MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İdare Hukuku Dersleri Ramazan Çağlayan 10 İndirim — Ramazan Çağlayan

İdare Hukuku Dersleri Ramazan Çağlayan 10 İndirim
441,00
İdare HukukuDers Kitapları

İdare Hukuku Dersleri Ramazan Çağlayan 10 İndirim

Ramazan Çağlayan

Adalet Yayınevi

Ağustos 2022859 sf.
17.00x24.00 cm1. Hamur
Ucuz Kitap AlEn ucuz

İdare Hukuku Dersleri Ramazan Çağlayan 10 İndirim

Ramazan Çağlayan

Ramazan Çağlayan tarafından kaleme alınan İdare Hukuku Dersleri Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor İdare Hukuku Dersleri Ramazan Çağlayan Kitap Özeti Bu baskıda da mevzuat değişiklikleri işlenerek önceki baskılarda eksik kaldığını düşündüğümüz bâzı ilâveler yapılarak yargı kararları eklenerek eser güncellenmiştir Hukuk devleti idealinin genç yolcularına faydalı olması dileğiyle İkinci Baskının önsözünden İdâre doğumdan ölüme kadar hakkımızda sayısız işlemler yapmakta yaptırımlar uygulamaktadır Günlük hayâtımızın her safhasında idârenin bir kanadıyla ilişki içindeyiz Toplu taşıma araçlarına bindiğimizde evde su kullandığımızda kaldırımda yürürken belediye ile ilişki içine girmekteyiz Okulda hakkımızda kayıt not verme sınıf geçme sınıfta kalma disiplin cezâsı gibi birçok karar alınmaktadır Bu örnekleri çoğaltabiliriz Kısaca hayâtımızın her günü ve hatta her anı idâre ile ilişki içinde geçmektedir Ancak bunun pek farkına varmayız İdârenin hakkımızdaki tasarruflarını vücudumuz üzerindeki hava basıncına benzetebiliriz İç ve dış basınç dengede olduğu müddetçe hava basıncının farkına varmayız Dengenin bozulması hâlinde ise ölümcül sonuçlara varabilecek bir etki olduğunu fark ederiz İdârenin hakkımızdaki tasarrufları da aynen böyledir Her şeyin yolunda gittiği hakkımızda yapılan tasarrufların hukûka uygun olduğu menfaat ya da hakkımızın ihlâl edilmediği durumda idârenin varlığını hissetmeyiz Ne zaman ki idâre hukûka aykırı bir tasarrufta bulunur bir menfaatimizi ya da hakkımızı ihlâl eder işte o zaman idâre denilen Hobbes un ifâdesiyle leviathan ejderha ile karşı karşıya olduğumuzu anlarız İdârenin tek taraflı işlemler yapma yetkisine sâhip olduğunu işlemlerinin hukûka uygunluk karînesinden yararlandığını işlemlerini re sen ve cebren uygulama kabiliyetine de sâhip olduğunu da dikkate aldığımızda nasıl bir güçle karşı karşıya olduğumuzun farkına varırız Bu büyük gücün fırtınalarına karşı sığınacağımız korunaklı limanlar ise hukuk devleti ilkesi idârenin kânûnîliği ilkesi ve idârenin yargısal denetimi ilkesi gibi limanlardır İşte idâre hukûku bu korunaklı limanları konu edinen bir bilimdir İdâre hukûkunu öğrencilere anlatmakta hayli zorlanmaktayız Galiba idâre hukûku konuları öğrenciler için biraz soyut kalmaktadır Zihinlerinde yeterince somutlaşamamaktadır Oysa idâre yukarıda da belirttiğimiz gibi günlük hayâtımızda sürekli karşı karşıya geldiğimiz bir hukûkî varlıktır Bu nedenle zihinlerde somutlaşması daha kolay olmalıdır diye düşünmekteyim Ancak bunun tam tersi bir sonuçla karşılaşmaktayız Bu yüzden eseri mümkün olduğu kadar basit anlatmaya örneklerle somutlaştırmaya çalışarak kaleme almayı denedik Umarım başarılı olmuşumdur İdâre hukûkunun öğrenci nazarında zorluğunu en iyi anlatan Özay ın Günışığında Yönetim 2002 isimli eserinin önsözünde yer verdiği Yahya Kemal in Sessiz Gemi şiirine yazılan şu nazîreyi buraya aktarmak istiyorum Müellifin ifâdesine göre Ahmed Aydoğan a âit olan nazîre 25 Ekim 1967 târihli Milliyet Gazetesinde Günün Şiiri başlığı altında yayınlanmış Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Ramazan Çağlayan Sayfa 859 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı Ağustos 2022 Barkod 9786258209044 Kategori Ders Kitapları Hukuk Üzerine

