İki Rüya Dokuz Gerçek
Hakan Bıçakcı dan ürpertici naif neşeli hüzünlü ve beynimizi yerinden çıkarıp tekrar takan bir roman Gerçekçi düşler ve düş gibi bulanık bir gerçeklik algısı birbirine karıştı Kontrol televizyon kumandalarından platonik aşkın dirilttiği tesadüfi umudun eline geçti Yetişkinliğin yıllar süren karanlığında zamanın nasıl geçtiği anlaşılamadı ve zihin aradaki boşluklara girebilmek için direksiyonu gizemli bir yola kirli ucuz bir otele terk edilmiş bir lunaparka kırdı Dışarıda ısıtmayan bir güneş ıslatmayan bir yağmur üşütmeyen bir rüzgâr vardı Tanıtım Bülteninden