MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İkna Odası — Yıldız Ramazanoğlu

İkna Odası
4,20
RomanTürk EdebiyatıGüncel Siyaset

İkna Odası

Yıldız Ramazanoğlu

Pınar Yayınları

2003-10-011. baskı144 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Benli KitapEn ucuz

İkna Odası

Yıldız Ramazanoğlu

Gözlerini kısarak karanlığa baktı Baktıkça afalladı Karanlık yüz binlerce minik beyaz noktanın kümeleşmesiyle oluşuyordu sanki Her zaman olmuyordu bu Aklı tavana vurduğunda bir el aklının tavanı delmesine izin vermeyip onu tuttuğunda bir de gece uykudan uyanıp yarı karanlıkta ya da ay ışığında aynaya bakmaya kalktığında Ayaklarının ucuna basarak aynaya gitti Ay yoktu Oradan buradan şehir ışıklarının huzmesinde yüzüne baktı Hem tanıdık hem de yabancı olan kızdan gözünü alamadı Gözlerini kapadığında görmeye devam ediyordu Oydu Pembe bir başörtüsüyle gündüz gördüğü kız hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sırla cam arasında duruyordu Dingin rahat gerilimsiz hiç kimsenin ötekisi olmayan bir yüzü vardı Hiçbir aşağılama yaralama işlemiyor gibiydi Elini uzattı Yok ve var arsındaydı İnsandan çok cine benziyordu Sanki dumandan yaratılmıştı ve birazdan dağılıp gidecekti Zor bir anlaşmaya sadakat gösteriyormuş gibi dik ve gergindi Baştanbaşa imha edilmiş ama yine de yağmacıların bazı şeyleri unutmuş oldukları bir şehirden geliyordu sanki Bu yüzün ona çevrilmesi bir an derinen bakmasıyla değişmeye başladığını anlamıştı Nermin gündüzden

5,56

İkna Odası

Yıldız Ramazanoğlu

Pınar Yayınları

20041. baskı144 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Benli Kitap
6,26

Timaş Yayınları

2008-11-103. baskı156 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

SADECE BAŞÖRTÜSÜ YASAKLARI İÇİN DEĞİL KADINLARIN TÜM ACILARI NAMINA Türkiye ikna odası gibi bir olay yaşadı Üniversiteyi kazanmış yüzlerce genç kız ikna odalarında kendi varoluş hakikatleri ve gelecek kaygıları arasında bir seçim yapmaya zorlandı Problem halen can yakıcı haliyle sürerken bunu konuşabilmek için insani bir dil üretmek gerekiyor Süreci bizzat gözleyen Yıldız Ramazanoğlu bu odadan geçip hayatları binbir parçaya bölünen üç arkadaşın öyküsünü çok katmanlı bir okumayla anlatıyor Nermin Seher ve Nuray Üniversite kayıt kuyruklarından ikna odalarına alınan kendi varoluş hakikatleri ile gelecek kaygıları arasında bir seçim yapmaya zorlanan yüzlerce genç kızdan üçü Yıldız Ramazanoğlu hayatları binbir parçaya bölünen üç arkadaşın öyküsünü incelikli bir bakışla sunuyor Bir sosyal meseleyi edebiyatın konusu yapmayı sadece başörtüsü yasaklarıyla sınırlı kalmayan kadın sorunlarını dünya kadar açılıma sahip bir insanlık durumu olarak çizmeyi ustalıkla başarıyor İkna Odası bir novella Dolayısıyla can verdiği kahramanları birçok yüzleriyle görebiliyoruz Üniversitedeki başörtüsü yasağı çerçevesinde gelişen olaylar ve iç çatışmaların yanı sıra kadın hareketinin gündemine girmiş başka pek çok motif de satırlar arasında uç veriyor Bu da eseri tek boyutlu tarafgir ve manifestovari bir dilin tuzağına düşmekten kurtarıyor Ramazanoğlu başörtüsü yasakları ve diğer kadın sorunlarının insani düzlemde konuşulabilinmesine dair ümit verici bir açılım yaptığı eserde farklı bir direniş halini de anlatıyor Kapaktaki ironik çizim de belki bu direnişi imliyor

