İlmi ve Akli Delillerle Tahkiki İman ve Namaz — Abdurrahim Kızılşeker

İlmi ve Akli Delillerle Tahkiki İman ve Namaz
Abdurrahim KızılşekerEnsar Neşriyat
İlmi ve Akli Delillerle Tahkiki İman ve Namaz
Abdurrahim KızılşekerEvrendeki düzen ve ahenk Allah ın varlığını gösteren delillerdendir Nasıl ki bir harf kâtipsiz bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış bilinçli varlıkların kendisini bilmesini kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm pozitivizm komünizm evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş siyasî sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık anlayışları bulanık onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur Dolayısıyla Müslümanlar îmânlarını Allah ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar Böyleleri için îmân soyut ve aklî bir bilgidir Hâlbuki onlar îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir İşte namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte mü mine bir kimlik edindirmekte bu kimliği sürekli tahkim etmekte kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte vahiy ile inşa etmektedir Kişi namaz sayesinde insanileşmekte kendisi gibi olana nefse ve Şeytân a kulluktan korunmaktadır Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir Bu kitabın bize öğrettiği şudur Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir Kalpte olduğu varsayılan îmân kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir Îmân namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir

Ensar Neşriyat
Evrendeki düzen ve ahenk Allah ın varlığını gösteren delillerdendir Nasıl ki bir harf kâtipsiz bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış bilinçli varlıkların kendisini bilmesini kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm pozitivizm komünizm evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş siyasî sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık anlayışları bulanık onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur Dolayısıyla Müslümanlar îmânlarını Allah ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar Böyleleri için îmân soyut ve aklî bir bilgidir Hâlbuki onlar îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir İşte namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte mü mine bir kimlik edindirmekte bu kimliği sürekli tahkim etmekte kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte vahiy ile inşa etmektedir Kişi namaz sayesinde insanileşmekte kendisi gibi olana nefse ve Şeytân a kulluktan korunmaktadır Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir Bu kitabın bize öğrettiği şudur Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir Kalpte olduğu varsayılan îmân kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir Îmân namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir

Ensar Neşriyat
Evrendeki düzen ve ahenk Allah ın varlığını gösteren delillerdendir Nasıl ki bir harf kâtipsiz bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış bilinçli varlıkların kendisini bilmesini kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm pozitivizm komünizm evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş siyasî sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık anlayışları bulanık onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur Dolayısıyla Müslümanlar îmânlarını Allah ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar Böyleleri için îmân soyut ve aklî bir bilgidir Hâlbuki onlar îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir İşte namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte mü mine bir kimlik edindirmekte bu kimliği sürekli tahkim etmekte kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte vahiy ile inşa etmektedir Kişi namaz sayesinde insanileşmekte kendisi gibi olana nefse ve Şeytân a kulluktan korunmaktadır Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir Bu kitabın bize öğrettiği şudur Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir Kalpte olduğu varsayılan îmân kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir Îmân namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir

Ensar Neşriyat
Evrendeki düzen ve ahenk Allah ın varlığını gösteren delillerdendir Nasıl ki bir harf kâtipsiz bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış bilinçli varlıkların kendisini bilmesini kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm pozitivizm komünizm evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş siyasî sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık anlayışları bulanık onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur Dolayısıyla Müslümanlar îmânlarını Allah ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar Böyleleri için îmân soyut ve aklî bir bilgidir Hâlbuki onlar îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir İşte namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte mü mine bir kimlik edindirmekte bu kimliği sürekli tahkim etmekte kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte vahiy ile inşa etmektedir Kişi namaz sayesinde insanileşmekte kendisi gibi olana nefse ve Şeytân a kulluktan korunmaktadır Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir Bu kitabın bize öğrettiği şudur Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir Kalpte olduğu varsayılan îmân kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir Îmân namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir

Ensar Neşriyat
Abdurrahim Kızılşeker tarafından kaleme alınan İlmi ve Akli Delillerle Tahkiki İman ve Namaz Ensar Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor İlmi ve Akli Delillerle Tahkiki İman ve Namaz Abdurrahim Kızılşeker Kitap Özeti Evrendeki düzen ve ahenk Allah ın varlığını gösteren delillerdendir Nasıl ki bir harf kâtipsiz bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış bilinçli varlıkların kendisini bilmesini kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm pozitivizm komünizm evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş siyasî sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık anlayışları bulanık onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur Dolayısıyla Müslümanlar îmânlarını Allah ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar Böyleleri için îmân soyut ve aklî bir bilgidir Hâlbuki onlar îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir İşte namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte mü mine bir kimlik edindirmekte bu kimliği sürekli tahkim etmekte kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte vahiy ile inşa etmektedir Kişi namaz sayesinde insanileşmekte kendisi gibi olana nefse ve Şeytân a kulluktan korunmaktadır Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir Bu kitabın bize öğrettiği şudur Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir Kalpte olduğu varsayılan îmân kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir Îmân namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir Yayınevi Ensar Neşriyat Yazar Abdurrahim Kızılşeker Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2023 Barkod 9786256506039 Kategori Araştırma İnceleme

Ensar Neşriyat
Evrendeki düzen ve ahenk Allah ın varlığını gösteren delillerdendir Nasıl ki bir harf kâtipsiz bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış bilinçli varlıkların kendisini bilmesini kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm pozitivizm komünizm evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş siyasî sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık anlayışları bulanık onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur Dolayısıyla Müslümanlar îmânlarını Allah ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar Böyleleri için îmân soyut ve aklî bir bilgidir Hâlbuki onlar îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir İşte namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte mü mine bir kimlik edindirmekte bu kimliği sürekli tahkim etmekte kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte vahiy ile inşa etmektedir Kişi namaz sayesinde insanileşmekte kendisi gibi olana nefse ve Şeytân a kulluktan korunmaktadır Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir Bu kitabın bize öğrettiği şudur Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir Kalpte olduğu varsayılan îmân kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir Îmân namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir