İki İnsan İki Anıt Eduard Zuckmayer Walter Strauss — Cavidan Selanik

İki İnsan İki Anıt Eduard Zuckmayer Walter Strauss
Cavidan SelanikDORUK YAYINLARI
İki İnsan İki Anıt Eduard Zuckmayer Walter Strauss
Cavidan SelanikSonra yeni binaya taşınıldı Zuck yaslanmıştı Yeni bine bu yakarıyı tanımıyordu Arada bir duyulsa da bu tınılar sağır duvarlara bir seş söylemiyordu Ona yabancıydı Onu hiç içine sindiremedi Bu duvalar huzuru bilgeliği ve barışı henüz tanımıyordu Tanıyacak fırsatı da kaçırmıştı Çünkü o gül bahçesi bu binanın hiçbir duvarına dayanmıyordu artık O bina gel gitle bir yükselip bir alçalan koyu renk gücü kendinden gelmeyen hırslı suların çevrelediği ve dövdüğü kayalık bir adaydı sanki Dingin ve güzel bir atmosferde kendisiyle barışık olağanüstü gayretin ve büyük bilginin değerini bilmesi olanaksızdı Hanna yı kaybedip yalnız başına yasamaya başladığı günlerden birinde sabah kahvaltısından hemen sonra alışkanlığın da etkisiyle terasa çıktı şezlonga uzandı Nasıl olduysa uykuya daldı Gitme vakti geldiğinde çan tıpkı Hanna nın ona dokunduğu günlerdeki gibi çaldı ve Strauss u uyandırdı Hanna nın yaptığını sandı uyku mahmurluğu içinde ve hemen seslendi Tamam Hanne şimdi geliyorum Rüzgar terastaki çanı tam da Strauss un kalkması gereken dakikada hareket ettirmişti

Doruk Yayınları
Sonra yeni binaya taşınıldı Zuck yaşlanmıştı Yeni bina bu yakarıyı tanımıyordu Arada bir duyulsa da bu tınılar sağır duvarlara bir şey söylemiyordu Ona yabancıydı Onu hiç içine sindiremedi Bu duvarlar huzuru bilgeliği ve barışı henüz tanımıyordu Tanıyacak fırsatı da kaçırmıştı Çünkü o gül bahçesi bu binanın hiçbir duvarına dayanamıyordu artık O bina gel gitle bir yükselip bir alçalan koyu renk gücü kendinden gelmeyen hırslı suların çevrelediği ve dövdüğü kayalık bir adaydı sanki Dingin ve güzel bir atmosferde kendisiyle barışık olağanüstü gayretin ve büyük bilginin değerini bilmesi olanaksızdı Hanna yı kaybedip yalnız başına yaşamaya başladığı günlerden birinde sabah kahvaltısından hemen sonra alışkanlığın da etkisiyle terasa çıktı sezlonga uzandı Nasıl olduysa uykuya daldı Gitme vakti geldiğinde çan tıpkı Hanna nın ona dokunduğu günlerdeki gibi çaldı ve Strauss u uyandırdı Hanna nın yaptığı sandı uyku mahmurluğu içinde ve hemen seslendi Tamam Hanna şimdi geliyorum Rüzgar terastaki canı tam da Strauss un kalkması gereken dakikada hareket ettirmişti

Doruk Yayınları
Sonra yeni binaya taşınıldı Zuck yaşlanmıştı Yeni bina bu yakarıyı tanımıyordu Arada bir duyulsa da bu tınılar sağır duvarlara bir şey söylemiyordu Ona yabancıydı Onu hiç içine sindiremedi Bu duvarlar huzuru bilgeliği ve barışı henüz tanımıyordu Tanıyacak fırsatı da kaçırmıştı Çünkü o gül bahçesi bu binanın hiçbir duvarına dayanamıyordu artık O bina gel gitle bir yükselip bir alçalan koyu renk gücü kendinden gelmeyen hırslı suların çevrelediği ve dövdüğü kayalık bir adaydı sanki Dingin ve güzel bir atmosferde kendisiyle barışık olağanüstü gayretin ve büyük bilginin değerini bilmesi olanaksızdı Hanna yı kaybedip yalnız başına yaşamaya başladığı günlerden birinde sabah kahvaltısından hemen sonra alışkanlığın da etkisiyle terasa çıktı sezlonga uzandı Nasıl olduysa uykuya daldı Gitme vakti geldiğinde çan tıpkı Hanna nın ona dokunduğu günlerdeki gibi çaldı ve Strauss u uyandırdı Hanna nın yaptığı sandı uyku mahmurluğu içinde ve hemen seslendi Tamam Hanna şimdi geliyorum Rüzgar terastaki canı tam da Strauss un kalkması gereken dakikada hareket ettirmişti

