İki Bavul Bir Kadın — Habibe Şenol İnan

İki Bavul Bir Kadın
Habibe Şenol İnanBizon Yayınları
İki Bavul Bir Kadın
Habibe Şenol İnanVe işte şimdi o karşısındaydı Kürsüde bir dağ gibi duruyordu Boyu herkesinkinden uzun sesi kalabalığın uğultusunu delen bir gürlükteydi Konuşmaya başlamasıyla birlikte meydan susmuştu Halide gözlerini ondan alamıyordu Her kelimesi kalbinin bir yerini çekip çıkarıyor gibiydi Bir öğrenci kalabalık arasından elini çekinerek kaldırdı Nâzım gök mavisi gözleri ile kalabalığı yararak onu görmüş elini sallayarak kürsüye çağırmıştı Herkes alkışlarla çocuğu yüreklendirmişti Ben de şiir okumak istiyorum dedi kendinden emin Buyur yoldaş dedi Nâzım delici gözlerini çocuğun gözlerine dikmişti

BİZON YAYINLARI
Ve işte şimdi o karşısındaydı Kürsüde bir dağ gibi duruyordu Boyu herkesinkinden uzun sesi kalabalığın uğultusunu delen bir gürlükteydi Konuşmaya başlamasıyla birlikte meydan susmuştu Halide gözlerini ondan alamıyordu Her kelimesi kalbinin bir yerini çekip çıkarıyor gibiydi Bir öğrenci kalabalık arasından elini çekinerek kaldırdı Nâzım gök mavisi gözleri ile kalabalığı yararak onu görmüş elini sallayarak kürsüye çağırmıştı Herkes alkışlarla çocuğu yüreklendirmişti Ben de şiir okumak istiyorum dedi kendinden emin Buyur yoldaş dedi Nâzım delici gözlerini çocuğun gözlerine dikmişti

Bizon Yayınları
Ve işte şimdi o karşısındaydı Kürsüde bir dağ gibi duruyordu Boyu herkesinkinden uzun sesi kalabalığın uğultusunu delen bir gürlükteydi Konuşmaya başlamasıyla birlikte meydan susmuştu Halide gözlerini ondan alamıyordu Her kelimesi kalbinin bir yerini çekip çıkarıyor gibiydi Bir öğrenci kalabalık arasından elini çekinerek kaldırdı Nâzım gök mavisi gözleri ile kalabalığı yararak onu görmüş elini sallayarak kürsüye çağırmıştı Herkes alkışlarla çocuğu yüreklendirmişti Ben de şiir okumak istiyorum dedi kendinden emin Buyur yoldaş dedi Nâzım delici gözlerini çocuğun gözlerine dikmişti

Bizon Yayınları
Ve işte şimdi o karşısındaydı Kürsüde bir dağ gibi duruyordu Boyu herkesinkinden uzun sesi kalabalığın uğultusunu delen bir gürlükteydi Konuşmaya başlamasıyla birlikte meydan susmuştu Halide gözlerini ondan alamıyordu Her kelimesi kalbinin bir yerini çekip çıkarıyor gibiydi Bir öğrenci kalabalık arasından elini çekinerek kaldırdı Nâzım gök mavisi gözleri ile kalabalığı yararak onu görmüş elini sallayarak kürsüye çağırmıştı Herkes alkışlarla çocuğu yüreklendirmişti Ben de şiir okumak istiyorum dedi kendinden emin Buyur yoldaş dedi Nâzım delici gözlerini çocuğun gözlerine dikmişti