MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İki Dirhem Bir Çekirdek — Yasemin Evren

İki Dirhem Bir Çekirdek
147,00
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

İki Dirhem Bir Çekirdek

Yasemin Evren

Gece Kitaplığı

2021197 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

İki Dirhem Bir Çekirdek

Yasemin Evren

Bir türlü uslanmıyor yaşlı yüreğim Hep bir şeyler istiyor arsız çocuklar gibi Bu sabah tutturmuş uçurtma uçuralım kırlarda papatya da toplarız diyor Papatya mevsiminin geçtiğini söylüyorum belki gölgelerde kalmıştır diyor Umut işte Dün gece geç vakit sokağa çıkmak istedi Zor tuttum gidiyordu nerdeyse Neymiş efendim mahallenin çocuk yüreklerini toplayıp top oynayacakmış Saklambaç da olurmuş Taş yığınlarının içinde boğuldum Babaannemin bostan tarlasında kurduğu çardakta uyumayı özledim rüzgâr eserken efil efil Sürgününden koparıp karpuzu kavunu taşa vurup kırarak kemirmeyi özledim Ayıplayan ayıplasın bana ne Sokakta oynarken acıkınca çalıp rastgele bir kapıyı bir dilim ekmeğe yoğurt sürmesini istemeyi komşu teyzeden Hatta bahçesine kaçan topumuzu kesip geri atan Ruhi amcayı bile Özledim yahu özledim Bana ne yasaklardan kurallardan Bana ne ayıptan Sadece çocuk olmak istiyorum kime ne zararım var ki Belki cesaretlendiririm korkak yaşlı yürekleri Belki beni görünce katılırlar oyuna Bilyeleriyle beş taşlarıyla ipleriyle toplarıyla gelirler belki Kim bilir Umut olurum belki son deminde umudunu yitirmişlere Varsın olmasın bizim de bisikletlerimiz Ağaç dalları ne güne duruyor Atlayıp birer dala yarış bile yaparız mahallede Olabildiğimce çocuk olmak ara sıra Nasıl dolduysa gönlüm kusuyordu özlemlerini Susturamıyordum İsyankârdı bu sabah Hiçbir sözüm yatıştırmaya yetmedi asi ruhumu Doyumsuz değildik şimdiki çocuklar gibi Hiç pahalı oyuncağımız olmadı bizim Plastik bebekleri arabaları topları bulunca dünyanın en mutlu çocuğu olduğumuzu sandık Kıldan yünden toplarımızı büyükannelerimiz yapardı Annelerimiz de bezden bebeklerimizi Bazı anneler halalar teyzeler yünden örerler dikerler içine pamuk doldururlardı ayıcıkların tavşancıkların çok maharetlilerse eğer Çok değerliydi o el emeğiyle yapılmış oyuncaklarımız sizin tabletlerinizden bile

Kitap Ambarı
161,70

Gece Kitaplığı

2021197 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Bir türlü uslanmıyor yaşlı yüreğim Hep bir şeyler istiyor arsız çocuklar gibi Bu sabah tutturmuş uçurtma uçuralım kırlarda papatya da toplarız diyor Papatya mevsiminin geçtiğini söylüyorum belki gölgelerde kalmıştır diyor Umut işte Dün gece geç vakit sokağa çıkmak istedi Zor tuttum gidiyordu nerdeyse Neymiş efendim mahallenin çocuk yüreklerini toplayıp top oynayacakmış Saklambaç da olurmuş Taş yığınlarının içinde boğuldum Babaannemin bostan tarlasında kurduğu çardakta uyumayı özledim rüzgâr eserken efil efil Sürgününden koparıp karpuzu kavunu taşa vurup kırarak kemirmeyi özledim Ayıplayan ayıplasın bana ne Sokakta oynarken acıkınca çalıp rastgele bir kapıyı bir dilim ekmeğe yoğurt sürmesini istemeyi komşu teyzeden Hatta bahçesine kaçan topumuzu kesip geri atan Ruhi amcayı bile Özledim yahu özledim Bana ne yasaklardan kurallardan Bana ne ayıptan Sadece çocuk olmak istiyorum kime ne zararım var ki Belki cesaretlendiririm korkak yaşlı yürekleri Belki beni görünce katılırlar oyuna Bilyeleriyle beş taşlarıyla ipleriyle toplarıyla gelirler belki Kim bilir Umut olurum belki son deminde umudunu yitirmişlere Varsın olmasın bizim de bisikletlerimiz Ağaç dalları ne güne duruyor Atlayıp birer dala yarış bile yaparız mahallede Olabildiğimce çocuk olmak ara sıra Nasıl dolduysa gönlüm kusuyordu özlemlerini Susturamıyordum İsyankârdı bu sabah Hiçbir sözüm yatıştırmaya yetmedi asi ruhumu Doyumsuz değildik şimdiki çocuklar gibi Hiç pahalı oyuncağımız olmadı bizim Plastik bebekleri arabaları topları bulunca dünyanın en mutlu çocuğu olduğumuzu sandık Kıldan yünden toplarımızı büyükannelerimiz yapardı Annelerimiz de bezden bebeklerimizi Bazı anneler halalar teyzeler yünden örerler dikerler içine pamuk doldururlardı ayıcıkların tavşancıkların çok maharetlilerse eğer Çok değerliydi o el emeğiyle yapılmış oyuncaklarımız sizin tabletlerinizden bile Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
191,10

