İmkân Kanıtı ve Yeter Neden İlkesi — Zeyneb Betül Taşkın

İmkân Kanıtı ve Yeter Neden İlkesi
Zeyneb Betül TaşkınEski Yeni Yayınları
İmkân Kanıtı ve Yeter Neden İlkesi
Zeyneb Betül Taşkınİmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir

Eski Yeni Yayınları
İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir

Eski Yeni Yayınları
İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir

Eskiyeni Yayınları
İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir Tanıtım Bülteninden

ESKİYENİ YAYINLARI
İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir

Eski Yeni Yayınları
Zeyneb Betül Taşkın tarafından kaleme alınan İmkân Kanıtı ve Yeter Neden İlkesi Eski Yeni Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İmkân Kanıtı ve Yeter Neden İlkesi Zeyneb Betül Taşkın Kitap Özeti İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir Yayınevi Eski Yeni Yayınları Yazar Zeyneb Betül Taşkın Sayfa 112 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2024 Barkod 9786256781672 Kategori Araştıma İnceleme Referans

Eski Yeni Yayınları
İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir

Eskiyeni Yayınları
İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
İmkân kanıtı âlemin imkânından hareketle zorunlu bir varlığın olması gerektiğini ve bu zorunlu varlığın Tanrı olduğunu öne sürmektedir Bu çalışmada Yeter Neden İlkesine da yanan imkân kanıtının Tanrı nın varlığını temellendirmede sağlam bir kanıt olduğu ileri sürülmüştür Çalışmanın birinci bölümünde kozmolojik kanıt ile imkân kanıtı arasındaki ilişki incelenerek Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının kozmolojik kanıt geleneğindeki yeri gösterilmeye çalışılmıştır Bu kanıt Yeter Neden İlkesine dayandığı için imkân kanıtının haklı çıkarımı Yeter Neden İlkesinin haklı çıkarımına bağlıdır Aynı zamanda imkân kanıtına yöneltilen eleştirilerin önemli bir kısmı Yeter Neden İlkesi üzerinden yapılmaktadır Bu açıdan ikinci bölümde Yeter Neden İlkesinin anlam ve kapsamı ile haklı çıkarımı incelenmiştir Burada her ne kadar Yeter Neden İlkesi nin zorunlu bir ilke olduğu öne sürülemese de onun inkarının da irrasyonel olduğu savunulmuştur Üçüncü bölümde Yeter Neden İlkesine dayanan imkân kanıtının diğer öncüllleri incelenmiştir İmkân kanıtı iki aşamadan oluştuğu için bu inceleme iki başlıkta yapılmıştır İlk aşama âlemin imkânı ile zorunlu varlık arasında Yeter Neden İlkesi vasıtasıyla bir irtibat kurmaktır Buna göre eğer âlem mümkün bir varlık ise bir açıklamaya sahip olmalıdır Mümkün olan âlemin açıklaması kendisi olamayacağına göre bu açıklama ancak zorunlu bir varlık ile sağlanabilir O halde âlemin açıklaması zorunlu bir varlıktır İmkân kanıtının ikinci aşaması zorunlu varlığı klasik teizmin öngördüğü bir tanrı anlayışıyla özdeşleştirmektir Sonuç olarak Yeter Neden İlkesi ne dayanan imkân kanıtı teizmin ileri sürdüğü bir tanrı anlayışının makul bir temel üzerine olduğunu sağlam bir şekilde göstermektedir