İki Dağ Arasında — Ali Bal

İki Dağ Arasında
Ali BalŞule Yayınları
İki Dağ Arasında
Ali BalSonra da dönüp acaba hafızamdan bu yüzü silmek istediğimden emin miyim diye sık sık kendinize sorduğunuz bile olur Bir insan olarak İsmail de benim için böyle hayat boyu izlerini silemediğim hatıralar cevaplayamadığım sorular kurtulamadığım bir yüz belki de hiçbir zaman hikmetini anlayamadığım derin bir muamma olarak kaldı Peki ben memnun muydum bundan evet Huzursuz muydum evet O yaşlarda taşınabilir bir yük müydü benim için bu nasıl taşıdığımı bilmesem de evet Çünkü insanın bu hayatta taşıyamayacağı bir yük yoktur Dahası da var yükünü seviyor insan Sevecek bir tarafını buluyor Hayatımın daha sonraki yıllarında bazı soruların illa cevaplanması gerekmediğini de öğrendim Sadece birer soru olarak önemli ve anlamlıydı onlar benim için Kırılma anlarının hikâyelerini anlatıyor Hüseyin Su Nahif bakışıyla kalemini kahvehane camlarındaki yazıların arasında silikleşenlerden rızkını çer çöp içinde arayan mültecilere delilerden dünyaya tamah etmeyenlere doktorlardan sözünü yemeyenlere gözümüze batmayan batmadığı için rahatsız olmadığımız rahatsız olmadığımız için bir şey yapmadığımız kendimize yaklaştırmadığımız yakınlığımızı fark etmediğimiz insanların hikâyelerinde gezdiriyor Nahif bir ruh için sızısı geçmeyen ağır bir yükü sırtından indiriyor Kırık Sızısı nda

Şule Yayınları
Kendime sesleniyorum Bir yolun sonunu değil başını bulmak daha kıymetli İyi bir yola başlamak iyi bir rehber ile mümkün Kalbimiz zayıfladı Biliyorum ekilecek tohumlarda saklı hayat Toprak kıvamını bulacak Güneş ısıtacak bulutlar saklandığı yerden çıkacak Bir dost sesi bir sevgili gibi karşılayacak sıcak bir mevsime hazır olacağız Kitaptır insan Manzum Ölçülü ve ahenkli Öykülü ve ölçülü bir şiirdir insan Şiir yazmaya değil ama daha çok şiir okumaya geldik Biliyorum içimi ısıtan ve ışıtan ışığı Tanıdım okumaya başladım satır satır İlhamını bekleyen saklı şiir gibisin Yazı zamanı aşıyor Zaman sınırlıyor insanı Zamanın içindeyken o an yaşanırken çok da farkına varamıyoruz geride bıraktıklarımızın Ya da eklenemiyor hayatımıza bazı şeyler Ama istemediklerimiz de takılıyor yakamıza Günlük yaşamın telaşında neleri ıskalıyoruz nelere yetişemiyoruz kim bilir Dünyadan uzaklaşma kıymetli olana yönelme zamanı Dostluğu kardeşliği sevgiyi çalışmayı vefayı tabii savaşı göçü ölümü hatırlatan yazılar İki Dağ Arasında da

Şule Yayınları

ŞULE YAYINLARI
Kendime sesleniyorum Bir yolun sonunu değil başını bulmak daha kıymetli İyi bir yola başlamak iyi bir rehber ile mümkün Kalbimiz zayıfladı Biliyorum ekilecek tohumlarda saklı hayat Toprak kıvamını bulacak Güneş ısıtacak bulutlar saklandığı yerden çıkacak Bir dost sesi bir sevgili gibi karşılayacak sıcak bir mevsime hazır olacağız Kitaptır insan Manzum Ölçülü ve ahenkli Öykülü ve ölçülü bir şiirdir insan Şiir yazmaya değil ama daha çok şiir okumaya geldik Biliyorum içimi ısıtan ve ışıtan ışığı Tanıdım okumaya başladım satır satır İlhamını bekleyen saklı şiir gibisin Yazı zamanı aşıyor Zaman sınırlıyor insanı Zamanın içindeyken o an yaşanırken çok da farkına varamıyoruz geride bıraktıklarımızın Ya da eklenemiyor hayatımıza bazı şeyler Ama istemediklerimiz de takılıyor yakamıza Günlük yaşamın telaşında neleri ıskalıyoruz nelere yetişemiyoruz kim bilir Dünyadan uzaklaşma kıymetli olana yönelme zamanı Dostluğu kardeşliği sevgiyi çalışmayı vefayı tabii savaşı göçü ölümü hatırlatan yazılar İki Dağ Arasında da