Gece Kitaplığı

2021197 sf.
Nobel Kitap

Bir türlü uslanmıyor yaşlı yüreğim Hep bir şeyler istiyor arsız çocuklar gibi Bu sabah tutturmuş uçurtma uçuralım kırlarda papatya da toplarız diyor Papatya mevsiminin geçtiğini söylüyorum belki gölgelerde kalmıştır diyor Umut işte Dün gece geç vakit sokağa çıkmak istedi Zor tuttum gidiyordu nerdeyse Neymiş efendim mahallenin çocuk yüreklerini toplayıp top oynayacakmış Saklambaç da olurmuş Taş yığınlarının içinde boğuldum Babaannemin bostan tarlasında kurduğu çardakta uyumayı özledim rüzgâr eserken efil efil Sürgününden koparıp karpuzu kavunu taşa vurup kırarak kemirmeyi özledim Ayıplayan ayıplasın bana ne Sokakta oynarken acıkınca çalıp rastgele bir kapıyı bir dilim ekmeğe yoğurt sürmesini istemeyi komşu teyzeden Hatta bahçesine kaçan topumuzu kesip geri atan Ruhi amcayı bile Özledim yahu özledim Bana ne yasaklardan kurallardan Bana ne ayıptan Sadece çocuk olmak istiyorum kime ne zararım var ki Belki cesaretlendiririm korkak yaşlı yürekleri Belki beni görünce katılırlar oyuna Bilyeleriyle beş taşlarıyla ipleriyle toplarıyla gelirler belki Kim bilir Umut olurum belki son deminde umudunu yitirmişlere Varsın olmasın bizim de bisikletlerimiz Ağaç dalları ne güne duruyor Atlayıp birer dala yarış bile yaparız mahallede Olabildiğimce çocuk olmak ara sıra Nasıl dolduysa gönlüm kusuyordu özlemlerini Susturamıyordum İsyankârdı bu sabah Hiçbir sözüm yatıştırmaya yetmedi asi ruhumu Doyumsuz değildik şimdiki çocuklar gibi Hiç pahalı oyuncağımız olmadı bizim Plastik bebekleri arabaları topları bulunca dünyanın en mutlu çocuğu olduğumuzu sandık Kıldan yünden toplarımızı büyükannelerimiz yapardı Annelerimiz de bezden bebeklerimizi Bazı anneler halalar teyzeler yünden örerler dikerler içine pamuk doldururlardı ayıcıkların tavşancıkların çok maharetlilerse eğer Çok değerliydi o el emeğiyle yapılmış oyuncaklarımız sizin tabletlerinizden bile

