MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İhanetin Yedi Eli — Mehmet Özgen

İhanetin Yedi Eli
108,90
ÖyküAnı Mektup GünlükAnı Mektup ve Günlük Kitapları

İhanetin Yedi Eli

Mehmet Özgen

La Kitap

2024117 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

İhanetin Yedi Eli

Mehmet Özgen

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an Tanıtım Bülteninden

BKM Kitap
120,60

La Kitap

2024117 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an

Kitap Sepeti
122,40

La Kitap

2024117 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an

Ucuz Kitap Al
123,75

La Kitap

Aralık 2024117 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Mehmet Özgen tarafından kaleme alınan İhanetin Yedi Eli La Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor İhanetin Yedi Eli Mehmet Özgen Kitap Özeti Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an Yayınevi La Kitap Yazar Mehmet Özgen Sayfa 117 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2024 Barkod 9786052262924 Kategori Anı Mektup Günlük Öykü

Ekin Kitap
129,60

La Kitap

Aralık 2024117 sf.
Ekin Kitap

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an

Nobel Kitap
138,60

La Kitap

2024117 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an

Kitap Yurdu
140,40

LA KİTAP

06.12.2024117 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an

Şehadet Kitap
144,00

La Kitap

2024117 sf.
Şehadet Kitap

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an

D&R
148,50

La Kitap

20241. baskı117 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an Tanıtım Bülteninden

Kita Kitap
180,00

La Kitap Yayınları

Aralık 20241. baskı117 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Pandora

La Kitap

2024117 sf.
Pandora

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an

Tamadres

La Kitap

117 sf.
tr
Tamadres

Yaşamak hiçlikte yürümektir bu hiçliği bozarak biçim vererek anlam vererek ruh vererek ona Yokluğun payını azaltarak kurulur hayat Yokluğu ya da hiçliği unutmak için ya da hiçliği aşma avuntusunu verecek izler bırakmak için geçtiği yerde salyasını akıtan buradan o geçti dedirten bir salyangoz gibi Ve kendi dalga boyunda uzun görünen bu yürüyüşte yalnız olmadığını bilmektir yaşamak ve de paylaşmaktır bu yüzden Ama o bir an geldiğinde yani en paylaşımsız o en yalnız ve meşum an yürünen yolda hiçlik bütün çıplaklığı ile suretsiz varlığını hissettirir boş bakışlarda kendini gösterir mutlak bir yalnızlık doldurur yüreğini Yüreğin üşür yalnızlıktan Ölüm soğuğu gibi bir üşüme Sanki bir evren bir de sen varsındır ve onun içinde tek başına yapayalnızsındır Büyük bir yıkım olmuş ve her şey bir sessizliğe gömülmüştür Issız bir çölde yürür gibi mutlak bir yalnızlığın kum fırtınalarının uğultusunu duyarsın yalnızca Bütün sesler o fırtınanın sesi gibidir bütün canlar kum taneleri Âdeta hidrojen bombasının temiz ölümü ile bütün bedenlerden can çekilmiş insan çokluğunda yaşam bitmiş çölleşmiş gibidir Tüm farklılıklar özgülükler silinmiş bireyler eş biçimlileşmiş yeryüzü bütün canlı renklerini tüketerek tek renge bürünmüştür âdeta Çokluk sanki bir anlamsızlık yığını gibi dikilivermiştir karşına O an yalnızlığın mutlaklaştığı andır Uzay boşluğundaymış gibi bütün renkler bütün farklı sesler sevgiler aşklar arkadaşlıklar dostluklar kavgalar yıldızlar kadar uzaktır sana Duygular okyanusunun son damlasının da buharlaştığı andır o an