İblis — Mihail Yuryeviç Lermontov

İblis
Mihail Yuryeviç LermontovBüyüyen Ay Yayınları
İblis
Mihail Yuryeviç LermontovBu kitabın uzun bir hikâyesi var Hikâyesinin uzunluğu birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda edebiyata nüfuz etmiş isimleri bir araya getirmesinden kaynaklanıyor Rus şair Lermontov Kafkas coğrafyasıyla hemhal olurken yazdığı Demon yani İblis adlı uzun şiirini 1841 yılında tamamlar Bu seçkin eser ancak yarım asır sonra kaderin enteresan bir tecellisiyle Ahmed Midhat ın Tercüman ı Hakikat inde Madam Gülnar ın roman tarzında tercümesiyle Osmanlı okurlarıyla buluşur 1889 da II Abdülhamid tarafından VIII Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi ne Osmanlı yı temsilen katılmakla görevlendirilen Ahmed Midhat kongrenin yapıldığı Stockholm yolculuğunda sekiz dokuz dil bilen hem doğu hem de batı kültürüne aşina bir madam ile tanışır Uzunca bir sohbetten sonra ismini sorduğu bu Avrupalı hanımdan Gülnar cevabını alınca çok şaşırır Sohbetlerinin devamında bu kültürlü hanımın Olga de Lebedev isimli bir Rus yazarı olduğunu ve Fransız bir kontla evlendikten sonra Kazan şehrine yerleşerek orada yaşadığını öğrenir Madam ın Osmanlı medeniyetine olan hayranlığı nedeniyle kendisini Gülnar diye tanıttığını anladığı anda ise Ahmed Midhat ın şaşkınlığı hayranlığa dönüşür Bu karşılaşma Madam Gülnar ı Tercüman ı Hakikat in yazarları arasına sokacak ve onun imzasıyla Osmanlı okurları Puşkin den başlayarak Rus edebiyatıyla tanışacaklardır Demon yani İblis 1891 de önce tefrika edilir ardından kitap olarak yayımlanır Madam Gülnar ın Türkçeye olan hâkimiyeti okuyanlar arasında hayranlık uyandırır ki bu hayranlık bizce bugün daha çok geçerlidir Aslında oldukça özetlediğimiz hikâye burada da bitmiyor Lermontov dan Madam Gülnar a Rusçadan Türkçeye Ahmed Midhat vasıtasıyla ulaşan bu eserin yaşadığı serüvenin son bir parçası daha var O da eserin son olarak Büyüyenay Yayınları ailesine katılması

Büyüyenay Yayınları
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Bu kitabın uzun bir hikâyesi var Hikâyesinin uzunluğu birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda edebiyata nüfuz etmiş isimleri bir araya getirmesinden kaynaklanıyor Rus şair Lermontov Kafkas coğrafyasıyla hemhal olurken yazdığı Demon yani İblis adlı uzun şiirini 1841 yılında tamamlar Bu seçkin eser ancak yarım asır sonra kaderin enteresan bir tecellisiyle Ahmed Midhat ın Tercüman ı Hakikat inde Madam Gülnar ın roman tarzında tercümesiyle Osmanlı okurlarıyla buluşur 1889 da II Abdülhamid tarafından VIII Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi ne Osmanlı yı temsilen katılmakla görevlendirilen Ahmed Midhat kongrenin yapıldığı Stockholm yolculuğunda sekiz dokuz dil bilen hem doğu hem de batı kültürüne aşina bir madam ile tanışır Uzunca bir sohbetten sonra ismini sorduğu bu Avrupalı hanımdan Gülnar cevabını alınca çok şaşırır Sohbetlerinin devamında bu kültürlü hanımın Olga de Lebedev isimli bir Rus yazarı olduğunu ve Fransız bir kontla evlendikten sonra Kazan şehrine yerleşerek orada yaşadığını öğrenir Madam ın Osmanlı medeniyetine olan hayranlığı nedeniyle kendisini Gülnar diye tanıttığını anladığı anda ise Ahmed Midhat ın şaşkınlığı hayranlığa dönüşür Bu karşılaşma Madam Gülnar ı Tercüman ı Hakikat in yazarları arasına sokacak ve onun imzasıyla Osmanlı okurları Puşkin den başlayarak Rus edebiyatıyla tanışacaklardır Demon yani İblis 1891 de önce tefrika edilir ardından kitap olarak yayımlanır Madam Gülnar ın Türkçeye olan hâkimiyeti okuyanlar arasında hayranlık uyandırır ki bu hayranlık bizce bugün daha çok geçerlidir Aslında oldukça özetlediğimiz hikâye burada da bitmiyor Lermontov dan Madam Gülnar a Rusçadan Türkçeye Ahmed Midhat vasıtasıyla ulaşan bu eserin yaşadığı serüvenin son bir parçası daha var O da eserin son olarak Büyüyenay Yayınları ailesine katılması

