İlahi — Zakir Demir

İlahi
Zakir DemirAnkara Okulu Yayınları
İlahi
Zakir Demirİslam düşünce tarihine bakıldığında Allah ın nasıl bir kelâma sahip olduğuna dair ilim adamlarının bir çözüm bulabilme arayışı içinde oldukları ve bu meseleyi çeşitli istidlâl yöntemleriyle mantıksal kanıtlama metotlarıyla temellendirmeye çalıştıkları müşâhede edilmektedir Bu bağlamda ilâhî kelâmı Allah ın bir sıfatı olarak değerlendirenler olduğu gibi bunu ilâhî bir fiil olarak telakki edenler de bulunmaktadır Allah ın kelâm sıfatının veya fiilinin tecellisi olan Kur ân da mütekellim konuşan Allah olmasına rağmen kelâmın satır aralarında sık sık içinde başkaları tarafından söylenen sözlerden iktibâsların varlığı da gözlenmektedir Öyle ki Kur ân a bir kez göz gezdirip birkaç satır veya birkaç pasaj okuyan her bir kişi onda sözün dönüp dolaşıp tarihsel anlatılara kelâm ı beşere dair nakillere geldiğini görmekte gecikmeyecektir Bir başka ifadeyle Kur ân ın yaklaşık dörtte birinin veya yarısının tarihsel olayların ve kıssaların aktarılmasından oluştuğunu söylemek neredeyse hiç abartı sayılmayacak ölçüdedir Kur ân ın gerek önceki ümmetlerden ve gerekse nüzûl dönemindeki muhataplardan yoğun bir şekilde iktibâsta bulunması ve kelâm ı beşere dair ifadeleri yine beşerin dili olan Arapçaya aktarmış olması sebebiyle ilâhî iktibâsların mâhiyetini tespit etmek büyük bir önem taşımaktadır Bu sâikten hareketle ilâhî nakillerin yapısının ve tabiatının izi elinizdeki çalışmaya konu olmaktadır

Ankara Okulu Yayınları
İslam düşünce tarihine bakıldığında Allah ın nasıl bir kelâma sahip olduğuna dair ilim adamlarının bir çözüm bulabilme arayışı içinde oldukları ve bu meseleyi çeşitli istidlâl yöntemleriyle mantıksal kanıtlama metotlarıyla temellendirmeye çalıştıkları müşâhede edilmektedir Bu bağlamda ilâhî kelâmı Allah ın bir sıfatı olarak değerlendirenler olduğu gibi bunu ilâhî bir fiil olarak telakki edenler de bulunmaktadır Allah ın kelâm sıfatının veya fiilinin tecellisi olan Kur ân da mütekellim konuşan Allah olmasına rağmen kelâmın satır aralarında sık sık içinde başkaları tarafından söylenen sözlerden iktibâsların varlığı da gözlenmektedir Öyle ki Kur ân a bir kez göz gezdirip birkaç satır veya birkaç pasaj okuyan her bir kişi onda sözün dönüp dolaşıp tarihsel anlatılara kelâm ı beşere dair nakillere geldiğini görmekte gecikmeyecektir Bir başka ifadeyle Kur ân ın yaklaşık dörtte birinin veya yarısının tarihsel olayların ve kıssaların aktarılmasından oluştuğunu söylemek neredeyse hiç abartı sayılmayacak ölçüdedir Kur ân ın gerek önceki ümmetlerden ve gerekse nüzûl dönemindeki muhataplardan yoğun bir şekilde iktibâsta bulunması ve kelâm ı beşere dair ifadeleri yine beşerin dili olan Arapçaya aktarmış olması sebebiyle ilâhî iktibâsların mâhiyetini tespit etmek büyük bir önem taşımaktadır Bu sâikten hareketle ilâhî nakillerin yapısının ve tabiatının izi elinizdeki çalışmaya konu olmaktadır