Şehadet Kitap
245,00

Gece Kitaplığı Yayınları

2021197 sf.
Şehadet Kitap

Bir türlü uslanmıyor yaşlı yüreğim Hep bir şeyler istiyor arsız çocuklar gibi Bu sabah tutturmuş uçurtma uçuralım kırlarda papatya da toplarız diyor Papatya mevsiminin geçtiğini söylüyorum belki gölgelerde kalmıştır diyor Umut işte Dün gece geç vakit sokağa çıkmak istedi Zor tuttum gidiyordu nerdeyse Neymiş efendim mahallenin çocuk yüreklerini toplayıp top oynayacakmış Saklambaç da olurmuş Taş yığınlarının içinde boğuldum Babaannemin bostan tarlasında kurduğu çardakta uyumayı özledim rüzgâr eserken efil efil Sürgününden koparıp karpuzu kavunu taşa vurup kırarak kemirmeyi özledim Ayıplayan ayıplasın bana ne Sokakta oynarken acıkınca çalıp rastgele bir kapıyı bir dilim ekmeğe yoğurt sürmesini istemeyi komşu teyzeden Hatta bahçesine kaçan topumuzu kesip geri atan Ruhi amcayı bile Özledim yahu özledim Bana ne yasaklardan kurallardan Bana ne ayıptan Sadece çocuk olmak istiyorum kime ne zararım var ki Belki cesaretlendiririm korkak yaşlı yürekleri Belki beni görünce katılırlar oyuna Bilyeleriyle beş taşlarıyla ipleriyle toplarıyla gelirler belki Kim bilir Umut olurum belki son deminde umudunu yitirmişlere Varsın olmasın bizim de bisikletlerimiz Ağaç dalları ne güne duruyor Atlayıp birer dala yarış bile yaparız mahallede Olabildiğimce çocuk olmak ara sıra Nasıl dolduysa gönlüm kusuyordu özlemlerini Susturamıyordum İsyankârdı bu sabah Hiçbir sözüm yatıştırmaya yetmedi asi ruhumu Doyumsuz değildik şimdiki çocuklar gibi Hiç pahalı oyuncağımız olmadı bizim Plastik bebekleri arabaları topları bulunca dünyanın en mutlu çocuğu olduğumuzu sandık Kıldan yünden toplarımızı büyükannelerimiz yapardı Annelerimiz de bezden bebeklerimizi Bazı anneler halalar teyzeler yünden örerler dikerler içine pamuk doldururlardı ayıcıkların tavşancıkların çok maharetlilerse eğer Çok değerliydi o el emeğiyle yapılmış oyuncaklarımız sizin tabletlerinizden bile

Pandora

Gece Kitaplığı

2021197 sf.
Pandora

Bir türlü uslanmıyor yaşlı yüreğim Hep bir şeyler istiyor arsız çocuklar gibi Bu sabah tutturmuş uçurtma uçuralım kırlarda papatya da toplarız diyor Papatya mevsiminin geçtiğini söylüyorum belki gölgelerde kalmıştır diyor Umut işte Dün gece geç vakit sokağa çıkmak istedi Zor tuttum gidiyordu nerdeyse Neymiş efendim mahallenin çocuk yüreklerini toplayıp top oynayacakmış Saklambaç da olurmuş Taş yığınlarının içinde boğuldum Babaannemin bostan tarlasında kurduğu çardakta uyumayı özledim rüzgâr eserken efil efil Sürgününden koparıp karpuzu kavunu taşa vurup kırarak kemirmeyi özledim Ayıplayan ayıplasın bana ne Sokakta oynarken acıkınca çalıp rastgele bir kapıyı bir dilim ekmeğe yoğurt sürmesini istemeyi komşu teyzeden Hatta bahçesine kaçan topumuzu kesip geri atan Ruhi amcayı bile Özledim yahu özledim Bana ne yasaklardan kurallardan Bana ne ayıptan Sadece çocuk olmak istiyorum kime ne zararım var ki Belki cesaretlendiririm korkak yaşlı yürekleri Belki beni görünce katılırlar oyuna Bilyeleriyle beş taşlarıyla ipleriyle toplarıyla gelirler belki Kim bilir Umut olurum belki son deminde umudunu yitirmişlere Varsın olmasın bizim de bisikletlerimiz Ağaç dalları ne güne duruyor Atlayıp birer dala yarış bile yaparız mahallede Olabildiğimce çocuk olmak ara sıra Nasıl dolduysa gönlüm kusuyordu özlemlerini Susturamıyordum İsyankârdı bu sabah Hiçbir sözüm yatıştırmaya yetmedi asi ruhumu Doyumsuz değildik şimdiki çocuklar gibi Hiç pahalı oyuncağımız olmadı bizim Plastik bebekleri arabaları topları bulunca dünyanın en mutlu çocuğu olduğumuzu sandık Kıldan yünden toplarımızı büyükannelerimiz yapardı Annelerimiz de bezden bebeklerimizi Bazı anneler halalar teyzeler yünden örerler dikerler içine pamuk doldururlardı ayıcıkların tavşancıkların çok maharetlilerse eğer Çok değerliydi o el emeğiyle yapılmış oyuncaklarımız sizin tabletlerinizden bile