MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İcra ve İflâs Hukukundaİvazsız Tasarruflardan Dolayı İptal Davası — Damla Gürtürk

İcra ve İflâs Hukukundaİvazsız Tasarruflardan Dolayı İptal Davası
520,00
Genelİcra ve İflas Hukuku

İcra ve İflâs Hukukundaİvazsız Tasarruflardan Dolayı İptal Davası

Damla Gürtürk
221 sf.
Yargı YayıneviEn ucuz

İcra ve İflâs Hukukundaİvazsız Tasarruflardan Dolayı İptal Davası

Damla Gürtürk

Borçluların alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı işlemlere karşı alacaklıları korumak ve ekonomik hayatın güven içerisinde ilerlemesini sağlamak açısından tasarrufun iptali davası son derece önemli bir yere sahiptir İcra ve iflas takiplerinde uygulama alanı bulan iptal davası ile borçlunun müflisin alacaklılara zarar veren tasarruf işlemlerinin iptal edilmesi ve söz konusu malvarlığı değeri üzerinde alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi sağlanır Uygulamada sıklıkla karşımıza çıkan tasarrufun iptali davasının sebeplerinden biri borçlunun ivazsız tasarrufları ile alacaklılarından mal kaçırmasıdır İvazsız tasarruflardan dolayı iptal davası İcra ve İflas Kanunu nun 278 maddesinde hüküm altına alınmıştır Çalışmamızda İİK m 278 hükmü uyarınca açılan iptal davaları doktrin ve Yargıtay kararları ışığında tüm yönleriyle incelenmiştir Çalışmamızın amacı hangi tasarruf işlemlerinin Kanun un 278 maddesinin kapsamına girdiğini tespit etmek ve bu tasarrufların iptal edilebilmesi için gerçekleşmesi gereken unsurları belirlemektir Bu minvalde öncelikle tasarrufun iptali davasının genel özellikleri açıklanarak davanın konusu amacı hukuki niteliği görevli ve yetkili mahkeme yargılama ve ispat hususları aydınlatılmıştır Ardından İİK m 278 hükmü uyarıca bir tasarruf işleminin iptali için gerçekleşmesi gereken şartlar tek tek ele alınmıştır İvazsız tasarruflardan dolayı iptal davasına ilişkin uygulamada karşılaşılan sorunlara ışık tutulmuş ve bu sorunlara çözüm getiren Yargıtay kararlarına yer verilmiştir Ayrıca İİK m 278 in üçüncü fıkrasının birinci bendinde yer alan neseben veya ibaresini iptal eden Anayasa Mahkemesi nin 11 07 2018 tarihli ve 2018 9 84 sayılı kararı değerlendirilmiştir Konu Başlıklarıİcra ve İflâs Hukukunda Tasarrufun İptali Davalarıİvazsız Tasarrufların Butlanı Sebebiyle Açılan İptal Davasının Unsurlarıİptal Davasına Konu Olabilecek İvazsız Tasarrufların Doktrin ve Yargıtay Kararları Işığında İncelenmesi

Nobel Kitap
589,00

Seçkin Yayıncılık

2021221 sf.
Ciltsiz16x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Borçluların alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı işlemlere karşı alacaklıları korumak ve ekonomik hayatın güven içerisinde ilerlemesini sağlamak açısından tasarrufun iptali davası son derece önemli bir yere sahiptir İcra ve iflas takiplerinde uygulama alanı bulan iptal davası ile borçlunun müflisin alacaklılara zarar veren tasarruf işlemlerinin iptal edilmesi ve söz konusu malvarlığı değeri üzerinde alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi sağlanır Uygulamada sıklıkla karşımıza çıkan tasarrufun iptali davasının sebeplerinden biri borçlunun ivazsız tasarrufları ile alacaklılarından mal kaçırmasıdır İvazsız tasarruflardan dolayı iptal davası İcra ve İflas Kanunu nun 278 maddesinde hüküm altına alınmıştır Çalışmamızda İİK m 278 hükmü uyarınca açılan iptal davaları doktrin ve Yargıtay kararları ışığında tüm yönleriyle incelenmiştir Çalışmamızın amacı hangi tasarruf işlemlerinin Kanun un 278 maddesinin kapsamına girdiğini tespit etmek ve bu tasarrufların iptal edilebilmesi için gerçekleşmesi gereken unsurları belirlemektir Bu minvalde öncelikle tasarrufun iptali davasının genel özellikleri açıklanarak davanın konusu amacı hukuki niteliği görevli ve yetkili mahkeme yargılama ve ispat hususları aydınlatılmıştır Ardından İİK m 278 hükmü uyarıca bir tasarruf işleminin iptali için gerçekleşmesi gereken şartlar tek tek ele alınmıştır İvazsız tasarruflardan dolayı iptal davasına ilişkin uygulamada karşılaşılan sorunlara ışık tutulmuş ve bu sorunlara çözüm getiren Yargıtay kararlarına yer verilmiştir Ayrıca İİK m 278 in üçüncü fıkrasının birinci bendinde yer alan neseben veya ibaresini iptal eden Anayasa Mahkemesi nin 11 07 2018 tarihli ve 2018 9 84 sayılı kararı değerlendirilmiştir