İmamet ve Hitabet Rehberi — Zeki Koçak

İmamet ve Hitabet Rehberi
Zeki KoçakEnsar Neşriyat
İmamet ve Hitabet Rehberi
Zeki KoçakDinde ibadet vaz edip şekillerini şartlarını ve rükünlerini belirlemek işleyene sevap veya mükâfatını terk edene itap veya ikâbını tayin etmek Allah cc ve Resûlüne sav aittir Millet olarak bin yılı aşkın bir zamandır İslamiyet i değiştirmeden eksiltmeden ve aşırılıklara kaçmadan yaşadığımız sabit olup amme vicdanında da makes bulduğu bir gerçektir Bu sebeple din ve ibadetlere herhangi bir ilavede bulunmak veya eksiltmek dinen caiz değildir Çünkü ecdadımızdan başarılı işler yapanlar çağ açıp çağ kapatanlar yine aynı itikat ve aynı amel üzereydiler Eğer bu gün bir başarısızlık düzensizlik adaletsizlik ve ahlaksızlık varsa bunu bizim yenidünyanın dindarlığını oluşturmadaki yetersizliğimiz ile iktisadî siyasî hukukî ahlakî ve idarî başarısızlığımızda aramamız gerekmektedir Dolayısıyla itikat ve ibadetlerle oynamak yerine dinin seyyaliyetini makasidü ş şâri doğrultusunda geliştirmeli ve başarısızlığını başka alanlara yansıtma tavrından vaz geçip kendimizle dürüstçe yüzleşmeyi başarmalıyız Bazen şu dua veya şu ibadet faziletli diyerek ibadetlerin şekillerine yeni ilaveler yapılmaktadır Zaten genelde dinde yapılan ziyadeler bidatler ve hurafeler ya hüsn i niyetle ya da fıkıh ve akait kelam bilmemekle olur Hâlbuki hüsn i niyet haramı mubah kılmaz Şayet her gelen dinde bir ilavede bulunursa ibadetlerin taabbudiliği sadeliği ve şekliliği bozulur Onun için ecdadımızdan intikal eden tatbikata ilavelerde bulunmamak gerekir
İmamet ve Hitabet Rehberi
Zeki Koçak
Ensar Neşriyat
Dinde ibadet vaz edip şekillerini şartlarını ve rükünlerini belirlemek işleyene sevap veya mükâfatını terk edene itap veya ikâbını tayin etmek Allah cc ve Resûlüne sav aittir Millet olarak bin yılı aşkın bir zamandır İslamiyet i değiştirmeden eksiltmeden ve aşırılıklara kaçmadan yaşadığımız sabit olup amme vicdanında da makes bulduğu bir gerçektir Bu sebeple din ve ibadetlere herhangi bir ilavede bulunmak veya eksiltmek dinen caiz değildir Çünkü ecdadımızdan başarılı işler yapanlar çağ açıp çağ kapatanlar yine aynı itikat ve aynı amel üzereydiler Eğer bu gün bir başarısızlık düzensizlik adaletsizlik ve ahlaksızlık varsa bunu bizim yenidünyanın dindarlığını oluşturmadaki yetersizliğimiz ile iktisadî siyasî hukukî ahlakî ve idarî başarısızlığımızda aramamız gerekmektedir Dolayısıyla itikat ve ibadetlerle oynamak yerine dinin seyyaliyetini makasidü ş şâri doğrultusunda geliştirmeli ve başarısızlığını başka alanlara yansıtma tavrından vaz geçip kendimizle dürüstçe yüzleşmeyi başarmalıyız Bazen şu dua veya şu ibadet faziletli diyerek ibadetlerin şekillerine yeni ilaveler yapılmaktadır Zaten genelde dinde yapılan ziyadeler bidatler ve hurafeler ya hüsn i niyetle ya da fıkıh ve akait kelam bilmemekle olur Hâlbuki hüsn i niyet haramı mubah kılmaz Şayet her gelen dinde bir ilavede bulunursa ibadetlerin taabbudiliği sadeliği ve şekliliği bozulur Onun için ecdadımızdan intikal eden tatbikata ilavelerde bulunmamak gerekir

Ensar Neşriyat
Dinde ibadet vaz edip şekillerini şartlarını ve rükünlerini belirlemek işleyene sevap veya mükâfatını terk edene itap veya ikâbını tayin etmek Allah cc ve Resûlüne sav aittir Millet olarak bin yılı aşkın bir zamandır İslamiyet i değiştirmeden eksiltmeden ve aşırılıklara kaçmadan yaşadığımız sabit olup amme vicdanında da makes bulduğu bir gerçektir Bu sebeple din ve ibadetlere herhangi bir ilavede bulunmak veya eksiltmek dinen caiz değildir Çünkü ecdadımızdan başarılı işler yapanlar çağ açıp çağ kapatanlar yine aynı itikat ve aynı amel üzereydiler Eğer bu gün bir başarısızlık düzensizlik adaletsizlik ve ahlaksızlık varsa bunu bizim yenidünyanın dindarlığını oluşturmadaki yetersizliğimiz ile iktisadî siyasî hukukî ahlakî ve idarî başarısızlığımızda aramamız gerekmektedir Dolayısıyla itikat ve ibadetlerle oynamak yerine dinin seyyaliyetini makasidü ş şâri doğrultusunda geliştirmeli ve başarısızlığını başka alanlara yansıtma tavrından vaz geçip kendimizle dürüstçe yüzleşmeyi başarmalıyız Bazen şu dua veya şu ibadet faziletli diyerek ibadetlerin şekillerine yeni ilaveler yapılmaktadır Zaten genelde dinde yapılan ziyadeler bidatler ve hurafeler ya hüsn i niyetle ya da fıkıh ve akait kelam bilmemekle olur Hâlbuki hüsn i niyet haramı mubah kılmaz Şayet her gelen dinde bir ilavede bulunursa ibadetlerin taabbudiliği sadeliği ve şekliliği bozulur Onun için ecdadımızdan intikal eden tatbikata ilavelerde bulunmamak gerekir Tanıtım Bülteninden

Ensar Neşriyat
Dinde ibadet vaz edip şekillerini şartlarını ve rükünlerini belirlemek işleyene sevap veya mükâfatını terk edene itap veya ikâbını tayin etmek Allah cc ve Resûlüne sav aittir Millet olarak bin yılı aşkın bir zamandır İslamiyet i değiştirmeden eksiltmeden ve aşırılıklara kaçmadan yaşadığımız sabit olup amme vicdanında da makes bulduğu bir gerçektir Bu sebeple din ve ibadetlere herhangi bir ilavede bulunmak veya eksiltmek dinen caiz değildir Çünkü ecdadımızdan başarılı işler yapanlar çağ açıp çağ kapatanlar yine aynı itikat ve aynı amel üzereydiler Eğer bu gün bir başarısızlık düzensizlik adaletsizlik ve ahlaksızlık varsa bunu bizim yenidünyanın dindarlığını oluşturmadaki yetersizliğimiz ile iktisadî siyasî hukukî ahlakî ve idarî başarısızlığımızda aramamız gerekmektedir Dolayısıyla itikat ve ibadetlerle oynamak yerine dinin seyyaliyetini makasidü ş şâri doğrultusunda geliştirmeli ve başarısızlığını başka alanlara yansıtma tavrından vaz geçip kendimizle dürüstçe yüzleşmeyi başarmalıyız Bazen şu dua veya şu ibadet faziletli diyerek ibadetlerin şekillerine yeni ilaveler yapılmaktadır Zaten genelde dinde yapılan ziyadeler bidatler ve hurafeler ya hüsn i niyetle ya da fıkıh ve akait kelam bilmemekle olur Hâlbuki hüsn i niyet haramı mubah kılmaz Şayet her gelen dinde bir ilavede bulunursa ibadetlerin taabbudiliği sadeliği ve şekliliği bozulur Onun için ecdadımızdan intikal eden tatbikata ilavelerde bulunmamak gerekir

Ensar Neşriyat
Dinde ibadet vaz edip şekillerini şartlarını ve rükünlerini belirlemek işleyene sevap veya mükâfatını terk edene itap veya ikâbını tayin etmek Allah cc ve Resûlüne sav aittir Millet olarak bin yılı aşkın bir zamandır İslamiyet i değiştirmeden eksiltmeden ve aşırılıklara kaçmadan yaşadığımız sabit olup amme vicdanında da makes bulduğu bir gerçektir Bu sebeple din ve ibadetlere herhangi bir ilavede bulunmak veya eksiltmek dinen caiz değildir Çünkü ecdadımızdan başarılı işler yapanlar çağ açıp çağ kapatanlar yine aynı itikat ve aynı amel üzereydiler Eğer bu gün bir başarısızlık düzensizlik adaletsizlik ve ahlaksızlık varsa bunu bizim yenidünyanın dindarlığını oluşturmadaki yetersizliğimiz ile iktisadî siyasî hukukî ahlakî ve idarî başarısızlığımızda aramamız gerekmektedir Dolayısıyla itikat ve ibadetlerle oynamak yerine dinin seyyaliyetini makasidü ş şâri doğrultusunda geliştirmeli ve başarısızlığını başka alanlara yansıtma tavrından vaz geçip kendimizle dürüstçe yüzleşmeyi başarmalıyız Bazen şu dua veya şu ibadet faziletli diyerek ibadetlerin şekillerine yeni ilaveler yapılmaktadır Zaten genelde dinde yapılan ziyadeler bidatler ve hurafeler ya hüsn i niyetle ya da fıkıh ve akait kelam bilmemekle olur Hâlbuki hüsn i niyet haramı mubah kılmaz Şayet her gelen dinde bir ilavede bulunursa ibadetlerin taabbudiliği sadeliği ve şekliliği bozulur Onun için ecdadımızdan intikal eden tatbikata ilavelerde bulunmamak gerekir

