İbn Sina da Cedel — Ömer Yıldız

İbn Sina da Cedel
Ömer YıldızElis Yayınları
İbn Sina da Cedel
Ömer YıldızFelsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor
İbn Sina da Cedel
Ömer Yıldız
Elis Yayınları
Felsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor

ELİS YAYINLARI
Felsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor

Elis
Felsefe tarihinde cedel yalnızca bir tartışma yöntemi değil hakikatin izini sürmenin diyalektik bir biçimi olarak da karşımıza çıkar İbn Sînâ da ise cedel bilginin sınırlarını ve insanın hakikate ulaşma çabasını hem aklın tutarlılığı hem de iknanın gücü içinde yeniden düşünmenin imkânıdır Bu eser İbn Sînâ nın düşüncesinde cedelin epistemolojik ve mantıksal boyutlarını inceleyerek onu salt retorik bir araç olmaktan çıkarıp bilginin inşasında özgün bir düşünme tarzı olarak temellendiriyor Böylece cedelin felsefi değeri tartışmanın ötesinde bir anlam arayışına dönüşüyor