İmansızların İmanı — Simon Critchley

İmansızların İmanı
Simon CritchleyMetis Yayıncılık
İmansızların İmanı
Simon CritchleyDinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor YAZAR HAKKINDA 1960 doğumlu İngiliz filozof 2004 yılından beri New York taki New School for Social Research de felsefe alanında ders vermekte ve kıta Avrupası felsefesi felsefe tarihi edebiyat etik ve siyaset konusunda çalışmaktadır Çeşitli üniversitelerde misafir öğretim üyesi olarak çalışmıştır Critchley son dönemlerde daha çok anarşizan bir sol siyaset geliştirme imkânları üzerinde çalışmaktadır

Metis Yayıncılık
çev. Erkal Ünal
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor

Metis Yayınları
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor

METİS YAYINLARI
çev. Erkal Ünal
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başka temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor

Metis Yayınları
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor

Metis
çev. Ünal, Erkal
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor

Metis Yayınları
çev. Erkal Ünal
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Metis Yayınları
çev. Erkal Ünal
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi Ama felsefe din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı yankısından öte bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor Critchley in kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükûnetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet konularına yoğunlaşıyor Oscar Wilde ve Vahşi Hıristiyanlık s 9 29 Yücel Kayıran Cehennem dediğin nedir ki Radikal Kitap Eki 6 Aralık 2013 Cehennem dediğin nedir ki Cehennem siyasal yenilgiyle alakalı bir kategori ise siyasal zaferle alakalı kategoriye işaret eden dinsel kavramı nasıl tanımlamak gerekir Simon Critchley İmansızların İmanı nda bu problemi irdeliyor

Metis Yayınları
çev. Erkal Ünal
Dinin geri dönüşü günümüz felsefesinin başat temalarından biri belki de birincisi haline geldi ama felsefe bir din savaşının hükmettiği bir siyasal gerçekliğin abartılı bir yankısından öte pek bir şey sunmuyor bize Seküler dönem yerini bir şekilde siyasal eylemin doğrudan doğruya metafizik çatışmanın ürünü olduğu yeni bir döneme bırakmış görünüyor İşte Critchley in bu kitabı bir tür sekülarizmi mi savunmalıyız yoksa teizme dönüşü sükunetle kabul mü etmeliyiz yoksa bir üçüncü yol var mı sorusuna cevap verebilmek için iman aşk din ve şiddet meselelerini derinlemesine ele alıyor Critchley Rousseau daki siyaset din paradoksundan Heidegger Taubes Agamben ve Badiou da Aziz Paulus un geri dönüşüne oradan da Carl Schmitt ve John Gray in eserlerindeki siyaset ilk günah ilişkisine ve üstü kapalı mistik anarşizm geleneğine geçerek imansızlar için bir imanın inanmayanlar için inancın mümkün olup olmadığını inceliyor Son bölümde ise Slavoj Zizek le girdiği tartışmayı genişleterek şiddet meselesini ve şiddetsizliğin sınırlarını ele alıyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 280Baskı Yılı 2013Dili Türkçe MakedoncaYayınevi Metis Yayıncılık