Kita Kitap
8,34

Timaş Yayınları

1. baskı1 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Tamadres
107,25

Kapı Yayınları

Temmuz 2014260 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Yıldız Ramazanoğlu ndan Türkiye nin gelgit hallerine dair çok rafine bir roman İkna Odası Ramazanoğlu siyasileşmiş sosyal bir meseleyi kentte yaşayan üç kadın üzerinden tüm organikliğiyle anlatıyor Toplumsalla en bireysel arasındaki geçişleri ritmik tonal ve dinamik bir şekilde yaparak hem ajite edilmeye müsait olan konunun üstünü örtmekten kaçınıyor hem de romanını güçlü kılıyor Yerleşik kabullerin genç birey üzerindeki baskısı erkekle kadının ailedeki geleneksel rol paylaşımları şehir silüetinin incitici ve nobran değişimi plaza yaşamının klişe estetiği ve etiği sürekli ayıran tanımlayan itham eden sistemin yine kadınlar tarafından örülen iktidarı Nermin Seher ve Nuray ın hayatlarının gerçekleri İkna Odası travmatik ve hırpalayıcı bir durumla farklı yollarla başa çıkmayı başaran üç kadının hikâyesi Postacı sonuçları bildiren belgeyi getirdiğinde güzel kız annesiyle ve bir iki komşularıyla birlikte hamur açmaktaymış elleri unluymuş yani Ellerini yıkamaya sabredemediğinden zarfı öylece açmış bir de ne görsün İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Sonucu görünce sevinçten ellerini yüzüne sürmüş her yeri un olmuş Gözleri bile görünmez olmuş Çok komik olmuş Ama oturdukları mahalleye nereden çıktığı hiç belli olmayan bir canavar gelmiş kızı yemiş Bir seferinde masalı başka türlü bağlamak istemiş küçük kızın doktor olduğunu hastaların onu ne kadar çok sevdiğini anlatacak olmuştu Hayır demişti Osman O hiç doktor olmadı Çünkü canavar onu yedi Ama karnından birçok çocuklar çıktı Beyaz önlüğünü giyip gece onların üzerini örttü ateşlerine baktı Bir parçasını yedi ama Her yerini yiyemez ki Hiçbir canavar kocaman insanın tamamını yiyemezmiş ağzına sığmazmış Kalan yerinden insan kertenkele gibi tamamlarmış kendini Masallarla ne yapacağını şaşırırdı Nermin

Alfa Kitap
107,25

Kapı Yayınları

2014260 sf.
Ciltsiz13,5 X 19,51. Hamur
Alfa Kitap

Yıldız Ramazanoğlu ndan Türkiye nin gelgit hallerine dair çok rafine bir roman İkna Odası Ramazanoğlu siyasileşmiş sosyal bir meseleyi kentte yaşayan üç kadın üzerinden tüm organikliğiyle anlatıyor Toplumsalla en bireysel arasındaki geçişleri ritmik tonal ve dinamik bir şekilde yaparak hem ajite edilmeye müsait olan konunun üstünü örtmekten kaçınıyor hem de romanını güçlü kılıyor Yerleşik kabullerin genç birey üzerindeki baskısı erkekle kadının ailedeki geleneksel rol paylaşımları şehir silüetinin incitici ve nobran değişimi plaza yaşamının klişe estetiği ve etiği sürekli ayıran tanımlayan itham eden sistemin yine kadınlar tarafından örülen iktidarı Nermin Seher ve Nuray ın hayatlarının gerçekleri İkna Odası travmatik ve hırpalayıcı bir durumla farklı yollarla başa çıkmayı başaran üç kadının hikâyesi Postacı sonuçları bildiren belgeyi getirdiğinde güzel kız annesiyle ve bir iki komşularıyla birlikte hamur açmaktaymış elleri unluymuş yani Ellerini yıkamaya sabredemediğinden zarfı öylece açmış bir de ne görsün İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Sonucu görünce sevinçten ellerini yüzüne sürmüş her yeri un olmuş Gözleri bile görünmez olmuş Çok komik olmuş Ama oturdukları mahalleye nereden çıktığı hiç belli olmayan bir canavar gelmiş kızı yemiş Bir seferinde masalı başka türlü bağlamak istemiş küçük kızın doktor olduğunu hastaların onu ne kadar çok sevdiğini anlatacak olmuştu Hayır demişti Osman O hiç doktor olmadı Çünkü canavar onu yedi Ama karnından birçok çocuklar çıktı Beyaz önlüğünü giyip gece onların üzerini örttü ateşlerine baktı Bir parçasını yedi ama Her yerini yiyemez ki Hiçbir canavar kocaman insanın tamamını yiyemezmiş ağzına sığmazmış Kalan yerinden insan kertenkele gibi tamamlarmış kendini Masallarla ne yapacağını şaşırırdı Nermin

