İlişkisel Sosyoloji — Christopher Powell François Depelteau

İlişkisel Sosyoloji
Christopher Powell François DepelteauPhoenix Yayınevi
İlişkisel Sosyoloji
Christopher Powell François DepelteauTürkiye deki cari sosyoloji alanının tözcü yatkınlıklarca kuşatılmışolduğu bugün için gözüpek tüm bilim insanları tarafından kabul edilegelen bir gerçek Toplumsal varlıkların herhangi bir asli manaya sahip olmadığı öncülünün sosyolojik bir araştırma tasarımının sıhhati açısından ne denli belirleyici olduğunu ikrar etmişçok az kişi var alan içinde ne de olsa Sosyal teorinin toplumsal gerçekliği yansıtması gerektiği kabulünden yola çıkan ilişkisel sosyoloji işte tam da bu türden kemikleşmiştözcü yatkınlıkları kırmak ortakduyusal karakterli sosyoloji anlayışlarının farkında bile olmadığı açmazları aşmak ve daha önemlisi bütün bu hengâme içinde yönümüzü bulmak için bize kavramsal bir alet takımı sunuyor İlişkisel sosyoloji kendimizi bulmak bizi bilimsel kötürümler haline getiren yatkınlıklardan kurtulmak için lazım gelen ontolojik bir dönüş ün anahtarı gibi görünüyor Sosyolojinin asli nesnelerinin örneğin birey toplumsal grup ya da kurum görünür formlarıyla kurulacak dolaysız ilişkiye neşter vurmak suretiyle ilişkisel perspektif toplumsal varlıkların diğer varlıklarla mukayese edildiklerinde bir mana kazanacağı varsayımından yola çıkar Gözümüzün önündeki apaçık olgulardan ziyade onları farklılaştıran ya da bir araya getiren ilişkilerin yapısına odaklanır Aranılan keşfedilecek olan bireyin veya grubun içkin özelliği değildir Aksine onların ilişkisel bağlarını inşa etmemiz gerekir Başta da vurguladığımız üzere bu tarz bir düşünme görme yatkınlığı a kapsamlı bir araştırma pratiğini teşvik edecek b sosyologa refleksif bir hassasiyet kazandıracaktır Nesnenin kimileyin bizi baştan çıkarma gücüne kimileyin de nesneyle denetimsiz ilişki içine girme tuzağına karşı tetikte olmamız araştırma sürecinin en kilit noktasıdır Bu bağlamda ilişkiselcilik c alan içindeki pozisyonumuzu hislerimizi ya da fikirlerimizi nesneye yansıtma ve böylelikle de ona kısa devre yaptırma faaliyetinden bizi uzak tutacaktır

Phoenix Yayınevi
Türkiye deki cari sosyoloji alanının tözcü yatkınlıklarca kuşatılmış olduğu bugün için gözüpek tüm bilim insanları tarafından kabul edilegelen bir gerçek Toplumsal varlıkların herhangi bir asli manaya sahip olmadığı öncülünün sosyolojik bir araştırma tasarımının sıhhati açısından ne denli belirleyici olduğunu ikrar etmiş çok az kişi var alan içinde ne de olsa Sosyal teorinin toplumsal gerçekliği yansıtması gerektiği kabulünden yola çıkan ilişkisel sosyoloji işte tam da bu türden kemikleşmiş tözcü yatkınlıkları kırmak ortakduyusal karakterli sosyoloji anlayışlarının farkında bile olmadığı açmazları aşmak ve daha önemlisi bütün bu hengame içinde yönümüzü bulmak için bize kavramsal bir alet takımı sunuyor İlişkisel sosyoloji kendimizi bulmak bizi bilimsel kötürümler haline getiren yatkınlıklardan kurtulmak için lazım gelen ontolojik bir dönüş ün anahtarı gibi görünüyor Sosyolojinin asli nesnelerinin örneğin birey toplumsal grup ya da kurum görünür formlarıyla kurulacak dolaysız ilişkiye neşter vurmak suretiyle ilişkisel perspektif toplumsal varlıkların diğer varlıklarla mukayese edildiklerinde bir mana kazanacağı varsayımından yola çıkar Gözümüzün önündeki apaçık olgulardan ziyade onları farklılaştıran ya da bir araya getiren ilişkilerin yapısına odaklanır Aranılan keşfedilecek olan bireyin veya grubun içkin özelliği değildir Aksine onların ilişkisel bağlarını inşa etmemiz gerekir Başta da vurguladığımız üzere bu tarz bir düşünme görme yatkınlığı a kapsamlı bir araştırma pratiğini teşvik edecek b sosyologa refleksif bir hassasiyet kazandıracaktır Nesnenin kimileyin bizi baştan çıkarma gücüne kimileyin de nesneyle denetimsiz ilişki içine girme tuzağına karşı tetikte olmamız araştırma sürecinin en kilit noktasıdır Bu bağlamda ilişkiselcilik c alan içindeki pozisyonumuzu hislerimizi ya da fikirlerimizi nesneye yansıtma ve böylelikle de ona kısa devre yaptırma faaliyetinden bizi uzak tutacaktır

