İlk Dönem Hadis Tartışmaları — Ali Kaya

İlk Dönem Hadis Tartışmaları
Ali KayaM. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
İlk Dönem Hadis Tartışmaları
Ali KayaAkıl ile naklin sınırlarını tespit meselesi İslam düşünce tarihinin güncelliğini hiç yitirmeyen bir tartışma konusu olagelmiştir Kitap ve Sünnet i anlama ve yorumlama hayata tatbik etme konusunda ilk devirlerden itibaren çok belirgin olmasa da farklı anlayış ve yaklaşımların bulunduğu bilinmektedir Özellikle Hz Peygamber in vefatı sonrasında bu iki esas üzerinde yavaş yavaş belirmeye başlayan farklı yaklaşımların tezâhür ettiği anlaşılıyor Kitap ve Sünnet in anlaşılması yorumlanması ve uygulanması etrafında şekillenen bu tartışmanın sonucunda lafızcı ve te vilci olmak üzere iki temel yaklaşım ortaya çıkmıştır Araştırmanın konu edindiği zaman dilimi hadis ilmi açısından önemli telif ve tasnif çalışmalarının yanında pek çok tartışmaların görüş ayrılıklarının fırkaların zuhur ettiği bir döneme rastlamaktadır Bu tartışmaların temel hadis kaynaklarının yazıldığı dönemde gerçekleşmesi bu eserlerin yazıldığı fikrî ve siyâsî arka planı ortaya koymak açısından önemlidir Böylesine önemli bir dönemde yaşamış olup birbirine karşıt sayılmasa bile farklı disiplinler olarak kabul edilebilecek Ehl i re y ve Ehl i hadîs gibi iki farklı anlayışın temsilcilerinin değişik hadis konuları üzerindeki tartışmaları hadis ilmi açısından önem arz etmektedir Her iki ekole göre de hadisler vazgeçilemez bir kaynak olmakla birlikte Ehl i hadîs ve Ehl i re y ekollerini birbirinden farklı kılan ana nedenin nasların anlaşılması ve yorumlanmasındaki yöntem farklılığına dayandığı söylenebilir Bu çalışma da bunun somut bir örneğini teşkil etmektedir Rivâyetlerin nasıl anlaşılacağı ve değerlendirileceği yerinin ne olacağı sorunu bu iki yaklaşımı ortaya çıkarmıştır Bunları birbirinin karşıtı olarak görmenin isabetli olmayacağını İbrâhim en Nehaî nin Rivâyetsiz re y re ysiz de rivâyet müstakim olmaz sözü ortaya koymaktadır Bu ekolleri birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı olarak görmek daha isabetli görünmektedir

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayı
Akıl ile naklin sınırlarını tespit meselesi İslam düşünce tarihinin güncelliğini hiç yitirmeyen bir tartışma konusu olagelmiştir Kitap ve Sünnet i anlama ve yorumlama hayata tatbik etme konusunda ilk devirlerden itibaren çok belirgin olmasa da farklı anlayış ve yaklaşımların bulunduğu bilinmektedir Özellikle Hz Peygamber in vefatı sonrasında bu iki esas üzerinde yavaş yavaş belirmeye başlayan farklı yaklaşımların tezâhür ettiği anlaşılıyor Kitap ve Sünnet in anlaşılması yorumlanması ve uygulanması etrafında şekillenen bu tartışmanın sonucunda lafızcı ve te vilci olmak üzere iki temel yaklaşım ortaya çıkmıştır Araştırmanın konu edindiği zaman dilimi hadis ilmi açısından önemli telif ve tasnif çalışmalarının yanında pek çok tartışmaların görüş ayrılıklarının fırkaların zuhur ettiği bir döneme rastlamaktadır Bu tartışmaların temel hadis kaynaklarının yazıldığı dönemde gerçekleşmesi bu eserlerin yazıldığı fikrî ve siyasî arka planı ortaya koymak açısından önemlidir Böylesine önemli bir dönemde yaşamış olup birbirine karşıt sayılmasa bile farklı disiplinler olarak kabul edilebilecek Ehl i re y ve Ehl i hadîs gibi iki farklı anlayışın temsilcilerinin değişik hadis konuları üzerindeki tartışmaları hadis ilmi açısından önem arz etmektedir Her iki ekole göre de hadisler vazgeçilemez bir kaynak olmakla birlikte Ehl i hadîs ve Ehl i re y ekollerini birbirinden farklı kılan ana nedenin nasların anlaşılması ve yorumlanmasındaki yöntem farklılığına dayandığı söylenebilir Bu çalışma da bunun somut bir örneğini teşkil etmektedir Rivâyetlerin nasıl anlaşılacağı ve değerlendirileceği yerinin ne olacağı sorunu bu iki yaklaşımı ortaya çıkarmıştır Bunları birbirinin karşıtı olarak görmenin isabetli olmayacağını İbrâhim en Nehaî nin Rivâyetsiz re y re ysiz de rivâyet müstakim olmaz sözü ortaya koymaktadır Bu ekolleri birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı olarak görmek daha isabetli görünmektedir Tanıtım Bülteninden

