmayan günahlardan biridir Halbuki Hocam Kenan er Rifâî Allah ı kula öğreten öğretmen ile Allah arasındaki büyük farkı şu şiiriyle belirtmiştir Kulluğu müminlerin bir ulu Süphanedir Hizmeti dervişlerin er olan insanedir Bu durumda sen her kimden ne öğrenirsen öğren peygamberden dahi öğreten Allah tır Ama Allah ın bu Rab isminde tesirli kıldığı ve ondan aşikar olduğu seçilmiş kişiye şükretmek ve hizmet etmek gerekir İşte ruhbanlık sınıfı böyle algılanırsa günah olmaktan çıkar Mürşide veya peygambere duyulan sevgi de bu sebepledir Buradaki hizmet kelimesinden maksat mürşidin öğrettiği ve gösterdiği ahlak ı Muhammedî ile ahlaklanıp Kur an ve sünnete uymak demektir Bu ahlakı anlatan kişi kendini Allah tan ayrı bir varlık olarak görürse veya biz onu böyle idrak edersek ruhbanlık oluşur ki bu da Allah tarafından reddedilir

Nefes Yayınevi
Dünyaya dair her rütbe ve her ilim geçici ve dünyada kalıcıdır Ezelî ilim ise Allah ın kullarında kendi kabiliyetlerine göre tecellî etmesidir Burada kullanılan tecellî kelimesine dikkat etmek gerekir Bu kelime bir aynada bir vasfın ortaya çıkması gibidir Hulûl değildir yani Allah kulun içine girmez Kulda gözüken mucizeler Allah a ait olup kulun kendinden zuhura gelmez Allah kulu ile aracıyla konuşmaz Sadece bu hakîkati öğretmek için görevlendirilen bazı kişiler vardır Ne yazık ki halk onları görür Halbuki yapan yaptıran Allah tır Kul kendisindeki Allah a ait hakîkati kimin vâsıtasıyla görmüşse onu Allah zannetmeye başlar Ondan görünen her mucizenin o kişinin kendisine ait olduğunu sanır Bu durumda Allah a değil aradaki kişiye tapmaya başlar Bu da şirke sebebiyet verir ki Kur an da affı olmayan günahlardan biridir Halbuki Hocam Kenan er Rifâî Allah ı kula öğreten öğretmen ile Allah arasındaki büyük farkı şu şiiriyle belirtmiştir Kulluğu müminlerin bir ulu Süphanedir Hizmeti dervişlerin er olan insânedir Bu durumda sen her kimden ne öğrenirsen öğren peygamberden dahi öğreten Allah tır Ama Allah ın bu Rab isminde tesirli kıldığı ve ondan aşikâr olduğu seçilmiş kişiye şükretmek ve hizmet etmek gerekir İşte ruhbanlık sınıfı böyle algılanırsa günah olmaktan çıkar Mürşide veya peygambere duyulan sevgi de bu sebepledir Buradaki hizmet kelimesinden maksat mürşidin öğrettiği ve gösterdiği ahlâk ı Muhammedî ile ahlâklanıp Kur an ve sünnete uymak demektir Bu ahlâkı anlatan kişi kendini Allah tan ayrı bir varlık olarak görürse veya biz onu böyle idrak edersek ruhbanlık oluşur ki bu da Allah tarafından reddedilir

Nefes
Dünyaya dair her rütbe ve her ilim geçici ve dünyada kalıcıdır Ezelî ilim ise Allah ın kullarında kendi kabiliyetlerine göre tecelli etmesidir Burada kullanılan tecelli kelimesine dikkat etmek gerekir Bu kelime bir aynada bir vasfın ortaya çıkması gibidir Hulul değildir yani Allah kulun içine girmez Kulda gözüken mucizeler Allah a ait olup kulun kendinden zuhura gelmez Allah kulu ile aracıyla konuşmaz Sadece bu hakîkati öğretmek için görevlendirilen bazı kişiler vardır Ne yazık ki halk onları görür Halbuki yapan yaptıran Allah tır Kul kendisindeki Allah a ait hakikati kimin vasıtasıyla görmüşse onu Allah zannetmeye başlar Ondan görünen her mucizenin o kişinin kendisine ait olduğunu sanır Bu durumda Allah a değil aradaki kişiye tapmaya başlar Bu da şirke sebebiyet verir ki Kur an da affı olmayan günahlardan biridir Halbuki Hocam Kenan er Rifâî Allah ı kula öğreten öğretmen ile Allah arasındaki büyük farkı şu şiiriyle belirtmiştir Kulluğu müminlerin bir ulu Süphanedir Hizmeti dervişlerin er olan insanedir Bu durumda sen her kimden ne öğrenirsen öğren peygamberden dahi öğreten Allah tır Ama Allah ın bu Rab isminde tesirli kıldığı ve ondan aşikar olduğu seçilmiş kişiye şükretmek ve hizmet etmek gerekir İşte ruhbanlık sınıfı böyle algılanırsa günah olmaktan çıkar Mürşide veya peygambere duyulan sevgi de bu sebepledir Buradaki hizmet kelimesinden maksat mürşidin öğrettiği ve gösterdiği ahlak ı Muhammedî ile ahlaklanıp Kur an ve sünnete uymak demektir Bu ahlakı anlatan kişi kendini Allah tan ayrı bir varlık olarak görürse veya biz onu böyle idr