İkindi Sunağı — Uğur Olgar

İkindi Sunağı
Uğur OlgarŞey Kitap
İkindi Sunağı
Uğur OlgarAteşe vermiştik ikindiyle akşam aralarını aynı yangının sesi ile islenen alınlarımızı dayadığımız camlarda kırılmıştı şiirlerin beli Bir yaz daha eksildi ömrümüzden ben de mi göçüp gitsem kuşlara aldanıp dünyaya küserek bir daha gelmesem Zeus un sunağı varsa benim de ikindilerim ve kendini kışlara pazarlayan güzlerim var karanlıklarının çürüdüğü

Şey Kitap
Ateşe vermiştik ikindiyle akşam aralarınıaynı yangının sesi ile islenen alınlarımızıdayadığımız camlarda kırılmıştı şiirlerin beli Bir yaz daha eksildi ömrümüzden ben de mi göçüp gitsem kuşlara aldanıpdünyaya küserek bir daha gelmesem Zeus un sunağı varsa benim de ikindilerimve kendini kışlara pazarlayan güzlerim varkaranlıklarının çürüdüğü

ŞEY KİTAP
Ateşe vermiştik ikindiyle akşam aralarını aynı yangının sesi ile islenen alınlarımızı dayadığımız camlarda kırılmıştı şiirlerin beli Bir yaz daha eksildi ömrümüzden ben de mi göçüp gitsem kuşlara aldanıp dünyaya küserek bir daha gelmesem Zeus un sunağı varsa benim de ikindilerim ve kendini kışlara pazarlayan güzlerim var karanlıklarının çürüdüğü

Şey Kitap
Uğur Olgar İkindi Sunağı kitabında zengin dil dağarcığını geniş bir şiir coğrafyasında koşturarak özgün ve kendine has şiir serüvenini sürdürüyor Daha önce on dört şiir kitabı yayınlanan şair kimi zaman arkaik kimi zaman mitolojik kimi zaman Çukurova nın yerel kültüründen beslenen folklorik öğelerini modern bir şiir üslubuyla dizelerine taşıyor Anadolulu olduğu kadar dünyalı bir şiir onun şiiri zamanın burçlarında salınan Ateşe vermiştik ikindiyle akşam aralarını aynı yangının sesi ile islenen alınlarımızı dayadığımız camlarda kırılmıştı şiirlerin beli Bir yaz daha eksildi ömrümüzden ben de mi göçüp gitsem kuşlara aldanıp dünyaya küserek bir daha gelmesem Zeus un sunağı varsa benim de ikindilerim ve kendini kışlara pazarlayan güzlerim var karanlıklarının çürüdüğü

Şey Kitap
Ateşe vermiştik ikindiyle akşam aralarınıaynı yangının sesi ile islenen alınlarımızıdayadığımız camlarda kırılmıştı şiirlerin beli Bir yaz daha eksildi ömrümüzden ben de mi göçüp gitsem kuşlara aldanıpdünyaya küserek bir daha gelmesem Zeus un sunağı varsa benim de ikindilerimve kendini kışlara pazarlayan güzlerim varkaranlıklarının çürüdüğü