M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları
Akıl ile naklin sınırlarını tespit meselesi İslam düşünce tarihinin güncelliğini hiç yitirmeyen bir tartışma konusu olagelmiştir Kitap ve Sünnet i anlama ve yorumlama hayata tatbik etme konusunda ilk devirlerden itibaren çok belirgin olmasa da farklı anlayış ve yaklaşımların bulunduğu bilinmektedir Özellikle Hz Peygamber in vefatı sonrasında bu iki esas üzerinde yavaş yavaş belirmeye başlayan farklı yaklaşımların tezâhür ettiği anlaşılıyor Kitap ve Sünnet in anlaşılması yorumlanması ve uygulanması etrafında şekillenen bu tartışmanın sonucunda lafızcı ve te vilci olmak üzere iki temel yaklaşım ortaya çıkmıştır Araştırmanın konu edindiği zaman dilimi hadis ilmi açısından önemli telif ve tasnif çalışmalarının yanında pek çok tartışmaların görüş ayrılıklarının fırkaların zuhur ettiği bir döneme rastlamaktadır Bu tartışmaların temel hadis kaynaklarının yazıldığı dönemde gerçekleşmesi bu eserlerin yazıldığı fikrî ve siyâsî arka planı ortaya koymak açısından önemlidir Böylesine önemli bir dönemde yaşamış olup birbirine karşıt sayılmasa bile farklı disiplinler olarak kabul edilebilecek Ehl i re y ve Ehl i hadîs gibi iki farklı anlayışın temsilcilerinin değişik hadis konuları üzerindeki tartışmaları hadis ilmi açısından önem arz etmektedir Her iki ekole göre de hadisler vazgeçilemez bir kaynak olmakla birlikte Ehl i hadîs ve Ehl i re y ekollerini birbirinden farklı kılan ana nedenin nasların anlaşılması ve yorumlanmasındaki yöntem farklılığına dayandığı söylenebilir Bu çalışma da bunun somut bir örneğini teşkil etmektedir Rivâyetlerin nasıl anlaşılacağı ve değerlendirileceği yerinin ne olacağı sorunu bu iki yaklaşımı ortaya çıkarmıştır Bunları birbirinin karşıtı olarak görmenin isabetli olmayacağını İbrâhim en Nehaî nin Rivâyetsiz re y re ysiz de rivâyet müstakim olmaz sözü ortaya koymaktadır Bu ekolleri birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı olarak görmek daha isabetli görünmektedir

MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ VAKFI
Akıl ile naklin sınırlarını tespit meselesi İslam düşünce tarihinin güncelliğini hiç yitirmeyen bir tartışma konusu olagelmiştir Kitap ve Sünnet i anlama ve yorumlama hayata tatbik etme konusunda ilk devirlerden itibaren çok belirgin olmasa da farklı anlayış ve yaklaşımların bulunduğu bilinmektedir Özellikle Hz Peygamber in vefatı sonrasında bu iki esas üzerinde yavaş yavaş belirmeye başlayan farklı yaklaşımların tezâhür ettiği anlaşılıyor Kitap ve Sünnet in anlaşılması yorumlanması ve uygulanması etrafında şekillenen bu tartışmanın sonucunda lafızcı ve te vilci olmak üzere iki temel yaklaşım ortaya çıkmıştır Araştırmanın konu edindiği zaman dilimi hadis ilmi açısından önemli telif ve tasnif çalışmalarının yanında pek çok tartışmaların görüş ayrılıklarının fırkaların zuhur ettiği bir döneme rastlamaktadır Bu tartışmaların temel hadis kaynaklarının yazıldığı dönemde gerçekleşmesi bu eserlerin yazıldığı fikrî ve siyasî arka planı ortaya koymak açısından önemlidir Böylesine önemli bir dönemde yaşamış olup birbirine karşıt sayılmasa bile farklı disiplinler olarak kabul edilebilecek Ehl i re y ve Ehl i hadîs gibi iki farklı anlayışın temsilcilerinin değişik hadis konuları üzerindeki tartışmaları hadis ilmi açısından önem arz etmektedir Her iki ekole göre de hadisler vazgeçilemez bir kaynak olmakla birlikte Ehl i hadîs ve Ehl i re y ekollerini birbirinden farklı kılan ana nedenin nasların anlaşılması ve yorumlanmasındaki yöntem farklılığına dayandığı söylenebilir Bu çalışma da bunun somut bir örneğini teşkil etmektedir Rivâyetlerin nasıl anlaşılacağı ve değerlendirileceği yerinin ne olacağı sorunu bu iki yaklaşımı ortaya çıkarmıştır Bunları birbirinin karşıtı olarak görmenin isabetli olmayacağını İbrâhim en Nehaî nin Rivâyetsiz re y re ysiz de rivâyet müstakim olmaz sözü ortaya koymaktadır Bu ekolleri birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı olarak görmek daha isabetli görünmektedir

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı
Akıl ile naklin sınırlarını tespit meselesi İslam düşünce tarihinin güncelliğini hiç yitirmeyen bir tartışma konusu olagelmiştir Kitap ve Sünnet i anlama ve yorumlama hayata tatbik etme konusunda ilk devirlerden itibaren çok belirgin olmasa da farklı anlayış ve yaklaşımların bulunduğu bilinmektedir Özellikle Hz Peygamber in vefatı sonrasında bu iki esas üzerinde yavaş yavaş belirmeye başlayan farklı yaklaşımların tezâhür ettiği anlaşılıyor Kitap ve Sünnet in anlaşılması yorumlanması ve uygulanması etrafında şekillenen bu tartışmanın sonucunda lafızcı ve te vilci olmak üzere iki temel yaklaşım ortaya çıkmıştır Araştırmanın konu edindiği zaman dilimi hadis ilmi açısından önemli telif ve tasnif çalışmalarının yanında pek çok tartışmaların görüş ayrılıklarının fırkaların zuhur ettiği bir döneme rastlamaktadır Bu tartışmaların temel hadis kaynaklarının yazıldığı dönemde gerçekleşmesi bu eserlerin yazıldığı fikrî ve siyasî arka planı ortaya koymak açısından önemlidir Böylesine önemli bir dönemde yaşamış olup birbirine karşıt sayılmasa bile farklı disiplinler olarak kabul edilebilecek Ehl i re y ve Ehl i hadîs gibi iki farklı anlayışın temsilcilerinin değişik hadis konuları üzerindeki tartışmaları hadis ilmi açısından önem arz etmektedir Her iki ekole göre de hadisler vazgeçilemez bir kaynak olmakla birlikte Ehl i hadîs ve Ehl i re y ekollerini birbirinden farklı kılan ana nedenin nasların anlaşılması ve yorumlanmasındaki yöntem farklılığına dayandığı söylenebilir Bu çalışma da bunun somut bir örneğini teşkil etmektedir Rivâyetlerin nasıl anlaşılacağı ve değerlendirileceği yerinin ne olacağı sorunu bu iki yaklaşımı ortaya çıkarmıştır Bunları birbirinin karşıtı olarak görmenin isabetli olmayacağını İbrâhim en Nehaî nin Rivâyetsiz re y re ysiz de rivâyet müstakim olmaz sözü ortaya koymaktadır Bu ekolleri birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı olarak görmek daha isabetli görünmektedir