İktisat Sosyolojisi — İsmail Kitapcı

İktisat Sosyolojisi
İsmail KitapcıNobel Akademik Yayıncılık
İktisat Sosyolojisi
İsmail Kitapcıİnsanı ve toplumu anlamak zor İnsan toplum ve iktisat arasındaki ilişkileri anlamak ise daha da zor Çünkü Bir tarafta güçlü bağlarla kurulan ilişkilerin dayanılmaz cazibesi diğer tarafta zayıf bağlarla kurulan inovasyona dayalı ilişkilerin vizyonerliği Bir tarafta eskiyi hiçbir şeye değişmeyenler yaratıcı yıkım ın altında ezilenler diğer tarafta ise eskiyi yeniyle değiştirenler teknolojiyi insandan üstün görenler makine gibi yüreği olanlar Bir tarafta kapitalizmin demir kafesi ne konulmak istemeyenler diğer tarafta ise sınırsız gücün güç olduğunu sanan taşlaşmış yürekler Bir tarafta bir lokma bir hırka anlayışıyla hareket edenler diğer tarafta bu anlayışı bahane edip kendini çalışmaktan alıkoyan aylaklığı bir yaşam felsefesi hâline getiren gösterişçiler Bir tarafta ekmeğini taştan çıkaranlar diğer tarafta tükettikçe en sonunda kendini tüketenler her şeyleri olduğu için hiçbir şeye sahip olamayanlar Bir tarafta karşılıklı güvenden ve kültürden kendine sermaye oluşturanlar diğer tarafta malı mülkü parayı kendine servet edinenler Bir tarafta potlaç kültürünün kaybettikçe kazananları diğer tarafta kapitalizmin kazandıkça daha çok kazanmanın yollarını arayan bencil ve çıkarcı insanları Bir tarafta tefrit içinde sıkışanlar diğer tarafta ifrattan vazgeçmeyenler Bir tarafta yerel kültüre duyulan özlem diğer tarafta küresele olan hayranlık Bir tarafta uysallık ahlakına sahip olanlar diğer tarafta isyan ahlakından vazgeçmeyenler Bir tarafta Erdemlerimiz olmazsa toplumumuz çürür diyen Sokrates diğer tarafta Erdemsizliklerimiz olmazsa toplumumuz gelişemez diyen Mandeville Bir tarafta kültürel derinliklerde kaybolanlar diğer tarafta kültürünü medeniyete kaptıranlar Bir tarafta Amerikan rüyası ile yaşayanlar diğer tarafta dünyaları kâbusa dönüşenler Bir tarafta Neo Klasik iktisadın çok bilen insanı diğer tarafta bilişsel önyargılarından kurtulamayan insan Bir tarafta hep aynı nakarat hep aynı şarkıyı söyleyenler diğer tarafta inovasyonun sınırlarını zorlayan girişimciler Bir tarafta hiç ölmeyecekmiş gibi diğer tarafta yarın ölecekmiş gibi hareket edenler İktisat Sosyolojisi iktisadın içindeki hayatı değil hayatın içindeki iktisadı bulma yolculuğunu amaçlıyor Bu amaçla Adam Smith ten Karl Marx a Max Weber den Emile Durkheim a Werner Sombart tan Joseph Schumpeter e Karl Polanyi den Mark Granovetter ve Pierre Bourdieu ya kadar farklı düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak iktisatta ve toplumda kaybolan ruhu postmodern tüketim kültürünün narsisist ve hedonist yaklaşımlarını ve küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi ilişkileri inceleyerek gerçek iktisadı bulmaya çalışıyor Bu kitap Önce iktisat değil insan vardı mottosundan hareket ederek en ilkel çağlardan günümüze kadar gelen iktisadi süreçleri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Şimdi insanı ve toplumu soyutlayan iktisadi yaklaşımları daha çok sorgulamanın tam zamanı

