İki Savaş Arası Dönemde Türk Dış Politikası — Kolektif

İki Savaş Arası Dönemde Türk Dış Politikası
Kolektif
Orion Kitabevi
İki Savaş Arası Dönemde Türk Dış Politikası
Kolektif
Uluslararası sistem tarihte hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde değişmekte ve dönüşmektedir Yeni dünya güç dengesinde Türkiye ve benzeri bölgesel aktörlerin de hızla güçlendikleri sistem üzerinde daha fazla etkili olmaya başladıkları ve yeni dünya düzeninin de buna fırsat verdiği görülmektedir İçinde yaşadığımız küresel uluslararası sistemde Türkiye nin nasıl bir konuma sahip olduğu nasıl tehditler ile karşı karşıya bulunduğu sistemin Türkiye için ne tür fırsatlar sunduğu ve Türkiye nin bunlara karşı nasıl bir tepki verdiği üzerinde durulması gereken önemli konulardır Bu kitabın temel amaçlarından bir tanesi de bu sorulara verilecek cevaplar için bir zemin hazırlamaktır Kitapta Türk dış politikasının temellerini oluşturan ana belirleyiciler vurgulandıktan sonra zamanla yaşanan değişimin nedenleri ortaya konulmuş Türkiye dış politikada nasıl davrandığı bölgesel ve küresel ölçekte nasıl bir rol oynamaya çalıştığı ele alınmıştır Kitabın iki temel amacı bulunmaktadır Bu amaçlardan ilki Cumhuriyet döneminde uygulanan dış politikadan hangi temeller üzerinden vizyon inşa edildiğini daha sonra ise vizyonda ne tür değişiklikler ve bu değişikliklere neden olan önemli olay fikir kişi ve ilişkileri ortaya koymaktır Bu çerçevede yaklaşık yüz yıllık tarih içerisinde gerçekleşen önemli dış politika ilişkileri ele alınacak Türk dış politikasının karakteri ve seyri üzerinde ciddi etki yaratan gelişmeler üzerinde durulacaktır Çalışmanın ikinci temel amacı ise günümüz uluslararası sistemi güç dengesinde meydana gelen gelişmelerin Türkiye için ortaya çıkardığı fırsat ve tehditlerin Türk dış politikası üzerinde yarattığı etkileri ortaya koymaktır Bu kapsamda Soğuk Savaş sonrası dönem üzerine yoğunlaşmakla birlikte daha çok Ak Parti iktidarı dönemi dış politika uygulamaları analiz edilmiştir Diğer bir ifade ile kitap Türkiye nin Soğuk Savaş sonrası dönemde yeniden şekillenmekte olan dünya güç dengesindeki konumunu Türk dış politikası vizyonu ve uygulamaları üzerinden tartışmayı amaçlamaktır

Fenomen Yayıncılık
20 yüzyılın ilk yarısında vuku bulan gelişmelerin dünya tarihinin gidişatını derinden etkilediği ve sözü edilen yüzyılın ilk yarısında dünya tarihinde köklü değişim ve dönüşümlerin yaşandığı yaygın olarak kabul görmektedir Birinci Dünya Savaşı nın uluslararası alanda yarattığı tahribat sadece devletler arasındaki siyasî dengeleri değil aynı zamanda toplumsal ve ekonomik yapıları da temelden sarsmıştır Bu dönemde imparatorluklar yıkılarak yerlerine ulus temelli devletler kurulmuştur Türkiye Cumhuriyeti devleti de böylesine kritik ve hassas bir dönemde kurulmuş ve uluslararası alanda bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkmıştır Lozan Barış Antlaşması ile birlikte sınırları belirlenen yeni Türk devleti sonraki süreçte Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ün Yurtta sulh cihanda sulh ilkesi kapsamında barış ve güvenliğin sağlanmasından yana olan uluslararası paktlara katılmış ve dış politikasını barışçıl bir çizgide konumlandırmıştır Bu çalışma İki Savaş Arası Dönemde Türk Dış Politikası başlığı altında Türkiye Cumhuriyeti nin 1919 1939 yılları arasında takip ettiği dış politika anlayışını uluslararası konjonktürü de dikkate alarak geniş bir perspektifle ele almıştır Atatürk döneminin temel dış politika ilkeleri ve bahsedilen dönemde takip edilen strateji ya da stratejilerin dayandığı düşünsel ve ilkesel yöntemler ortaya konulmaya çalışılmıştır Dönemin büyük güçleri ile ikili ilişkiler Türkiye nin izlediği dış politika yöneliminin çok boyutlu olduğunu göstermesi açısından büyük bir önem arz etmektedir Bununla birlikte Türkiye nin Balkanlar ve Orta Doğu ya yönelik politikaları sadece yakın çevresi ile olan ilişkilerini değil aynı zamanda bölgesel anlamda güvenlik barış ve denge arayışlarını ifade eden bir nitelik taşımaktadır Sözü edilen politika Türkiye nin bölgesel anlamda işbirliğine ve komşuları ile barış temelinde ilişkiler kurma ve bunu geliştirme kararlılığını da göstermektedir Bu kapsamda Türkiye nin iki savaş arası dönemde imzaladığı antlaşmalar bir yandan uluslararası alanda Türkiye nin konumunu güçlendirirken diğer taraftan da barış ve güvenliğin korunmasından yana bir dış politika izlediğini ortaya koymaktadır Elinizdeki bu kitap sadece akademik çevreler için değil aynı zamanda dış politika uluslararası ilişkiler ve Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş yıllarına ilgi duyan tüm araştırmacı ve öğrenciler için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır Zira çalışma içerisinde yer alan bölümler alanında yetkin akademisyenler tarafından kaleme alınmış hem dönemin genel çerçevesini hem de ikili ilişkilerdeki detayları dönemin temel kaynaklarından yararlanarak dikkatinize sunmuştur Bu eserin ortaya çıkmasına katkı sağlayan tüm yazarlarımıza ve akademik değerlendirme sürecinde değerli zamanlarını ayırarak katkı sunan hakemlerimize içten teşekkürlerimizi sunarız İki savaş arası dönemin Türk dış politikasının daha derinlikli anlaşılmasına katkı sunması dileğiyle

