İflasın Ertelenmesi — İbrahim Ermenek

İflasın Ertelenmesi
İbrahim ErmenekAdalet Yayınevi
İflasın Ertelenmesi
İbrahim Ermenekİflasın ertelenmesi adlı kitabımızın birinci baskısı yaklaşık on ay gibi kısa bir süre içerisinde tükendi Kitabın birinci baskısının bu kadar kısa bir süre içerisinde tükenmesi konunun hala güncelliğini koruduğunun da bir göstergesini oluşturmaktadır Bu süre içerisinde de iflasın ertelenmesi müessesesinin amacı dışında ve kötü niyetli olarak kullanıldığına yönelik eleştiriler devam etti Bu düşüncenin bir sonucu olarak iflasın ertelenmesi müessesesinin kaldırılması gerektiği yönünde ciddi görüşler ortaya çıktı Bu müessesenin kötüye kullanılmasının temelinde 2003 yılından önceki dönemlerde yeterince bilinmiyor olması ve buna bağlı olarak üzerinde yeterince bilimsel çalışma yapılmamış olması ve fazlaca Yargıtay incelemesine konu olmamış olmasının bir sonucu olarak 2003 yılında 4949 ve 5092 sayılı Kanunlarla İcra ve İflas Kanununda yapılan değişiklerle hakime geniş bir takdir yetkisinin verilmiş olması yatmakta idi Son sekiz yıl içerisinde biri yerel birisi de küresel olmak üzere karşılaştığımız iki önemli ekonomik kriz bir taraftan iyi niyetli borçlular açısından bu müessesenin varlığını zorunlu kılarken diğer taraftan da kötü niyetli borçlular için bu yola başvuruyu tetikleyici bir unsura dönüşmüştür İcra ve İflas Kanununda 2003 yılında yapılan değişikliklerden bu yana geçen altı yıllık dönem incelendiğinde iflasın ertelenmesi müesse sesinin yoğun biçimde bilimsel faaliyetlere ve Yargıtay incelemelerine konu olduğu görülmektedir Bu ilginin bir sonucu olarak gerek doktrinde yapılan eleştiriler ve getirilen öneriler gerekse de Yargıtay kararları bu müessesenin şekillenmesinde ciddi ve olumlu yönde bir rol oynamıştır Bu çerçevede kanımızca iflasın ertelenmesi müessesesinin tamamen kaldırılması yerine Yargıtay kararları ve doktrinsel öneriler de dikkate alınarak yapılacak bir kanun değişikliği ile ıslah edilmesi daha yerinde olacaktır Bu bağlamda özellikle istinaf kanun yoluna ilişkin hükümler de yürürlüğe girdiğinde müessesenin varlığını devam ettirmesi menfaatler dengesine daha da uygun olacaktır

Adalet Yayınevi
Kitabın Açıklaması İflâsın ertelenmesi müessesesi İcra ve İflâs Kanununda detaylı olarak düzenlenmeden önce esas itibariyle Türk Ticaret Kanunu madde 324 II de düzenlenmişti İflâsın ertelenmesine ilişkin diğer düzenlemelerde ise ya bu hüküm esas alınmış ya da bu hükme atıf yapılarak yetinilmişti Söz konusu düzenlemeler yetersiz ve açık olmaktan uzak olduğundan iflâsın ertelenmesi müessesi bu dönemde yeterince rağbet görmemiş ve uygulayıcılar da bu yola başvurmakta çekingen davranmışlardır Ancak ülkemizde ikibinli yılların hemen başında ortaya çıkan ekonomik kriz ve buna bağlı olarak yapılan hukuksal reformların bir ayağı olarak iflâsın ertelenmesinin İcra ve İflâs Kanununda detaylı olarak düzenlenmesi ile birlikte bu müessese adeta yeniden keşfedilmiş ve bir anda uygulanması onbinli rakamlarla ifade edilir olmuştur Uygulamada iflâsın ertelenmesi prosedürü bağımsız bir davaymış gibi doğrudan doğruya mahkemeye yapılan bir başvuru ile başlatılmaktadır Bu bağlamda olmak üzere söz konusu müessese özellikle borca batıklık nedenine dayanan doğrudan doğruya iflâs halinin önüne geçmiş ve adeta borca batıklık yargılamasının üzerinde bir üst kavram olarak kullanılır olmuştur Bu nedenle borca batıklık bildirimi ve borca batıklık incelemesinin hukuki niteliği iflâsın ertelenmesi taleplerinin incelenmesinin hukuki niteliği içerisinde tartışılmıştır Fakat unutmamak gerekir ki burada asıl olan inceleme borca batıklık nedenine dayanan iflâs yargılamasıdır İflâsın ertelenmesi bu incelemenin neticesine bağlanmış istisnai sonuçtur Bu nedenle önce borca batıklık bildirimi ve borca batıklık incelemesinin hukuki niteliği ortaya konulmalı ve iflâsın ertelenmesi bu yargılama içerisinde değerlendirilmelidir Uygulamada iflâsın ertelenmesi müessesesine getirilen eleştirilerin başında bu müessesenin sıklıkla kötüye kullanılması dolayısıyla alacaklı vicdanının ikna edilememesi erteleme kararlarının yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan kolaylıkla verilmesi hakime geniş bir takdir yetkisinin verilmiş olması erteleme süresinin uzunluğu erteleme kararı ile birlikte atanan kayyımın hukuki statüsü ve sorumluğundaki belirsizlik halleri gelmektedir Biz de çalışmamızda bu eleştirileri de dikkate alarak hem iflâsın ertelenmesine ilişkin mevcut hükümleri değerlendirdik ve hem de işaret ettiğimiz sorunlara ilişkin olarak çözüm önerileri getirmeye çalıştık Bu bağlamda Türk Ticaret Kanunu Tasarısında yer alan iflâsın ertelenmesine ilişkin hükümleri de yeri geldikçe inceleyip değerlendirdik