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanı ve toplumu anlamak zor İnsan toplum ve iktisat arasındaki ilişkileri anlamak ise daha da zor Çünkü Bir tarafta güçlü bağlarla kurulan ilişkilerin dayanılmaz cazibesi diğer tarafta zayıf bağlarla kurulan inovasyona dayalı ilişkilerin vizyonerliği Bir tarafta eskiyi hiçbir şeye değişmeyenler yaratıcı yıkım ın altında ezilenler diğer tarafta ise eskiyi yeniyle değiştirenler teknolojiyi insandan üstün görenler makine gibi yüreği olanlar Bir tarafta kapitalizmin demir kafesi ne konulmak istemeyenler diğer tarafta ise sınırsız gücün güç olduğunu sanan taşlaşmış yürekler Bir tarafta bir lokma bir hırka anlayışıyla hareket edenler diğer tarafta bu anlayışı bahane edip kendini çalışmaktan alıkoyan aylaklığı bir yaşam felsefesi hâline getiren gösterişçiler Bir tarafta ekmeğini taştan çıkaranlar diğer tarafta tükettikçe en sonunda kendini tüketenler her şeyleri olduğu için hiçbir şeye sahip olamayanlar Bir tarafta karşılıklı güvenden ve kültürden kendine sermaye oluşturanlar diğer tarafta malı mülkü parayı kendine servet edinenler Bir tarafta potlaç kültürünün kaybettikçe kazananları diğer tarafta kapitalizmin kazandıkça daha çok kazanmanın yollarını arayan bencil ve çıkarcı insanları Bir tarafta tefrit içinde sıkışanlar diğer tarafta ifrattan vazgeçmeyenler Bir tarafta yerel kültüre duyulan özlem diğer tarafta küresele olan hayranlık Bir tarafta uysallık ahlakına sahip olanlar diğer tarafta isyan ahlakından vazgeçmeyenler Bir tarafta Erdemlerimiz olmazsa toplumumuz çürür diyen Sokrates diğer tarafta Erdemsizliklerimiz olmazsa toplumumuz gelişemez diyen Mandeville Bir tarafta kültürel derinliklerde kaybolanlar diğer tarafta kültürünü medeniyete kaptıranlar Bir tarafta Amerikan rüyası ile yaşayanlar diğer tarafta dünyaları kâbusa dönüşenler Bir tarafta Neo Klasik iktisadın çok bilen insanı diğer tarafta bilişsel önyargılarından kurtulamayan insan Bir tarafta hep aynı nakarat hep aynı şarkıyı söyleyenler diğer tarafta inovasyonun sınırlarını zorlayan girişimciler Bir tarafta hiç ölmeyecekmiş gibi diğer tarafta yarın ölecekmiş gibi hareket edenler İktisat Sosyolojisi iktisadın içindeki hayatı değil hayatın içindeki iktisadı bulma yolculuğunu amaçlıyor Bu amaçla Adam Smith ten Karl Marx a Max Weber den Emile Durkheim a Werner Sombart tan Joseph Schumpeter e Karl Polanyi den Mark Granovetter ve Pierre Bourdieu ya kadar farklı düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak iktisatta ve toplumda kaybolan ruhu postmodern tüketim kültürünün narsisist ve hedonist yaklaşımlarını ve küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi ilişkileri inceleyerek gerçek iktisadı bulmaya çalışıyor Bu kitap Önce iktisat değil insan vardı mottosundan hareket ederek en ilkel çağlardan günümüze kadar gelen iktisadi süreçleri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Şimdi insanı ve toplumu soyutlayan iktisadi yaklaşımları daha çok sorgulamanın tam zamanı Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanı ve toplumu anlamak zor İnsan toplum ve iktisat arasındaki ilişkileri anlamak ise daha da zor Çünkü Bir tarafta güçlü bağlarla kurulan ilişkilerin dayanılmaz cazibesi diğer tarafta zayıf bağlarla kurulan inovasyona dayalı ilişkilerin vizyonerliği Bir tarafta eskiyi hiçbir şeye değişmeyenler yaratıcı yıkım ın altında ezilenler diğer tarafta ise eskiyi yeniyle değiştirenler teknolojiyi insandan üstün görenler makine gibi yüreği olanlar Bir tarafta kapitalizmin demir kafesi ne konulmak istemeyenler diğer tarafta ise sınırsız gücün güç olduğunu sanan taşlaşmış yürekler Bir tarafta bir lokma bir hırka anlayışıyla hareket edenler diğer tarafta bu anlayışı bahane edip kendini çalışmaktan alıkoyan aylaklığı bir yaşam felsefesi hâline getiren gösterişçiler Bir tarafta ekmeğini taştan çıkaranlar diğer tarafta tükettikçe en sonunda kendini tüketenler her şeyleri olduğu için hiçbir şeye sahip olamayanlar Bir tarafta karşılıklı güvenden ve kültürden kendine sermaye oluşturanlar diğer tarafta malı mülkü parayı kendine servet edinenler Bir tarafta potlaç kültürünün kaybettikçe