Teklif Kitap
120,45

Kapı Yayınları

2014-07-011. baskı260 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Yıldız Ramazanoğlundan Türkiyenin gelgit hallerine dair çok rafine bir roman İkna Odası Ramazanoğlu siyasileşmiş sosyal bir meseleyi kentte yaşayan üç kadın üzerinden tüm organikliğiyle anlatıyor Toplumsalla en bireysel arasındaki geçişleri ritmik tonal ve dinamik bir şekilde yaparak hem ajite edilmeye müsait olan konunun üstünü örtmekten kaçınıyor hem de romanını güçlü kılıyor Yerleşik kabullerin genç birey üzerindeki baskısı erkekle kadının ailedeki geleneksel rol paylaşımları şehir silüetinin incitici ve nobran değişimi plaza yaşamının klişe estetiği ve etiği sürekli ayıran tanımlayan itham eden sistemin yine kadınlar tarafından örülen iktidarı Nermin Seher ve Nurayın hayatlarının gerçekleri İkna Odası travmatik ve hırpalayıcı bir durumla farklı yollarla başa çıkmayı başaran üç kadının hikâyesi Postacı sonuçları bildiren belgeyi getirdiğinde güzel kız annesiyle ve bir iki komşularıyla birlikte hamur açmaktaymış elleri unluymuş yani Ellerini yıkamaya sabredemediğinden zarfı öylece açmış bir de ne görsün İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Sonucu görünce sevinçten ellerini yüzüne sürmüş her yeri un olmuş Gözleri bile görünmez olmuş Çok komik olmuş Ama oturdukları mahalleye nereden çıktığı hiç belli olmayan bir canavar gelmiş kızı yemiş Bir seferinde masalı başka türlü bağlamak istemiş küçük kızın doktor olduğunu hastaların onu ne kadar çok sevdiğini anlatacak olmuştu Hayır demişti Osman O hiç doktor olmadı Çünkü canavar onu yedi Ama karnından birçok çocuklar çıktı Beyaz önlüğünü giyip gece onların üzerini örttü ateşlerine baktı Bir parçasını yedi ama Her yerini yiyemez ki Hiçbir canavar kocaman insanın tamamını yiyemezmiş ağzına sığmazmış Kalan yerinden insan kertenkele gibi tamamlarmış kendini Masallarla ne yapacağını şaşırırdı Nermin

Kitap Sepeti
134,55

İz Yayıncılık

2022125 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Kitap Ambarı
136,62

İz Yayıncılık

2021125 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Şehadet Kitap
140,76

İz Yayıncılık

2021125 sf.
Şehadet Kitap

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Kitap Yurdu
148,01

İZ YAYINCILIK

17.11.2022125 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Benli Kitap
148,50

