MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İkinci Cinsiyetçilik — David Benatar

İkinci Cinsiyetçilik
343,00
Araştıma İnceleme ReferansSosyolojiDüşünce

İkinci Cinsiyetçilik

David Benatar

Doğu Batı Yayınları

2024436 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

İkinci Cinsiyetçilik

David Benatar

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
367,50

Doğu Batı Yayınları

2024436 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor

Ekin Kitap
377,30

DOĞU BATI YAYINLARI

436 sf.
Ekin Kitap

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor

Pandora
392,00

Doğu-Batı

2024436 sf.

çev. Özmen, Cansu Özge

Pandora

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor

Pelikan Kitabevi
392,00

Doğu Batı Yayınları

436 sf.
13x21
Pelikan Kitabevi

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor

Şehadet Kitap
392,00

Doğu Batı Yayınları

2024436 sf.
Şehadet Kitap

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor

Ucuz Kitap Al
416,50

Doğu Batı Yayınları

2024436 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

David Benatar tarafından kaleme alınan İkinci Cinsiyetçilik Doğu Batı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İkinci Cinsiyetçilik David Benatar Kitap Özeti David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor Yayınevi Doğu Batı Yayınları Yazar David Benatar Sayfa 436 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2024 Barkod 9786258123982 Kategori Araştırma İnceleme Düşünce

Nobel Kitap
426,30

Doğu Batı Yayınları

2024436 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor

Kitapsan
441,00

DOĞU BATI YAYINLARI

2024436 sf.
Kitapsan

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor Yayınevi DOĞU BATI YAYINLARI Yazar DAVİD BENATAR Sayfa Sayısı 436 SAYFA Yıl 2024

D&R
441,00

Doğu Batı Yayınları

20241. baskı436 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe

çev. Cansu Özge Özmen

D&R

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor Tanıtım Bülteninden

Kita Kitap
490,00

Doğu Batı Yayınları

Ekim 20241. baskı436 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2. HamurTürkçe

çev. Cansu Özge Özmen

Kita Kitap

David Benatar bu sefer farklı bir okumayla cinsiyetçilik tartışmalarında yeni bir sayfa açıyor Herkesin baktığı yerden bakmayıp tüm istihzalara göğüs gererek ciddi bir tezi savunuyor Erkeklere karşı yapılan ayırımcılık ve toplumun genel düzeni içinde meşru kabul edilip normalleştirilen bu şiddet kitabın konusu ve Benatar ın da esas meselesidir Nasıl ki toplumun bilinçaltında kadınlar hakkında acımasız birçok basmakalıp yargı yer edinmişse esasen erkekler de benzer önyargıların kurbanıdırlar Kadına uygulanan şiddet haklı olarak kamuoyunda infial yaratırken erkeğe uygulanan şiddet ise bir şekilde meşrulaştırılıp gözlerden kaçıyor Evet erkek adam ağlamaz aynı zamanda dayanıklı ve güçlüdür ve her şeyin üstesinden gelebilir Oysa biraz daha derine inildiğinde travmanın gerçek boyutları ortaya çıkıyor Erkeğe uygulanan sistematik şiddet çocukluktan itibaren başlıyor evde okulda askerde cezaevinde hattâ ceza sisteminde ve gündelik yaşamın birçok alanında bu baskı yoğun bir şekilde devam ediyor Böyle bakıldığında aslında şiddete maruz kalanın erkekler olduğu görülecektir Özellikle savaşlarda toplu kıyımlarda ve mesela ağır iş kollarında kurban hep erkeklerdir Savaşlarda toplu kıyımlarda ve kitlesel ölümlerde onları görüyoruz Ancak tüm bu sistematik ayırımcılık toplumsal bir kabul görmüş vaziyette Akademik söylemde ise en ufak bir itiraz derhal reddediliyor Benatar bir koltuk felsefesi yapmıyor Doğrudan hayatın kendisinden örnekler veriyor Özellikle ileri ve gelişmiş toplumlarda görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor İş hayatında üniversitelerde erkeğe karşı yapılan ayırımcılıklar onun esas ilgi noktası Tüm bu tartışmalar içinde eşitlikçi feminizmin hatırı sayılır birikimine ve başarısına saygı duyarken erkeklerin yaşadıklarını yok sayan ideolojik aşırılıklardan ise sakınıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img