kazananları diğer tarafta kapitalizmin kazandıkça daha çok kazanmanın yollarını arayan bencil ve çıkarcı insanları Bir tarafta tefrit içinde sıkışanlar diğer tarafta ifrattan vazgeçmeyenler Bir tarafta yerel kültüre duyulan özlem diğer tarafta küresele olan hayranlık Bir tarafta uysallık ahlakına sahip olanlar diğer tarafta isyan ahlakından vazgeçmeyenler Bir tarafta Erdemlerimiz olmazsa toplumumuz çürür diyen Sokrates diğer tarafta Erdemsizliklerimiz olmazsa toplumumuz gelişemez diyen Mandeville Bir tarafta kültürel derinliklerde kaybolanlar diğer tarafta kültürünü medeniyete kaptıranlar Bir tarafta Amerikan rüyası ile yaşayanlar diğer tarafta dünyaları kâbusa dönüşenler Bir tarafta Neo Klasik iktisadın çok bilen insanı diğer tarafta bilişsel önyargılarından kurtulamayan insan Bir tarafta hep aynı nakarat hep aynı şarkıyı söyleyenler diğer tarafta inovasyonun sınırlarını zorlayan girişimciler Bir tarafta hiç ölmeyecekmiş gibi diğer tarafta yarın ölecekmiş gibi hareket edenler İktisat Sosyolojisi iktisadın içindeki hayatı değil hayatın içindeki iktisadı bulma yolculuğunu amaçlıyor Bu amaçla Adam Smith ten Karl Marx a Max Weber den Emile Durkheim a Werner Sombart tan Joseph Schumpeter e Karl Polanyi den Mark Granovetter ve Pierre Bourdieu ya kadar farklı düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak iktisatta ve toplumda kaybolan ruhu postmodern tüketim kültürünün narsisist ve hedonist yaklaşımlarını ve küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi ilişkileri inceleyerek gerçek iktisadı bulmaya çalışıyor Bu kitap Önce iktisat değil insan vardı mottosundan hareket ederek en ilkel çağlardan günümüze kadar gelen iktisadi süreçleri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Şimdi insanı ve toplumu soyutlayan iktisadi yaklaşımları daha çok sorgulamanın tam zamanı Tanıtım Bülteninden

NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK
İktisat Sosyolojisi Nobel Yayınevi İnsanı ve toplumu anlamak zor İnsan toplum ve iktisat arasındaki ilişkileri anlamak ise daha da zor Çünkü Bir tarafta güçlü bağlarla kurulan ilişkilerin dayanılmaz cazibesi diğer tarafta zayıf bağlarla kurulan inovasyona dayalı ilişkilerin vizyonerliği Bir tarafta eskiyi hiçbir şeye değişmeyenler yaratıcı yıkım ın altında ezilenler diğer tarafta ise eskiyi yeniyle değiştirenler teknolojiyi insandan üstün görenler makine gibi yüreği olanlar Bir tarafta kapitalizmin demir kafesi ne konulmak istemeyenler diğer tarafta ise sınırsız gücün güç olduğunu sanan taşlaşmış yürekler Bir tarafta bir lokma bir hırka anlayışıyla hareket edenler diğer tarafta bu anlayışı bahane edip kendini çalışmaktan alıkoyan aylaklığı bir yaşam felsefesi hâline getiren gösterişçiler Bir tarafta ekmeğini taştan çıkaranlar diğer tarafta tükettikçe en sonunda kendini tüketenler her şeyleri olduğu için hiçbir şeye sahip olamayanlar Bir tarafta karşılıklı güvenden ve kültürden kendine sermaye oluşturanlar diğer tarafta malı mülkü parayı kendine servet edinenler Bir tarafta potlaç kültürünün kaybettikçe kazananları diğer tarafta kapitalizmin kazandıkça daha çok kazanmanın yollarını arayan bencil ve çıkarcı insanları Bir tarafta tefrit içinde sıkışanlar diğer tarafta ifrattan vazgeçmeyenler Bir tarafta yerel kültüre duyulan özlem diğer tarafta küresele olan hayranlık Bir tarafta uysallık ahlakına sahip olanlar diğer tarafta isyan ahlakından vazgeçmeyenler Bir tarafta Erdemlerimiz olmazsa toplumumuz çürür diyen Sokrates diğer tarafta Erdemsizliklerimiz olmazsa toplumumuz gelişemez diyen Mandeville Bir tarafta kültürel derinliklerde kaybolanlar