Ankara Okulu Yayınları
İslam düşünce tarihine bakıldığında Allah ın nasıl bir kelâma sahip olduğuna dair ilim adamlarının bir çözüm bulabilme arayışı içinde oldukları ve bu meseleyi çeşitli istidlâl yöntemleriyle mantıksal kanıtlama metotlarıyla temellendirmeye çalıştıkları müşâhede edilmektedir Bu bağlamda ilâhî kelâmı Allah ın bir sıfatı olarak değerlendirenler olduğu gibi bunu ilâhî bir fiil olarak telakki edenler de bulunmaktadır Allah ın kelâm sıfatının veya fiilinin tecellisi olan Kur ân da mütekellim konuşan Allah olmasına rağmen kelâmın satır aralarında sık sık içinde başkaları tarafından söylenen sözlerden iktibâsların varlığı da gözlenmektedir Öyle ki Kur ân a bir kez göz gezdirip birkaç satır veya birkaç pasaj okuyan her bir kişi onda sözün dönüp dolaşıp tarihsel anlatılara kelâm ı beşere dair nakillere geldiğini görmekte gecikmeyecektir Bir başka ifadeyle Kur ân ın yaklaşık dörtte birinin veya yarısının tarihsel olayların ve kıssaların aktarılmasından oluştuğunu söylemek neredeyse hiç abartı sayılmayacak ölçüdedir Kur ân ın gerek önceki ümmetlerden ve gerekse nüzûl dönemindeki muhataplardan yoğun bir şekilde iktibâsta bulunması ve kelâm ı beşere dair ifadeleri yine beşerin dili olan Arapçaya aktarmış olması sebebiyle ilâhî iktibâsların mâhiyetini tespit etmek büyük bir önem taşımaktadır Bu sâikten hareketle ilâhî nakillerin yapısının ve tabiatının izi elinizdeki çalışmaya konu olmaktadır

Ankara Okulu Yayınları
İslam düşünce tarihine bakıldığında Allah ın nasıl bir kelâma sahip olduğuna dair ilim adamlarının bir çözüm bulabilme arayışı içinde oldukları ve bu meseleyi çeşitli istidlâl yöntemleriyle mantıksal kanıtlama metotlarıyla temellendirmeye çalıştıkları müşâhede edilmektedir Bu bağlamda ilâhî kelâmı Allah ın bir sıfatı olarak değerlendirenler olduğu gibi bunu ilâhî bir fiil olarak telakki edenler de bulunmaktadır Allah ın kelâm sıfatının veya fiilinin tecellisi olan Kur ân da mütekellim konuşan Allah olmasına rağmen kelâmın satır aralarında sık sık içinde başkaları tarafından söylenen sözlerden iktibâsların varlığı da gözlenmektedir Öyle ki Kur ân a bir kez göz gezdirip birkaç satır veya birkaç pasaj okuyan her bir kişi onda sözün dönüp dolaşıp tarihsel anlatılara kelâm ı beşere dair nakillere geldiğini görmekte gecikmeyecektir Bir başka ifadeyle Kur ân ın yaklaşık dörtte birinin veya yarısının tarihsel olayların ve kıssaların aktarılmasından oluştuğunu söylemek neredeyse hiç abartı sayılmayacak ölçüdedir Kur ân ın gerek önceki ümmetlerden ve gerekse nüzûl dönemindeki muhataplardan yoğun bir şekilde iktibâsta bulunması ve kelâm ı beşere dair ifadeleri yine beşerin dili olan Arapçaya aktarmış olması sebebiyle ilâhî iktibâsların mâhiyetini tespit etmek büyük bir önem taşımaktadır Bu sâikten hareketle ilâhî nakillerin yapısının ve tabiatının izi elinizdeki çalışmaya konu olmaktadır

Ankara Okulu
İslam düşünce tarihine bakıldığında Allah ın nasıl bir kelâma sahip olduğuna dair ilim adamlarının bir çözüm bulabilme arayışı içinde oldukları ve bu meseleyi çeşitli istidlâl yöntemleriyle mantıksal kanıtlama metotlarıyla temellendirmeye çalıştıkları müşâhede edilmektedir Bu bağlamda ilâhî kelâmı Allah ın bir sıfatı olarak değerlendirenler olduğu gibi bunu ilâhî bir fiil olarak telakki edenler de bulunmaktadır Allah ın kelâm sıfatının veya fiilinin tecellisi olan Kur ân da mütekellim konuşan Allah olmasına rağmen kelâmın satır aralarında sık sık içinde başkaları tarafından söylenen sözlerden iktibâsların varlığı da gözlenmektedir Öyle ki Kur ân a bir kez göz gezdirip birkaç satır veya birkaç pasaj okuyan her bir kişi onda sözün dönüp dolaşıp tarihsel anlatılara kelâm ı beşere dair nakillere geldiğini görmekte gecikmeyecektir Bir başka ifadeyle Kur ân ın yaklaşık dörtte birinin veya yarısının tarihsel olayların ve kıssaların aktarılmasından oluştuğunu söylemek neredeyse hiç abartı sayılmayacak ölçüdedir Kur ân ın gerek önceki ümmetlerden ve gerekse nüzûl dönemindeki muhataplardan yoğun bir şekilde iktibâsta bulunması ve kelâm ı beşere dair ifadeleri yine beşerin dili olan Arapçaya aktarmış olması sebebiyle ilâhî iktibâsların mâhiyetini tespit etmek büyük bir önem taşımaktadır Bu sâikten hareketle ilâhî nakillerin yapısının ve tabiatının izi elinizdeki çalışmaya konu olmaktadır