MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İlkçağ Felsefesi Tarihi — H Ömer Özden Osman Elmalı

İlkçağ Felsefesi Tarihi
178,95
Felsefe TarihiAraştıma İnceleme ReferansGenel Felsefe

İlkçağ Felsefesi Tarihi

H Ömer Özden Osman Elmalı

BİLGE KÜLTÜR SANAT

30.10.2023272 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

İlkçağ Felsefesi Tarihi

H Ömer Özden Osman Elmalı

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Kitap Ambarı
182,00

Bilge Kültür Sanat

2017
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
184,80

Bilge Kültür Sanat

2025272 sf.
Şehadet Kitap

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Tamadres
210,00

Bilge Kültür Sanat

Ocak 2017232 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Kitap Sepeti
210,00

Bilge Kültür Sanat

2025272 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Ekin Kitap
210,00

Bilge Kültür Sanat

2020232 sf.
Ekin Kitap

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

D&R
223,72

Bilge Kültür Sanat

20171. baskı
13,5 x 212. Hamur
D&R

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz Tanıtım Bülteninden

Teklif Kitap
224,00

Bilge Kültür Sanat

2022-10-255. baskı232 sf.
Karton135-210-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Kitap Ambarı
227,50

Bilge Kültür Sanat

2018
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
238,00

Bilge Kültür Sanat

2023272 sf.
Nobel Kitap

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Ucuz Kitap Al
238,00

Bilge Kültür Sanat

Ekim 2023272 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar H Ömer Özden Sayfa 272 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2023 Barkod 9786059521611 Kategori Felsefe Tarihi

Kitap Yurdu
245,00

BİLGE KÜLTÜR SANAT

30.10.2023352 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar

Kitap Sepeti
262,50

Bilge Kültür Sanat

2024352 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar

Ekin Kitap
262,50

Bilge Kültür Sanat

2020352 sf.
Ekin Kitap

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar

Şehadet Kitap
280,00

Bilge Kültür Sanat

2025352 sf.
Şehadet Kitap

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar

Teklif Kitap
280,00

Bilge Kültür Sanat

2022-10-252. baskı352 sf.
Karton135-210-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar

Nobel Kitap
297,50

Bilge Kültür Sanat

2024352 sf.
Nobel Kitap

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar

Ucuz Kitap Al
297,50

Bilge Kültür Sanat

Ekim 2024352 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar H Ömer Özden Sayfa 352 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786057931009 Kategori Araştıma İnceleme Referans Felsefe Tarihi

Pandora

Bilge Kültür Sanat

2017232 sf.
Pandora

Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Pandora

Bilge Kültür Sanat

2018352 sf.
Pandora

Sevinç ve umutla çıktığı ilk seferde lanetli bir akıbetle yüz yüze geldikten sonra teselliyi Akkız Ana Dursun Bir toplumun gelişmişlik göstergesi o toplumun bilgi sanat ahlak politika ve varlığı algı biçiminin nasıl olduğuyla ölçülebilir Bilgi üretemeyen bir toplumun diğer toplumlarla aynı düzeyde bir yaşam standardını elde etmesinin mümkün olmadığı gibi aynı şeklide ahlak ve siyaset konularında ilerleme sağlayamamış bir toplumun kendi içinde bir harmoni oluşturması da beklenecek bir şey değildir Öte yandan varlık algısı ise bir taraftan maddeye şekil verme hüneri olarak tanımlanabilecek teknolojinin oluşup oluşmamasını diğer taraftan insanın maddi ve manevi alanla kuracağı bağı belirleyecektir Bütün bu alanlarda olacak her tür gelişme ve ilerleme bir plana programa ve yönteme ihtiyaç duymaktadır Çünkü asıl olan doğru bilgi üretmektir Doğru bilgiye ise yöntemsiz ulaşılamaz Dünyanın gelişmiş olarak nitelendirilen toplumları kendi tarihleri içerisinde böyle bir süreçten geçmiş ve bugünkü durumlarına bu şekilde ulaşmışlardır İşte Yeniçağ Felsefesi Tarihi Batı nın geçirdiği bu süreci ele almakta ve o coğrafyada yetişen filozofların görüşlerini içermektedir Batı filozofları ilk olarak yukarıda adı geçen alanlarda doğru bilgiye ulaşabilmek için yöntemin ne olması gerektiğini sorgulamış ve bütün alanlarda belli bir yöntem doğrultusunda bilgi üretmeye çalışmışlardır Bu doğal olarak birdenbire olmamış belli bir tarih dilimini kapsamıştır Bilgi üretilip insanların zihnine sunulduğu andan itibaren artık herkesin ortak malıdır yani evrenseldir Nerede üretilirse üretilsin her toplum gelişebilmek ilerleyebilmek için gerekli olan bilgilere ulaşmak zorundadır Elinizdeki bu çalışmanın hazırlanmasındaki temel amaç bu anlamda Batı toplumlarının ne tür bir süreçten geçtiklerinin anlaşılmasına ve üretilen bilgilere ulaşılmasına katkı sağlamaktır Unutmamak gerekir ki her şey önce zihinde başlar