Büyüyen Ay Yayınları
Bu kitabın uzun bir hikâyesi var Hikâyesinin uzunluğu birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda edebiyata nüfuz etmiş isimleri bir araya getirmesinden kaynaklanıyor Rus şair Lermontov Kafkas coğrafyasıyla hemhal olurken yazdığı Demon yani İblis adlı uzun şiirini 1841 yılında tamamlar Bu seçkin eser ancak yarım asır sonra kaderin enteresan bir tecellisiyle Ahmed Midhat ın Tercüman ı Hakikat inde Madam Gülnar ın roman tarzında tercümesiyle Osmanlı okurlarıyla buluşur 1889 da II Abdülhamid tarafından VIII Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi ne Osmanlı yı temsilen katılmakla görevlendirilen Ahmed Midhat kongrenin yapıldığı Stockholm yolculuğunda sekiz dokuz dil bilen hem doğu hem de batı kültürüne aşina bir madam ile tanışır Uzunca bir sohbetten sonra ismini sorduğu bu Avrupalı hanımdan Gülnar cevabını alınca çok şaşırır Sohbetlerinin devamında bu kültürlü hanımın Olga de Lebedev isimli bir Rus yazarı olduğunu ve Fransız bir kontla evlendikten sonra Kazan şehrine yerleşerek orada yaşadığını öğrenir Madam ın Osmanlı medeniyetine olan hayranlığı nedeniyle kendisini Gülnar diye tanıttığını anladığı anda ise Ahmed Midhat ın şaşkınlığı hayranlığa dönüşür Bu karşılaşma Madam Gülnar ı Tercüman ı Hakikat in yazarları arasına sokacak ve onun imzasıyla Osmanlı okurları Puşkin den başlayarak Rus edebiyatıyla tanışacaklardır Demon yani İblis 1891 de önce tefrika edilir ardından kitap olarak yayımlanır Madam Gülnar ın Türkçeye olan hâkimiyeti okuyanlar arasında hayranlık uyandırır ki bu hayranlık bizce bugün daha çok geçerlidir Aslında oldukça özetlediğimiz hikâye burada da bitmiyor Lermontov dan Madam Gülnar a Rusçadan Türkçeye Ahmed Midhat vasıtasıyla ulaşan bu eserin yaşadığı serüvenin son bir parçası daha var O da eserin son olarak Büyüyenay Yayınları ailesine katılması

