İbadet ve Bilinç — Şükrü Hüseyinoğlu

İbadet ve Bilinç
Şükrü HüseyinoğluMa'ruf Yayınları
İbadet ve Bilinç
Şükrü HüseyinoğluŞirk temelde bir çok kıblelilik sorunudur Mescidde yönelinen kıble ile çarşı pazarda meydanda parlamentoda yönelinen kıblenin farklı olması durumudur Oysa Rabbimizin biz insanlardan istediği bütünüyle hayatı O nun yoluna has kılmamızdır İslami hayat tek kıbleli hayattır Namazda olduğu gibi ticarette siyasette velayette de aynı kıbleye yönelmektir Çok kıblelilik sorununun temelinde bilgisizlik ve bilinçsizlik yatmaktadır İslam daha ziyade bir anne baba mirası olarak devralınıp nesilden nesile aktarılan rivayet ve menkıbe kültürü çerçevesinde algılanıp yaşanmaya çalışıldığı için inanıştan imana âdetten ibadete geçiş yapılamıyor Ümmet olarak çoğunlukla birer âdete dönüşmüş anlamı yitirilmiş kuru kemiklerden müteşekkil bir cesede dönüştürülmüş ibadetlerimizin yeniden anlamlarına kavuşturulması yeniden tevhidi içerik ve işlevleriyle buluşturulması için öncelikle tarihsel süreçte içerisine düştüğümüz ümmîlikten yeniden Kitabîliğe yönelme seferberliği başlatmamız icap etmektedir İbadetlerimizi âdet olmaktan kurtarıp bilinç katına yükseltmek ve namazımızı orucumuzu zekatımızı kurbanımızı haccımızı hayatımızı kuşatan ve inşaa eden birer bilinç meşaleleri kılmak öncelikle Kitabîliğe yönelerek ümmîliğin bilgisizlik ve bilinçsizlik girdabını kırmaktan geçmektedir

Ma'ruf Yayınları
Kur an ın kaynaklık ettiği insanlar için seçilip kemale erdirilmiş olan İslam dini imanı körü körüne bir teslimiyet olarak değil bir bilinç ve teyakkuz hali dönüştürücü bir tavır olarak tanımlamaktadır Rabbimiz Kur an ı Mübin inde Ey iman edenler Allah a elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin Nisa 4 136 diye buyurarak iman iddiasında bulunanlardan bu iddialarını ispatlamalarını imanlarını muhkemleştirmelerini ona anlam katmalarını ve onu bilinç meşalesine dönüştürmelerini istemektedir Pratiğe aktarılmamış hayata müdahil olmayan iman Kur an nazarında salt bir iddia niteliği taşır İnsan ne zaman ki inancını hayatın öznesi kılıp onun gereklerini yerine getirmeye başlar işte o zaman gerçek bir imandan söz edilebilir

Ma'ruf Yayınları
Şirk temelde bir çok kıblelilik sorunudur Mescidde yönelinen kıble ile çarşı pazarda meydanda parlamentoda yönelinen kıblenin farklı olması durumudur Oysa Rabbimizin biz insanlardan istediği bütünüyle hayatı O nun yoluna has kılmamızdır İslami hayat tek kıbleli hayattır Namazda olduğu gibi ticarette siyasette velayette de aynı kıbleye yönelmektir Çok kıblelilik sorununun temelinde bilgisizlik ve bilinçsizlik yatmaktadır İslam daha ziyade bir anne baba mirası olarak devralınıp nesilden nesile aktarılan rivayet ve menkıbe kültürü çerçevesinde algılanıp yaşanmaya çalışıldığı için inanıştan imana âdetten ibadete geçiş yapılamıyor Ümmet olarak çoğunlukla birer âdete dönüşmüş anlamı yitirilmiş kuru kemiklerden müteşekkil bir cesede dönüştürülmüş ibadetlerimizin yeniden anlamlarına kavuşturulması yeniden tevhidi içerik ve işlevleriyle buluşturulması için öncelikle tarihsel süreçte içerisine düştüğümüz ümmîlikten yeniden Kitabîliğe yönelme seferberliği başlatmamız icap etmektedir İbadetlerimizi âdet olmaktan kurtarıp bilinç katına yükseltmek ve namazımızı orucumuzu zekatımızı kurbanımızı haccımızı hayatımızı kuşatan ve inşaa eden birer bilinç meşaleleri kılmak öncelikle Kitabîliğe yönelerek ümmîliğin bilgisizlik ve bilinçsizlik girdabını kırmaktan geçmektedir