diğer tarafta kültürünü medeniyete kaptıranlar Bir tarafta Amerikan rüyası ile yaşayanlar diğer tarafta dünyaları kâbusa dönüşenler Bir tarafta Neo Klasik iktisadın çok bilen insanı diğer tarafta bilişsel önyargılarından kurtulamayan insan Bir tarafta hep aynı nakarat hep aynı şarkıyı söyleyenler diğer tarafta inovasyonun sınırlarını zorlayan girişimciler Bir tarafta hiç ölmeyecekmiş gibi diğer tarafta yarın ölecekmiş gibi hareket edenler İktisat Sosyolojisi iktisadın içindeki hayatı değil hayatın içindeki iktisadı bulma yolculuğunu amaçlıyor Bu amaçla Adam Smith ten Karl Marx a Max Weber den Emile Durkheim a Werner Sombart tan Joseph Schumpeter e Karl Polanyi den Mark Granovetter ve Pierre Bourdieu ya kadar farklı düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak iktisatta ve toplumda kaybolan ruhu postmodern tüketim kültürünün narsisist ve hedonist yaklaşımlarını ve küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi ilişkileri inceleyerek gerçek iktisadı bulmaya çalışıyor Bu kitap Önce iktisat değil insan vardı mottosundan hareket ederek en ilkel çağlardan günümüze kadar gelen iktisadi süreçleri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Şimdi insanı ve toplumu soyutlayan iktisadi yaklaşımları daha çok sorgulamanın tam zamanı Yayınevi NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK Yazar İSMAİL KİTAPCI Baskı 1 BASKI Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 349 SAYFA Yıl 2019

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanı ve toplumu anlamak zor İnsan toplum ve iktisat arasındaki ilişkileri anlamak ise daha da zor Çünkü Bir tarafta güçlü bağlarla kurulan ilişkilerin dayanılmaz cazibesi diğer tarafta zayıf bağlarla kurulan inovasyona dayalı ilişkilerin vizyonerliği Bir tarafta eskiyi hiçbir şeye değişmeyenler yaratıcı yıkım ın altında ezilenler diğer tarafta ise eskiyi yeniyle değiştirenler teknolojiyi insandan üstün görenler makine gibi yüreği olanlar Bir tarafta kapitalizmin demir kafesi ne konulmak istemeyenler diğer tarafta ise sınırsız gücün güç olduğunu sanan taşlaşmış yürekler Bir tarafta bir lokma bir hırka anlayışıyla hareket edenler diğer tarafta bu anlayışı bahane edip kendini çalışmaktan alıkoyan aylaklığı bir yaşam felsefesi hâline getiren gösterişçiler Bir tarafta ekmeğini taştan çıkaranlar diğer tarafta tükettikçe en sonunda kendini tüketenler her şeyleri olduğu için hiçbir şeye sahip olamayanlar Bir tarafta karşılıklı güvenden ve kültürden kendine sermaye oluşturanlar diğer tarafta malı mülkü parayı kendine servet edinenler Bir tarafta potlaç kültürünün kaybettikçe kazananları diğer tarafta kapitalizmin kazandıkça daha çok kazanmanın yollarını arayan bencil ve çıkarcı insanları Bir tarafta tefrit içinde sıkışanlar diğer tarafta ifrattan vazgeçmeyenler Bir tarafta yerel kültüre duyulan özlem diğer tarafta küresele olan hayranlık Bir tarafta uysallık ahlakına sahip olanlar diğer tarafta isyan ahlakından vazgeçmeyenler Bir tarafta Erdemlerimiz olmazsa toplumumuz çürür diyen Sokrates diğer tarafta Erdemsizliklerimiz olmazsa toplumumuz gelişemez diyen Mandeville Bir tarafta kültürel derinliklerde kaybolanlar diğer tarafta kültürünü medeniyete kaptıranlar Bir tarafta Amerikan rüyası ile yaşayanlar diğer tarafta dünyaları kâbusa dönüşenler Bir tarafta Neo Klasik iktisadın çok bilen insanı diğer tarafta bilişsel önyargılarından kurtulamayan insan Bir tarafta hep aynı nakarat hep aynı şarkıyı söyleyenler diğer tarafta inovasyonun sınırlarını zorlayan girişimciler Bir tarafta hiç ölmeyecekmiş gibi diğer tarafta yarın ölecekmiş gibi