İmam ı Rabbani ve Ehl i Sünnet Davası — Hasan Gümüşoğlu

İmam ı Rabbani ve Ehl i Sünnet Davası
Hasan GümüşoğluKayıhan Yayınları
İmam ı Rabbani ve Ehl i Sünnet Davası
Hasan Gümüşoğluİmâm ı Rabbânî nin gerçekleştirdiği tecdid hareketi yaşadığı asır ve coğrafyayla sınırlı kalmadığından o müceddid i elf i sânî olarak kabul görmüştür Onun hicrî ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul görmesinde şu iki hususun etkisi büyüktür İmâm ı Rabbânî akla gereğinden fazla değer vererek peygamberlik müessesesini ve sünneti itibarsızlaştırma dinler arası diyalog dinleri ve mezhepleri birleştirme ashâb ı kiram ve geçmiş ulemâyı kötüleme ibadetleri önemsiz görme gibi bidatler karşısında Ehl i sünnet mezhebinin esaslarını müdafaa etmiştir İmâm ı Rabbânî şeriatın zâhiri ile bâtını arasında oluşturulmaya çalışılan ihtilafı ortadan kaldırarak kelamcılar ile mutasavvıflar arasında görüş ayrılığı bulunan meseleleri açıklığa kavuşturmuştur Bu eserde öncelikle dört asır önce Hindistan da ortaya çıkan ilhad tahrif ve bidat hareketlerine karşı rabbânî bir imamın önderliğinde verilen büyük mücadele anlatılmaya çalışılmıştır İmâm ı Rabbânî nin devrinde uygulanan İslâm ı tahrif hareketleriyle asrımızdaki İslâm ı tahrife ya da reforma yönelik teşebbüsler oldukça benzerlik göstermektedir Bu sebeple eserde yeri geldikçe Osmanlı Devleti nin yıkılmasından sonra Müslümanların maruz kaldıkları baskı ve tahrif politikalarına atıfta bulunulmuştur Böylece İmâm ı Rabbânî nin takip ettiği tebliğ tedris ve irşat usulünün küfür rüzgarının âdeta çöle dönüştürdüğü verimli İslâm topraklarının tekrar yeşermesi noktasında günümüz Müslümanları için hayatî esasları ihtiva ettiğine dikkat çekilmiştir

Kayıhan Yayınları
İmâm ı Rabbânî nin gerçekleştirdiği tecdid hareketi yaşadığı asır ve coğrafyayla sınırlı kalmadığından o müceddid i elf i sânî olarak kabul görmüştür Onun hicrî ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul görmesinde şu iki hususun etkisi büyüktür İmâm ı Rabbânî akla gereğinden fazla değer vererek peygamberlik müessesesini ve sünneti itibarsızlaştırma dinler arası diyalog dinleri ve mezhepleri birleştirme ashâb ı kiram ve geçmiş ulemâyı kötüleme ibadetleri önemsiz görme gibi bidatler karşısında Ehl i sünnet mezhebinin esaslarını müdafaa etmiştir İmâm ı Rabbânî şeriatın zâhiri ile bâtını arasında oluşturulmaya çalışılan ihtilafı ortadan kaldırarak kelamcılar ile mutasavvıflar arasında görüş ayrılığı bulunan meseleleri açıklığa kavuşturmuştur Bu eserde öncelikle dört asır önce Hindistan da ortaya çıkan ilhad tahrif ve bidat hareketlerine karşı rabbânî bir imamın önderliğinde verilen büyük mücadele anlatılmaya çalışılmıştır İmâm ı Rabbânî nin devrinde uygulanan İslâm ı tahrif hareketleriyle asrımızdaki İslâm ı tahrife ya da reforma yönelik teşebbüsler oldukça benzerlik göstermektedir Bu sebeple eserde yeri geldikçe Osmanlı Devleti nin yıkılmasından sonra Müslümanların maruz kaldıkları baskı ve tahrif politikalarına atıfta bulunulmuştur Böylece İmâm ı Rabbânî nin takip ettiği tebliğ tedris ve irşat usulünün küfür rüzgarının âdeta çöle dönüştürdüğü verimli İslâm topraklarının tekrar yeşermesi noktasında günümüz Müslümanları için hayatî esasları ihtiva ettiğine dikkat çekilmiştir

