MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İçimin O Yalın Ezgisi — Recep Yılmaz

İçimin O Yalın Ezgisi
81,90
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

İçimin O Yalın Ezgisi

Recep Yılmaz

Post Yayın

2019
İnce Kapak13,5 x 21,5
Kitap AmbarıEn ucuz

İçimin O Yalın Ezgisi

Recep Yılmaz

Sen neredesin arayışında kendimi yakalama çabam beni hep kendimden ötelere sürükleyip durmuştur ya peki şimdi ben neredeydim Ne yazık ki her aşkın sonu yitirilen bir zaferdi tıpkı ölüm gibi olgunluk kıvamında yüreğe sinse de kabullenmek belki mümkün olmuyordu Ama yine de üstüne biraz kül serpiştiriveriyorduk Zamanla o küller nemlenerek katılaşıyor kireçten köfkeden traverten oluyordu geri de kalan unutuluyordu unutulduğuna inanmak gerekiyordu onun için belki de unutur gibi yapıyorduk Belki de bütün külleme çabalarına karşın içteki ateşin korları sönmemekte direniyor cebelleşiyor bir ömür kabullenilemiyordu olmayan savaşların yenilgisi Kafamdaki puslu dağların bağrından yükselen çello ezgileri çınlıyordu durmaksızın ve ben nereye gidersem gideyim bu ezgiler hem de bağrımı çentikleyerek delerek sürecekti Ta ki bir gün ben tükeninceye kadar Baş edemeyeceğim şekilde gecenin insanı çeken büyüleyici mavi derinliğinden daha derinlere uzanıyor serpiliyor harelenip dağılıyordu imge olmayı çoktan aşan fizikötesi düşüncelerim Dumanlı dağ başlarını andıran yalnızlığımla binlerce kederin biçimlendirdiği doğa olaylarını bertaraf etmem onlarla baş etmem olanaksızdı biliyordum Bu gizil doğa olaylarının enikonu yaşandığı evrenimde sınırsızdım ve hiç olmazsa kendimle baş başaydım Ama ya somut dünyam Ah o yaşamın büyük uğultusu Sahi insan neden kaçmak isterdi İnsan kendinden öte en çok hangi uzaklığa kadar kaçabilirdi Ötesi var mıydı Sahi ötesi olabilir miydi Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
85,80

Post Yayınevi

2019198 sf.
Şehadet Kitap

Sen neredesin arayışında kendimi yakalama çabam beni hep kendimden ötelere sürükleyip durmuştur ya peki şimdi ben neredeydim Ne yazık ki her aşkın sonu yitirilen bir zaferdi tıpkı ölüm gibi olgunluk kıvamında yüreğe sinse de kabullenmek belki mümkün olmuyordu Ama yine de üstüne biraz kül serpiştiriveriyorduk Zamanla o küller nemlenerek katılaşıyor kireçten köfkeden traverten oluyordu geri de kalan unutuluyordu unutulduğuna inanmak gerekiyordu onun için belki de unutur gibi yapıyorduk Belki de bütün külleme çabalarına karşın içteki ateşin korları sönmemekte direniyor cebelleşiyor bir ömür kabullenilemiyordu olmayan savaşların yenilgisi Kafamdaki puslu dağların bağrından yükselen çello ezgileri çınlıyordu durmaksızın ve ben nereye gidersem gideyim bu ezgiler hem de bağrımı çentikleyerek delerek sürecekti Ta ki bir gün ben tükeninceye kadar Baş edemeyeceğim şekilde gecenin insanı çeken büyüleyici mavi derinliğinden daha derinlere uzanıyor serpiliyor harelenip dağılıyordu imge olmayı çoktan aşan fizikötesi düşüncelerim Dumanlı dağ başlarını andıran yalnızlığımla binlerce kederin biçimlendirdiği doğa olaylarını bertaraf etmem onlarla baş etmem olanaksızdı biliyordum Bu gizil doğa olaylarının enikonu yaşandığı evrenimde sınırsızdım ve hiç olmazsa kendimle baş başaydım Ama ya somut dünyam Ah o yaşamın büyük uğultusu Sahi insan neden kaçmak isterdi İnsan kendinden öte en çok hangi uzaklığa kadar kaçabilirdi Ötesi var mıydı Sahi ötesi olabilir miydi

