İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Kronik Kitap
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
ÖNCESİYLE SONRASIYLA DETAYLARIYLA EN KRİTİK DÖNEM TANZİMAT Osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir iç ve dış gelişmeler hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi imparatorluk genç Cumhuriyete parlamento siyasal parti kadroları basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı Cumhuriyetin tabipleri fen adamları hukukçu tarihçi ve filologları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıktı Cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini üniversiteyi yönetim örgütünü mali sistemini imparatorluktan miras aldı Cumhuriyet devrimcileri bir orta çağ toplumuyla değil son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir toplumla yola çıktılar Cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan Osmanlı modernleşmesidir Bugünkü Türkiye nin siyasal sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür 19 yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli en sancılı yorucu uzun bir asrıdır geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur İlber Ortaylı 19 yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu nda modernleşme sürecini siyasi toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan İlber Ortaylı nın başyapıtı gözden geçirilmiş baskısıyla Kronik Kitap ta Arapça Almanca Yunanca gibi birçok dile çevrilen kitap son dönem Osmanlı modernleşme tarihini ele alıyor

Kalkedon Yayınları
Kitap tarihsel olarak 1878 ve 1960 yılları arasındaki dönemi işaret etmekte ve 1878 le birlikte ada yönetiminin değişmesinden sonra Batı sömürgeciliğiyle karşılaşan Kıbrıslı Türklerin yeni idareyle birlikte ne gibi dönüşümler yaşadıklarını beden politikaları kimlik kolonyalizm gibi farklı konular üzerinden irdelemeye çalışmaktadır Bir taraftan adalıların bu yeni duruma adaptasyonuna ve reaksiyonlarına bakarken diğer taraftan da yeni idarenin sömürgeci bakış açısını ortaya çıkarmaya çalışmaktadır Kitap Batı Kolonyal mentalitesini irdelerken sömürgeciliğin adaya ve özellikle Kıbrıslı Türklere olan kalıcı etkilerine de yoğunlaşmaktadır Ayrıca iki dünya savaşının yaşandığı bu uzun yüzyılda Kıbrıs ın dünyadaki küresel gelişmelerden nasıl etkilendiğine bakarken yaklaşık bir asır boyunca adadaki kimliklerin nasıl dönüştüğünü ve şekillendiğini de açıklamaya çalışmaktadır Osmanlı nın gitmesiyle birlikte Kıbrıslı Türklerin yoğun bir kimlik buhranı içerisine girdiklerini adeta askıda kaldıkları bu sürece karşı geliştirdikleri varoluş mücadelesi yanında mekân algılarının nasıl zamanla dönüştüğü ve toprağa bağlı siyasi bir toplum haline geldiği metnin ana konusudur