Phoenix Yayınevi
Christopher Powell tarafından kaleme alınan İlişkisel Sosyoloji Phoenix Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor İlişkisel Sosyoloji Christopher Powell Kitap Özeti Türkiyedeki cari sosyoloji alanının tözcü yatkınlıklarca kuşatılmış olduğu bugün için gözüpek tüm bilim insanları tarafından kabul edilegelen bir gerçek Toplumsal varlıkların herhangi bir asli manaya sahip olmadığı öncülünün sosyolojik bir araştırma tasarımının sıhhati açısından ne denli belirleyici olduğunu ikrar etmiş çok az kişi var alan içinde ne de olsa Sosyal teorinin toplumsal gerçekliği yansıtması gerektiği kabulünden yola çıkan ilişkisel sosyoloji işte tam da bu türden kemikleşmiş tözcü yatkınlıkları kırmak ortakduyusal karakterli sosyoloji anlayışlarının farkında bile olmadığı açmazları aşmak ve daha önemlisi bütün bu hengame içinde yönümüzü bulmak için bize kavramsal bir alet takımı sunuyor İlişkisel sosyoloji kendimizi bulmak bizi bilimsel kötürümler haline getiren yatkınlıklardan kurtulmak için lazım gelen ontolojik bir dönüşün anahtarı gibi görünüyor Sosyolojinin asli nesnelerinin örneğin birey toplumsal grup ya da kurum görünür formlarıyla kurulacak dolaysız ilişkiye neşter vurmak suretiyle ilişkisel perspektif toplumsal varlıkların diğer varlıklarla mukayese edildiklerinde bir mana kazanacağı varsayımından yola çıkar Gözümüzün önündeki apaçık olgulardan ziyade onları farklılaştıran ya da bir araya getiren ilişkilerin yapısına odaklanır Aranılan keşfedilecek olan bireyin veya grubun içkin özelliği değildir Aksine onların ilişkisel bağlarını inşa etmemiz gerekir Başta da vurguladığımız üzere bu tarz bir düşünme görme yatkınlığı a kapsamlı bir araştırma pratiğini teşvik edecek b sosyologa refleksif bir hassasiyet kazandıracaktır Nesnenin kimileyin bizi baştan çıkarma gücüne kimileyin de nesneyle denetimsiz ilişki içine girme tuzağına karşı tetikte olmamız araştırma sürecinin en kilit noktasıdır Bu bağlamda ilişkiselcilik c alan içindeki pozisyonumuzu hislerimizi ya da fikirlerimizi nesneye yansıtma ve böylelikle de ona kısa devre yaptırma faaliyetinden bizi uzak tutacaktır Yayınevi Phoenix Yayınevi Yazar Christopher Powell Sayfa 352 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2015 Barkod 9786059801065 Kategori Diğer Sosyoloji Kitapları

Phoenix Yayınevi
Türkiye deki cari sosyoloji alanının tözcü yatkınlıklarca kuşatılmış olduğu bugün için gözüpek tüm bilim insanları tarafından kabul edilegelen bir gerçek Toplumsal varlıkların herhangi bir asli manaya sahip olmadığı öncülünün sosyolojik bir araştırma tasarımının sıhhati açısından ne denli belirleyici olduğunu ikrar etmiş çok az kişi var alan içinde ne de olsa Sosyal teorinin toplumsal gerçekliği yansıtması gerektiği kabulünden yola çıkan ilişkisel sosyoloji işte tam da bu türden kemikleşmiş tözcü yatkınlıkları kırmak ortakduyusal karakterli sosyoloji anlayışlarının farkında bile olmadığı açmazları aşmak ve daha önemlisi bütün bu hengame içinde yönümüzü bulmak için bize kavramsal bir alet takımı sunuyor İlişkisel sosyoloji kendimizi bulmak bizi bilimsel kötürümler haline getiren yatkınlıklardan kurtulmak için lazım gelen ontolojik bir dönüş ün anahtarı gibi görünüyor Sosyolojinin asli nesnelerinin örneğin birey toplumsal grup ya da kurum görünür formlarıyla kurulacak dolaysız ilişkiye neşter vurmak suretiyle ilişkisel perspektif toplumsal varlıkların diğer varlıklarla mukayese edildiklerinde bir mana kazanacağı varsayımından yola çıkar Gözümüzün önündeki apaçık olgulardan ziyade onları farklılaştıran ya da bir araya getiren ilişkilerin yapısına odaklanır Aranılan keşfedilecek olan bireyin veya grubun içkin özelliği değildir Aksine onların ilişkisel bağlarını inşa etmemiz gerekir Başta da vurguladığımız üzere bu tarz bir düşünme görme yatkınlığı a kapsamlı bir araştırma pratiğini teşvik edecek b sosyologa refleksif bir hassasiyet kazandıracaktır Nesnenin kimileyin bizi baştan çıkarma gücüne kimileyin de nesneyle denetimsiz ilişki içine girme tuzağına karşı tetikte olmamız araştırma sürecinin en kilit noktasıdır Bu bağlamda ilişkiselcilik c alan içindeki pozisyonumuzu hislerimizi ya da fikirlerimizi nesneye yansıtma ve böylelikle de ona kısa devre yaptırma faaliyetinden bizi uzak tutacaktır