Kitap Sepeti
88,40

Post Yayınevi

2019198 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sen neredesin arayışında kendimi yakalama çabam beni hep kendimden ötelere sürükleyip durmuştur ya peki şimdi ben neredeydim Ne yazık ki her aşkın sonu yitirilen bir zaferdi tıpkı ölüm gibi olgunluk kıvamında yüreğe sinse de kabullenmek belki mümkün olmuyordu Ama yine de üstüne biraz kül serpiştiriveriyorduk Zamanla o küller nemlenerek katılaşıyor kireçten köfkeden traverten oluyordu geri de kalan unutuluyordu unutulduğuna inanmak gerekiyordu onun için belki de unutur gibi yapıyorduk Belki de bütün külleme çabalarına karşın içteki ateşin korları sönmemekte direniyor cebelleşiyor bir ömür kabullenilemiyordu olmayan savaşların yenilgisi Kafamdaki puslu dağların bağrından yükselen çello ezgileri çınlıyordu durmaksızın ve ben nereye gidersem gideyim bu ezgiler hem de bağrımı çentikleyerek delerek sürecekti Ta ki bir gün ben tükeninceye kadar Baş edemeyeceğim şekilde gecenin insanı çeken büyüleyici mavi derinliğinden daha derinlere uzanıyor serpiliyor harelenip dağılıyordu imge olmayı çoktan aşan fizikötesi düşüncelerim Dumanlı dağ başlarını andıran yalnızlığımla binlerce kederin biçimlendirdiği doğa olaylarını bertaraf etmem onlarla baş etmem olanaksızdı biliyordum Bu gizil doğa olaylarının enikonu yaşandığı evrenimde sınırsızdım ve hiç olmazsa kendimle baş başaydım Ama ya somut dünyam Ah o yaşamın büyük uğultusu Sahi insan neden kaçmak isterdi İnsan kendinden öte en çok hangi uzaklığa kadar kaçabilirdi Ötesi var mıydı Sahi ötesi olabilir miydi

Kitap Yurdu
92,63

POST YAYINEVİ

15.04.2019198 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Sen neredesin arayışında kendimi yakalama çabam beni hep kendimden ötelere sürükleyip durmuştur ya peki şimdi ben neredeydim Ne yazık ki her aşkın sonu yitirilen bir zaferdi tıpkı ölüm gibi olgunluk kıvamında yüreğe sinse de kabullenmek belki mümkün olmuyordu Ama yine de üstüne biraz kül serpiştiriveriyorduk Zamanla o küller nemlenerek katılaşıyor kireçten köfkeden traverten oluyordu geri de kalan unutuluyordu unutulduğuna inanmak gerekiyordu onun için belki de unutur gibi yapıyorduk Belki de bütün külleme çabalarına karşın içteki ateşin korları sönmemekte direniyor cebelleşiyor bir ömür kabullenilemiyordu olmayan savaşların yenilgisi Kafamdaki puslu dağların bağrından yükselen çello ezgileri çınlıyordu durmaksızın ve ben nereye gidersem gideyim bu ezgiler hem de bağrımı çentikleyerek delerek sürecekti Ta ki bir gün ben tükeninceye kadar Baş edemeyeceğim şekilde gecenin insanı çeken büyüleyici mavi derinliğinden daha derinlere uzanıyor serpiliyor harelenip dağılıyordu imge olmayı çoktan aşan fizikötesi düşüncelerim Dumanlı dağ başlarını andıran yalnızlığımla binlerce kederin biçimlendirdiği doğa olaylarını bertaraf etmem onlarla baş etmem olanaksızdı biliyordum Bu gizil doğa olaylarının enikonu yaşandığı evrenimde sınırsızdım ve hiç olmazsa kendimle baş başaydım Ama ya somut dünyam Ah o yaşamın büyük uğultusu Sahi insan neden kaçmak isterdi İnsan kendinden öte en çok hangi uzaklığa kadar kaçabilirdi Ötesi var mıydı Sahi ötesi olabilir miydi