Kapı Yayınları

2014-07-011. baskı260 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Yıldız Ramazanoğlundan Türkiyenin gelgit hallerine dair çok rafine bir roman İkna Odası Ramazanoğlu siyasileşmiş sosyal bir meseleyi kentte yaşayan üç kadın üzerinden tüm organikliğiyle anlatıyor Toplumsalla en bireysel arasındaki geçişleri ritmik tonal ve dinamik bir şekilde yaparak hem ajite edilmeye müsait olan konunun üstünü örtmekten kaçınıyor hem de romanını güçlü kılıyor Yerleşik kabullerin genç birey üzerindeki baskısı erkekle kadının ailedeki geleneksel rol paylaşımları şehir silüetinin incitici ve nobran değişimi plaza yaşamının klişe estetiği ve etiği sürekli ayıran tanımlayan itham eden sistemin yine kadınlar tarafından örülen iktidarı Nermin Seher ve Nurayın hayatlarının gerçekleri İkna Odası travmatik ve hırpalayıcı bir durumla farklı yollarla başa çıkmayı başaran üç kadının hikâyesi Postacı sonuçları bildiren belgeyi getirdiğinde güzel kız annesiyle ve bir iki komşularıyla birlikte hamur açmaktaymış elleri unluymuş yani Ellerini yıkamaya sabredemediğinden zarfı öylece açmış bir de ne görsün İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Sonucu görünce sevinçten ellerini yüzüne sürmüş her yeri un olmuş Gözleri bile görünmez olmuş Çok komik olmuş Ama oturdukları mahalleye nereden çıktığı hiç belli olmayan bir canavar gelmiş kızı yemiş Bir seferinde masalı başka türlü bağlamak istemiş küçük kızın doktor olduğunu hastaların onu ne kadar çok sevdiğini anlatacak olmuştu Hayır demişti Osman O hiç doktor olmadı Çünkü canavar onu yedi Ama karnından birçok çocuklar çıktı Beyaz önlüğünü giyip gece onların üzerini örttü ateşlerine baktı Bir parçasını yedi ama Her yerini yiyemez ki Hiçbir canavar kocaman insanın tamamını yiyemezmiş ağzına sığmazmış Kalan yerinden insan kertenkele gibi tamamlarmış kendini Masallarla ne yapacağını şaşırırdı Nermin

Ekin Kitap
149,04

İz Yayıncılık

2021125 sf.
Ekin Kitap

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

İz Yayıncılık
155,00

İz Yayıncılık

2022-11125 sf.
Karton Kapak13,5 x 21 cmKitap Kağıdı
İz Yayıncılık

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Kita Kitap
165,00

Kapı Yayınları

20141. baskı260 sf.
2. HamurTürkçe

çev. Rıfat Özçöllü

Kita Kitap

Yıldız Ramazanoğlu ndan Türkiye nin gelgit hallerine dair çok rafine bir roman İkna Odası Ramazanoğlu siyasileşmiş sosyal bir meseleyi kentte yaşayan üç kadın üzerinden tüm organikliğiyle anlatıyor Toplumsalla en bireysel arasındaki geçişleri ritmik tonal ve dinamik bir şekilde yaparak hem ajite edilmeye müsait olan konunun üstünü örtmekten kaçınıyor hem de romanını güçlü kılıyor Yerleşik kabullerin genç birey üzerindeki baskısı erkekle kadının ailedeki geleneksel rol paylaşımları şehir silüetinin incitici ve nobran değişimi plaza yaşamının klişe estetiği ve etiği sürekli ayıran tanımlayan itham eden sistemin yine kadınlar tarafından örülen iktidarı Nermin Seher ve Nuray ın hayatlarının gerçekleri İkna Odası travmatik ve hırpalayıcı bir durumla farklı yollarla başa çıkmayı başaran üç kadının hikâyesi Postacı sonuçları bildiren belgeyi getirdiğinde güzel kız annesiyle ve bir iki komşularıyla birlikte hamur açmaktaymış elleri unluymuş yani Ellerini yıkamaya sabredemediğinden zarfı öylece açmış bir de ne görsün İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Sonucu görünce sevinçten ellerini yüzüne sürmüş her yeri un olmuş Gözleri bile görünmez olmuş Çok komik olmuş Ama oturdukları mahalleye nereden çıktığı hiç belli olmayan bir canavar gelmiş kızı yemiş img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Teklif Kitap
165,60

İz Yayıncılık

2021-07-141. baskı125 sf.
Karton135-21-Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Pandora
165,60

İz

2022125 sf.
Pandora

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Nobel Kitap
171,81

İz Yayıncılık

2022125 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Benli Kitap
175,95

İz Yayıncılık

2021-07-141. baskı125 sf.
Karton135-21-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