Ekin Kitap
450,80

Adalet Yayınevi - Ders Kitapları

Ağustos 2022859 sf.
Ekin Kitap

Bu baskıda da mevzuat değişiklikleri işlenerek önceki baskılarda eksik kaldığını düşündüğümüz bâzı ilâveler yapılarak yargı kararları eklenerek eser güncellenmiştir Hukuk devleti idealinin genç yolcularına faydalı olması dileğiyle İkinci Baskının önsözünden İdâre doğumdan ölüme kadar hakkımızda sayısız işlemler yapmakta yaptırımlar uygulamaktadır Günlük hayâtımızın her safhasında idârenin bir kanadıyla ilişki içindeyiz Toplu taşıma araçlarına bindiğimizde evde su kullandığımızda kaldırımda yürürken belediye ile ilişki içine girmekteyiz Okulda hakkımızda kayıt not verme sınıf geçme sınıfta kalma disiplin cezâsı gibi birçok karar alınmaktadır Bu örnekleri çoğaltabiliriz Kısaca hayâtımızın her günü ve hatta her anı idâre ile ilişki içinde geçmektedir Ancak bunun pek farkına varmayız İdârenin hakkımızdaki tasarruflarını vücudumuz üzerindeki hava basıncına benzetebiliriz İç ve dış basınç dengede olduğu müddetçe hava basıncının farkına varmayız Dengenin bozulması hâlinde ise ölümcül sonuçlara varabilecek bir etki olduğunu fark ederiz İdârenin hakkımızdaki tasarrufları da aynen böyledir Her şeyin yolunda gittiği hakkımızda yapılan tasarrufların hukûka uygun olduğu menfaat ya da hakkımızın ihlâl edilmediği durumda idârenin varlığını hissetmeyiz Ne zaman ki idâre hukûka aykırı bir tasarrufta bulunur bir menfaatimizi ya da hakkımızı ihlâl eder işte o zaman idâre denilen Hobbes un ifâdesiyle leviathan ejderha ile karşı karşıya olduğumuzu anlarız İdârenin tek taraflı işlemler yapma yetkisine sâhip olduğunu işlemlerinin hukûka uygunluk karînesinden yararlandığını işlemlerini re sen ve cebren uygulama kabiliyetine de sâhip olduğunu da dikkate aldığımızda nasıl bir güçle karşı karşıya olduğumuzun farkına varırız Bu büyük gücün fırtınalarına karşı sığınacağımız korunaklı limanlar ise hukuk devleti ilkesi idârenin kânûnîliği ilkesi ve idârenin yargısal denetimi ilkesi gibi limanlardır İşte idâre hukûku bu korunaklı limanları konu edinen bir bilimdir İdâre hukûkunu öğrencilere anlatmakta hayli zorlanmaktayız Galiba idâre hukûku konuları öğrenciler için biraz soyut kalmaktadır Zihinlerinde yeterince somutlaşamamaktadır Oysa idâre yukarıda da belirttiğimiz gibi günlük hayâtımızda sürekli karşı karşıya geldiğimiz bir hukûkî varlıktır Bu nedenle zihinlerde somutlaşması daha kolay olmalıdır diye düşünmekteyim Ancak bunun tam tersi bir sonuçla karşılaşmaktayız Bu yüzden eseri mümkün olduğu kadar basit anlatmaya örneklerle somutlaştırmaya çalışarak kaleme almayı denedik Umarım başarılı olmuşumdur İdâre hukûkunun öğrenci nazarında zorluğunu en iyi anlatan Özay ın Günışığında Yönetim 2002 isimli eserinin önsözünde yer verdiği Yahya Kemal in Sessiz Gemi şiirine yazılan şu nazîreyi buraya aktarmak istiyorum Müellifin ifâdesine göre Ahmed Aydoğan a âit olan nazîre 25 Ekim 1967 târihli Milliyet Gazetesinde Günün Şiiri başlığı altında yayınlanmış