Nobel Kitap
100,10

Post Yayınevi

2019198 sf.
Ciltsiz14x22 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Sen neredesin arayışında kendimi yakalama çabam beni hep kendimden ötelere sürükleyip durmuştur ya peki şimdi ben neredeydim Ne yazık ki her aşkın sonu yitirilen bir zaferdi tıpkı ölüm gibi olgunluk kıvamında yüreğe sinse de kabullenmek belki mümkün olmuyordu Ama yine de üstüne biraz kül serpiştiriveriyorduk Zamanla o küller nemlenerek katılaşıyor kireçten köfkeden traverten oluyordu geri de kalan unutuluyordu unutulduğuna inanmak gerekiyordu onun için belki de unutur gibi yapıyorduk Belki de bütün külleme çabalarına karşın içteki ateşin korları sönmemekte direniyor cebelleşiyor bir ömür kabullenilemiyordu olmayan savaşların yenilgisi Kafamdaki puslu dağların bağrından yükselen çello ezgileri çınlıyordu durmaksızın ve ben nereye gidersem gideyim bu ezgiler hem de bağrımı çentikleyerek delerek sürecekti Ta ki bir gün ben tükeninceye kadar Baş edemeyeceğim şekilde gecenin insanı çeken büyüleyici mavi derinliğinden daha derinlere uzanıyor serpiliyor harelenip dağılıyordu imge olmayı çoktan aşan fizikötesi düşüncelerim Dumanlı dağ başlarını andıran yalnızlığımla binlerce kederin biçimlendirdiği doğa olaylarını bertaraf etmem onlarla baş etmem olanaksızdı biliyordum Bu gizil doğa olaylarının enikonu yaşandığı evrenimde sınırsızdım ve hiç olmazsa kendimle baş başaydım Ama ya somut dünyam Ah o yaşamın büyük uğultusu Sahi insan neden kaçmak isterdi İnsan kendinden öte en çok hangi uzaklığa kadar kaçabilirdi Ötesi var mıydı Sahi ötesi olabilir miydi

Pandora
117,00

Post

2019198 sf.
Pandora

Sen neredesin arayışında kendimi yakalama çabam beni hep kendimden ötelere sürükleyip durmuştur ya peki şimdi ben neredeydim Ne yazık ki her aşkın sonu yitirilen bir zaferdi tıpkı ölüm gibi olgunluk kıvamında yüreğe sinse de kabullenmek belki mümkün olmuyordu Ama yine de üstüne biraz kül serpiştiriveriyorduk Zamanla o küller nemlenerek katılaşıyor kireçten köfkeden traverten oluyordu geri de kalan unutuluyordu unutulduğuna inanmak gerekiyordu onun için belki de unutur gibi yapıyorduk Belki de bütün külleme çabalarına karşın içteki ateşin korları sönmemekte direniyor cebelleşiyor bir ömür kabullenilemiyordu olmayan savaşların yenilgisi Kafamdaki puslu dağların bağrından yükselen çello ezgileri çınlıyordu durmaksızın ve ben nereye gidersem gideyim bu ezgiler hem de bağrımı çentikleyerek delerek sürecekti Ta ki bir gün ben tükeninceye kadar Baş edemeyeceğim şekilde gecenin insanı çeken büyüleyici mavi derinliğinden daha derinlere uzanıyor serpiliyor harelenip dağılıyordu imge olmayı çoktan aşan fizikötesi düşüncelerim Dumanlı dağ başlarını andıran yalnızlığımla binlerce kederin biçimlendirdiği doğa olaylarını bertaraf etmem onlarla baş etmem olanaksızdı biliyordum Bu gizil doğa olaylarının enikonu yaşandığı evrenimde sınırsızdım ve hiç olmazsa kendimle baş başaydım Ama ya somut dünyam Ah o yaşamın büyük uğultusu Sahi insan neden kaçmak isterdi İnsan kendinden öte en çok hangi uzaklığa kadar kaçabilirdi Ötesi var mıydı Sahi ötesi olabilir miydi