İki Ucu Keskin Bıçak — Ali Özgür Özkarcı

İki Ucu Keskin Bıçak
Ali Özgür ÖzkarcıEdebi Şeyler
İki Ucu Keskin Bıçak
Ali Özgür ÖzkarcıCemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek Tanıtım Bülteninden

Edebi Şeyler
Ali Özgür Özkarcı tarafından kaleme alınan İki Ucu Keskin Bıçak Edebi Şeyler eseri olarak okurlarla buluşuyor İki Ucu Keskin Bıçak Ali Özgür Özkarcı Kitap Özeti Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek Yayınevi Edebi Şeyler Yazar Ali Özgür Özkarcı Sayfa 128 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 11 00x18 00 cm Basım Yılı Aralık 2017 Barkod 9786052325094 Kategori Araştırma İnceleme Referans

EDEBİ ŞEYLER
Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek

Edebi Şeyler
Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek

Edebi Şeyler
Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek

Edebi Şeyler
Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek

Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu

Edebi Şeyler
Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek

Edebi Şeyler
Cemal Süreya nın sözüydü Şairin hayatı şiire dahil Bu söz bir özdeyişe dönüştü O kendi hayatını ve kendi şiirini de birbirine karılmış görüyor böyle de görülmesini arzuluyordu Ali Özgür Özkarcı tam da bu yöntemle bakıyor Cemal Süreya tarihi kişisel deneyimi ile birlikte işleyen bir çizgide oldu hep Deneyimini aşkını melankolisini toplumsallaştıran bir yeri aradı ve buldu Yeni kuşaklar eskilerin mirasının yağmacısı değil o gömünün arkeolojik kazıcısı oldukları sürece sonuçları sorumlulukla yorumlayıp geçmişin hayaletimsi kâbusundan zorunlu etkilenme endişesinden sıyrılır ve kendi zamanlarının yeni bir yolunu döşemeye başlarlar Kim var imiş biz yoğ iken burada diye başlar bu kazı Karacaoğlan ın türküsündeki gibi İşte bu çalışma kendisinden önce geleni sorgulayan bu türden bir emeğin ürünü Özkarcı nın bu çalışmasında T S Eliot ın şu tutumu da işlem kazanıyor Hiçbir şairin hiçbir sanatçının kendi başına tam bir anlamı yoktur diyordu Eliot Ona bir anlam vermek onu değerlendirmek onun ölmüş şairlerle ilişkisini değerlendirmek demektir Tek olarak ele alırsanız ona bir değer biçemezsiniz Onu karşılaştırmak karşıtlamak için ölülerin arasına yerleştirmeniz gerekir Ben bunu sadece tarihsel bir eleştiri ilkesi olarak değil bir güzelbilimsel eleştiri ilkesi olarak anlıyorum Cemal Süreya nın şiir deneyimi üzerinden düşünen bu çalışma yeni birçok tartışmayı da başlatıyor Mahmut Temizyürek