hareket edenler İktisat Sosyolojisi iktisadın içindeki hayatı değil hayatın içindeki iktisadı bulma yolculuğunu amaçlıyor Bu amaçla Adam Smith ten Karl Marx a Max Weber den Emile Durkheim a Werner Sombart tan Joseph Schumpeter e Karl Polanyi den Mark Granovetter ve Pierre Bourdieu ya kadar farklı düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak iktisatta ve toplumda kaybolan ruhu postmodern tüketim kültürünün narsisist ve hedonist yaklaşımlarını ve küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi ilişkileri inceleyerek gerçek iktisadı bulmaya çalışıyor Bu kitap Önce iktisat değil insan vardı mottosundan hareket ederek en ilkel çağlardan günümüze kadar gelen iktisadi süreçleri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Şimdi insanı ve toplumu soyutlayan iktisadi yaklaşımları daha çok sorgulamanın tam zamanı

Nobel Akademik Yayıncılık
İsmail Kitapcı tarafından kaleme alınan İktisat Sosyolojisi Nobel Akademik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor İktisat Sosyolojisi İsmail Kitapcı Kitap Özeti İnsanı ve toplumu anlamak zor İnsan toplum ve iktisat arasındaki ilişkileri anlamak ise daha da zor Çünkü Bir tarafta güçlü bağlarla kurulan ilişkilerin dayanılmaz cazibesi diğer tarafta zayıf bağlarla kurulan inovasyona dayalı ilişkilerin vizyonerliği Bir tarafta eskiyi hiçbir şeye değişmeyenler yaratıcı yıkımın altında ezilenler diğer tarafta ise eskiyi yeniyle değiştirenler teknolojiyi insandan üstün görenler makine gibi yüreği olanlar Bir tarafta kapitalizmin demir kafesine konulmak istemeyenler diğer tarafta ise sınırsız gücün güç olduğunu sanan taşlaşmış yürekler Bir tarafta bir lokma bir hırka anlayışıyla hareket edenler diğer tarafta bu anlayışı bahane edip kendini çalışmaktan alıkoyan aylaklığı bir yaşam felsefesi hâline getiren gösterişçiler Bir tarafta ekmeğini taştan çıkaranlar diğer tarafta tükettikçe en sonunda kendini tüketenler her şeyleri olduğu için hiçbir şeye sahip olamayanlar Bir tarafta karşılıklı güvenden ve kültürden kendine sermaye oluşturanlar diğer tarafta malı mülkü parayı kendine servet edinenler Bir tarafta potlaç kültürünün kaybettikçe kazananları diğer tarafta kapitalizmin kazandıkça daha çok kazanmanın yollarını arayan bencil ve çıkarcı insanları Bir tarafta tefrit içinde sıkışanlar diğer tarafta ifrattan vazgeçmeyenler Bir tarafta yerel kültüre duyulan özlem diğer tarafta küresele olan hayranlık Bir tarafta uysallık ahlakına sahip olanlar diğer tarafta isyan ahlakından vazgeçmeyenler Bir tarafta Erdemlerimiz olmazsa toplumumuz çürür diyen Sokrates diğer tarafta Erdemsizliklerimiz olmazsa toplumumuzgelişemez diyen Mandeville Bir tarafta kültürel derinliklerde kaybolanlar diğer tarafta kültürünü medeniyete kaptıranlar Bir tarafta Amerikan rüyası ile yaşayanlar diğer tarafta dünyaları kâbusa dönüşenler Bir tarafta Neo Klasik iktisadın çok bilen insanı diğer tarafta bilişsel önyargılarından kurtulamayan insan Bir tarafta hep aynı nakarat hep aynı şarkıyı söyleyenler diğer tarafta inovasyonun sınırlarını zorlayan girişimciler Bir tarafta hiç ölmeyecekmiş gibi diğer tarafta yarın ölecekmiş gibi hareket edenler İktisat Sosyolojisi iktisadın içindeki hayatı değil hayatın içindeki iktisadı bulma yolculuğunu amaçlıyor Bu amaçla Adam Smith ten Karl Marx a Max Weber den Emile Durkheim a Werner Sombart tan Joseph Schumpeter e Karl Polanyi den Mark Granovetter ve Pierre Bourdieu ya kadar farklı düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak iktisatta ve toplumda kaybolan ruhu postmodern tüketim kültürünün narsisist ve hedonist yaklaşımlarını