Kayıhan Yayınları
İmâm ı Rabbânî nin gerçekleştirdiği tecdid hareketi yaşadığı asır ve coğrafyayla sınırlı kalmadığından o müceddid i elf i sânî olarak kabul görmüştür Onun hicrî ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul görmesinde şu iki hususun etkisi büyüktür İmâm ı Rabbânî akla gereğinden fazla değer vererek peygamberlik müessesesini ve sünneti itibarsızlaştırma dinler arası diyalog dinleri ve mezhepleri birleştirme ashâb ı kiram ve geçmiş ulemâyı kötüleme ibadetleri önemsiz görme gibi bidatler karşısında Ehl i sünnet mezhebinin esaslarını müdafaa etmiştir İmâm ı Rabbânî şeriatın zâhiri ile bâtını arasında oluşturulmaya çalışılan ihtilafı ortadan kaldırarak kelamcılar ile mutasavvıflar arasında görüş ayrılığı bulunan meseleleri açıklığa kavuşturmuştur Bu eserde öncelikle dört asır önce Hindistan da ortaya çıkan ilhad tahrif ve bidat hareketlerine karşı rabbânî bir imamın önderliğinde verilen büyük mücadele anlatılmaya çalışılmıştır İmâm ı Rabbânî nin devrinde uygulanan İslâm ı tahrif hareketleriyle asrımızdaki İslâm ı tahrife ya da reforma yönelik teşebbüsler oldukça benzerlik göstermektedir Bu sebeple eserde yeri geldikçe Osmanlı Devleti nin yıkılmasından sonra Müslümanların maruz kaldıkları baskı ve tahrif politikalarına atıfta bulunulmuştur Böylece İmâm ı Rabbânî nin takip ettiği tebliğ tedris ve irşat usulünün küfür rüzgarının âdeta çöle dönüştürdüğü verimli İslâm topraklarının tekrar yeşermesi noktasında günümüz Müslümanları için hayatî esasları ihtiva ettiğine dikkat çekilmiştir

Kayıhan Yayınları
İmâm ı Rabbânî nin gerçekleştirdiği tecdid hareketi yaşadığı asır ve coğrafyayla sınırlı kalmadığından o müceddid i elf i sânî olarak kabul görmüştür Onun hicrî ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul görmesinde şu iki hususun etkisi büyüktür İmâm ı Rabbânî akla gereğinden fazla değer vererek peygamberlik müessesesini ve sünneti itibarsızlaştırma dinler arası diyalog dinleri ve mezhepleri birleştirme ashâb ı kiram ve geçmiş ulemâyı kötüleme ibadetleri önemsiz görme gibi bidatler karşısında Ehl i sünnet mezhebinin esaslarını müdafaa etmiştir İmâm ı Rabbânî şeriatın zâhiri ile bâtını arasında oluşturulmaya çalışılan ihtilafı ortadan kaldırarak kelamcılar ile mutasavvıflar arasında görüş ayrılığı bulunan meseleleri açıklığa kavuşturmuştur Bu eserde öncelikle dört asır önce Hindistan da ortaya çıkan ilhad tahrif ve bidat hareketlerine karşı rabbânî bir imamın önderliğinde verilen büyük mücadele anlatılmaya çalışılmıştır İmâm ı Rabbânî nin devrinde uygulanan İslâm ı tahrif hareketleriyle asrımızdaki İslâm ı tahrife ya da reforma yönelik teşebbüsler oldukça benzerlik göstermektedir Bu sebeple eserde yeri geldikçe Osmanlı Devleti nin yıkılmasından sonra Müslümanların maruz kaldıkları baskı ve tahrif politikalarına atıfta bulunulmuştur Böylece İmâm ı Rabbânî nin takip ettiği tebliğ tedris ve irşat usulünün küfür rüzgarının âdeta çöle dönüştürdüğü verimli İslâm topraklarının tekrar yeşermesi noktasında günümüz Müslümanları için hayatî esasları ihtiva ettiğine dikkat çekilmiştir