Ma'ruf Yayınları
Kur an ın kaynaklık ettiği insanlar için seçilip kemale erdirilmiş olan İslam dini imanı körü körüne bir teslimiyet olarak değil bir bilinç ve teyakkuz hali dönüştürücü bir tavır olarak tanımlamaktadır Rabbimiz Kur an ı Mübin inde Ey iman edenler Allah a elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin Nisa 4 136 diye buyurarak iman iddiasında bulunanlardan bu iddialarını ispatlamalarını imanlarını muhkemleştirmelerini ona anlam katmalarını ve onu bilinç meşalesine dönüştürmelerini istemektedir Pratiğe aktarılmamış hayata müdahil olmayan iman Kur an nazarında salt bir iddia niteliği taşır İnsan ne zaman ki inancını hayatın öznesi kılıp onun gereklerini yerine getirmeye başlar işte o zaman gerçek bir imandan söz edilebilir

Ma'ruf Yayınları
Kur an ın kaynaklık ettiği insanlar için seçilip kemale erdirilmiş olan İslam dini imanı körü körüne bir teslimiyet olarak değil bir bilinç ve teyakkuz hali dönüştürücü bir tavır olarak tanımlamaktadır Rabbimiz Kur an ı Mübin inde Ey iman edenler Allah a elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin Nisa 4 136 diye buyurarak iman iddiasında bulunanlardan bu iddialarını ispatlamalarını imanlarını muhkemleştirmelerini ona anlam katmalarını ve onu bilinç meşalesine dönüştürmelerini istemektedir Pratiğe aktarılmamış hayata müdahil olmayan iman Kur an nazarında salt bir iddia niteliği taşır İnsan ne zaman ki inancını hayatın öznesi kılıp onun gereklerini yerine getirmeye başlar işte o zaman gerçek bir imandan söz edilebilir

Ma'ruf Yayınları
Şirk temelde bir çok kıblelilik sorunudur Mescidde yönelinen kıble ile çarşı pazarda meydanda parlamentoda yönelinen kıblenin farklı olması durumudur Oysa Rabbimizin biz insanlardan istediği bütünüyle hayatı O nun yoluna has kılmamızdır İslami hayat tek kıbleli hayattır Namazda olduğu gibi ticarette siyasette velayette de aynı kıbleye yönelmektir Çok kıblelilik sorununun temelinde bilgisizlik ve bilinçsizlik yatmaktadır İslam daha ziyade bir anne baba mirası olarak devralınıp nesilden nesile aktarılan rivayet ve menkıbe kültürü çerçevesinde algılanıp yaşanmaya çalışıldığı için inanıştan imana âdetten ibadete geçiş yapılamıyor Ümmet olarak çoğunlukla birer âdete dönüşmüş anlamı yitirilmiş kuru kemiklerden müteşekkil bir cesede dönüştürülmüş ibadetlerimizin yeniden anlamlarına kavuşturulması yeniden tevhidi içerik ve işlevleriyle buluşturulması için öncelikle tarihsel süreçte içerisine düştüğümüz ümmîlikten yeniden Kitabîliğe yönelme seferberliği başlatmamız icap etmektedir İbadetlerimizi âdet olmaktan kurtarıp bilinç katına yükseltmek ve namazımızı orucumuzu zekatımızı kurbanımızı haccımızı hayatımızı kuşatan ve inşaa eden birer bilinç meşaleleri kılmak öncelikle Kitabîliğe yönelerek ümmîliğin bilgisizlik ve bilinçsizlik girdabını kırmaktan geçmektedir