İyi ki beni almadınız dedi Nermin Ben de sizi almadım diye düşünürken içini yüce duygular doldurdu Giremediği yeri iyice yerdi içinden Hatta yerden yere vurdu ki bu kurum kurum kurumlanan kurumların aşkı yeniden yeşermesin içinde Burada gördüklerimi görmek şehrin dört bir yanını dinlemek nasip işi Bana yaptıklarınız yüzünden acımı hemen öteki acılara aktarıp bir çırpıda giriyorum içlerine Öteki ruhların rengine bürünmem saniyelerimi bile almıyor Bir söylev yükseldi içinde Ey beni yadsıyan sıkışmış ruhlar siz kendinizce sınıflandırmalar yapıp binlerce pırıltılı kalbin adını silerken herkesi tek giysili ve tek düşünüşlü bir bedende toplamak için güç birliği yaparken ben süzülüp uçup gideyim aranızdan Sizi odanızda bırakıp Duvarların tel örgülerin demir kapıların yükselen amfilerin kara cüppelerin içinde Ben burada yüzüne gözüne çöpler yapışmış insanlarla kötülüklerin üzerine yürüme derslerine katılmaktan mutluyum Yıldız Ramazanoğlu nun İkna Odası Türkiye yakın tarihinden bir deneyim romanı Roman Nermin Nuray ve Seher adlı üç arkadaşın yükseköğretim kurumlarında uygulanan başörtüsü yasağı tecrübesi üzerinden kurgulanarak modern zamanda hayatta var olma mücadelesi veren üç kadından kesitler vermektedir Başörtüsü yasağı ve akabinde uygulanan ikna odası karşısında tıp fakültesi kayıt sırasından dönerek boyun eğmeyi reddeden Nermin in perukla derslere giren Seher in ve başörtüsünü ilk olarak üniversitede daha sonra da iş hayatında çıkaran Nuray ın hikâyesi siyaset ve inanç hususunda muhalif bir yönü betimlemekten ziyade biricik özel ve insani bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor

Kitap Yurdu

TİMAŞ YAYINLARI

25.11.2008156 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

SADECE BAŞÖRTÜSÜ YASAKLARI İÇİN DEĞİL KADINLARIN TÜM ACILARI NAMINA Türkiye ikna odası gibi bir olay yaşadı Üniversiteyi kazanmış yüzlerce genç kız ikna odalarında kendi varoluş hakikatleri ve gelecek kaygıları arasında bir seçim yapmaya zorlandı Problem halen can yakıcı haliyle sürerken bunu konuşabilmek için insani bir dil üretmek gerekiyor Süreci bizzat gözleyen Yıldız Ramazanoğlu bu odadan geçip hayatları binbir parçaya bölünen üç arkadaşın öyküsünü çok katmanlı bir okumayla anlatıyor Nermin Seher ve Nuray Üniversite kayıt kuyruklarından ikna odalarına alınan kendi varoluş hakikatleri ile gelecek kaygıları arasında bir seçim yapmaya zorlanan yüzlerce genç kızdan üçü Yıldız Ramazanoğlu hayatları binbir parçaya bölünen üç arkadaşın öyküsünü incelikli bir bakışla sunuyor Bir sosyal meseleyi edebiyatın konusu yapmayı sadece başörtüsü yasaklarıyla sınırlı kalmayan kadın sorunlarını dünya kadar açılıma sahip bir insanlık durumu olarak çizmeyi ustalıkla başarıyor İkna Odası bir novella Dolayısıyla can verdiği kahramanları birçok yüzleriyle görebiliyoruz Üniversitedeki başörtüsü yasağı çerçevesinde gelişen olaylar ve iç çatışmaların yanı sıra kadın hareketinin gündemine girmiş başka pek çok motif de satırlar arasında uç veriyor Bu da eseri tek boyutlu tarafgir ve manifestovari bir dilin tuzağına düşmekten kurtarıyor Ramazanoğlu başörtüsü yasakları ve diğer kadın sorunlarının insani düzlemde konuşulabilinmesine dair ümit verici bir açılım yaptığı eserde farklı bir direniş halini de anlatıyor Kapaktaki ironik çizim de belki bu direnişi imliyor Pencereyi açtı Çocuklar hiç sakınımsız pervasızca kayıyorlar O da böyle geçirmişti çocukluğunu Şu çok uzun süren çocukluk hastalığı bu yüzdendi Ailesinin onu kırmadan incitmeden ama artık biraz sertleşen bir tonda başını açmasını okula devam etmesini istediğini biliyordu Onların daralmaları Nermin i döndüremedi ağır kararından Her çağ denilişinde çan gibi çınlayan çağdaşlık uzağındaydı artık Hiç değilse şimdilik bu ne olduğu tam da belli olmayan kariyer yarışından hoşgörülmek ve bir yer edinmek için yaftayı kabullenip aşağılanmayı kabul etmekten göze girmek için şekilden şekle girme illetinden kurtulmuştu Çağdaşlarımın kim olduğunu özgürce seçerim böylelikle ancak her çağın erdemlileriyle çağdaşlık kurabilirim diye düşündü