Ensar Neşriyat
Dinde ibadet vaz edip şekillerini şartlarını ve rükünlerini belirlemek işleyene sevap veya mükâfatını terk edene itap veya ikâbını tayin etmek Allah cc ve Resûlüne sav aittir Millet olarak bin yılı aşkın bir zamandır İslamiyet i değiştirmeden eksiltmeden ve aşırılıklara kaçmadan yaşadığımız sabit olup amme vicdanında da makes bulduğu bir gerçektir Bu sebeple din ve ibadetlere herhangi bir ilavede bulunmak veya eksiltmek dinen caiz değildir Çünkü ecdadımızdan başarılı işler yapanlar çağ açıp çağ kapatanlar yine aynı itikat ve aynı amel üzereydiler Eğer bu gün bir başarısızlık düzensizlik adaletsizlik ve ahlaksızlık varsa bunu bizim yenidünyanın dindarlığını oluşturmadaki yetersizliğimiz ile iktisadî siyasî hukukî ahlakî ve idarî başarısızlığımızda aramamız gerekmektedir Dolayısıyla itikat ve ibadetlerle oynamak yerine dinin seyyaliyetini makasidü ş şâri doğrultusunda geliştirmeli ve başarısızlığını başka alanlara yansıtma tavrından vaz geçip kendimizle dürüstçe yüzleşmeyi başarmalıyız Bazen şu dua veya şu ibadet faziletli diyerek ibadetlerin şekillerine yeni ilaveler yapılmaktadır Zaten genelde dinde yapılan ziyadeler bidatler ve hurafeler ya hüsn i niyetle ya da fıkıh ve akait kelam bilmemekle olur Hâlbuki hüsn i niyet haramı mubah kılmaz Şayet her gelen dinde bir ilavede bulunursa ibadetlerin taabbudiliği sadeliği ve şekliliği bozulur Onun için ecdadımızdan intikal eden tatbikata ilavelerde bulunmamak gerekir

Ensar Neşriyat
Dinde ibadet vaz edip şekillerini şartlarını ve rükünlerini belirlemek işleyene sevap veya mükâfatını terk edene itap veya ikâbını tayin etmek Allah cc ve Resûlüne sav aittir Millet olarak bin yılı aşkın bir zamandır İslamiyet i değiştirmeden eksiltmeden ve aşırılıklara kaçmadan yaşadığımız sabit olup amme vicdanında da makes bulduğu bir gerçektir Bu sebeple din ve ibadetlere herhangi bir ilavede bulunmak veya eksiltmek dinen caiz değildir Çünkü ecdadımızdan başarılı işler yapanlar çağ açıp çağ kapatanlar yine aynı itikat ve aynı amel üzereydiler Eğer bu gün bir başarısızlık düzensizlik adaletsizlik ve ahlaksızlık varsa bunu bizim yenidünyanın dindarlığını oluşturmadaki yetersizliğimiz ile iktisadî siyasî hukukî ahlakî ve idarî başarısızlığımızda aramamız gerekmektedir Dolayısıyla itikat ve ibadetlerle oynamak yerine dinin seyyaliyetini makasidü ş şâri doğrultusunda geliştirmeli ve başarısızlığını başka alanlara yansıtma tavrından vaz geçip kendimizle dürüstçe yüzleşmeyi başarmalıyız Bazen şu dua veya şu ibadet faziletli diyerek ibadetlerin şekillerine yeni ilaveler yapılmaktadır Zaten genelde dinde yapılan ziyadeler bidatler ve hurafeler ya hüsn i niyetle ya da fıkıh ve akait kelam bilmemekle olur Hâlbuki hüsn i niyet haramı mubah kılmaz Şayet her gelen dinde bir ilavede bulunursa ibadetlerin taabbudiliği sadeliği ve şekliliği bozulur Onun için ecdadımızdan intikal eden tatbikata ilavelerde bulunmamak gerekir Tanıtım Bülteninden