Kayıhan Yayınları
İmâm ı Rabbânî nin gerçekleştirdiği tecdid hareketi yaşadığı asır ve coğrafyayla sınırlı kalmadığından o müceddid i elf i sânî olarak kabul görmüştür Onun hicrî ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul görmesinde şu iki hususun etkisi büyüktür İmâm ı Rabbânî akla gereğinden fazla değer vererek peygamberlik müessesesini ve sünneti itibarsızlaştırma dinler arası diyalog dinleri ve mezhepleri birleştirme ashâb ı kiram ve geçmiş ulemâyı kötüleme ibadetleri önemsiz görme gibi bidatler karşısında Ehl i sünnet mezhebinin esaslarını müdafaa etmiştir İmâm ı Rabbânî şeriatın zâhiri ile bâtını arasında oluşturulmaya çalışılan ihtilafı ortadan kaldırarak kelamcılar ile mutasavvıflar arasında görüş ayrılığı bulunan meseleleri açıklığa kavuşturmuştur Bu eserde öncelikle dört asır önce Hindistan da ortaya çıkan ilhad tahrif ve bidat hareketlerine karşı rabbânî bir imamın önderliğinde verilen büyük mücadele anlatılmaya çalışılmıştır İmâm ı Rabbânî nin devrinde uygulanan İslâm ı tahrif hareketleriyle asrımızdaki İslâm ı tahrife ya da reforma yönelik teşebbüsler oldukça benzerlik göstermektedir Bu sebeple eserde yeri geldikçe Osmanlı Devleti nin yıkılmasından sonra Müslümanların maruz kaldıkları baskı ve tahrif politikalarına atıfta bulunulmuştur Böylece İmâm ı Rabbânî nin takip ettiği tebliğ tedris ve irşat usulünün küfür rüzgarının âdeta çöle dönüştürdüğü verimli İslâm topraklarının tekrar yeşermesi noktasında günümüz Müslümanları için hayatî esasları ihtiva ettiğine dikkat çekilmiştir

Kayıhan
İmâm ı Rabbânî nin gerçekleştirdiği tecdid hareketi yaşadığı asır ve coğrafyayla sınırlı kalmadığından o müceddid i elf i sânî olarak kabul görmüştür Onun hicrî ikinci bin yılın müceddidi olarak kabul görmesinde şu iki hususun etkisi büyüktür İmâm ı Rabbânî akla gereğinden fazla değer vererek peygamberlik müessesesini ve sünneti itibarsızlaştırma dinler arası diyalog dinleri ve mezhepleri birleştirme ashâb ı kiram ve geçmiş ulemâyı kötüleme ibadetleri önemsiz görme gibi bidatler karşısında Ehl i sünnet mezhebinin esaslarını müdafaa etmiştir İmâm ı Rabbânî şeriatın zâhiri ile bâtını arasında oluşturulmaya çalışılan ihtilafı ortadan kaldırarak kelamcılar ile mutasavvıflar arasında görüş ayrılığı bulunan meseleleri açıklığa kavuşturmuştur Bu eserde öncelikle dört asır önce Hindistan da ortaya çıkan ilhad tahrif ve bidat hareketlerine karşı rabbânî bir imamın önderliğinde verilen büyük mücadele anlatılmaya çalışılmıştır İmâm ı Rabbânî nin devrinde uygulanan İslâm ı tahrif hareketleriyle asrımızdaki İslâm ı tahrife ya da reforma yönelik teşebbüsler oldukça benzerlik göstermektedir Bu sebeple eserde yeri geldikçe Osmanlı Devleti nin yıkılmasından sonra Müslümanların maruz kaldıkları baskı ve tahrif politikalarına atıfta bulunulmuştur Böylece İmâm ı Rabbânî nin takip ettiği tebliğ tedris ve irşat usulünün küfür rüzgarının âdeta çöle dönüştürdüğü verimli İslâm topraklarının tekrar yeşermesi noktasında günümüz Müslümanları için hayatî esasları ihtiva ettiğine dikkat çekilmiştir