Büyüyen Ay
çev. Gülnar, Madam
Bu kitabın uzun bir hikâyesi var Hikâyesinin uzunluğu birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda edebiyata nüfuz etmiş isimleri bir araya getirmesinden kaynaklanıyor Rus şair Lermontov Kafkas coğrafyasıyla hemhal olurken yazdığı Demon yani İblis adlı uzun şiirini 1841 yılında tamamlar Bu seçkin eser ancak yarım asır sonra kaderin enteresan bir tecellisiyle Ahmed Midhat ın Tercüman ı Hakikat inde Madam Gülnar ın roman tarzında tercümesiyle Osmanlı okurlarıyla buluşur 1889 da II Abdülhamid tarafından VIII Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi ne Osmanlı yı temsilen katılmakla görevlendirilen Ahmed Midhat kongrenin yapıldığı Stockholm yolculuğunda sekiz dokuz dil bilen hem doğu hem de batı kültürüne aşina bir madam ile tanışır Uzunca bir sohbetten sonra ismini sorduğu bu Avrupalı hanımdan Gülnar cevabını alınca çok şaşırır Sohbetlerinin devamında bu kültürlü hanımın Olga de Lebedev isimli bir Rus yazarı olduğunu ve Fransız bir kontla evlendikten sonra Kazan şehrine yerleşerek orada yaşadığını öğrenir Madam ın Osmanlı medeniyetine olan hayranlığı nedeniyle kendisini Gülnar diye tanıttığını anladığı anda ise Ahmed Midhat ın şaşkınlığı hayranlığa dönüşür Bu karşılaşma Madam Gülnar ı Tercüman ı Hakikat in yazarları arasına sokacak ve onun imzasıyla Osmanlı okurları Puşkin den başlayarak Rus edebiyatıyla tanışacaklardır Demon yani İblis 1891 de önce tefrika edilir ardından kitap olarak yayımlanır Madam Gülnar ın Türkçeye olan hâkimiyeti okuyanlar arasında hayranlık uyandırır ki bu hayranlık bizce bugün daha çok geçerlidir Aslında oldukça özetlediğimiz hikâye burada da bitmiyor Lermontov dan Madam Gülnar a Rusçadan Türkçeye Ahmed Midhat vasıtasıyla ulaşan bu eserin yaşadığı serüvenin son bir parçası daha var O da eserin son olarak Büyüyenay Yayınları ailesine katılması

Büyüyenay Yayınları
çev. Madam Gülnar
Bu kitabın uzun bir hikâyesi var Hikâyesinin uzunluğu birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda edebiyata nüfuz etmiş isimleri bir araya getirmesinden kaynaklanıyor Rus şair Lermontov Kafkas coğrafyasıyla hemhal olurken yazdığı Demon yani İblis adlı uzun şiirini 1841 yılında tamamlar Bu seçkin eser ancak yarım asır sonra kaderin enteresan bir tecellisiyle Ahmed Midhat ın Tercüman ı Hakikat inde Madam Gülnar ın roman tarzında tercümesiyle Osmanlı okurlarıyla buluşur 1889 da II Abdülhamid tarafından VIII Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi ne Osmanlı yı temsilen katılmakla görevlendirilen Ahmed Midhat kongrenin yapıldığı Stockholm yolculuğunda sekiz dokuz dil bilen hem doğu hem de batı kültürüne aşina bir madam ile tanışır Uzunca bir sohbetten sonra ismini sorduğu bu Avrupalı hanımdan Gülnar cevabını alınca çok şaşırır Sohbetlerinin devamında bu kültürlü hanımın Olga de Lebedev isimli bir Rus yazarı olduğunu ve Fransız bir kontla evlendikten sonra Kazan şehrine yerleşerek orada yaşadığını öğrenir Madam ın Osmanlı medeniyetine olan hayranlığı nedeniyle kendisini Gülnar diye tanıttığını anladığı anda ise Ahmed Midhat ın şaşkınlığı hayranlığa dönüşür Bu karşılaşma Madam Gülnar ı Tercüman ı Hakikat in yazarları arasına sokacak ve onun imzasıyla Osmanlı okurları Puşkin den başlayarak Rus edebiyatıyla tanışacaklardır Demon yani İblis 1891 de önce tefrika edilir ardından kitap olarak yayımlanır Madam Gülnar ın Türkçeye olan hâkimiyeti okuyanlar arasında hayranlık uyandırır ki bu hayranlık bizce bugün daha çok geçerlidir Aslında oldukça özetlediğimiz hikâye burada da bitmiyor Lermontov dan Madam Gülnar a Rusçadan Türkçeye Ahmed Midhat vasıtasıyla ulaşan bu eserin yaşadığı serüvenin son bir parçası daha var O da eserin son olarak Büyüyenay Yayınları ailesine katılması