Şule Yayınları
Sonra da dönüp acaba hafızamdan bu yüzü silmek istediğimden emin miyim diye sık sık kendinize sorduğunuz bile olur Bir insan olarak İsmail de benim için böyle hayat boyu izlerini silemediğim hatıralar cevaplayamadığım sorular kurtulamadığım bir yüz belki de hiçbir zaman hikmetini anlayamadığım derin bir muamma olarak kaldı Peki ben memnun muydum bundan evet Huzursuz muydum evet O yaşlarda taşınabilir bir yük müydü benim için bu nasıl taşıdığımı bilmesem de evet Çünkü insanın bu hayatta taşıyamayacağı bir yük yoktur Dahası da var yükünü seviyor insan Sevecek bir tarafını buluyor Hayatımın daha sonraki yıllarında bazı soruların illa cevaplanması gerekmediğini de öğrendim Sadece birer soru olarak önemli ve anlamlıydı onlar benim için Kırılma anlarının hikâyelerini anlatıyor Hüseyin Su Nahif bakışıyla kalemini kahvehane camlarındaki yazıların arasında silikleşenlerden rızkını çer çöp içinde arayan mültecilere delilerden dünyaya tamah etmeyenlere doktorlardan sözünü yemeyenlere gözümüze batmayan batmadığı için rahatsız olmadığımız rahatsız olmadığımız için bir şey yapmadığımız kendimize yaklaştırmadığımız yakınlığımızı fark etmediğimiz insanların hikâyelerinde gezdiriyor Nahif bir ruh için sızısı geçmeyen ağır bir yükü sırtından indiriyor Kırık Sızısı nda

Şule Yayınları
Kendime sesleniyorum Bir yolun sonunu değil başını bulmak daha kıymetli İyi bir yola başlamak iyi bir rehber ile mümkün Kalbimiz zayıfladı Biliyorum ekilecek tohumlarda saklı hayat Toprak kıvamını bulacak Güneş ısıtacak bulutlar saklandığı yerden çıkacak Bir dost sesi bir sevgili gibi karşılayacak sıcak bir mevsime hazır olacağız Kitaptır insan Manzum Ölçülü ve ahenkli Öykülü ve ölçülü bir şiirdir insan Şiir yazmaya değil ama daha çok şiir okumaya geldik Biliyorum içimi ısıtan ve ışıtan ışığı Tanıdım okumaya başladım satır satır İlhamını bekleyen saklı şiir gibisin Yazı zamanı aşıyor Zaman sınırlıyor insanı Zamanın içindeyken o an yaşanırken çok da farkına varamıyoruz geride bıraktıklarımızın Ya da eklenemiyor hayatımıza bazı şeyler Ama istemediklerimiz de takılıyor yakamıza Günlük yaşamın telaşında neleri ıskalıyoruz nelere yetişemiyoruz kim bilir Dünyadan uzaklaşma kıymetli olana yönelme zamanı Dostluğu kardeşliği sevgiyi çalışmayı vefayı tabii savaşı göçü ölümü hatırlatan yazılar İki Dağ Arasında da

Şule Yayınları
Sonra da dönüp acaba hafızamdan bu yüzü silmek istediğimden emin miyim diye sık sık kendinize sorduğunuz bile olur Bir insan olarak İsmail de benim için böyle hayat boyu izlerini silemediğim hatıralar cevaplayamadığım sorular kurtulamadığım bir yüz belki de hiçbir zaman hikmetini anlayamadığım derin bir muamma olarak kaldı Peki ben memnun muydum bundan evet Huzursuz muydum evet O yaşlarda taşınabilir bir yük müydü benim için bu nasıl taşıdığımı bilmesem de evet Çünkü insanın bu hayatta taşıyamayacağı bir yük yoktur Dahası da var yükünü seviyor insan Sevecek bir tarafını buluyor Hayatımın daha sonraki yıllarında bazı soruların illa cevaplanması gerekmediğini de öğrendim Sadece birer soru olarak önemli ve anlamlıydı onlar benim için Kırılma anlarının hikâyelerini anlatıyor Hüseyin Su Nahif bakışıyla kalemini kahvehane camlarındaki yazıların arasında silikleşenlerden rızkını çer çöp içinde arayan mültecilere delilerden dünyaya tamah etmeyenlere doktorlardan sözünü yemeyenlere gözümüze batmayan batmadığı için rahatsız olmadığımız rahatsız olmadığımız için bir şey yapmadığımız kendimize yaklaştırmadığımız yakınlığımızı fark etmediğimiz insanların hikâyelerinde gezdiriyor Nahif bir ruh için sızısı geçmeyen ağır bir yükü sırtından indiriyor Kırık Sızısı nda