Phoenix-Türkçe
çev. Akkaya, Özlem
Türkiye deki cari sosyoloji alanının tözcü yatkınlıklarca kuşatılmış olduğu bugün için gözüpek tüm bilim insanları tarafından kabul edilegelen bir gerçek Toplumsal varlıkların herhangi bir asli manaya sahip olmadığı öncülünün sosyolojik bir araştırma tasarımının sıhhati açısından ne denli belirleyici olduğunu ikrar etmiş çok az kişi var alan içinde ne de olsa Sosyal teorinin toplumsal gerçekliği yansıtması gerektiği kabulünden yola çıkan ilişkisel sosyoloji işte tam da bu türden kemikleşmiş tözcü yatkınlıkları kırmak ortakduyusal karakterli sosyoloji anlayışlarının farkında bile olmadığı açmazları aşmak ve daha önemlisi bütün bu hengâme içinde yönümüzü bulmak için bize kavramsal bir alet takımı sunuyor İlişkisel sosyoloji kendimizi bulmak bizi bilimsel kötürümler haline getiren yatkınlıklardan kurtulmak için lazım gelen ontolojik bir dönüş ün anahtarı gibi görünüyor Sosyolojinin asli nesnelerinin örneğin birey toplumsal grup ya da kurum görünür formlarıyla kurulacak dolaysız ilişkiye neşter vurmak suretiyle ilişkisel perspektif toplumsal varlıkların diğer varlıklarla mukayese edildiklerinde bir manakazanacağı varsayımından yola çıkar Gözümüzün önündeki apaçık olgulardan ziyade onları farklılaştıran ya da bir araya getiren ilişkilerin yapısına odaklanır Aranılan keşfedilecek olan bireyin veya grubun içkin özelliği değildir Aksine onların ilişkisel bağlarını inşa etmemiz gerekir Başta da vurguladığımız üzere bu tarz bir düşünme görme yatkınlığı a kapsamlı bir araştırma pratiğini teşvik edecek b sosyologa refleksif bir hassasiyet kazandıracaktır Nesnenin kimileyin bizi baştan çıkarma gücüne kimileyin de nesneyle denetimsiz ilişki içine girme tuzağına karşı tetikte olmamız araştırma sürecinin en kilit noktasıdır Bu bağlamda ilişkiselcilik c alan içindeki pozisyonumuzu hislerimizi ya da fikirlerimizi nesneye yansıtma ve böylelikle de ona kısa devre yaptırma faaliyetinden bizi uzak tutacaktır

Phoenix Yayınevi
çev. Özlem Akkaya
Türkiye deki cari sosyoloji alanının tözcü yatkınlıklarca kuşatılmış olduğu bugün için gözüpek tüm bilim insanları tarafından kabul edilegelen bir gerçek Toplumsal varlıkların herhangi bir asli manaya sahip olmadığı öncülünün sosyolojik bir araştırma tasarımının sıhhati açısından ne denli belirleyici olduğunu ikrar etmiş çok az kişi var alan içinde ne de olsa Sosyal teorinin toplumsal gerçekliği yansıtması gerektiği kabulünden yola çıkan ilişkisel sosyoloji işte tam da bu türden kemikleşmiş tözcü yatkınlıkları kırmak ortakduyusal karakterli sosyoloji anlayışlarının farkında bile olmadığı açmazları aşmak ve daha önemlisi bütün bu hengame içinde yönümüzü bulmak için bize kavramsal bir alet takımı sunuyor İlişkisel sosyoloji kendimizi bulmak bizi bilimsel kötürümler haline getiren yatkınlıklardan kurtulmak için lazım gelen ontolojik bir dönüş ün anahtarı gibi görünüyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img