İdeal Kültür Yayıncılık
Efendiler Harici siyasetimizde dürüstlük memleketimizin emniyetine ve inkişafının masuniyetine dikkat şiarı hareketimize kılavuz olmaktadır Esaslı inkişafat ve ıslahat içinde bulunan bir memleketin hem kendisinde hem muhitlerinde sulh ve huzuru cidden arzu etmesinden daha kolay izah olunabilecek bir keyfiyet olamaz Bu samimi arzudan mülhem olan harici siyasetimizde memleketin masuniyetini emniyetini vatandaşların haklarını her hangi bir tecavüze karşı bizzat müdafaa edebilmek kudreti de bilhassa gözde tuttuğumuz noktadır Türkiye nin emniyetini gaye tutan hiçbir milletin aleyhinde olmıyan bir sulh istikameti bizim daima düsturumuz olacaktır Atatürk ün 1927 ve 1931 yıllarındaki TBMM açılış konuşmalarından alınan bu pasajlar dönemin Türk dış politikasını oldukça açık bir şekilde yansıtmaktadır Uzmanlık alanı Siyasi Tarih ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi olan akademisyenlerce vücuda getirilen bu araştırma kitabı Atatürk ün yukarıda amaç ve ilkeler bazında ana hatları ile çizdiği Türk dış politikasını detaylarıyla okuyucuya ulaştırmayı amaç edinmiştir Lozan Barış Antlaşması ve sonrasında buna zamanla ilave edilen kazanımlar başta olmak üzere Milletler Cemiyeti ne giriş barışçı bölgesel girişimlerde yer alma gibi gelişmeler itibariyle iddia olunabilir ki dış politika dönemin en başarılı alanlarından birini oluşturmuştur Kitaptaki yazılar da büyük ölçüde bu tezi destekler niteliktedir

Der Yayınları
Türkiye için 1991 yılı uluslararası sistem açısından 1945 yılına benzer bir kopuş ikinci bir paradigma değişikliği noktasıdır 1991 sonrası dönemde uluslararası sistemde meydana gelen radikal değişme blokların ortadan kalkması ve bölgeselliğin giderek önem kazanması teknolojideki ve özellikle de iletişim teknolojisindeki başdöndürücü gelişme ile beslenen toplumsal yaşamın hemen her boyutunda kendisini hissettiren küresellik ve karşılıklı bağımlılık olgularının yeni döneme damgasını vurması gibi gelişmeler tüm diğer ülkelerin olduğu gibi Türkiye nin dış politika ortamında da ciddi değişikliklere neden olmuştur ve halen de olmaktadır Her şeyden önce ülke dış politikasını belirleyen dış dünyaya ilişkin değişkenler alışılagelmişin dışında çeşitlenmiştir Yaklaşık elli yıl genellikle ülke dış politikasını NATO Varşova Paktı ikileminin merceği ile gören Ankara bu perspektifi terkederek küresel ve bölgesel politikaları bağdaştırmak gibi zorlu bir sorunla başbaşa kalmıştır Komşu coğrafyalarda ortaya çıkan yeni devletler yeni yapılanmalar bazen ülke dış politikasına değerlendirilebilir zenginlikler katmakla beraber bazen de çelişkilerin çapraz baskıların kaynağını oluşturabilmektedirler İşte Türkiye böyle bir uluslararası zeminde bulunmaktadır İleriye dönük olarak Türkiye nin bu gelişmelerin dışında kalması kendi içine kapanması ihtimali oldukça düşüktür Dolayısıyla ülke dış politikasında akılcılık süreklilik gösteren en temel öğe değişim ise iç politikanın çeşitli iniş çıkışlarından çok dış dünyada yukarıda belirtilen türdeki gelişmelere göre belirlenen bir olgu olmalıdır

Fenomen
İki Savaş Arası Dönemde Türk Dış Politikası