İhtiyar Kemancı — Nihat Genç

İhtiyar Kemancı
Nihat GençKırmızı Kedi Yayınları
İhtiyar Kemancı
Nihat Gençİnanılır gibi değil inat etti kalabalığın tanıdığı tek bir şarkı çalmadı Tek bir neşeli parça da çalmadı Oysa müşteri toplayabilmek için pekâlâ günün modası şarkılar çalmalıydı Artık kırılacak çıtırdayacak izlenimi veren kurumuş ve tozlanmış kemanının kokusu yuvarlak köşeleri yıllarca kitap arasında saklanmış yaprakları yapışmış bir çiçek gibi Bazen nesli tükenmiş şık mantolu yaşlı ruj sürmüş ihtiyar kadınlar önünde durur hıçkırarak ağlardı Kendisi ağlamaz O soğuk paslı demir gibi yaşlı yüzlere kelebek simi işliyor gibi çok ciddi Ama geç vakit toplanıp giderken kurumuş göz pınarlarının üstünde parlayan tuz parçaları görürdüm Çok dalgalanmış deniz gibi Ölümsüzlük istiyorsak o tuzdan biriktirmeliyiz Nihat Genç

İletişim Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İletişim Yayınları
İnsanlara iyi davrandığım için beni arayıp sormazlar Hayatlarına dair ne anlatsalar şaşkınlıkla dilimi yutmuş gibi vay anasını yok ya doğru mu ya gibi elimde olmayan tepkiler verdiğim için Etraflarında her gün yaşadıkları bu olaylara şaşıracak kimse kalmamış mı Ya da yaşadıkları olayları ancak benim gibi bir manyağa mı anlatabiliyorlar Etrafımızda akıp giden hayatın olağanüstü trajedilerini bulup çıkartmaya anlatmaya devam ediyor Nihat Genç Kasaba eşcinsellerini yoksul cenazelerini ilk sevişmeleri 12 Eylül öncesi ve sonrası ülkücü âlemi bitpazarlarını Hizbullahçıları rüzgârı soğuğu erlerin dünyasını taşra doktorlarını kerhaneleri anlatıyor o bildiğimiz sert ve kara üslubuyla Edebiyat dünyamızın en aykırı yazarından benzersiz hikâyeler

KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ
İnanılır gibi değil inat etti kalabalığın tanıdığı tek bir şarkı çalmadı Tek bir neşeli parça da çalmadı Oysa mu şteri toplayabilmek için pekâlâ gu nu n modası şarkılar çalmalıydı Artık kırılacak çıtırdayacak izlenimi veren kurumuş ve tozlanmış kemanının kokusu yuvarlak köşeleri yıllarca kitap arasında saklanmış yaprakları yapışmış bir çiçek gibi Bazen nesli tu kenmiş şık mantolu yaşlı ruj su rmu ş ihtiyar kadınlar önu nde durur hıçkırarak ağlardı Kendisi ağlamaz O soğuk paslı demir gibi yaşlı yu zlere kelebek simi işliyor gibi çok ciddi Ama geç vakit toplanıp giderken kurumuş göz pınarlarının u stu nde parlayan tuz parçaları göru rdu m Çok dalgalanmış deniz gibi Ölu msu zlu k istiyorsak o tuzdan biriktirmeliyiz

İLETİŞİM YAYINLARI
İnsanlara iyi davrandığım için beni arayıp sormazlar Hayatlarına dair ne anlatsalar şaşkınlıkla dilimi yutmuş gibi vay anasını yok ya doğru mu ya gibi elimde olmayan tepkiler verdiğim için Etraflarında her gün yaşadıkları bu olaylara şaşıracak kimse kalmamış mı Ya da yaşadıkları olayları ancak benim gibi bir manyağa mı anlattıklarında olağanüstü bir trajedi olduğunu anlıyorlar Etrafımızda akıp giden hayatın olağanüstü trajedilerini bulup çıkartmaya anlatmaya devam ediyor Nihat Genç Kasaba eşcinsellerini yoksul cenazelerini ilk sevişmeleri 12 Eylü öncesi ve sonrası ülkücü alemi bitpazarlarını Hizbullahçıları rüzgarı soğuğu erlerin dünyasını taşra doktorlarını kerhaneleri anlatıyor o bildiğimiz sert ve kara üslubuyla Edebiyat dünyamızın en aykırı yazarından benzersiz hikayeler

CADDE YAYINLARI
İnanılır gibi değil inat etti kalabalığın tanıdığı tek bir şarkı çalmadı Tek bir neşeli parça da çalmadı Oysa müşteri toplayabilmek için pekala günün modası şarkılar çalmalıydı Artık kırılacak çıtırdayacak izlenimi veren kurumuş ve tozlanmış kemanının kokusu yuvarlak köşeleri yıllarca kitap arasında saklanmış yaprakları yapışmış bir çiçek gibi Bazen nesli tükenmiş şık mantolu yaşlı ruj sürmüş ihtiyar kadınlar önünde durur hıçkırarak ağlardı Kendisi ağlamaz O soğuk paslı demir gibi yaşlı yüzlere kelebek simi işliyor gibi çok ciddi Ama geç vakit toplanıp giderken kurumuş göz pınarlarının üstünde parlayan tuz parçaları görürdüm Çok dalgalanmış deniz gibi Ölümsüzlük istiyorsak o tuzdan biriktirmeliyiz