İbn Rüşd de Nedensellik — Mehmet Fatih Birgül

İbn Rüşd de Nedensellik
Mehmet Fatih BirgülÖtüken Neşriyat
İbn Rüşd de Nedensellik
Mehmet Fatih BirgülBu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşde uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır

Ötüken Neşriyat
Bu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşd e uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Bu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşd e uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır

Ötüken Neşriyat
Bu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşd e uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır

Ötüken
Bu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşde uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır

Ötüken Neşriyat
Mehmet Fatih Birgül tarafından kaleme alınan İbn Rüşdde Nedensellik Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor İbn Rüşdde Nedensellik Mehmet Fatih Birgül Kitap Özeti Bu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşd e uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Mehmet Fatih Birgül Sayfa 155 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Eylül 2012 Barkod 9789754379150 Kategori İslam ve Günümüz İslam Düşüncesi

Ötüken Neşriyat
Bu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşd e uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır

Ötüken Neşriyat - Felsefe - İnceleme Dizisi
Bu çalışmanın amacı esas itibariyle İslam düşüncesi bağlamında bilim sorununun irdelenmesine bir katkıda bulunabilmektir Nitekim nedensellik her şeyden önce bilimsel düşüncenin bir polematiğidir Bilginin tamlığı nedenlerin bilgisidir Diyen İbn Rüşd e uyarak bu amaca yönelmenin nedenlerini açıklamayı da gerekli görmekteyiz şüphe yok ki İslam Medeniyeti felsefe ve bilime önemli evrensel katkılar yapmıştır Ancak ne yazık ki şüphe götürmez diğer bir gerçek de tüm İslam coğrafyasında bu gün dahi bilim ve bilimsel düşüncenin hala mecrasını bulamadığı din bilim ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulamadığıdır Bize göre bu sorunun temelinde bilimin sağlıklı anlaşılması daha doğrusu kökü maziye dayanan birçok yanlış anlamaları etkisini hala sürdürmesi yatmaktadır Sayfa Sayısı 155Baskı Yılı 2012Dili TürkçeYayınevi Ötüken Neşriyat

Ötüken Neşriyat
İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtubada yetişmiş Müslüman ve Kâdıl kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristotelesin kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşdün dehası özellikle Aristotelesin bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristotelesin sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristotelesin sıradan bir yorumcusu değil Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyrénin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşdün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralınınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşdün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi için elzemdir

Ötüken Neşriyat
İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtuba da yetişmiş Müslüman ve Kâdı l kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles in kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşd ün dehası özellikle Aristoteles in bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristoteles in sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristoteles in sıradan bir yorumcusu değil Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyré nin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşd ün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralı nınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşd ün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi için elzemdir

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtuba da yetişmiş Müslüman ve Kâdı l kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles in kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşd ün dehası özellikle Aristoteles in bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristoteles in sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristoteles in sıradan bir yorumcusu değ il Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyré nin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşd ün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralı nınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşd ün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi için elzemdir

Ötüken Neşriyat
İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtuba da yetişmiş Müslüman ve Kâdı l kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles in kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşd ün dehası özellikle Aristoteles in bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristoteles in sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristoteles in sıradan bir yorumcusu değil Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyré nin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşd ün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralı nınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşd ün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi için elzemdir

Ötüken Neşriyat
Mehmet Fatih Birgül tarafından kaleme alınan İbn Rüşd de Burhan Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor İbn Rüşd de Burhan Mehmet Fatih Birgül Kitap Özeti İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtuba da yetişmiş Müslüman ve Kâdı l kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles in kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşd ün dehası özellikle Aristoteles in bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristoteles in sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristoteles in sıradan bir yorumcusu değil Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyré nin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşd ün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralı nınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşd ün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi için elzemdir Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Mehmet Fatih Birgül Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x19 50 cm Basım Yılı Mart 2013 Barkod 9789754379372 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Ötüken
İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtuba da yetişmiş Müslüman ve Kâdı l kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles in kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşd ün dehası özellikle Aristoteles in bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristoteles in sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristoteles in sıradan bir yorumcusu değil Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyré nin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşd ün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralı nınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşd ün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi için elzemdir

Ötüken Neşriyat
İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtuba da yetişmiş Müslüman ve Kâdı l kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles in kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşd ün dehası özellikle Aristoteles in bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristoteles in sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristoteles in sıradan bir yorumcusu değil Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyré nin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşd ün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralı nınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşd ün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi

Ötüken Neşriyat - Felsefe - İnceleme Dizisi
İbn Rüşd hakkında etkileyici bir genelleme yapmak istesek herhalde en uygun yargı şöyle olurdu XII Yüzyılda Kurtuba da yetişmiş Müslüman ve Kâdı l kudât Aristoteles Şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük ve en etkili filozoflardan biri olan Aristoteles in kendisinden on beş asır sonra yaşamış İbn Rüşd tarafından böylesine derin bir biçimde kavranmış olması gerçekten de başlı başına bir hayret mevzuudur Fakat İbn Rüşd ün dehası özellikle Aristoteles in bilimsel düşüncenin ve bilimsel bilginin kurucusu ve sistemleştiricisi olarak kavranmasında kendisini göstermektedir Şunu açıkça vurgulamak gereklidir İbn Rüşd bilimin merkezini oluşturan burhân apodeiksis teorisi kapsamında yaptığı analizlerle bilimsel düşüncenin kurucusu olan Aristoteles in sistemini işlemiş geliştirmiş ve deyim yerindeyse güncellemiştir Bu bakımdan onun Aristoteles in sıradan bir yorumcusu değil Stageiralı ile aynı amaca yönelmiş bir filozof olarak değerlendirilmesi uygundur Hatta İbn Rüşd hakkında ileri sürdüğümüz Müslüman Aristoteles nitelemesi tekrar belirtelim ki bizce kesinlikle doğrudur Demek istediğimiz A Koyré nin Aristoteles felsefesi hakkındaki saptamasının aynen İbn Rüşd için de geçerli olduğudur Çünkü İbn Rüşd ün ortaya koyduğu felsefî sistem de tıpkı Stageiralı nınki gibi Bilgiye susamış insanlara seslenir Her şeyden hatta felsefe olmaktan önce bilimdir Dinsel bir tutuma akrabalığı nedeniyle değil kendi bilimsel değeriyle ortaya koyar kendisini İşte bu nedenle İbn Rüşd İslam Medeniyetinin tefekkür tarihinde tecelli eden diyalektik akışın bir ucunu oluşturmaktadır uzun asırlardır ihmal edilmiş hatta unutulmuş olan bu büyük filozofun incelenmesi işte bu nedenle ayrı bir önem taşır Zira tek kanadı kırılmış bir kuş uçamaz Müslümanların düşünce evreni içinde İbn Rüşd ün zirvesini oluşturduğu özgün felsefî düşünce tarzının tekrar sahneye çıkması özellikle tefekkür planında birkaç asırdır karanlık çağını yaşayan Medeniyetimizin tekrar kanatlanabilmesi için elzemdir Sayfa Sayısı 288Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Ötüken Neşriyat