Maruf Yayınları
Şükrü Hüseyinoğlu tarafından kaleme alınan İbadet ve Bilinç Maruf Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İbadet ve Bilinç Şükrü Hüseyinoğlu Kitap Özeti Şirk temelde bir çok kıblelilik sorunudur Mescidde yönelinen kıble ile çarşı pazarda meydanda parlamentoda yönelinen kıblenin farklı olması durumudur Oysa Rabbimizin biz insanlardan istediği bütünüyle hayatı O nun yoluna has kılmamızdır İslami hayat tek kıbleli hayattır Namazda olduğu gibi ticarette siyasette velayette de aynı kıbleye yönelmektir Çok kıblelilik sorununun temelinde bilgisizlik ve bilinçsizlik yatmaktadır İslam daha ziyade bir anne baba mirası olarak devralınıp nesilden nesile aktarılan rivayet ve menkıbe kültürü çerçevesinde algılanıp yaşanmaya çalışıldığı için inanıştan imana âdetten ibadete geçiş yapılamıyor Ümmet olarak çoğunlukla birer âdete dönüşmüş anlamı yitirilmiş kuru kemiklerden müteşekkil bir cesede dönüştürülmüş ibadetlerimizin yeniden anlamlarına kavuşturulması yeniden tevhidi içerik ve işlevleriyle buluşturulması için öncelikle tarihsel süreçte içerisine düştüğümüz ümmîlikten yeniden Kitabîliğe yönelme seferberliği başlatmamız icap etmektedir İbadetlerimizi âdet olmaktan kurtarıp bilinç katına yükseltmek ve namazımızı orucumuzu zekatımızı kurbanımızı haccımızı hayatımızı kuşatan ve inşaa eden birer bilinç meşaleleri kılmak öncelikle Kitabîliğe yönelerek ümmîliğin bilgisizlik ve bilinçsizlik girdabını kırmaktan geçmektedir Yayınevi Maruf Yayınları Yazar Şükrü Hüseyinoğlu Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2016 Barkod 9786058363786 Kategori İslam Eğitimi

Ma'ruf Yayınları
Şirk temelde bir çok kıblelilik sorunudur Mescidde yönelinen kıble ile çarşı pazarda meydanda parlamentoda yönelinen kıblenin farklı olması durumudur Oysa Rabbimizin biz insanlardan istediği bütünüyle hayatı O nun yoluna has kılmamızdır İslami hayat tek kıbleli hayattır Namazda olduğu gibi ticarette siyasette velayette de aynı kıbleye yönelmektir Çok kıblelilik sorununun temelinde bilgisizlik ve bilinçsizlik yatmaktadır İslam daha ziyade bir anne baba mirası olarak devralınıp nesilden nesile aktarılan rivayet ve menkıbe kültürü çerçevesinde algılanıp yaşanmaya çalışıldığı için inanıştan imana âdetten ibadete geçiş yapılamıyor Ümmet olarak çoğunlukla birer âdete dönüşmüş anlamı yitirilmiş kuru kemiklerden müteşekkil bir cesede dönüştürülmüş ibadetlerimizin yeniden anlamlarına kavuşturulması yeniden tevhidi içerik ve işlevleriyle buluşturulması için öncelikle tarihsel süreçte içerisine düştüğümüz ümmîlikten yeniden Kitabîliğe yönelme seferberliği başlatmamız icap etmektedir İbadetlerimizi âdet olmaktan kurtarıp bilinç katına yükseltmek ve namazımızı orucumuzu zekatımızı kurbanımızı haccımızı hayatımızı kuşatan ve inşaa eden birer bilinç meşaleleri kılmak öncelikle Kitabîliğe yönelerek ümmîliğin bilgisizlik ve bilinçsizlik girdabını kırmaktan geçmektedir

Ma'ruf Yayınları
Kur an ın kaynaklık ettiği insanlar için seçilip kemale erdirilmiş olan İslam dini imanı körü körüne bir teslimiyet olarak değil bir bilinç ve teyakkuz hali dönüştürücü bir tavır olarak tanımlamaktadır Rabbimiz Kur an ı Mübin inde Ey iman edenler Allah a elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin Nisa 4 136 diye buyurarak iman iddiasında bulunanlardan bu iddialarını ispatlamalarını imanlarını muhkemleştirmelerini ona anlam katmalarını ve onu bilinç meşalesine dönüştürmelerini istemektedir Pratiğe aktarılmamış hayata müdahil olmayan iman Kur an nazarında salt bir iddia niteliği taşır İnsan ne zaman ki inancını hayatın öznesi kılıp onun gereklerini yerine getirmeye başlar işte o zaman gerçek bir imandan söz edilebilir