ve küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi ilişkileri inceleyerek gerçek iktisadı bulmaya çalışıyor Bu kitap Önce iktisat değil insan vardı mottosundan hareket ederek en ilkel çağlardan günümüze kadar gelen iktisadi süreçleri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Şimdi insanı ve toplumu soyutlayan iktisadi yaklaşımları daha çok sorgulamanın tam zamanı Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar İsmail Kitapcı Sayfa 360 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Aralık 2019 Barkod 9786050330793 Kategori Akademik Kitaplar

Nobel Akademik Yayıncılık
İnsanı ve toplumu anlamak zor İnsan toplum ve iktisat arasındaki ilişkileri anlamak ise daha da zor Çünkü Bir tarafta güçlü bağlarla kurulan ilişkilerin dayanılmaz cazibesi diğer tarafta zayıf bağlarla kurulan inovasyona dayalı ilişkilerin vizyonerliği Bir tarafta eskiyi hiçbir şeye değişmeyenler yaratıcı yıkım ın altında ezilenler diğer tarafta ise eskiyi yeniyle değiştirenler teknolojiyi insandan üstün görenler makine gibi yüreği olanlar Bir tarafta kapitalizmin demir kafesi ne konulmak istemeyenler diğer tarafta ise sınırsız gücün güç olduğunu sanan taşlaşmış yürekler Bir tarafta bir lokma bir hırka anlayışıyla hareket edenler diğer tarafta bu anlayışı bahane edip kendini çalışmaktan alıkoyan aylaklığı bir yaşam felsefesi hâline getiren gösterişçiler Bir tarafta ekmeğini taştan çıkaranlar diğer tarafta tükettikçe en sonunda kendini tüketenler her şeyleri olduğu için hiçbir şeye sahip olamayanlar Bir tarafta karşılıklı güvenden ve kültürden kendine sermaye oluşturanlar diğer tarafta malı mülkü parayı kendine servet edinenler Bir tarafta potlaç kültürünün kaybettikçe kazananları diğer tarafta kapitalizmin kazandıkça daha çok kazanmanın yollarını arayan bencil ve çıkarcı insanları Bir tarafta tefrit içinde sıkışanlar diğer tarafta ifrattan vazgeçmeyenler Bir tarafta yerel kültüre duyulan özlem diğer tarafta küresele olan hayranlık Bir tarafta uysallık ahlakına sahip olanlar diğer tarafta isyan ahlakından vazgeçmeyenler Bir tarafta Erdemlerimiz olmazsa toplumumuz çürür diyen Sokrates diğer tarafta Erdemsizliklerimiz olmazsa toplumumuzgelişemez diyen Mandeville Bir tarafta kültürel derinliklerde kaybolanlar diğer tarafta kültürünü medeniyete kaptıranlar Bir tarafta Amerikan rüyası ile yaşayanlar diğer tarafta dünyaları kâbusa dönüşenler Bir tarafta Neo Klasik iktisadın çok bilen insanı diğer tarafta bilişsel önyargılarından kurtulamayan insan Bir tarafta hep aynı nakarat hep aynı şarkıyı söyleyenler diğer tarafta inovasyonun sınırlarını zorlayan girişimciler Bir tarafta hiç ölmeyecekmiş gibi diğer tarafta yarın ölecekmiş gibi hareket edenler İktisat Sosyolojisi iktisadın içindeki hayatı değil hayatın içindeki iktisadı bulma yolculuğunu amaçlıyor Bu amaçla Adam Smith ten Karl Marx a Max Weber den Emile Durkheim a Werner Sombart tan Joseph Schumpeter e Karl Polanyi den Mark Granovetter ve Pierre Bourdieu ya kadar farklı düşünürlerin görüşlerinden yararlanarak iktisatta ve toplumda kaybolan ruhu postmodern tüketim kültürünün narsisist ve hedonist yaklaşımlarını ve küresel kapitalizmin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi ilişkileri inceleyerek gerçek iktisadı bulmaya çalışıyor Bu kitap Önce iktisat değil insan vardı mottosundan hareket ederek en ilkel çağlardan günümüze kadar gelen iktisadi süreçleri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Şimdi insanı ve toplumu soyutlayan iktisadi yaklaşımları daha çok sorgulamanın tam zamanı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img