Şehadet Kitap
455,70

Adalet Yayınevi

2023859 sf.
Şehadet Kitap

Bu baskıda da mevzuat değişiklikleri işlenerek önceki baskılarda eksik kaldığını düşündüğümüz bâzı ilâveler yapılarak yargı kararları eklenerek eser güncellenmiştir Hukuk devleti idealinin genç yolcularına faydalı olması dileğiyle İkinci Baskının önsözünden İdâre doğumdan ölüme kadar hakkımızda sayısız işlemler yapmakta yaptırımlar uygulamaktadır Günlük hayâtımızın her safhasında idârenin bir kanadıyla ilişki içindeyiz Toplu taşıma araçlarına bindiğimizde evde su kullandığımızda kaldırımda yürürken belediye ile ilişki içine girmekteyiz Okulda hakkımızda kayıt not verme sınıf geçme sınıfta kalma disiplin cezâsı gibi birçok karar alınmaktadır Bu örnekleri çoğaltabiliriz Kısaca hayâtımızın her günü ve hatta her anı idâre ile ilişki içinde geçmektedir Ancak bunun pek farkına varmayız İdârenin hakkımızdaki tasarruflarını vücudumuz üzerindeki hava basıncına benzetebiliriz İç ve dış basınç dengede olduğu müddetçe hava basıncının farkına varmayız Dengenin bozulması hâlinde ise ölümcül sonuçlara varabilecek bir etki olduğunu fark ederiz İdârenin hakkımızdaki tasarrufları da aynen böyledir Her şeyin yolunda gittiği hakkımızda yapılan tasarrufların hukûka uygun olduğu menfaat ya da hakkımızın ihlâl edilmediği durumda idârenin varlığını hissetmeyiz Ne zaman ki idâre hukûka aykırı bir tasarrufta bulunur bir menfaatimizi ya da hakkımızı ihlâl eder işte o zaman idâre denilen Hobbes un ifâdesiyle leviathan ejderha ile karşı karşıya olduğumuzu anlarız İdârenin tek taraflı işlemler yapma yetkisine sâhip olduğunu işlemlerinin hukûka uygunluk karînesinden yararlandığını işlemlerini re sen ve cebren uygulama kabiliyetine de sâhip olduğunu da dikkate aldığımızda nasıl bir güçle karşı karşıya olduğumuzun farkına varırız Bu büyük gücün fırtınalarına karşı sığınacağımız korunaklı limanlar ise hukuk devleti ilkesi idârenin kânûnîliği ilkesi ve idârenin yargısal denetimi ilkesi gibi limanlardır İşte idâre hukûku bu korunaklı limanları konu edinen bir bilimdir İdâre hukûkunu öğrencilere anlatmakta hayli zorlanmaktayız Galiba idâre hukûku konuları öğrenciler için biraz soyut kalmaktadır Zihinlerinde yeterince somutlaşamamaktadır Oysa idâre yukarıda da belirttiğimiz gibi günlük hayâtımızda sürekli karşı karşıya geldiğimiz bir hukûkî varlıktır Bu nedenle zihinlerde somutlaşması daha kolay olmalıdır diye düşünmekteyim Ancak bunun tam tersi bir sonuçla karşılaşmaktayız Bu yüzden eseri mümkün olduğu kadar basit anlatmaya örneklerle somutlaştırmaya çalışarak kaleme almayı denedik Umarım başarılı olmuşumdur İdâre hukûkunun öğrenci nazarında zorluğunu en iyi anlatan Özay ın Günışığında Yönetim 2002 isimli eserinin önsözünde yer verdiği Yahya Kemal in Sessiz Gemi şiirine yazılan şu nazîreyi buraya aktarmak istiyorum Müellifin ifâdesine göre Ahmed Aydoğan a âit olan nazîre 25 Ekim 1967 târihli Milliyet Gazetesinde Günün Şiiri başlığı altında yayınlanmış