Iğdır Tarihi Heredot tan Minorsky ye Aras Ararat Sürmeli Havzası
Alter Yayınları
Bu kitap Aras ın kıyısında Ararat ın gölgesinde ve Sürmeli Ovası nın ufkunda büyümüş herkesin aklında bir gün mutlaka beliren o basit ama derin sorulardan doğdu Bu ovayı kimler geçti bu dağı kimler seyretti bu nehri hangi adlarla kaydetti ve bütün bunlar bugün bize ne anlatıyor ArasAraratSürmeli hattı haritada küçük bir sınır ovası gibi görünse de binlerce yıl boyunca imparatorlukların hanedanlıkların ve halkların kesiştiği bir kavşak oldu Urartu dan Perslere RomaSasani çekişmesinden Abbâsîlere Selçuklu İlhanlı Timur Han Karakoyunlu ve Akkoyunlu dönemlerinden SafevîOsmanlı sınır kuşağına Çarlık Rusya sından günümüz Türkiye Cumhuriyeti ne uzanan uzun bir siyasal hikâye söz konusu Birinci bölümde IğdırAraratAras havzasının bu geniş tarihini kronolojik bir siyasal hâkimiyet haritası olarak yeniden kurmaya çalışıyorum böylece okur eline aldığı coğrafyanın aslında ne kadar merkezî bir kavşak olduğunu daha iyi görebilsin istiyorum İkinci bölümde tarihsel iskeletin üzerine sesleri ve bakışları yerleştiriyorum Antik coğrafyacılardan Orta Çağ İslam müelliflerine erken modern Avrupa seyyahlarından 19 ve 20 yüzyıl doğa bilimcileri ile araştırmacılara kadar kırka yakın yazar ArasAraratSürmeli üçgenini kendi çağlarının diliyle anlatıyor Bu metinleri yan yana getirirken hep aynı soruyu aklımda tuttum Yazar gerçekten neyi görmüş neyi başkalarından işitmiş neyi ise kendi dünyasının kavramlarıyla yeniden inşa etmiştir Böylece bölge yalnızca yer adları listesi olmaktan çıkıp çok dilli çok katmanlı bir hafıza alanına dönüşüyor Üçüncü bölüm Iğdır tarihinin kritik bir anına 14031406 yılları arasında Semerkant a giden Kastilya elçilik heyetinin yolculuğuna odaklanıyor Ruy González de Clavijo nun Sürmeli Ovası ndan geçerken tuttuğu notları 1782 Madrid baskısındaki eski Kastilya metnine dayanarak gün gün izliyorum Clavijo nun Nuh un Gemisinin Durduğu Dağ diye andığı Ararat a yaklaşırken tasvir ettiği kaleleri harabe şehirleri ve ovayı coğrafyayla karşılaştırıyor özellikle anlatıda geçen Egida Iğdır Korganı kalesinin konumunu yeniden sorguluyorum Bu okuma beni şu teze götürüyor Elçilik heyeti ne Korhan a çıktı ne de Çilli Geçidi üzerinden Bayazıt a ulaştı daha makul ve güvenli olan Iğdır Ovası rotasını izleyerek Küçük Ağrı eteklerinden dolanıp Bayazıt a vardı Böylece bugün Iğdır Korganı diye anılan yerin Korhan değil büyük ihtimalle Erhacı Kalesi olması gerektiğini ileri sürüyorum Dördüncü bölüm ise kitabın tamamı boyunca karşımıza çıkan ana kavramları ve yer adlarını derinlemesine ele alan bir Sözlük niteliğinde Ararat Aras Sürmeli Nahçıvan Albania Azerbaycan gibi isimlerin en eski yazılı biçimlerinden modern kullanımlarına kadar uzanan izlerini sürüyor Asur çivi yazısından Urartu kitabelerine Tevrat metinlerinden İslam coğrafyacılarına ve modern araştırmalara kadar farklı kaynaklardaki anlam katmanlarını açmaya çalışıyorum Amacım okurun her bir ismi yalnızca coğrafi etiket değil bin yıllık bir hafızanın taşıyıcısı olarak görmesini sağlamak Bu kitap kesin hükümler koyup tartışmayı kapatmak için yazılmadı Tam tersine IğdırAraratAras hattına bakan herkes için yeni sorular açmayı yerleşmiş kabulleri yeniden düşünmeye davet etmeyi amaçlıyor Umarım ileride tarihçiler arkeologlar ve yerel araştırmacılar SürmeliKarakale Erhacı Korhan ve ova boyunca uzanan diğer harabe yerleşimlerde yapılacak kapsamlı çalışmalarla hem Iğdır Korganı meselesini hem de ArasAraratSürmeli mirasını daha derinlemesine aydınlatırlar Dileğim şu Bu kitabı okuyan herkes Aras kıyısındaki her taş kalıntıya Ararat a dönük her eski duvara ve Sürmeli Ovası nı adlandıran her eski isme baktığında onları yalnız nostaljik bir manzaranın unsuru olarak değil binlerce yıldır el değiştirse de hafızasını kaybetmeyen bir sınır coğrafyasının sessiz tanıkları olarak hatırlasın Saygılarımla Mücahit Özden Hun Tanıtım Bülteninden