Doruk Yayınları
Sonra yeni binaya taşınıldı Zuck yaşlanmıştı Yeni bina bu yakarıyı tanımıyordu Arada bir duyulsa da bu tınılar sağır duvarlara bir şey söylemiyordu Ona yabancıydı Onu hiç içine sindiremedi Bu duvarlar huzuru bilgeliği ve barışı henüz tanımıyordu Tanıyacak fırsatı da kaçırmıştı Çünkü o gül bahçesi bu binanın hiçbir duvarına dayanamıyordu artık O bina gel gitle bir yükselip bir alçalan koyu renk gücü kendinden gelmeyen hırslı suların çevrelediği ve dövdüğü kayalık bir adaydı sanki Dingin ve güzel bir atmosferde kendisiyle barışık olağanüstü gayretin ve büyük bilginin değerini bilmesi olanaksızdı Hanna yı kaybedip yalnız başına yaşamaya başladığı günlerden birinde sabah kahvaltısından hemen sonra alışkanlığın da etkisiyle terasa çıktı sezlonga uzandı Nasıl olduysa uykuya daldı Gitme vakti geldiğinde çan tıpkı Hanna nın ona dokunduğu günlerdeki gibi çaldı ve Strauss u uyandırdı Hanna nın yaptığı sandı uyku mahmurluğu içinde ve hemen seslendi Tamam Hanna şimdi geliyorum Rüzgar terastaki canı tam da Strauss un kalkması gereken dakikada hareket ettirmişti
İki İnsan İki Anıt Eduard Zuckmayer Walter Strauss
Cavidan Selanik
Doruk
Sonra yeni binaya taşınıldı Zuck yaşlanmıştı Yeni bina bu yakayı tanımıyordu Arada bir duyulsa da bu tınılar sağır duvarlara bir şey söyleyemiyordu Ona yabancıydı Onu hiç içine sindiremedi Bu duvarlar huzuru bilgeliği ve barışı henüz tanımıyordu Tanıyacak fırsatı da kaçırmıştı Çünkü o gül bahçesi bu binanın hiçbir duvarına dayanmıyordu artık O bina gel gitle bir yükselip bir alçalan koyu renk gücü kendinden gelmeyen hırslı suların çevrelediği ve dövdüğü kayalık bir adaydı sanki Dingin ve güzel bir atmosferde kendisiyle barışık olağanüstü gayretin ve büyük bilginin değerini bilmesi olanaksızdı Hanna yı kaybedip yalnız başına yaşamaya başladığı günlerden birinde sabah kahvaltısından hemen sonra alışkanlığın da etkisiyle terasa çıktı şezlonga uzandı Nasıl olduysa uykuya daldı Gitme vakti geldiğinde çan tıpkı Hanna nın ona dokunduğu günlerdeki gibi çaldı ve Strauss u uyandırdı Hanna nın yaptığını sandı uyku mahmurluğu içinde ve hemen seslendi Tamam Hanna şimdi geliyorum Rüzgar terastaki çanı tam da Strauss un kalkması gereken dakikada hareket ettirmişti

Doruk Yayıncılık
Sonra yeni binaya taşınıldı Zuck yaslanmıştı Yeni bine bu yakarıyı tanımıyordu Arada bir duyulsa da bu tınılar sağır duvarlara bir seş söylemiyordu Ona yabancıydı Onu hiç içine sindiremedi Bu duvalar huzuru bilgeliği ve barışı henüz tanımıyordu Tanıyacak fırsatı da kaçırmıştı Çünkü o gül bahçesi bu binanın hiçbir duvarına dayanmıyordu artık O bina gel gitle bir yükselip bir alçalan koyu renk gücü kendinden gelmeyen hırslı suların çevrelediği ve dövdüğü kayalık bir adaydı sanki Dingin ve güzel bir atmosferde kendisiyle barışık olağanüstü gayretin ve büyük bilginin değerini bilmesi olanaksızdı Hanna yı kaybedip yalnız başına yasamaya başladığı günlerden birinde sabah kahvaltısından hemen sonra alışkanlığın da etkisiyle terasa çıktı şezlonga uzandı Nasıl olduysa uykuya daldı Gitme vakti geldiğinde çan tıpkı Hanna nın ona dokunduğu günlerdeki gibi çaldı ve Strauss u uyandırdı Hanna nın yaptığını sandı uyku mahmurluğu içinde ve hemen seslendi Tamam Hanne şimdi geliyorum Rüzgar terastaki çanı tam da Strauss un kalkması gereken dakikada hareket ettirmişti

Doruk Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img