Kitap Yurdu

PINAR YAYINLARI

27.02.2004144 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Gözlerini kısarak karanlığa baktı Baktıkça afalladı Karanlık yüz binlerce minik beyaz noktanın kümeleşmesiyle oluşuyordu sanki Her zaman olmuyordu bu Aklı tavana vurduğunda bir el aklının tavanı delmesine izin vermeyip onu tuttuğunda bir de gece uykudan uyanıp yarı karanlıkla ya da ay ışığında aynaya bakmaya kalktığında Ayaklarının ucuna basarak aynaya gitti Ay yoktu Oradan buradan sızan şehir ışıklarının hüzmesinde yüzüne baktı Hem tanıdık hem yabancı olan kızdan gözünü alamadı Gözlerini kapadığında da görmeye devam ediyordu Oydu Pembe bir başörtüsüyle gündüz gördüğü kız hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sırla cam arasında duruyordu

Kitap Yurdu

KAPI YAYINLARI

02.07.2014260 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Yıldız Ramazanoğlu ndan Türkiye nin gelgit hallerine dair çok rafine bir roman İkna Odası Ramazanoğlu siyasileşmiş sosyal bir meseleyi kentte yaşayan üç kadın üzerinden tüm organikliğiyle anlatıyor Toplumsalla en bireysel arasındaki geçişleri ritmik tonal ve dinamik bir şekilde yaparak hem ajite edilmeye müsait olan konunun üstünü örtmekten kaçınıyor hem de romanını güçlü kılıyor Yerleşik kabullerin genç birey üzerindeki baskısı erkekle kadının ailedeki geleneksel rol paylaşımları şehir silüetinin incitici ve nobran değişimi plaza yaşamının klişe estetiği ve etiği sürekli ayıran tanımlayan itham eden sistemin yine kadınlar tarafından örülen iktidarı Nermin Seher ve Nuray ın hayatlarının gerçekleri İkna Odası travmatik ve hırpalayıcı bir durumla farklı yollarla başa çıkmayı başaran üç kadının hikâyesi Postacı sonuçları bildiren belgeyi getirdiğinde güzel kız annesiyle ve bir iki komşularıyla birlikte hamur açmaktaymış elleri unluymuş yani Ellerini yıkamaya sabredemediğinden zarfı öylece açmış bir de ne görsün İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Sonucu görünce sevinçten ellerini yüzüne sürmüş her yeri un olmuş Gözleri bile görünmez olmuş Çok komik olmuş Ama oturdukları mahalleye nereden çıktığı hiç belli olmayan bir canavar gelmiş kızı yemiş Bir seferinde masalı başka türlü bağlamak istemiş küçük kızın doktor olduğunu hastaların onu ne kadar çok sevdiğini anlatacak olmuştu Hayır demişti Osman O hiç doktor olmadı Çünkü canavar onu yedi Ama karnından birçok çocuklar çıktı Beyaz önlüğünü giyip gece onların üzerini örttü ateşlerine baktı Bir parçasını yedi ama Her yerini yiyemez ki Hiçbir canavar kocaman insanın tamamını yiyemezmiş ağzına sığmazmış Kalan yerinden insan kertenkele gibi tamamlarmış kendini Masallarla ne yapacağını şaşırırdı Nermin