BÜYÜYENAY
Bu kitabın uzun bir hikâyesi var Hikâyesinin uzunluğu birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda edebiyata nüfuz etmiş isimleri bir araya getirmesinden kaynaklanıyor Rus şair Lermontov Kafkas coğrafyasıyla hemhal olurken yazdığı Demon yani İblis adlı uzun şiirini 1841 yılında tamamlar Bu seçkin eser ancak yarım asır sonra kaderin enteresan bir tecellisiyle Ahmed Midhat ın Tercüman ı Hakikat inde Madam Gülnar ın roman tarzında tercümesiyle Osmanlı okurlarıyla buluşur 1889 da II Abdülhamid tarafından VIII Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi ne Osmanlı yı temsilen katılmakla görevlendirilen Ahmed Midhat kongrenin yapıldığı Stockholm yolculuğunda sekiz dokuz dil bilen hem doğu hem de batı kültürüne aşina bir madam ile tanışır Uzunca bir sohbetten sonra ismini sorduğu bu Avrupalı hanımdan Gülnar cevabını alınca çok şaşırır Sohbetlerinin devamında bu kültürlü hanımın Olga de Lebedev isimli bir Rus yazarı olduğunu ve Fransız bir kontla evlendikten sonra Kazan şehrine yerleşerek orada yaşadığını öğrenir Madam ın Osmanlı medeniyetine olan hayranlığı nedeniyle kendisini Gülnar diye tanıttığını anladığı anda ise Ahmed Midhat ın şaşkınlığı hayranlığa dönüşür Bu karşılaşma Madam Gülnar ı Tercüman ı Hakikat in yazarları arasına sokacak ve onun imzasıyla Osmanlı okurları Puşkin den başlayarak Rus edebiyatıyla tanışacaklardır Demon yani İblis 1891 de önce tefrika edilir ardından kitap olarak yayımlanır Madam Gülnar ın Türkçeye olan hâkimiyeti okuyanlar arasında hayranlık uyandırır ki bu hayranlık bizce bugün daha çok geçerlidir Aslında oldukça özetlediğimiz hikâye burada da bitmiyor Lermontov dan Madam Gülnar a Rusçadan Türkçeye Ahmed Midhat vasıtasıyla ulaşan bu eserin yaşadığı serüvenin son bir parçası daha var O da eserin son olarak Büyüyenay Yayınları ailesine katılması

Büyüyen Ay Yayınları
Bu kitabın uzun bir hikâyesi var Hikâyesinin uzunluğu birbirinden çok farklı zaman ve mekânlarda edebiyata nüfuz etmiş isimleri bir araya getirmesinden kaynaklanıyor Rus şair Lermontov Kafkas coğrafyasıyla hemhal olurken yazdığı Demon yani İblis adlı uzun şiirini 1841 yılında tamamlar Bu seçkin eser ancak yarım asır sonra kaderin enteresan bir tecellisiyle Ahmed Midhat ın Tercüman ı Hakikat inde Madam Gülnar ın roman tarzında tercümesiyle Osmanlı okurlarıyla buluşur 1889 da II Abdülhamid tarafından VIII Milletlerarası Müsteşrikler Kongresi ne Osmanlı yı temsilen katılmakla görevlendirilen Ahmed Midhat kongrenin yapıldığı Stockholm yolculuğunda sekiz dokuz dil bilen hem doğu hem de batı kültürüne aşina bir madam ile tanışır Uzunca bir sohbetten sonra ismini sorduğu bu Avrupalı hanımdan Gülnar cevabını alınca çok şaşırır Sohbetlerinin devamında bu kültürlü hanımın Olga de Lebedev isimli bir Rus yazarı olduğunu ve Fransız bir kontla evlendikten sonra Kazan şehrine yerleşerek orada yaşadığını öğrenir Madam ın Osmanlı medeniyetine olan hayranlığı nedeniyle kendisini Gülnar diye tanıttığını anladığı anda ise Ahmed Midhat ın şaşkınlığı hayranlığa dönüşür Bu karşılaşma Madam Gülnar ı Tercüman ı Hakikat in yazarları arasına sokacak ve onun imzasıyla Osmanlı okurları Puşkin den başlayarak Rus edebiyatıyla tanışacaklardır Demon yani İblis 1891 de önce tefrika edilir ardından kitap olarak yayımlanır Madam Gülnar ın Türkçeye olan hâkimiyeti okuyanlar arasında hayranlık uyandırır ki bu hayranlık bizce bugün daha çok geçerlidir Aslında oldukça özetlediğimiz hikâye burada da bitmiyor Lermontov dan Madam Gülnar a Rusçadan Türkçeye Ahmed Midhat vasıtasıyla ulaşan bu eserin yaşadığı serüvenin son bir parçası daha var O da eserin son olarak Büyüyenay Yayınları ailesine katılması